Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/2046
2024/2379
10 Aralık 2024
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
KARAR TARİHİ : 10/12/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 13/02/2024
NUMARASI : Esas Karar
DAVACI : ... -
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ... -
DAVALI : 1- ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... -
Av. ... -
DAVALI : 2- ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : 3- ... - ... ...
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 10/12/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 11/12/2024
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili 09.11.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle;İş bu davanın kurumun uğradığı zararın tazmini için açıldığını, hukuken sorumlu olmalarına rağmen zararın davalılarca tazmin edilmediğini, müvekkili idareye ait Alaeddin Keykubat Kampüs Yerleşkesi içerisinde Koruma Görevlilerince tutulan tutanaktan anlaşılacağı üzere, Hukuk kavşağı kameraları ve HTS kameralarının 05/07/2018 tarihinde çalışmadığının koruma ve güvenlik görevlileri tarafından tespiti üzerine yapılan araştırmalarda ....... Hafriyat Ltd Şti ye ait ... yönetimindeki ...... (çekici) - ....... (römork) plakalı tırın taşıdığı kepçenin pergel kısmının iş bu çalışmayan kameraları devirmek suretiyle zarar verdiğinin tespit edildiğini, ve şahsın koruma ve güvenlik görevlisi ... tarafından havuz kavşağındaki kamera tagına çarptığında durdurulabildiğini, olay sonrası yapılan olay yeri incelemesinde havuz tağında hasar oluştuğu hukuk kavşağı tagında yerlerinden sökülmüş 1 adet LG speed dome hareketli kamera, 2 adet LG ıp sabit kamera ile 2 adet tattille hız tespit kamerası. 1 adet Ladin ağacına ve komple hukuk kavşak tagının zarar gördüğünün tespit edildiğini, kaza anı kamera kayıtları ve resimlerinin de olduğunu, tır sürücüsü ... tarafından imzalanan 05/07/2018 tarihli tutanak ile verilen hasarı 7 iş günü içerisinde karşılayacağını ve sagis mobese izleme merkezinde izlenebilir hale getireceğini taahhüt ettiğini, zararı firma sorumlusunun açıkça kabul ettiğini, 6098 sayılı TBK ve 2918 sayılı KTK uyarınca davalıların sorumlulukları bulunduğunu, müvekkili idarenin zararına ilişkin ....... ve Teknik Daire Başkanlığı tarafından 03/10/2018 tarihinde maliyet cetveli oluşturulduğunu, bu maliyet cetveline göre müvekkili idarenin kaza nedeniyle 169.360,34TL zararının tespit edildiğini, tüm bu nedenlerle haklı davanın kabulüne ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 169.360,34 TL nin yasal faiziyle müvekkili idare adına davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (davalı ... AŞ bakımından poliçedeki azami miktarla sınırlı olmak üzere) yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Kaza sebebiyle zarara gören yol üstü TAG direklerin maliyetinin davacının iddia ettiği gibi yüksek olmadığını, toplam 20-25 Bin TL'ye yeniden imal edilebilecek direkler için 80 bin TL'nin üzerinde bir rakam talep edildiğini, kaza tarihinden itibaren işleyecek faiz talep edildiği için söz konusu ürünlerin kaza tarihi itibariyle değerlerinin belirlenmesi gerektiğini, söz konusu kazalı olan direklerin tamir edilip edilemeyeceği, tamir edilerek daha düşük bir maliyetle kullanılıp kullanılamayacağının, kullanılamayacak ise bu takdirde kazalı olarak edebileceği değerinin ne olduğunun tespit edilmesi ve değerinden düşülmesinin gerektiğini, kaza sebebiyle zarar gördüğü iddia edilen ve karşılığında 90 Bin TL civarında para talep edilen kameraların sanki yeni sıfır alınmış ve takılmış gibi müvekkilinden para talep edildiğini, söz konusu kazalı olan kameraların tamir edilip edilemeyeceğini, tamir edilerek daha düşük bir maliyetle kullanılıp kullanılamayacağının, kullanılamayacak ise bu takdirde kazalı olarak edebileceği değerinin ne olduğunun tespit edilmesi ve değerinden düşülmesi ve özellikle kameranın eski olduğu gözetilerek ikinci el fiyatının araştırılmasının gerektiğini, açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davaya bakmaya yetkili ve görevli Mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, davacı yanın başvuru şartını yerine getirmeksizin işbu davayı ikame ettiğini, davadan önce davacı yan tarafından şirkete hasar ihbarında bulunulmadığını, zarar miktarının poliçe kapsamında olup olmadığının tespiti ve kusur bakımından herhangi bir inceleme yapılamadığını, zarara uğrayanların dava yoluna gitmeden önce sigorta şirketine başvuru yapma zorunluluğu getirildiğini, davaya konu uyuşmazlık hakkında davacı yan tarafından müvekkili şirkete herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, kusur oranı ve zarar miktarının tespiti açısından bilirkişi raporu alınması gerektiğini, gabari dışı yük yüklenmesi sebebiyle poliçeden kaynaklı rücu haklarını saklı tuttuklarını, açılan davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; "05/07/2018 tarihinde Sürücüsü ... ve Sahibi ... olan araç bilirkişi raporlarında detayları yazılı olan davacı kuruma ait emvale zarar vermiş, anılan davalıların haksız eylemi sonucunda ortaya çıkan zarar ile haksız fiil arasında illiyet bağının bulunduğu ve anılan davalıların kusurlarının mevcut olduğu anlaşıldığından davalılar aleyhine bilirkişi raporunda tespit olunan zarar miktarı esas alınmak suretiyle tazminata hükmetmek gerekmiştir.
Davalı ... davanın yetkisiz mahkemede açıldığını iddia etmiş ise de haksız fiilde davacının yerleşim yeri de yetkili olacağından söz konusu savunmaya itibar edilmemiştir. Yine davalı ... zamanaşımı defini ileri sürmüş ise de kaza tarihinden yaklaşık iki ay sonra davanın açıldığı nazara alındığında bu definin ileri sürülmesi de haklı bulunmamıştır.
Davalı ...Ş'nin sorumluluğu bakımından 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. Maddesinde yer alan "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir" şeklindeki hüküm doğrultusunda davacının mahkememizdeki davayı açmasından önce sigorta şirketine müracaat etmesi gereklidir. Ancak dosya kapsamından davacının davalı ... şirketine müracaat etme dava şartını yerine getirmediği anlaşılmıştır. Bu durumda davalı ... bakımından dava şartı gerçekleşmediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiş;
Davacının davalı ...Ş ye yönelik davasının dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine,
Davacının diğer davalılar ... ve ....... Nak. Ve İnş. Tic. Ltd. Şti, aleyhine davası bakımından davacının kısmen kabulü ile 134.271,401 maddi tazminatın 05/07/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili üniversite koruma güvenlik görevlilerinin tuttuğu tutanakta Hukuk Kavşağı kameraları ile Hukuk Kavşağı HTS kameralarının 05/07/2018 tarihinde çalışmadığının koruma ve güvenlik görevlileri tarafından tespit edildiğini, bunun üzerine yapılan araştırmalarda ... Hafriyat Şirketine ait ... yönetimindeki ...çekici plakalı .... römork plakalı Tır'ın taşıdığı kepçenin pergel kısmının çalışmayan kameraları devirmek suretiyle zarar verdiğinin tespit edildiğini, toplam 169.360,34 TL zarar hesaplaması yapıldığını, mahkemece verilen kararın vekalet ücreti yönünden hukuka aykırı olduğunu, davanın tüm davalılar yönünden tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini, bir davalı yönünden dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kararın kaldırılmasını ve davanın tamu kabulünü talep etmiştir.
Davalı ... Hafriyat şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaza sebebiyle zarar gören yol üstü TAG direklerinin maliyetinin davacının iddia ettiği kadar yüksek olmadığını, kaza sebebiyle zarar gördüğü iddia edilen kameraların sanki sıfır alınmış ve takılmış gibi müvekkili aleyhine hüküm kurulduğunu, kaza öncesi orada takılı olan kameralarla ilgili dosyaya sunulan ilk raporda zararın 78.400,00 TL olduğunun belirtildiğini, itiraz üzerine... A.Ş'den alınan raporda kameraların 1.500,00 Euro'ya kullanılır duruma getirileceğinin bildirildiğini, hükme esas alınan son raporda EURO bazlı bir takım hesaplamaların yapılarak zarar bedelinin 72.691,40 TL olarak belirlendiğini, mahkemece hesap yapılırken kameraların yıpranma payının da dikkate alınarak hesap yapılması gerektiğini, mahkemece gerçek zararın tespit edilmeden fazla bir rakama hükmedildiğini, mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 06/05/2024 tarihli ek karar ile; "İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcı, İstinaf karar harcı (nispi) ve İstinaf Avansı yatırılmadığından HMK 344. maddesi gereğincedavalılardan ...'nin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına," şeklinde karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava; maddi hasarlı trafik kazası nedeni maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı ... nin istinafının mahkemece ek kararla reddedildiği bu karara karşı istinaf itirazının olmadığı anlaşılmakla sadece davacı yönünden inceleme yapılmıştır.
1-Ak sigorta yönünden davanın reddinin doğru olmadığı itirazının incelenmesinde:
2918 sayılı KTK'nın 97.maddesinde, 6704 Sayılı Kanunun 5.maddesi ile yapılan değişiklik neticesinde, 97.maddenin eski metninde, zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında ön görülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi, dava açabilme hakkı mevcut iken;
26.04.2016 tarihli Resmi Gazete' de yayımlanan 6704 Sayılı Yasanın 5. maddesi ile 2918 Sayılı Yasanın 97. maddesinde yapılan değişiklik sonucunda, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuruda bulunması ve bu başvurudan itibaren en geç 15 gün içinde başvurunun yazılı olarak cevaplanmaması veya cevabın talebi karşılamadığına dair uyuşmazlık olması durumunda zarar görenin dava açabileceği düzenlenmiştir.
Yukarıda maddede yapılan değişiklikle, zarar gören hak sahipleri ZMMS sigortacısına karşı artık doğrudan dava açamayacakları, öncelikle sigortacıya tazminatın ödenmesi için genel şartlarda belirtilen belgeler ile yazılı olarak başvuracakları ve yazılı başvurudan itibaren 15 gün içinde kendilerine cevap verilmez ya da verilen cevap hak sahibinin talebini karşılamaz ise, hak sahibi tazminat için dava açabileceği gibi tahkime de başvurabileceklerinini düzenlendiği,bu hali ile trafik kazaları nedeniyle zarara uğrayanların sigortaya davadan açmadan önce mutlaka sigortacıya yazılı başvuruda bulunmak zorunda oldukları anlaşılmaktadır.
Dava açmak için yazılı başvurudan itibaren 15 günlük sürenin dolmuş olması gerekmektedir. Bu sebeplerle davadan önce yazılı başvuruda bulunmak ve başvurudan itibaren 15 günlük sürenin geçmesi ZMMS sigortacısına tazminat davası açılmasının ön şartıdır. Bu husus anılan maddenin değişiklik gerekçesinde de vurgulanmıştır.
6100 Sayılı HMK 114. maddede dava şartları düzenlenmiş olup, 114/2. maddede de diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. Aynı kanunun 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Somut olayda davacı tarafın, davalı ... şirketine karşı dava açmadan önce KTK'nın 97.maddesi gereğince davalı ... şirketine başvuru dava şartını yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtilen yasal düzenleme uyarınca yasada belirtilen başvuruya ilişkin bu dava şartı dava açılmasının hem süre hem esas bakımından ön koşuludur.
KTK'nın 97.maddesine değişiklik sonucu getirilen, dava açılmadan önce sigortaya başvuru şartı noksanlığının, dava açıldıktan sonra giderilebilecek bir dava şartı noksanlığı olup olmadığı hususunun değerlendirilmesinde ise, dava açılmadan önce davadaki talebe ilişkin olarak ilgili birime başvuru yapılmasına ilişkin olarak getirilen düzenlemeler, mahiyeti gereği mutlaka davadan önce yerine getirilmesi gereken bir dava şartıdır. Çünkü bununla amaçlanan dava yoluna başvurmadan uyuşmazlığın çözümünü sağlamak, yargı yolu ile taleplerin karşılanmasının maliyetini azaltmak ve yargıdaki iş yükünü azaltmaya yöneliktir.
Bu yol ile çözüm sağlanamadığı taktirde ancak dava yoluna gidilmelidir. Bu sebepledir ki dava açıldıktan sonra, bu dava şartının tamamlanabileceğinin düşünülmesi halinde kanun maddesinin mahiyetine ve kanunun getiriliş amacına aykırı bir durum söz konusu olacak ve yasanın amaçladığı hususu genişleterek yorumlamak söz konusu yasa maddesinin getirilmesi ile amaçlanan ilkeleri ihlal edeci nitelikte olacaktır.
Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır.
Keza söz konusu değişikliğin madde gerekçesinde;
"2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda değişiklik yapılması suretiyle, trafik kazalarında zarar görenlerin daha hızlı ve eksiksiz tazminat alabilmesi ve yargı üzerinde oluşan yükün hafifletilebilmesini teminen zarar görenlerin sigorta şirketine başvurmasının ardından, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanununun tahkime ilişkin başvuru şekli ve süresinin dikkate alınmasını öngören bir düzenleme Tasarıya yeni çerçeve 6 ncı madde olarak eklenmiştir." şeklinde belirtildiği,
KTK nın 97'nci maddenin değiştirilmeyen hâlindeki düzenlemede;
"Zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunulabileceği gibi dava da açabilir." hükmünün düzenlendiği yapılan değişiklikle sigortası kapsamında dava yoluna gitmeden önce ilgililerin sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğinin emredici bir şekilde düzenlendiği, yani başvuru yapmadan önce dava yoluna gidilemeyeceğinin, daha önce ihtiyari olan hususun bu sefer zorunlu bir başvuru haline dönüştürüldüğü anlaşılmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 97. maddesinde yapılan değişiklik ile dava açılmadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olduğunun belirtilmesi, zarar görene seçimlik bir hak tanınmamış olması nedeniyle bu hususun HMK'nin 114/2.maddesinde belirtilen diğer kanunlarda düzenlenen dava şartları kapsamında değerlendirilmesi ve yargılama esnasında tamamlanması mümkün olmayan dava şartı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.
Dava şartına aykırılık, HMK 115/2 madde uyarınca davanın usulden reddini gerektirir. Aksi durumun kabulü 6704 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin ruhuna ve amacına aykırı düşecek niteliktedir.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince davadan önce davalının sigorta şirketine başvuru yapılmadığı anlaşılmakla itirazı reddi gerekmiştir.
2-Hasar itirazının incelenmesinde :
Mahkemece aldırılan 30/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle;Davacı tarafın uğradığı elektrik — elektronik tesisatı zarar miktarının 09.11.2018 dava tarihi itibarı yaklaşık olarak piyasa bedelinin KDV dahil 78.400,00tl olduğu, davacı tarafın uğradığı inşaat zarar miktarının 09.11.2018 dava tarihi itibari yaklaşık olarak piyasa bedelinin KDV dahil 61.600,00 TL olduğu, davacı tarafın uğradığı zarar miktarının 01.03.2019 dava tarihi itibarı yaklaşık olarak piyasa bedelinin KDV dahil 140. 000,60 TL olduğu bildirilmiştir.
Bilirkişi .....'ün 02/06/2020 tarihli ek bilirkişi raporunda; kök raporda M Tipi TAG ların kazılı ve hasarlı şekilde hurda değeri hesabı sehven unutulmuş olup yeniden yapılan değerlendirmede tamiri ve kullanılması mümkün olmayan direklerin hurda bedelinin 8.000,00 TL + KDV olacağı bu değer hesaplanan bedelden düşüldüğünde davacı tarafın uğradığı toplam zarar miktarının 01/03/2019 dava tarihi itibarı yaklaşık olarak piyasa bedelinin KDV dahil 52.160,00 TL olacağı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişilerin mahkemeye sundukları 20/06/2022 tarihli ek raporunda özetle; Davacı tarafın uğradığı Elektrik — Elektronik Tesisatı Zarar Miktarının 05.07.2018 kaza tarihi itibarı ile yaklaşık olarak piyasa bedelinin KDV dahil 71.146,68tl olduğu, davacı tarafın uğradığı inşaat zarar miktarının 05.07.2018 kaza tarihi itibarı ile yaklaşık olarak piyasa bedelinin KDV dahil 61.400,00 TL olduğu, davacı tarafın uğradığı zarar miktarının 01.03.2019 dava tarihi itibarı yaklaşık olarak piyasa bedelinin KDV dahil 132.546,70 TL olduğu bildirilmiştir.
Bilirkişilerin mahkemeye sundukları 02/06/2022 tarihli ek raporunda özetle; Davacı tarafın uğradığı Elektrik — Elektronik Tesisatı Zarar Miktarının 05.07.2018 kaza tarihi itibarı ile yaklaşık olarak piyasa bedelinin KDV dahil 71.146,68 TL olduğu, davacı tarafın uğradığı inşaat zarar miktarının 05.07.2018 kaza tarihi itibarı ile yaklaşık olarak piyasa bedelinin KDV dahil 61.580,00 TL olduğu, davacı tarafın uğradığı zarar miktarının 01.03.2019 dava tarihi itibarı yaklaşık olarak piyasa bedelinin KDV dahil 132.726,70 TL olduğu bildirilmiştir.
Bilirkişilerin mahkemeye sundukları 22/11/2023 tarihli ek raporunda özetle; Davacı Tarafın Uğradığı Elektrik — Elektronik Tesisatı Zarar Miktarının 05.07.2018 Kaza Tarihi itibarı ile Yaklaşık Olarak Piyasa Bedelinin KDV Dahil 72.691,401TL Olduğu, Davacı Tarafın Uğradığı İnşaat Zarar Miktarının 05.07.2018 Kaza Tarihi İtibarı ile Yaklaşık Olarak Piyasa Bedelinin KDV Dahil 61.580,00 TL Olduğu, Davacı Tarafın Uğradığı TOPLAM Zarar Miktarının 05.07.2018 Kaza Tarihi İtibarı Yaklaşık Olarak Piyasa Bedelinin KDV Dahil 134.271,401 Olduğu bildirilmiştir. Rapor usul ve yasaya uygundur.
Somut olayda; 05/07/2018 tarihinde Sürücüsü ... ve Sahibi ... olan araç bilirkişi raporlarında detayları yazılı olan davacı kuruma ait emvale zarar vermiş, anılan davalıların haksız eylemi sonucunda ortaya çıkan zarar ile haksız fiil arasında illiyet bağının bulunduğu ve anılan davalıların kusurlarının mevcut olduğu anlaşıldığından davalılar aleyhine 22/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda tespit olunan zarar miktarı esas alınmak suretiyle tazminata hükmedilmesi yerinde olup itirazın reddi gerekmiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı üniversite harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine
Dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.10/12/2024
... ... ... ...
Başkan Üye Üye Katip
... ... ... ...
e-imzalı e-imzalı e-imzalı e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.