Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1804
2025/110
10 Şubat 2025
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ......
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ......
KARAR NO : ......
KARAR TARİHİ : 10/02/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...... (.........)
ÜYE : ...... (.........)
ÜYE : ...... (.........)
KATİP : ...... (.........)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 15/05/2024
NUMARASI : ......... Esas ......... Karar
DAVACI : .........
VEKİLİ :Av. ......
DAVALI : 1- .........
VEKİLİ :Av.......
DAVALI :2- .........
VEKİLİ :Av.......
DAVA :Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 10/02/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:10/02/2025
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; 08.03.2018 günü saat 17:27 sıralarında sürücü ........., idaresindeki ......... plaka sayılı traktör ile ......... Mahallesinden gelip dönel kavşağa çıktığında, sürücü ......... yönetimindeki ......... plaka sayılı kamyonetin çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, ......... plaka sayılı kamyonette yolcu olarak bulunan müvekkil ......... ağır şekilde yaralanıp malul kaldığı, ......... adına kayıtlı olan ......... plaka sayılı traktör, ......... Şirketi tarafından Artan Mali Sorumluluk Sigortası teminatını da ihtiva eden 02.07.2017-02.07.2018 vade tarihli ve ......... nolu, ......... adına kayıtlı olan ......... plaka sayılı kamyonet ise ......... A.Ş. Tarafından 19.02.2018-19.02.2019 vade tarihli ve ......... nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesine göre açıları belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere müvekkilin, sürekli iş göremezliğinden doğan karşılanmamış maddi zararı olarak; 1,00 TL maddi tazminatın, kaza tarihinde geçerli ZMSS Ölüm ve Sakatlanma Kişi Başına bakiye poliçe teminat limitleri ile sınırlı olarak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88/1 ve 99/2 maddeleri ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61 ve 163/1 maddeleri gereğince teselsül hükümlerine göre ilk davada temerrüdün oluştuğu 12.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkile verilmesine, Dava şartı arabuluculuk faaliyeti ile açılan eldeki dava yönünden; Zorunlu Arabuluculuk faaliyeti için yapılan giderler, Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması nedeni ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 16/2-c maddesi gereğince 1.560,00TL maktu arabuluculuk faaliyeti vekâlet ücreti, Sarfına mecbur kalınacak yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ......... vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın yetkili görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi olmasından dolayı ilk itirazlarının değerlendirilmesine, zamanaşımı, derdestlik ve dava şartı yokluğu ile diğer usul itirazlarının değerlendirilerek usulden red kararı verilmesini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise esas yönden izah ettikleri talepleri ile inceleme yapılarak davanın reddine karar verilmesini, dava açılmasına neden olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmili hususunda karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi ......... Esas ......... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile davacının, davalı ......... AŞ adına açtığı tazminat davası nedeniyle; 337.335,38TL Sürekli İş Göremezlik gideri zararına bağlı olmak üzere maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 12/01/2019 tarihinden, itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketi yönünden poliçeler yönünden ZMSS bakiye poliçe ve İMSS limitleri ile sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının, davalı ......... AŞ adına açtığı tazminat davası nedeniyle; 112.445,13TL Sürekli İş Göremezlik gideri zararına bağlı olmak üzere maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 12/01/2019 tarihinden, itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketi yönünden bakiye poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre ;
Davacıın, davalı ......... AŞ adına açtığı tazminat davası nedeniyle; 337.335,38TL Sürekli İş Göremezlik gideri zararına bağlı olmak üzere maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 12/01/2019 tarihinden, itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketi yönünden poliçeler yönünden ZMSS bakiye poliçe ve İMSS limitleri ile sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Davacıın, davalı ......... AŞ adına açtığı tazminat davası nedeniyle; 112.445,13TL Sürekli İş Göremezlik gideri zararına bağlı olmak üzere maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 12/01/2019 tarihinden, itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketi yönünden bakiye poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, " şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı ......... Şirketi vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; davacının aynı kazaya ilişkin huzurdaki dava konusu taleplerine ilişkin dava yoluna başvurduğunu, .......... Asliye Ticaret Mahkemesi ......... Esas sayılı dosyada ...... sayılı karar vermiş olup işbu kararın Konya Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi tarafından verilmiş 22/05/2023 tarihli ...... Karar numaralı karar ile 25/05/2023 tarihinde kesinleştiğini, davacı yanın istinaf kanun yoluna başvurusunun kötü niyetli olduğunu, davacının maluliyet oranında herhangi bir değişiklik bulunmamakta olup davacı yanın taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkil şirketin gerçekleştirmiş olduğu ödemeye istinaden bakiye tazminat sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkil şirket aleyhine kurulan hükmün sebepsiz zenginleşmeye neden olduğunu, hükme esas alınan maluliyet raporuna ilişkin itirazlarının bulunduğunu, raporun tanzim tarihi itibariyle erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik ve ekleri uyarınca hazırlanması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi gideri tazminatı poliçe teminatı kapsamında olmadığını, tazminat hesaplamasında TRH 2010 mortalite tablosu ve %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, progresif rant hesabıyla hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, tazminat hesaplamalarındaki belirsizlikleri ortadan kaldıran 7327 sayılı kanun yürürlüğe girmiş olup huzurdaki davada uygulanması gerektiğini, hesaplanan tazminattan hatır taşımacılığı indirimi yapılmasının gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile .......... Asliye Ticaret Mahkemesi ......... Esas sayılı davada vermiş olduğu 15/05/2024 tarih ve ......... Karar sayılı kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ......... A.Ş vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; davacı vekili, tarafı ve konusu aynı olan derdest dava mevcut iken işbu davayı açmış olup, dosyada kesin hüküm nedeni ile red karar verilmesi gerekirken asgari ücretin değişmesi sebebiyle ek dava açılmasının hatalı olduğunu, davacının maluliyet oranında herhangi bir değişiklik bulunmamakta olup davacı yanın taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkil şirketin gerçekleştirmiş olduğu ödemeye istinaden bakiye tazminat sorumluluğu bulunmadığını, müvekkil şirket aleyhine kurulan hüküm sebepsiz zenginleşmeye neden olduğunu, müvekkil şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, bu nedenle huzurdaki davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda PMF yaşam tablosu ve progresif rant sistemine göre hesaplama yapıldığını, hesaplanan tazminattan hatır taşımacılığı indirimi yapılması gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinden müvekkil şirketin sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/05/2024 tarih ......... esas ......... Kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin ek dava niteliğindedir.
Mahkemece verilen kabul kararı, davalı sigortalarca istinaf edilmiştir.
-Davalı .........'nın, davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığı istinafı;
2918 sayılı KTK'nın 97.maddesinde, 6704 Sayılı Kanunun 5.maddesi ile yapılan değişiklik neticesinde, 97.maddenin eski metninde, zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında ön görülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi, dava açabilme hakkı mevcut iken 6704 Sayılı Kanunun 5.maddesi ile yapılan değişiklik sonucunda madde hükmü "Zarar görenin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 Sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir" denilmiştir.
Yukarıda maddede yapılan değişiklikle, zarar gören hak sahipleri ZMMS sigortacısına karşı artık doğrudan dava açamayacaklardır. Öncelikle sigortacıya tazminatın ödenmesi için genel şartlarda belirtilen belgeler ile yazılı olarak başvuracaklar ve yazılı başvurudan itibaren 15 gün içinde kendilerine cevap verilmez ya da verilen cevap hak sahibinin talebini karşılamaz ise, hak sahibi tazminat için dava açabileceği gibi tahkime de başvurabileceklerdir. Bu hali ile trafik kazaları nedeniyle zarara uğrayanlar sigortaya davadan açmadan önce mutlaka sigortacıya yazılı başvuruda bulunmak zorundadırlar. Dava açabilmeleri için yazılı başvurudan itibaren 15 günlük sürenin dolmuş olması gerekmektedir. Bu sebeplerle davadan önce yazılı başvuruda bulunmak ve başvurudan itibaren 15 günlük sürenin geçmesi ZMMS sigortacısına tazminat davası açılmasının ön şartıdır. Bu husus anılan maddenin değişiklik gerekçesinde vurgulanmıştır.
6100 sayılı HMK'nın dava şartlarının düzenlendiği 114.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemeye göre "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır".
HMK 115. maddenin 1.fıkrasında ise, "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." denilmiş,
2.fıkrada ise, "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." düzenlemesi mevcut olup
6407 sayılı Kanunla değişik 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği, sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar görenin dava açabileceği veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceği düzenlenmiştir.
Davacının başvuru dilekçesinde eklenmesi gereken belgeleri ekleyerek başvuru yaptığı dava dilekçesine ekli belgelerden anlaşıldığından, buna yönelik istinaf itirazları yerinde değildir.
-Davalıların, ek davaya ve derdestliğe itirazda;
Her dava, kural olarak iki kısımdan; tespit ve eda kısımlarından oluşur. Davanın kısmi nitelikte olması halinde önceden açılan davada kesinleşen ilamın tespit kısmı, kalan kısım hakkında açılan ikinci davanın tespit kısmı için kesin hüküm oluşturur ve kuşkusuz bağlayıcıdır.
Öğreti ve yargısal uygulamada; kısmi davanın redle sonuçlanması halinde tüm alacak hakkında kesin hüküm oluşacağı kısmi dava kısmen kabul kısmen redle sonuçlanırsa her iki bölüm yönünden de kesin hüküm oluşacağı, kısmi dava tümüyle kabul edilirse de kararın tespit bölümünün açılan ek dava için kesin hüküm oluşturacağı kabul edilmiştir.
Eş söyleyişle; kısmi dava sonunda davalının borcu ödemeye mahkum edilmesi veya kısmi davanın tamamen veya kısmen reddine karar verilmiş olması halinde taraflar arasındaki borç ilişkisinin varlığı ya da yokluğu da tespit edilmiş olur ki bu tespit zorunlu olarak borç ilişkisinin tümünü kapsar. Bu nedenle kısmi dava sonunda verilen ve kesinleşen kararın tespite ilişkin bölümü sonradan açılan ek dava için kesin hüküm oluşturur.
Kısacası ikinci davaya bakan mahkeme, kısmi davanın davalının sorumluluğuna ilişkin bu tespit bölümüyle bağlıdır. Burada davalının haksızlığı olgusu artık tartışılamaz hale gelmiştir. Zira, kesin hüküm bulunan bir konuda mahkemenin bu yönün doğruluğunu yeniden araştırma ve inceleme konusu yapmasına hukuken olanak bulunmamaktadır. Bu yön kamu düzenine ilişkin olup mahkemeler ve Yargıtayca doğrudan doğruya (resen) göz önünde tutulmalıdır.
Kısmi dava sürerken ek davanın açılmış olması halinde davalı ilk itirazda bulunarak birleştirme istememişse kısmi dava ile ek dava birleştirilemez. Ancak, ek davaya bakan mahkeme kısmi davanın sonuçlanmasını bekletici sorun yapmalıdır. Çünkü, kısmi dava tamamen veya kısmen reddedilecek olursa bu karar ek dava için kesin hüküm teşkil edecek, kısmi dava tamamen kabul edilirse de kararın tespite ilişkin bölümü ek dava için kesin hüküm teşkil edecektir.
Açıklanan hususlar Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.02.1980 gün ve 1980/9-73 E. 1980/186 K., 02.06.1982 gün ve 1981/11-1130 Esas 1982/549 Karar ve 09.11.1988 gün ve 1988/15-572 Esas 1988/898 K. Sayılı; 2013/7-1728 E. 2015/1036 K. Sayılı kararlarında da açıkça vurgulanmıştır.
Ayrıca, 6100 sayılı HMK'nın 109. maddesinde "(1) Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir. (2) (Mülga fıkra: 01/04/2015-6644 S.K./4. md) (3) Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez." hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, davacılar vekilinin ilk davasını HMK'nın 107. maddesine göre belirsiz alacak davası olarak açmış olup, yukarıda kısmi dava olarak belirtilen açıklamaların kıyasen belirsiz alacak davası için de uygulanacağı, davacının ilk davasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmasa dahi, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olmadıkça ek dava olarak geri kalan kısmını da isteyebilecektir. (Aynı yönde Nitekim Yargıtay 17 HD nin 2019/4268 esas 2020/4300 karar sayılı ilamı)
Somut olaya gelince, davacı tarafından daha önce açılan .......... Asliye Ticaret Mahkemesinin ......... Esas sayılı dosyada yargılama yapıldığı, yargılama sonucunda davacı için 31/10/2022 tarihli aktüer bilirkişi ek raporu ile sürekli iş göremezlik maddi zararının PMF yaşam tablosuna göre 302.564,44-TL belirlendiği, ancak ıslah dilekçesi nazara alınarak ve teselsülden vazgeçilmiş olması nedeniyle Dairemizin .........-......... Esas ve Karar sayılı ilamı ile de yeniden kurulan ve sonrasında da kesinleşen hükmüyle davalı Anadolu Sigorta için 181.940,86-TL'ye, davalı ......... için ise 60.646,95-TL'ye hükmedildiği, dolayısıyla sürekli iş göremezlik tazminatını belirleyen mahkemece tespit gerekçesi ve dayanak 31/10/2022 tarihli bilirkişi ek raporu ile davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının toplamda 302.564,44-TL olduğu da kesinleşmiş olup, işbu dosya için mahkemenin anılan asıl dosyasının kesin delil niteliğinde olduğu, bu haliyle davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının 302.564,44-TL olması ve davacı vekilinin işbu davada ıslah dilekçesinde de açıkça teselsülden vazgeçmiş olması da dikkate alındığında davalı Anadolu Sigorta için kendi sorumluluğuna isabet eden % 75 kusuruna göre, re'sen hesaplanan 226.923,33-TL sürekli iş göremezlik tazminatından asıl davada hükmedilen 181.940,86-TL'nin mahsubu ile ancak 44.982,47-TL; davalı ......... için kendi sorumluluğuna isabet eden % 25 kusuruna göre, re'sen hesaplanan 75.641,11-TL sürekli iş göremezlik tazminatından asıl davada hükmedilen 60.646,95-TL'nin mahsubu ile ancak 14.994,16-TL istenebilecek olup, bunun fazlası olacak şekilde ve güncel asgari ücreti üzerinden yeniden aktüer hesabı yapılmasında yasal isabet bulunmadığından, buna yönelik davalıların istinafının kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.
Bunun dışında tarafların istinaf itirazlarının, ana dosyada belirtilen hususlar yönünden davanın kesinleşmiş bulunması nedeniyle ek davada yapılan bu itirazların reddi gerekmiştir.
Bu nedenle, davalılar vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK.nın 353/1-b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davalılar ......... ve ......... Şirket vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASI VE DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK suretiyle; (İnfazda tereddüt oluşmaması için itiraz edilmeyen ve kesinleşen kısımlar korunmak suretiyle)
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE ;
1-Davacının, davalı ......... AŞ adına açtığı tazminat davası nedeniyle; 44.982,47 TL sürekli iş göremezlik gideri zararına bağlı olmak üzere maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 12/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketi yönünden poliçeler yönünden ZMSS bakiye poliçe ve İMSS limitleri ile sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davacının, davalı ......... AŞ adına açtığı tazminat davası nedeniyle; 14.994,16 TL sürekli iş göremezlik gideri zararına bağlı olmak üzere maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 12/01/2019 tarihinden, itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketi yönünden bakiye poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine,
İlk Derece Yargılaması Yönünden;
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 4.097,00 TL harçtan dava başında yatırılan 179,90 TL peşin harç, 1.538,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.717,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.379,10 TL'nin; 1.784,32 TL'lik kısmının davalı ......... Şirketinden, 594,78 TL'lik kısmının da davalı ......... A.Ş'den alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan ilk yargılama harcı olan 385,40 TL ile 1.538 TL tamamlama harcının toplamı olan 1.923,40 TL harcın; 1.442,55 TL'lik kısmının davalı ......... A.Ş den, 480,85 TL'lik kısmının da davalı ......... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 2.148,50-TL yargılama giderinin 1.611,37 TL'lik kısmının davalı ......... AŞ'den, 537,13 TL'lik kısmının da davalı ......... AŞ'den alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000 TL vekalet ücretinin davalı ......... AŞ'den alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 14.994,16 TL vekalet ücretinin davalı ......... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı ......... Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ......... Şirketine verilmesine,
10- Davalı ......... A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ye göre hesaplanan 14.994,16 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak ......... A.Ş ye verilmesine,
11-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin 6325 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince 2.340,00TL'lik kısmının davalı ......... AŞ'den, 780,00TL'lik kısmının davalı ......... AŞ'den alınarak hazine'ye gelir KAYDINA,
12-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen davacıya İADESİNE,
İstinaf Yargılaması Yönünden;
13-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar harcının talep halinde davalılara iadesine,
14-Davalı ......... Şirketi tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf başvuru giderinin davacıdan tahsili ile bu davalıya ödenmesine,
15-Davalı ......... A.Ş tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf başvuru gideri ile 10 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 1.179,40 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile bu davalıya ödenmesine,
16-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
17-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (544.470,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.10/02/2025
......
Başkan
.........
e-imzalı
......
Üye
.........
e-imzalı
......
Üye
.........
e-imzalı
......
Katip
.........
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.