Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1314
2024/2330
3 Aralık 2024
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
KARAR TARİHİ : 03/12/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 12/03/2024
NUMARASI : Esas Karar
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : 1-
VEKİLLERİ :Av.
Av.
DAVALI : 2-
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : 3-
VEKİLİ :Av.
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 03/12/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:03/12/2024
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 23/01/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; 07/10/2022 tarihinde müvekkilinin mülkiyetinde ve idaresindeki .... plakalı otomobil ile davalı... idaresindeki ancak diğer davalı .... mülkiyetindeki ... plakalı tırın müvekkilinin aracına arkadan çarpmak suretiyle kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkilinin aracının kavşaktan çıktıktan sonra tır sürücüsünün hızla gelerek müvekkilinin aracına çarptığını ve uzunca bir süre sürüklediğini, başka araçlara çarpmasına da sebebiyet verdiğini, müvekkili ve ailesinin sıkışan araçta ölümden döndüğünü, müvekkilinin kazada herhangi bir kusurunun olmadığını, davalı sigorta firmasına başvurunun sonuçsuz kaldığını, taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmesinden de olumlu sonuç alınamadığını, müvekkilinin aracının ağır hasar aldığını, müvekkilinin zararlarının sigorta limitinin çok üzerinde olduğunu, sigorta şirketinin limit dahilinde, diğer davalıların ise tüm zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili mahkememize vermiş olduğu 14/02/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Belirsiz alacak davasına ilişkin şartların başvuran tarafından yapmış olduğu başvuru bakımından oluşmadığını, usulüne uygun yapılmış bir başvuru bulunmadığından dava şartı noksanlığı sebebi ile başvurunun usulden reddine karar verilmesini, dosya maddi hasar zararının meydana gelip gelmediğinin tespiti için incelemeye alınmış olup ancak talep sahibi inceleme sonucunu beklemeden bu davayı açtığını, müvekkili şirketin hasar tutarının KDV sine ilişkin herhangi bir sorumluluğu olmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkilinden tahsili talep edilen faiz türünün hatalı olduğunu, müvekkili şirketten ancak KTK 98. Ve 99. Maddeleri uyarınca gerekli tüm belgelerle birlikte yapılan müracaattan 8. İş günü sonrasından itibaren böyle bir müracaat bulunmadığı takdirde ise ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar .... ve ... vekilinin mahkememize vermiş olduğu 22/02/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının aracındaki hasar ve zararın tamamen kendi kusurundan kaynaklandığını, söz konusu kazada davacının tam kusurlu olduğunu, bu davayı açmaya ve zararını talebe hakkı olmadığını, müvekkilin birisinin araç sürücüsü diğerinin araç işleteni/sahibi olduğu ... plakalı TIR araç yolda sağ şeritten seyir halinde ve trafik ışıklarına yakın olarak hareket halinde iken davacıya ait araç emniyet şeridinden ve sağdan gelerek emniyet şeridinde park halindeki bir başka TIR' a çarptığını, bu çarpmanın etkisi ile müvekkilinin aracına da sağ ön kısmından çarptığını ve hızlı olduğu için yönü değiştiği için orta refüje hizasındaki trafik sinyalizasyon direğine de çarptığını ve kazanın bu şekilde tamamen davacının kusuru ile gerçekleştiğini açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi.... Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Davacı taraf her ne kadar 07/10/2022 tarihinde davacının mülkiyetinde ve idaresindeki .... plakalı otomobil ile davalı... idaresindeki ancak diğer davalı .... mülkiyetindeki ... plakalı tırın müvekkilinin aracına arkadan çarpmak suretiyle kazaya sebebiyet verdiği, davacının aracının kavşaktan çıktıktan sonra tır sürücüsünün hızla gelerek müvekkilinin aracına çarptığını ve uzunca bir süre sürüklediğini, başka araçlara çarpmasına da sebebiyet verdiğini, davacı ve ailesinin sıkışan araçta ölümden döndüğünü, davacının kazada herhangi bir kusurunun olmadığını, davalı sigorta firmasına başvurunun sonuçsuz kaldığını, neticeten 1.000 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş ise de; Mahkememizce aldırılan Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın 16/06/2023 tarih ve .... sayılı raporunda özetle:Sürücü (davacı) ...'ın % 100 oranında kusurlu olduğu, Sürücü ...'ün kusursuz olduğuna oy birliği ile karar verdiği bildirilmiştir. Bu durumda davalılara atfedilecek bir kusur bulunmadığı anlaşıldığından ;
Davanın Reddine" şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin kusura ilişkin olarak yeterli araştırma yapmaksızın hüküm tesis ettiğini, mahkemece ceza yargılaması sonucu beklenmeksizin, ceza yargılamasında alınan rapor içeriği dikkate alınmaksızın sadece bir rapor ile hüküm tesis edildiğini, ceza yargılamasındaki raporda davalıların kusurlu bulunduğunu, mahkemenin hükme esas aldığı raporda ise kusurun müvekkile izafe edildiğini, bu hali ile aynı olaya ilişkin iki farklı rapor bulunmakla, çelişkilerin ve tereddütlerin giderilmesi açısından yeni ve heyet halinde bir rapor tazmini gerekirken itiraza uğradığını, çelişkili bir rapora dayanarak hüküm verilmesinin kabul edilemeyeceğini, kabule göre ise, vekalet ücreti yönünden hükmün ciddi şekilde hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkin olup, Mahkemece verilen ret kararı davacı tarafından istinaf edilmiştir.
Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir.
Yine aynı kanunun, 50. Maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" hükmüne yer verilmiştir.
Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir.
Olaya ilişkin kaza tespit tutanağı, gerek ceza soruşturmasında alınan kusur raporu gerekse mahkemece ATK'dan alınan kusur raporları arasında çelişki bulunduğu halde çelişki giderilmeksizin hüküm kurulmasında isabet bulunmadığından, davacının buna yönelik istinafının kabulü ile, tüm deliller, beyanlar, raporlar incelenerek, bu raporlar arasındaki çelişkiyi de gideren Karayolları veya İTÜ Fen Heyetinden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden buna yönelik itirazın kabulüne karar verilmiştir.
Kabule göre de;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13. Maddesinde;
(1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.
(3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.
(4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur" düzenlemesine yer verilmiştir.
Buna göre, davalı lehine hükmedilecek vekalet ücreti, yukarıda 2 nolu bentte belirtilen biçimde reddedilen miktarı geçemeyeceğinden ve dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 1.000-TL talep edilmiş iken, davalı lehine en fazla bu miktarca vekalet ücretine hükmedilmesi yerine fazla vekalet ücreti takdiri hatalı olduğundan, davacının buna yönelik itirazının da kabulü gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle davacı vekilinin istinaf talebinin HMK.nın 353/1.a.6. maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının HMK.nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan, başvurma harcı dışında kalan, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
4-İstinaf eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların İlk Derece Mahkemesi tarafından verilecek nihai kararda hüküm altına alınmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK m.353 uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.03/12/2024
Başkan
e-imzalı
Üye
e-imzalı
Üye
e-imzalı
Katip
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.