Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1650
2025/84
10 Şubat 2025
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ......
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ......
KARAR NO : v
KARAR TARİHİ : 10/02/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...... (.........)
ÜYE : ...... (.........)
ÜYE : ...... (.........)
KATİP : ...... (.........)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 17/04/2024
NUMARASI : ......... Esas ......... Karar
DAVACI :......
VEKİLLERİ : Av. ...... Av. ...... Av. ...... Av. ......
DAVALI : .........
VEKİLLERİ :Av. ...... Av. ......
DAVA : KAYIT TERKİN
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 10/02/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:10/02/2025
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili 07/03/2023 tarihli dilekçesiyle; dava dışı ......... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin iflasına karar verilerek Konya.... İcra (İflas) Müdürlüğünün ......... İflas sırası üzerinden iflas masası oluşturulduğunu, kendilerinin alacaklı olarak sıra cetveline kabul edildiği gibi davalı şirketin de alacaklı olarak sıra cetveline kaydedildiğini ancak, davalı şirketin alacağının gerçek bir alacak olmadığını beyan ederek, davalının sıra cetvelinde yer alan alacağının muvazaalı olması nedeniyle terkin edilerek, davalıya ayrılan payın 2004 s. İİK'nin 235/3. maddesi gereğince davacıya ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davalı şirket ile dava dışı müflis şirketi arasında ticari ilişki bulunduğunu, müflis şirket tarafından düzenlenen çekin davalı şirkete ödenmediğini, davalı şirket tarafından bu şirkete istinaden İstanbul.... İcra Müdürlüğünün ......... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ve müflis şirket yetkilisi hakkında İstanbul Anadolu ....... İcra Ceza Mahkemesinin ......... E. sayılı dosyası üzerinden karşılıksız çek keşide etme suçundan şikayetçi olduklarını, iflas tarihi itibariyle alacaklarının (icra kapak hesabında belirlendiği üzere) 391.749,08 TL. olduğunu, alacaklarının gerçek bir alacak olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi ......... Esas ......... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Somut olayda ; Davanın, görevli ve yetkili mahkemesinde, hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan davalı şirketin ticari defterlerinde inceleme yapan mali müşavir bilirkişinin 17/11/2023 tarihli ek raporu ile dava dışı müflis şirketin ticari defterlerinde inceleme yapan mali müşavir bilirkişinin 05/01/2024 tarihli raporuna göre, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu belirlenmiş, dava dışı müflis şirket tarafından düzenlenen 29/12/2021 keşide tarihli ve 304.601,79 TL. bedelli çekin ödenmediği, bu çekten dolayı davalı şirket tarafından müflis şirket aleyhine icra takibi yapıldığı gibi, karşılıksız çek keşide etmek suçundan şikayetçi de olunduğu belirlenmiş, söz konusu çekin gerçek bir ticari ilişkiye dayalı olarak müflis şirket tarafından davalı şirkete verildiği sonucuna varılmıştır.
Davalı şirket tarafından bu çeke dayalı olarak İstanbul.... İcra Müdürlüğünün ......... E. sayılı dosyası üzerinden 24/02/2022 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatılmış ise de, icra takibinin iflas tarihi olan 04/02/2022 tarihinden sonra başlatılmış olması nedeniyle 2004 s. İİK'nin 195. maddesi gereğince takip masraflarının davalı alacağına dahil edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Ancak, davalı şirketin alacağının çeke dayalı olması nedeniyle, davalı şirketin 6102 s. TTK'nin 783/3. maddesi gereğince çek bedelinin %10'u oranında çek tazminatı (304.601,79 TL. x %10 = 30.460,18 TL.) ve 6102 s. TTK'nin 725/1-d maddesi gereğince de çek bedelinin binde üçünü aşmamak üzere komisyon ücreti (304.601,79 x %03=913,80 TL.) isteyebileceği ayrıca, çekin keşide tarihi olan 29/12/2021 tarihinden iflas tarihi olan 04/02/2022 tarihine kadar da avans faizi isteyebileceği belirlenmiş, avans faizine ilişkin re'sen hesap yapılarak hesap cetvelinden bir suret dosyamıza konulmuş, istenebilecek avans faizinin 4.879,89 TL. olduğu belirlenmiştir.
Davalı şirketin bu çek nedeniyle ve iflas tarihi olan 04/02/2022 tarihi itibariyle alacağının toplam (304.601,79 + 30.460,17 + 913,80 + 4.879,89 =) 340.855,65 TL. olduğu tespit edilmiştir. İflas idaresince düzenlenen 07/02/2023 tarihli ek sıra cetvelinde davalı şirketin alacağının 391.749,08 TL. olarak iflas masasına kabul edilmesi ancak, kabul edilmesi gereken alacağın 340.855,65 TL. olduğunun belirlenmesi karşısında, kalan 50.893,43 TL.'lik kısmın fazladan kabul edilen kısım olduğu belirlenerek terkin edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
2004 s. İİK'nin 235/3. maddesine göre, "Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür."
2004 s. İİK'nin 235/3. maddesi gereğince de terkin edilen kısmın öncelikle dava masrafları dahil olmak üzere sıraya bakılmaksızın davacıya verilmesinin gerektiği, artan kısım olursa diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılmasının gerektiği sonucuna varılmış ve;
Davacının davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile davalı ......... San. ve Tic. A.Ş.'nin, Konya.... İcra (İflas) Müdürlüğü'nün ......... İflas sayılı iflas masasına (07/10/2023 tarihli ek sıra cetveline) kabul edilmiş olan 391.749,08 TL.'lik alacağının 50.893,43 TL.'lik kısmının TERKİN EDİLEREK, 2004 s. İİK.'nin 235/3. maddesi gereğince terkin edilen 50.893,43 TL.'lik alacağın gerekçeli kararda yazılacak ve davacı lehine hükmedilecek yargılama giderleri ile birlikte (sıraya bakılmaksızın) davacı S.S. 51/2 ......... ......... Kooperatifi İktisadi İşletmesi'ne VERİLMESİNE, davacı S.S. 51/2 ......... ......... Kooperatifi İktisadi İşletmesi'nin alacağını tahsil etmesinden sonra terkin edilen bu bedelden kalan kısım olursa, sıra cetvelindeki diğer alacaklara sıra cetveline göre dağıtılmasına, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE, " şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle, eldeki iflasta sıra cetvelinden terkin davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece, kısmen kabul kısmen red kararı verildiği ve bu doğrultuda yargılama giderlerine hükmedildiğini, ispat hukuku, esasında iddia ve savunmada ileri sürülen maddi vakıalarla doğrudan ilgili olduğunu, ispat yükü kendisinde bulunan davalının aleyhine yöneltilmiş bir davada, alacağın neden kaynaklandığını açıklaması, izah etmesi yani bir maddi vakıa ileri sürmesinin gerektiğini, incelenen ve hükme esas alınan davalıya ait ticari defterleri, davalı lehine delil vasfında olmadığını, alacağın miktarını bilmesi kendisinden beklenmeyecek olan müvekkilin davasının kısmen kabulü kısmen reddi, davanın türüne ve niteliğine aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının açıklanan nedenlerle kaldırılmasına, davanın kabulüne ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından yapılan yargılamada müvekkil şirketin icra takibine konu ettiği çekin gerçek bir alacak olduğunun tespit edildiğini, davacının davayı açmakta haksız olduğunun ortaya çıktığını, her ne kadar İİK madde 195 gereği takip masraflarının alacağa dahil olmayacağı yönünde karar verilmişse de takip tarihinde iflas kararı müvekkile bildirilmiş veya tebliğ edilmiş olmadığından bu sebebe dayalı reddedilen kısım yönünden yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulüne, Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi ......... Esas ......... Karar sayılı kararının müvekkil şirket aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılan sıra cetveline itiraz (kayıt terkin) davasıdır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
İİK'nın 234/1. maddesi, "İflas idaresi sıra cetvelini iflas dairesine verir ve alacaklıları 166. maddenin 2. fıkrasındaki usule göre ilan yoluyla haberdar eder." hükmünü, 235/1. maddesinin ilk iki cümlesi, "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur." hükmünü içermektedir. Bu madde hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, iflas sıra cetveline itiraz davaları süreye tabi olup, bu husus üzerinde mahkemece re'sen durulmalıdır. Bu süre, kural olarak sıra cetvelinin İcra İflas Kanunu'nun 166. maddesinde gösterilen usulde ilanından itibaren işlemeye başlar eğer davacı, aynı Kanun'un 223. maddesine göre tebliğe elverişli adres gösterir ve gerekli masrafı avans olarak yatırırsa, süre kendisine yapılan tebliğden itibaren hesaplanır. Masraf verilmediği takdirde iflas masasının masrafından yapılan tebliğ bilgi mahiyetinde olup alacaklıya herhangi bir hak bahşetmez ve bu durumda dava açma süresi son ilan tarihinden itibaren başlar.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222. maddesi; ""(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükmünü amirdir.
Yine belirtmeliyim ki; HUMK daki ve HMK daki yazılı belge ile (ki belge kişinin kendi aleyhine olarak kendisi tarafından düzenlenir) ispat ilkesinin yegâne istisnasının tacirlerin basireti ilkesinin sonucu olan ticari defterler olduğunu asla nazardan kaçırmamalıyız.
Tacir basiretlidir, defterlerinde sadece ve sadece gerçekler yazılıdır. Defter delilini delil yapan; tacirle ilgili basiret ilkesidir. Basiret ilkesi olmasaydı, defter delili diye bir delil olmazdı.Tacir basiretlidir,Tacir basireti gereği her işi gibi defterlerini de yasalara göre tutar,Silahların denkliği ilkesi önemli bir ilkedir,Ticari defterler hasmın defterlerine hasretme durumu hariç, her iki tacirin de ticari işletmesi ile ilgili davalarda delil olabilir.
Yine HMK nın 222 ve devamı maddelerine göre defterlerin sahibine delil olabilmesi için uyuşmazlığın ticari işten kaynaklanması, uyuşmazlığın tacirler arasında çıkmış olması, ticari defterlerdeki kayıtların birbirini doğrulaması, ticari defterlerin kanuna uygun tutulmuş olması gerekir.
İİK'nun 195/1. maddesinde "Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur." hükmü yer almaktadır. İİK'nın 195. maddesinde müflisin borçlarının iflasın açılması ile muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır.
Anlatılan yasal düzenleme ve ilkeler ışığında somut olayda, Mahkemece davalı alacağının varlığı ve gerçek olduğu yönünden davalı ve dava dışı müflis şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmış ise de, anılan şirketlerin defterleri üzerinde yapılan inceleme ayrı ayrı yapılmış, kayıtların birbirini teyit edip etmediği değerlendirilmemiş olduğu görüldüğü gibi, sadece davalı ......... Şirketi'nin defterlerinin incelendiği 17/11/2023 tarihli ek ve 12/09/2023 tarihli kök raporda 04/02/2022 iflas tarihi itibariyle davalı ......... Şirketi'nin ticari defterlerine göre alacağın 193.948-TL göründüğünün, bu alacak içinde davaya konu ödenmeyen çek tahsilatının da yer aldığının, buna mukabil yine aynı raporun sonuç kısmında davalı .........'nın ticari defterlerinde dava dışı müflis ......... Şirketi'nden 498.550-TL alacaklı olduğunun da belirtildiği; buna mukabil, sadece dava dışı ......... Şirketi'nin defterlerinin incelendiği 05/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda ise 28/08/2021 tarihi itibariyle (iflas tarihinden önce) davalı ......... Şirketi'nin, müflis şirketten 46.841-TL alacağının bulunduğunun belirtilmesi suretiyle davalı ve dava dışı şirketin ticari defter ve belgelerinin bilirkişi raporları arasında çelişkinin bulunduğunun anlaşıldığından, açıklandığı şekilde söz konusu taraf ticari defter ve belgeleri üzerinde birlikte inceleme yapılıp, en yukarıda ticari defter ve belgelerin nasıl incelenip değerlendirileceğine ilişkin ayrıntılı açıklamalar doğrultusunda söz konusu ticari defter ve belgeler (dolasıyla bilirkişi raporları) arasındaki çelişki de giderilerek, alacağını ispatlaması gereken davalı şirketin alacağının varlığı ve miktarı hususunda inceme ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, alacağı tam ispatlamayan çelişkili raporlara dayalı olarak karar verilmesinde isabet bulunmadığından, davacı istinafının kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Kabule göre de, davacının ve davalının yargılama gideri ile vekalet ücretine itirazları yönünden ise, davanın kabul ve red durumuna göre yargılama giderlerinin belirleneceğinden, buna yönelik itirazlarının yerinde olmadığı görülmüştür.
Anlatılan sebep ve gerekçelerle, tüm dosya kapsamı ve davanın niteliği nazara alınarak davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ve davalı vekilinin istinaf talebinin reddi ile ilk derece mahkemesi kararının HMK m.353/1-a-6 uyarınca kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; davalı vekilinin istinafının REDDİNE; ilk derece mahkemesi kararının HMK.nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf eden taraflarca yatırılan, başvurma harcı dışında kalan, istinaf karar harcının talep halinde yatıranlara iadesine,
4-İstinaf eden taraflarca istinaf aşamasında yapılan masrafların İlk Derece Mahkemesi tarafından verilecek nihai kararda hüküm altına alınmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK m.353 uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10/02/2025
......
Başkan
.........
e-imzalı
......
Üye
.........
e-imzalı
......
Üye
.........
e-imzalı
.........
Katip
.........
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.