Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1600
2025/78
10 Şubat 2025
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ......
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ......
KARAR NO : ......
KARAR TARİHİ : 10/02/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...... (.........)
ÜYE : ...... (.........)
ÜYE : ...... (.........)
KATİP : ...... (.........)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 02/05/2024
NUMARASI : ......... Esas ......... Karar
DAVACI : .........
VEKİLİ :Av. ......
DAVALI : 1- .........
VEKİLİ :Av
DAVALI : 2- .........
VEKİLİ :Av. ......
DAVALI : 3- .........
DAVA :Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 10/02/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:10/02/2025
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; 17.10.2022 tarihinde davalı .........'nın işleteni, diğer davalı ..........'in sürücüsü olduğu ......... plakalı araç öncelikle ......... araça çarpmış çarpmanın etkisiyle ......... plakalı araç davacıya ait ......... plakalı araca arkadan çarptığını, daha sonra davacıya ait ......... plaka sayılı
araca sağ taraftan çarpan ......... plakalı aracın bu çarpmanın etkisiyle davacının önünde seyir halinde olan .........'e ait ......... plakalı araca çarpmasına neden olduğu ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı sürücünün kazaya %100 kusuruyla sebebiyet verdiğini, kaza nedeniyle davacının aracında 65.445,00 TL maddi hasar meydana geldiğini, davacının araç hasar onarım
bedelinin kendisi tarafından karşılandığını, kaza tarihi olan 2022 yılı Ekim ayı itibariyle sigorta şirketlerinin araç başı
sorumlulukları 50.000-TL olduğundan araç hasar onarım bedelinin sigorta limitini aşan kısmı kazaya kusuruyla
sebebiyet veren davalılardan tahsili zorunluluğu doğduğunu, davacı tarafından alınan bilirkişi raporu alacağı likit hale
getirmeyeceği için hasara ilişkin tazminat alacağı belirsiz alacak kapsamında açıldığını, araçta maddi hasarın yanında
değer kaybı meydana geldiğini, tamamen onarılmış olsa dahi, kazaya uğrayan araç tahribatın izlerini taşıdığını, onarılmış
durumdaki değeri aynı nitelikteki hiç hasara uğramamış bir aracın değerinden düşük olduğu ve cari değerinden
kaybettirmekte olduğunu, Örneğin aracın kaza geçirdiğini öğrenen alıcı istenen parayı vermeyecek daha düşük bedelle
almak isteyecek veya almaktan vazgeçeceğini, bu sebeple tazminle yükümlü kimse(ler) tazmin borcunu doğuran
eylemin meydana gelmesinden önceki durumu iadeye mecbur olduğunu, aracın gerçek değer kaybı bedelinin kazaya
kusuruyla sebebiyet veren davalıdan tahsili gerektiğini, zarar veren olay sonucunda araçta meydana gelen ekonomik
değer azalmasıyla birlikte aracın değer kaybının da tazmini gerektiğini, 2022 yılı Ekim ayı itibariyle sigorta şirketlerinin araç başı sorumlulukları 50.000-TL olduğundan ve hasar bedeli
ödemesiyle sigorta şirketinin teminatı dolacağından, davacının aracının gerçek değer kaybının belirlenerek kazaya kusuruyla sebebiyet veren davalılardan tahsili zorunluluğu doğduğunu, araçta meydana gelen gerçek değer kaybının
belirlenmesinin gerektiğini belirterek; davanın kabulü ile tüm kalemlerdeki taleplerine dair fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile tüm taleplerin belirsiz alacak kapsamında değerlendirilerek şimdilik 100,00 TL hasar bedeli, 100,00-TL hak mahrumiyeti bedeli ile 100,00-TL Araç Değer Kaybı bedeli olmak üzere toplam 300,00-TL'nin; 17.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine, sigorta Bilgi ve Gözetim merkezine müzekkere yazılarak ......... ve ......... plakalı araçların karıştığı 17.10.2022 tarihli kazanın belgelerinin talebine, hasar bedeli, araç değer kaybı ve hak mahrumiyeti belirlenmesi için dosyaya bilirkişi tayin edilmesine, ......... Mah. ......... Sk. No...... Selçuklu/Konya
adresinde faaliyet gösteren .........'e müzekkere yazılarak müvekkile ait ......... plakalı aracın serviste kaç gün kaldığına dair bilgi ve belgelerin istenilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ......... vekili cevap dilekçesinde özet olarak; davacının beyanlarına açıkça itiraz ettiklerini, davanın art niyetle ikame edildiğini, davanın maddi kazanç elde etme amacıyla açıldığını, dava konusu kazada davacıya ait .........
plakalı araç ile birlikte ........., ......... ve ......... plakalı araçlarda maddi hasar meydana geldiğini, Kazanın vukuunun ardından gerekli trafik kazasına ilişkin hasar tespit tutanakları tüm taraflarca tanzim edilip imza altına
alındığını, bu esna da davalı ile de de kazanın yaşandığı yere gelerek hasar gören araç malikleriyle görüşüldüğü ve
iletişim bilgilerinin alındığını, ertesi gün davalı ve aracını kiralayan müşteri/diğer davalı bir araya gelip gece yaşanan kazada
mağdur olan tüm araç sahiplerine ulaşıp araçlarında olan hasarı derhal yaptırmayı teklif ettiklerini, bu amaçla irtibata
geçilen araç sahiplerinden bir tanesinin de davacı olduğunu, ........., ........., ......... plakalı araçlarda
oluşan tüm hasarlar araç sahiplerinin talebi doğrultusunda istdikleri oto servisinde onarıldığı ve tüm onarım
masrafları davalı ve müşterisi/diğer davalı ......... tarafından ödendiğini, aynı durum ......... plakalı araç sahibi davacıya da teklif edildiğini, bu görüşme sarfında aracın öncelikle davalının tavsiye ettiği ......... servisine götürüldüğü, oraca davacının aracının kaporta,
boya, parça ve işçilik olmak üzere tüm onarım maliyeti olarak 20.000.-TL civarında bir bedel çıkartıldığı ve davalı
aracın burada yaptırılmasını teklif edip tüm maliyeti üstlenerek ödeyeceğini bunun yanı sıra aracın tamir için serviste
kaldığı sürece (davalı oto kiralama işi yaptığından) davacıya bu süreçte kullanması için kendi araçlarından birini de
ücretsiz olarak kullanımına vereceğini beyan ettiğini ancak bu durum davacı tarafından kabul edilmeyip kendi tanıdığı
oto servisi olduğunu ve aracı orada tamir ettireceğini söyleyerek 60.000.-TL para talep ettiğini, aracın onarım
maliyetinin 3 katı rakamı talep ederken de benim tamircimde 20.000.-TL istiyor ama bende aracın değer kaybı olarak
ta 40.000.-TL istiyorum diyerek davalının aracı tamir ettirme teklifini reddetmediğini davacının bu teklifi davalı
tarafından kazaya sebebiyet veren müşterisi/diğer davalı .........'e iletildiğini, ancak ......... aracın
değer kaybı olarak davalının talep ettiği bu fahiş meblağı kabul etmeyerek böyle bir ödeme yapamayacağını bildirdiğini, bu süreçte davacı aracını yaptırmak için davalıya ait ......... plakalı araç sigortalı olduğundan her hangi bir hasar
onarım dosyası açtırmayarak sigorta firmasına da müracaat etmediğini, davacı kazanın yaşanmasından yaklaşık 6 ay sonra aracını tamir ettirdiğini ve tamir masrafını
kendisinin karşıladığını beyan ederek Konya.... Sulh Hk. Mhk ......... D.İş sayılı dosya ile tespit yaptırdığını ve bu tespit
neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu ile 65.445.-TL hasar bedelini tespit ettirerek sayın mahkemenizde davacı
olduğunu, davacının aracında meydana gelen hasar; öncelikle davalı ve kazaya sebebiyet veren kiralık aracın müşterisi/diğer davalı ......... tarafından ödenmek istendiğini, bunun yanı sıra davalı tarfından kiraya verilen
araç sigortalı olup davacının aracında oluşan tüm hasarın sigorta firması tarafından karşılanacağı sabit olduğunu, davacı; kendisine sunulan tamirat teklifini kabul etmediği gibi, aracı sigorta kapsamında yaptırmayı da istememiş
yaklaşık 6 ay sonra aracı kendim yaptırdım diyerek tespit yaptırıp akabinde de toplamda 300.000 TL talepli davayı
açtığını, davacının aracın kaç gün süreyle tamir için serviste kaldığını belirtmediği gibi, aracının serviste kaldığı süre içerisinde başka bir araç kiraladığını ve bu araca ödeme yaptığını da beyan ve ispat etmediğini, buna ilişkin talebinde reddine
karar verilmesinin gerektiğini, aracını hangi tarihte hangi serviste kaç paraya yaptırdığına dair her hangi bir fatura ibraz etmediği gibi, harcamalarına ilişkin delil niteliğinde bir belge de sunmadığını, tüm bu hususlar davacının 17/10/2022 günü yaşanan kaza neticesinde haksız kazanç elde etme
çabasında olduğunun kanıtı olduğu gibi, davasının kabulü halinde sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vereceği aşikar
olduğunu belirterek; davacının haksız davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ......... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özet olarak; dava dilekçesinde belirtilen kaza ile ilgili olarak müvekkil şirket tarafından hasar gören diğer araçlara hasar aşamasında bir kısım ödeme yapıldığını, poliçe limiti kaza başına 100.000 TL olduğunu, müvekkili şirketçe ......... nolu hasar dosyası açılmış bu dosya üzerinden yapılan ödemeler ise şu şekildedir; 09.02.2023 tarihinde .........a 38.306,74 TL tazminat, 08.02.2023 tarihinde ......... e 8.237,99 TL tedarik ödemesi, 08.02.2023 tarihinde Yedpa Otomativ e 269,80 TL tedarik ödemesi ödendiğini, meydana gelen trafik kazasına konu ......... plakalı araç müvekkil şirket nezdinde 369015960 poliçe numarasıyla 23.11.2021-2022 tarihleri arasında ZMM Sigortalıdır. Poliçe limiti kaza başına 100.000 TL olduğunu, yapılan ödemelerin meydana gelen trafik kazasında hasar aşamasında yapılmış olup asla kabul anlamında gelmemek kaydıyla sorumluluk açısından kaza başına limit tutarından düşülmesi gerektiğini, kazaya karışan araç sayısı birden fazla ise kaza başı limit uygulanacak ve her halde sorumluluk Kaza başı poliçe limitini aşamayacağını, dava konusu kazada taraf kusurlarının tespiti için dosyanın adli tıp kurumuna gönderilmesinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın talepleri fahiş boyutta olduğunu, değer kaybının belirlenebilmesi için birden çok kriterin incelenmesi, bu incelemenin de, konusunda uzman, ehil ve tarafsızlığı tartışılmayacak bilirkişiler kanalı ile yapılmasının gerektiğini, sigorta şirketi tarafından ödenecek değer kaybı tutarı, maddi teminat limitinin %15’ini aşamayacağını, aracın daha önce başka bir kazaya karışıp karışmadığı tarafımızca bilinmemektedir. davacıya ait aracın daha önce kazaya karışmış olması durumunda orjinalliğinin de bozulması zaten söz konusu olmayacağından, araçta bakiye değer kaybı da yaşanmayacağını, bu nedenle aracın tramer kaydının getirtilmesinin gerektiğini, eğer bir tazminata hükmedilecekse, kıymet kazanma tenzili uygulanmasının gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının müterafik kusurunun olup olmadığının tespit edilmesi dolayısı ile ortaya çıkan sonuçta müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarının mahkemece tespitinin gerektiğini, aracın şasesinde veya aracın iskeletinde hasar gören herhangi bir parça mevcut olmadığından değer kaybı talebinin reddedilmesinin gerektiğini, aracın geçmiş hasar kayıtlarının sigorta bilgi merkezinden araştırılmasını, tramer kaydının incelenmesini, ayrıca bilgisayarlı eksper incelenmesinin yapılmasını talep ederiz. muhakkaktır ki, aracın daha önce hasarı olduğunu, müvekkili şirketten dava tarihinden önceki bir tarihten itibaren faiz talep edilemeyeceğini belirterek; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi ......... Esas ......... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında olay yerini terk eden ......... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, kaza neticesinde davacıya ait araçta 73.020,00 TL tutarından hasar oluştuğu, araçta bu kaza nedeniyle 16.000,00 TL tutarında değer kaybı oluştuğu, yine davacının araç mahrumiyetinden kaynaklı zararının 4.725,00 TL olduğu, davacının aracında oluşan hasardan ve değer kaybından kaynaklı zarardan davalılar ......... A.Ş. İle .........'in müteselsilen sorumlu olduğu, araç mahrumiyetinden kaynaklı zarardan ise sadece ......... plakalı araç sürücüsü davalı .........'in sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin bu zarar kaleminden sorumlu olmadığı sonucuna varıldığından davanın davalılar ......... A.Ş. ile ......... yönünden kabulüne karar vermek gerekmiş ve ;
DAVALI .........'YA YÖNELİK DAVANIN PASİF HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE,
DAVALI ......... A.Ş. İLE DAVALI .........'E YÖNELİK DAVANIN KABULÜ ile,
73.020,00 TL hasar tazminatı ve 16.000,00 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 89.020,00 TL tazminatın davalı ......... A.Ş. yönünden 15/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ......... yönünden ise 17/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ......... A.Ş. ile davalı .........'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4.725,00 TL araç mahrumiyet tazminatının 17/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .........'den alınarak davacıya verilmesine" şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın aracının uzun süreli kiraladığını gösterir somut delilin bulunmadığını, bilirkişi tarafından raporda sunulmuş olan adi araç kiralama sözleşmesinin resmi mercilerce düzenlenmediği gibi resmi kurumlara ibrazda edilmediğini, raporda yer alan banka dekontu araç kiralama iddiasını destekleyici nitelikte olmadığını, dekontun açıklama kısmında herhangi bir şeyin yazmadığını, dosya kapsamı, duruşma tutanakları ve deliller incelendiğinde, davalı tarafın aracı uzun süreli olarak kiraya verdiğini gösterir, delil niteliğini taşıyan herhangi bir belge bulunmadığını, dosyaya sunulan deliller delil niteliğine haiz olmamakla birlikte, kiralama iddiasını sübuta erdirmediğini, buna rağmen davanın ......... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın davalı ......... yönünden kaldırılmasına, davanın ......... yönünden kabulüne, yargılama ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ......... vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; davacı taraf, rent a car işletmecisi olan müvekkili davalı sıfatı ile dava dilekçesinde dahil ettiği gibi 07/03/2024 tarihli ıslah dilekçesinde de davalı olarak istemde bulunduğunu, yapılan yargılama sonuncunda müvekkilin haklılığı görülerek diğer davalılar yönünden kabul edilen dava, müvekkil yönünden reddedildiğini, müvekkil yönünden davanın reddine karar verilmesine rağmen müvekkil lehine avukatlık ücretine hükmedildiğini, davalı vekili sıfatıyla lehlerine vekalet ücretine hükmedildiğini, tüm bu nedenlerle Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/05/2024 tarihli ......... Esas ......... karar sayılı ilamınında usul ve yasaya aykırı hususların müvekkil lehine kaldırılmasına, müvekkil lehine ilk derece mahkemesinin nihai kararında hükmedilmeyen AAÜT'ye göre belirlenecek olan vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava trafik kazası nedeniyle hasar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkin olup, Mahkemece verilen karar davacı ve davalı ......... tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf sebep ve tarafları nazara alındığında uyuşmazlığın, davalı ........'in işletenlik sıfatına yönelik olduğu görülmektedir.
- Davacının, işletenlik sıfatına yönelik itirazında;
İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde "Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır" şeklinde yapılmıştır.
2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar" hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir.
Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır.
Bunun yanı sıra, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 20/d bendi "
(Değişik: 24/12/2009-5942/1 md.) Tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri, satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlu taşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergi cezası ve trafik idari para cezası borcu bulunmadığının tespit edilmesi ve taşıt üzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcı herhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınarak noterler tarafından yapılır. Noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir." hükmünü içermektedir.
Görüldüğü gibi Yasa'nın 20/d bendinde tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirlerinin ancak noterler tarafından yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. Ancak böyle bir satış ve devir işlemi araç üzerindeki mülkiyet hakkını devre elverişlidir. Bu devrin yöntemince aracın kayıtlı olduğu, tescil müdürlüğüne bildirilmemesi yüzünden aracın tescil kaydında bir değişiklik yapılmaması satışa konu aracın mülkiyetinin geçişini engellemez ise de, anılan yasa maddesinde belirtilen türden resmi bir satış ve devir işlemi yapılmaksızın, satış işlemine dayalı olarak işleten sıfatının ve araç üzerindeki mülkiyet hakkının devredildiğinin kabulü mümkün değildir.
Anılan yasa maddesinde belirtilen türden resmi bir satış ve devir işlemi yapılmaksızın, haricen satış ile işleten sıfatının devredildiğinin kabulü mümkün değildir.
Kamu yararı (düzeni) amacına yönelik bu emredici kural açık ve ortada iken, yazılı deliller ile desteklenmeyen, her zaman düzenlenmesi mümkün olan bu harici satım sözleşmesine ve aracın kayıt maliki dışında bir başkasına ait olduğu yolundaki mücerret açıklamalara değer verilerek o şahsın malik olduğunun; bu suretle davalının işletenlik sıfatının sona erdiğinin kabulüne olanak bulunmamaktadır.
(Nitekim Yargıtay 17. HD.'nin 2015/12712 esas 2018/7170 karar ve 2014/12708 esas 2016/10575 karar sayılı ilamları)
Bu değerlendirmeler ışığında somut olaya bakıldığında, Mahkemece, Mali Müşavir bilirkişiden alınan raporla ticari defterler üzerinde yapılan inceleme sonucunda, ilgili taraflar arasında uzun süreli kira sözleşmesi bulunup, faturaların davacı ticari defterlerine de işlendiği, bu şekilde aracın uzun süreli dava dışı şirkete kiralanmış olduğu ispatlandığından, buna göre davalı .........'nın işletenlik sıfatının bulunmadığından, bu davalıya yönelik davanın reddinde bir isabetsizlik bulunmadığından, buna yönelik itirazların yerinde olmadığı görülmüştür.
-Davalının, yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin itirazlarında;
6100 sayılı HMK nun "yargılama giderlerinin kapsamı” başlığım taşıyan 323. maddesinde yargılama giderlerinin hangi kalemleri kapsadığı tek tek sayılmış, “yargılama giderlerinden sorumluluk" başlığını taşıyan 326. maddede "kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği," "yargılama giderlerine hükmedilmesi” başlığını taşıyan 332. maddesinde ise "yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedileceği, yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümün hüküm altında gösterileceği," hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, davalı ........ yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de; davalı aracın bu kişiye kayıtlı olması, dava dışı diğer kişi ile davalı arasındaki kira sözleşmesinin ve gerçek işletenin davacı tarafça davanın açıldığı tarihte bilinememesi, buna göre davanın açılmasına davacı taraf kendi hareketleri ile sebebiyet vermediğinin anlaşılmasına göre, davalı ........ yönünden davacı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamakla, buna yönelik davacı itirazın yerinde olmadığı görülmüştür. (Bkz. aynı yönde YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2016/3444 ESAS, 2018/4556 KARAR sayılı ilamı)
Bu halde, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacı ve davalı ........ vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı ve davalı ......... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı .........'nın istinaf talebi yönünden karar ve ilam harcı olarak 615,40 TL alınması gerektiğinden peşin olarak yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafın istinaf talebi yönünden karar ve ilam harcı olarak 615,40 TL alınması gerektiğinden peşin olarak yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden taraflar üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (544.470,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.10/02/2025
........
Başkan
.........
e-imzalı
.........
Üye
.........
e-imzalı
.........
Üye
.........
e-imzalı
.........
Katip
.........
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.