mahkeme 2024/1907 E. 2025/1591 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1907

Karar No

2025/1591

Karar Tarihi

3 Eylül 2025

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .....-.....
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : .....
KARAR NO : .....
KARAR TARİHİ : 03/09/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
KATİP : ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 26/06/2024
NUMARASI : ... Esas ... Karar
DAVACI : .....
VEKİLİ : Av.....
DAVALI : ........
VEKİLİ : Av.....
DAVA : Alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 03/09/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 03/09/2025
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili 26/11/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 6.097.560,98 EURO bedelli makine kırılması sigorta poliçesi düzenlendiğini, poliçe gereği makinelerde oluşacak hasar ve arızaya karşı sigorta bedeli tutarınca sigorta yapıldığını, müvekkilinin de ödenmesi gereken sigorta primlerinin ödendiğini, 02/05/2019 tarihinde poliçe kapsamındaki makinenin arızalandığını, durumun davalı sigorta şirketine bildirildiğini ve ........ numaralı sigorta hasar dosyası açıldığını, arıza nedeniyle makinenin servis aracılığıyla tamirinin yapıldığını, parça değişimi olduğunu, müvekkilinin bunlara ilişkin fatura bedeli olarak 358.714,42TL ve 66.059,40EURO ödeme yaptığını, davalı sigorta şirketi tarafından bu aşamada eksper incelemesi yoluna gidildiğini ve kıymet takdir edildiğini, hazırlanan kıymet takdiri raporunda 31/03/2020 başlangıç tarihli 4.807.260,06EURO bedelli fark çıktığını, bunun üzerine ........ numaralı ek poliçe niteliğindeki zeyilname düzenlendiğini, bununla birlikte toplam sigorta bedelinin 11.560.000,00 EURO'ya yükseltildiğini, davalı şirketin arıza nedeniyle müvekkili şirkete ibraname imzalanması kaydıyla 121.077,99TL ödeme yapmayı teklif ettiğini, müvekkilinin haklarının zayi olmaması için şart koşulan ibranamenin imzalanmadığını bu nedenle de teklif edilen bedelin dahi ödenmediğini, sigorta bedelinin zeyilname ile arttırılmasına rağmen ilk sigorta poliçe bedelinden düzenlenen 358.714,42TL ve 66.059,40EURO hasar ödemesinin davalı tarafça yapılmadığını, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir netice alınamadığını beyanla fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 358.714,42TL ve 66.059,40EURO'nun zararın meydana geldiği 02/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 17/12/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı itirazlarının olduğunu, sigorta sözleşmesine konu taleplerin iki yıllık zamanaşımına tabi olup zamanaşımı süresinin dolduğunu bu nedenle dosyanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, sigorta poliçesinde dava dışı ........'nın rehin alacaklısı olduğunu, müvekkili şirketten talep edilen tazminat miktarına ilişkin rehin alacaklılarından herhangi bir muvafakat alınmadığını bu nedenle de müvekkili şirket yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket yönünden tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini, düzenlenen ekspertiz raporunda belirlenen bedelin teklif edildiğini ancak teklif edilen bedelin davacı tarafça kabul edilmediğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça sunulan belgelerden hasarın oluşuna ilişkin bir bilgi ve belge bulunmadığını, uyuşmazlığın çözümü açısından rizikoya ilişkin tüm belgelerin incelenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte hasar ile beyanlarına uyumuna ilişkin mahkememizce bilirkişi raporu aldırılması gerektiğini, yine makinede oluşan hasarın sigorta poliçesi teminatı kapsamına girip girmediğinin mahkememizce tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu beyanla açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesinin kararı ile; "Mahkememizce icra edilen keşif ve sonrasında düzenlenen bilirkişi heyeti raporundaki teknik tespitler, dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan 17/08/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporu ve dava taraflarının tüm iddia ve savunmaları ile delilleri birlikte değerlendirildiğinde;
Dava tarafları arasında ........ poliçe numaralı, 06.04.2019-06.04.2020 vade tarihli makine kırılması sigorta poliçesi düzenlendiği, Sigorta Bedelinin (Teminat Limitinin) 6.097.560,98 Euro olduğu, sigortalı iş makinesinde hasar 06.04.2019 — 06.04.2020 poliçe dönemi içerisinde 02.05.2019 tarihinde meydana geldiği, 10.04.2018 tarihli mutabakatlı kıymet takdiri bir önceki poliçe dönemine ait olması nedeniyle hasar bedelinin poliçe bedeli üzerinden değerlendirilmesi gerektiği, davalı sigorta şirketi tarafından davacı şirketin işyerinde bulunan makinelerin bir
önceki dönem poliçesinin son zeyilnamesinde belirtilen 40.164.983,75 TL bedel üzerinden (06.04.2019 – 06.04.2020 dönemi için yabancı parayla 6.097.560,98 EURO olarak)
teminat altına alındığı,
poliçe başlangıç tarihindeki (06.04.2019) TCMB EURO satış kuru 6,2910 TL karşılığı
40.164.983,75 TL / 6,2910 = 6.384.514,98 EURO olduğundan ve Davalı ........
A.Ş. tarafından herhangi bir makine bedel listesi olmadan kümülatif toplam bedel üzerinden
sigorta poliçesi düzenlendiğinden sigorta değerinin sigorta bedeline uygun olduğu, eksik sigorta olmadığı, taraflar arasında arasında düzenlenen sigorta poliçesinin özel şartlarında Dövizli Poliçelerde Teminat Ödemeleri Özel Şartı; “Ödenecek Tazminat Tutarı Poliçe Ön Yüzünde Belirlenen Döviz Cinsinden Hesaplanır.” olarak belirtildiğinden, hasar bedelinin döviz olarak belirlenmesi gerektiği, bu bakımdan davacının zararının bir kısmı için TL para cinsiyle fatura düzenlenmiş olmasının bu sonucu değiştirmeyeceği, bilirkişi heyetinin 17/08/2023 tarihli raporunda tespit edildiği üzere toplam hasar bedeli KDV hariç 72.614,88 EURO olduğu, %18 KDV (13.070,68 EURO) ile birlikte davacının toplam zararının 85.685,56EURO olduğu ve bu zararın 45 günlük ödeme müddetinin bitimine rasgelen 17/06/2019 temerrüt tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilinin gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
DAVANIN KABULÜ İLE, 85.685,56EURO'nun 17/06/2019 tarihinden itibaren kamu bankalarının bir yıl vadeli EURO para cinsiyle açılmış vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme hükmüne esas alınan bilirkişi raporlarının sigortacılık tekniği ve sigorta hukuku bakımından fahiş hatalar içerdiğini, müvekkili şirket nezdinde yapılan araştırmalar neticesinde hasar başlangıç tarihi ile hasar oluş şeklinin şaibeli olduğunun tespit edildiğini, dolayısıyla işbu hususlarda ispat yükünün davacı tarafa geçtiğini, davacı tarafça hasarın oluş şekli ve başlangıç tarihi ispat edilemediğinden davanın reddi gerekmekte iken yerel mahkemece yeterli derecede araştırma yapılmaksızın hüküm kurulduğunu, kabul olmamak üzere; mahkemece müvekkili şirket aleyhine bazı kalemler açısından yabancı para üzerinden hüküm kurulmasının son derece hatalı olduğunu, müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen poliçe uyarınca kurun sabit olarak belirlendiğini, poliçede yazan kur oranından daha yüksek bir oranın esas alınamayacağının apaçık ortada olduğunu, bu husus açıkça hükümde yer almadığından söz konusu hükmün kaldırılması gerektiğini, aleyhe temerrüt faizi, yargılama gideri, vekalet ücreti gibi fer'ilere hükmedilmesinin son derece hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, müvekkili şirketin sorumluluğu açısından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran tarafların dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda re’sen gözetilerek yapılmıştır.
Dava, makine kırılması sigortası poliçesinden kaynaklı tazminat talebine ilişkindir.
Dava konusu iş makinesinin üzerinde Türkiye ........ Selçuklu Ticari Şubesinden kullandırılan kredi sebebiyle rehin kaydının bulunduğu tespit edilmekle, banka şubesinin dosyaya gönderdiği 26/05/2022 tarihli cevabi yazısı ile, dava konusu makine üzerindeki rehinlerinin kaldırıldığı ve makine üzerinde kredi alacaklarının bulunmadığı bildirilmekle aktif husumet yönünden davada bir eksikliğin olmadığı anlaşılmaktadır.
1-Davalının Zamanaşımı İtirazının Değerlendirilmesi:
TTK'nun 1420. Maddesi: " Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır." hükmünü,
Aynı Kanunun 1482. Maddesi ise: "Sigortacıya yöneltilecek tazminat istemleri, sigorta konusu olaydan itibaren on yılda zamanaşımına uğrar." hükmünü içermektedir.
Dava konusu hasarın 02/05/2019 tarihinde meydana gelmesi, hasar üzerine davacının derhal bildirim yükümlülüğünü yerine getirmesi ve sonrasında sigorta şirketinin hasar tespiti çalışmaları ve nihayetinde eksper raporu düzenlenmesi ve davacıya teklifte bulunması aşamasına kadar geçen süre dikkate alındığında davanın yasada öngörülen 2 ve 6 yıllık zamanaşımı süreleri içerisinde açıldığı anlaşılmakla itiraz yersizdir.
2-Davalının Yabancı para alacağı ile alacağın istenemeyeceğine yönelik itirazının Değerlendirlmesi:
Dava konusu edilen 06/04/2019 tarihli makina kırılması sigorta poliçesi özel şartlarında ödenecek tazminat tutarının döviz cinsinden hesaplanacağının belirtilmesi dikkate alınarak TBK'nun 99.maddesi ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 03/10/2022 tarih ... esas, ... karar sayılı ilamı i gözetildiğinde dava konusu alacağın bir kısmının TL bir kısmının yabancı para olarak talep edilemeyeceği ya döviz cinsinden ya da döviz alacağının fiili ödeme tarihindeki TL karşılığı üzerinden talepte bulunması gerektiğinden, bu konuda davacı vekiline kesin süreli önel verilerek talep sonucunu açıklaması istenilmiştir.
Davacı vekili dosyaya sunduğu 29/04/2024 tarihli beyan dilekçesinde, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 85.685,56Euro'nun zararın meydana geldiği 02/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte Euro cinsinden davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece icra edilen keşif ve sonrasında düzenlenen bilirkişi heyeti raporundaki teknik tespitler birlikte değerlendirildiğinde;
Dava tarafları arasında ........ poliçe numaralı, 06.04.2019-06.04.2020 vade tarihli makine kırılması sigorta poliçesi düzenlendiği, Sigorta Bedelinin (Teminat Limitinin) 6.097.560,98 Euro olduğu, sigortalı iş makinesinde hasar 06.04.2019 — 06.04.2020 poliçe dönemi içerisinde 02.05.2019 tarihinde meydana geldiği, 10.04.2018 tarihli mutabakatlı kıymet takdiri bir önceki poliçe dönemine ait olması nedeniyle hasar bedelinin poliçe bedeli üzerinden değerlendirilmesi gerektiği, davalı sigorta şirketi tarafından davacı şirketin işyerinde bulunan makinelerin bir
önceki dönem poliçesinin son zeyilnamesinde belirtilen 40.164.983,75 TL bedel üzerinden (06.04.2019 – 06.04.2020 dönemi için yabancı parayla 6.097.560,98 EURO olarak)
teminat altına alındığı,
poliçe başlangıç tarihindeki (06.04.2019) TCMB EURO satış kuru 6,2910 TL karşılığı
40.164.983,75 TL / 6,2910 = 6.384.514,98 EURO olduğundan ve Davalı ........
A.Ş. tarafından herhangi bir makine bedel listesi olmadan kümülatif toplam bedel üzerinden
sigorta poliçesi düzenlendiğinden sigorta değerinin sigorta bedeline uygun olduğu, eksik sigorta olmadığı, taraflar arasında arasında düzenlenen sigorta poliçesinin özel şartlarında Dövizli Poliçelerde Teminat Ödemeleri Özel Şartı; “Ödenecek Tazminat Tutarı Poliçe Ön Yüzünde Belirlenen Döviz Cinsinden Hesaplanır.” olarak belirtildiğinden, hasar bedelinin döviz olarak belirlenmesi gerektiği, bu bakımdan davacının zararının bir kısmı için TL para cinsiyle fatura düzenlenmiş olmasının bu sonucu değiştirmeyeceği, bilirkişi heyetinin 17/08/2023 tarihli raporunda tespit edildiği üzere toplam hasar bedeli KDV hariç 72.614,88 EURO olduğu, %18 KDV (13.070,68 EURO) ile birlikte davacının toplam zararının 85.685,56EURO olduğu ve bu zararın 45 günlük ödeme müddetinin bitimine rasgelen 17/06/2019 temerrüt tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilinin gerektiği kanaatine varılması doğrudur.
Davacı şirket ile davalı sigorta şirketi arasında ........ numaralı, 06.04.2019 başlangıç tarihli, 6.097.560,98 Euro bedelli Makine Kırılması Sigorta Poliçesi imzalanarak, makinelerde oluşabilecek hasar ve arızalara karşı sigortalanmıştır. 31.03.2020 başlangıç tarihli 4.807.260,06 EUR fark bedelli, ........ numaralı poliçesine ek ve ayrılmaz parçası niteliğinde olarak imzalanan Zeyilname ile toplam sigorta bedeli 11.560.000,00 EUR'a yükseltilmiştir.
02.05.2019 tarihinde demag makinesi arızalanmış, davalı sigorta şirketine bildirilmiş ve ........ numaralı hasar dosyası oluşturulmuştur.
30.11.2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda ''Davalı tarafından poliçe düzenlenirken makine Kırılması Sigortası Genel Şartları Madde 1’e göre; poliçenin tesiste bulunan tüm makineler için kümülatif olarak değerlendirildiği ve sigorta şirketi tarafından görevlendirilen bağımsız tarafsız sigorta eksperi tarından düzenlenen ve DAVALI TARAFINDAN DOSYAYA DELİL OLARAK SUNULAN 25.06.2023 TARİHLİ EKSPER RAPORUNDA AÇIKÇA “ SİGORTALI BEDEL YANİ İKAME BEDELİNDEN YÜKSEK OLDUĞU İÇİN AŞKIN SİGORTA ( EKSİK SİGORTA OLMADIĞI ) BELİRTİLMEKTE OLUP HERHANGİ BİR EKSİK SİGORTA OLMADIĞI tespit edilmiştir.
Davalı tarafından öne sürülen mutabakatlı kıymet takdiri raporu sadece YANGIN SİGORTASI GENEL ŞARTLARINDA yer almaktadır. YANGIN SİGORTASI Genel Şartları madde B-5.2'de açıkça belirtildiği üzere mutabakatlı değer esasıyla yapılacak sözleşmeler için saptanacak değer listesi en çok bir yıllık sigorta süresi için geçerlidir. Mutabakatlı değerin dava konusu olayı kapsamadığı, 06.04.2018-06.04.2019 vadeli yangın sigortası için geçerli olduğu açıkça ifade edilmiştir. Dava konusu hasar ise 06.04.2020- 06.04.2020 vadeli Makine Kırılması Sigorta Poliçesi teminatları kapsamında değerlendirilmektedir. Buna göre davacı tarafından istinaf gerekçesi yapılan yangın sigortasına ilişkin olan ve süre bakımından da dava konusu sigorta konusunu kapsamayan mutabakatlı kıymet takdiri raporunun kabul edilemeyeceği ve buna dayanılarak eksik sigorta hesabını yapılamayacağı birden fazla heyetten alınan kök raporlar ve ek raporlarla sabittir.
Dava konusu sigortaya ilişkin olarak bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemelerle Makine Kırılması Sigortası Genel Şartları madde 1 ve madde 4 değerlendiridiği, poliçe ekinde envanter listesi bulunmadığı, Davalı ........
A.Ş. tarafından herhangi bir makine bedel listesi olmadan kümülatif toplam bedel üzerinden
sigorta poliçesi düzenlendiğinden sigorta değerinin sigorta bedeline uygun olduğu, eksik sigorta olmadığı tespit edilmiştir.
Yine Taraflar arasında düzenlenen ve imzalanan Makine Kırılması Sigorta poliçesi incelendiğinde poliçe ekinde sigortalı işyerinde poliçe başlangıç tarihi olan 06.04.2024 tarihinde işyerinde bulunan makinelerin marka, model, seri no, imal yılı ve bedellerini gösteren ekli bir liste olmadığı, poliçe teminatının işyerinde bulunan tüm makineler için toplam bedel olduğu açıkça görülmektedir.
Davacının sigortalısının, verilen zararın onarımı için satın alacağı malzeme ve onarım için gerekli işçilik hizmeti de anılan yasa maddesi gereğince Katma Değer Vergisi’ne tabidir. Fatura ibraz edilmemesi, davacının sigortalısının yapacağı malzeme ve işçilik gideri için KDV talep etmesine engel değildir.buna yönelik itiraz da yersizdir.
Bu halde, Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına,tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak,
davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddinin gerektiği düşünülmektedir.
Bu açıklamalara ve dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesindeki hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, HMK.'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca davalının itirazın esastan reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 79.849,09 TL harçtan peşin alınan 19.962,27‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 59.886,82‬ TL harç giderinin davalı ........ Anonim Şirketi'nden tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde temyiz yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi. 03/09/2025

.....
Başkan
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Katip
...
e-imzalı

Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim