mahkeme 2025/463 E. 2025/722 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/463
2025/722
15 Eylül 2025
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
"TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C.
GEREKÇELİ KARAR
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-
2-
VEKİLİ :
DAVA : TASFİYE MEMURU İŞLEMİNİN İPTALİ
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan tasfiye memuru işleminin iptali davasının evrak üzerinde yapılan incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; ... Ltd. Şti. nezdinde ortak olan müvekkili hakkında şirketin diğer ortakları tarafından Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyasında "ortaklıktan çıkarma" davacı açıldığını, mahkemece ortaklıktan çıkarma yönünde karar verildiğini ve dosyanın henüz kesinleşmediğini, diğer ortakların yargılama sürecinin önüne geçmek ve başvurucunun haklarını etkisiz kılmak amacıyla şirket tasfiye sürecine soktuklarını, tasfiye sürecinin kötüye kullanıldığını, tasfiye işlemlerinde usulsüzlükler olduğunu, tasfiye sürecinde şirketin aktifinde bulunan malların ihale yoluyla satışına karar verildiği, yapılan ilanlarda usul hatası ile şeffaflık ve aleniyet ilkelerinin ihlali olduğunu, şirketin bazı mallarını gizlice elden çıkarıldığını, bilanço dışı bırakıldığı veya satışa dahil edilmediğini, tasfiye sürecinin, şirket aktiflerinin tamamı değerlendirilmeden eksik ve usule aykırı biçimde ilerletildiğini, satış ilanlarında belirtilen tarihlerin tebligatlardan farklı olduğunu ve bu durumun ihaleye katılım hakkını engelleyici şekilde uygulandığını, şirketin malik olmadığı taşınmazları satışa çıkardığını ve bu yolla ihaleye fesat karıştırıldığını, satış planına dahil edilmeyen malvarlıklarının olarak gizlendiğini, tasfiye süreci ve satış işlemleri ile ilgili olarak şirketin gerçek aktifleri hakkında yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, satışların iptaline ve sürecin yeniden planlanmasına, satış ilanlarının geçersizliğine ve ihaleye fesat karıştırıldığı gerekçesiyle ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesiyle özetle; davacı tarafın aynı konu ve aynı taraflar hakkında Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, iş bu davanın açıldığı tarih itibariyle dosya derdest olduğunu ve istinaf sürecinin devam ettiğini, derdestlik dava şartı olduğunu, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, iptali istenen ihale tarihlerinden yaklaşık 19 gün sonra dava açıldığını, davanın süresinde açılmadığını ve davanın usulden reddini gerektiğini, davalı şirketin tasfiye sürecine girdiğini, tasfiye işlemlerini yürütmek üzere tasfiye memuru olarak ... atandığını, davacının iddialarının doğrudan tasfiye memurunun yürüttüğü işlemlere yönelik olduğunu, husumetin şirket yerine tasfiye memuruna yöneltilmesi gerektiğini, ortaklar arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle genel kurul kararı ile şirketin tasfiye kararı alındığını, davacının bu genel kurula karşı iptal davası açmadığını, davanın gerçek bir hak arayışı olmadığını, tasfiyeyi engellemeye yönelik olduğunu, şirket ortaklarına ihale ilan tarihlerinin süresinde gönderildiğini, ihalenin açık şekilde yapıldığını, aleniyet ve şeffaflık sağlandığını, davacının ihaleye katıldığını ve taşınmaz satın aldığını, TTK'ya göre tasfiye memuru gayrimenkul ve menkulleri ihale veya pazarlık usulüyle satabileceğini, tasfiye memuru ulusal gazetede ilan vererek ihale yapmayı tercih ettiğini, ihalelerde öncelikle taşınmazlar ve taşınır araçlar satışa çıkarıldığını, diğer demirbaşlar ayrıca satışa çıkarılacağını, bu durumun mal kaçırma olarak yorumlanamayacağını, henüz tasfiye süreci tamamlanmadığını, davanın derdestlik nedeniyle, süre aşımı nedeniyle, pasif husumet yokluğu nedeniyle ve davacının iddialarının tamamen dayanıksız olması nedeniyle usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, tasfiye memuru işleminin iptali isteminden ibarettir.
Taraflar arasındaki ihtilaf; tasfiye memuru tarafından gerçekleştirilen tasfiye işlemlerinin kanuna, ana sözleşmeye ve genel kurul kararlarına uygun olup olmadığı, tasfiyede usulsüzlük yapılıp yapılmadığı, tasfiye memuru tarafından yapılan işlemlerin iptalinin gerekip gerekmediği ve davalıların husumet ehliyetlerinin bulunup bulunmadığı hususlarından ibarettir.
Dava dilekçesindeki anlatımlar yeterli olmadığından davacıya, husumeti kime ya da kimlere yönelttiğini açıklaması için süre verilmiş, 04/08/2025 tarihli tavzih dilekçesiyle husumeti hem şirket tüzel kişiliğine hem de tasfiye memuruna yöneltildiği belirtilmiştir.
Davacının aynı hukuki sebebe dayalı olarak davalı şirket aleyhine açtığı Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği ve kararın 09/09/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
6100 s. HMK'nın 114/1-i bendi uyarınca aynı davanın daha önce kesin hükme bağlanmamış olması dava şartlarındandır. Davacının davalı şirket aleyhine açtığı davada verilen hüküm 09/09/2025 tarihinde kesinleştiğinden, kesin hüküm dava şartı yokluğuna dayalı olarak davalı şirkete yönelik davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
6102 sayılı TTK'da limited şirketlerin tasfiye usulü hakkında münferit bir düzenleme yapılmadığından aynı yasanın 643. maddesindeki atıf nedeniyle anonim şirketlerin tasfiyesine ilişkin hükümlerin uygulanması gerekir.
6102 s. TTK'nın 643. maddesine göre; "(1)Tasfiye usulü ile tasfiyede şirket organlarının yetkileri hakkında anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır."
6102 s. TTK'nın 538. maddesine göre; "(1)Genel kurul aksini kararlaştırmamışsa, tasfiye memurları şirketin aktiflerini pazarlık yoluyla da satabilirler.(2) Önemli miktarda aktiflerin toptan satılabilmesi için genel kurulun kararı gereklidir. Bu karar hakkında 421 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları uygulanır."
6102 s. TTK'nın 542. maddesine göre; "(1) Tasfiye memurları; a) Şirketin süregelen işlemlerini tamamlamak, gereğinde pay bedellerinin henüz ödenmemiş olan kısımlarını tahsil etmek, aktifleri paraya çevirmek ve şirket borçlarının, ilk tasfiye bilançosundan ve alacaklılara yapılan çağrı sonucunda anlaşılan duruma göre, şirket varlığından fazla olmadığı saptanmışsa, bu borçları ödemekle yükümlüdürler. ..."
6102 s. TTK'nın 546. maddesine göre; "(1) Pay sahipleri ile tasfiye memuru veya memurları arasındaki uyuşmazlıkların çözümü basit yargılama usulüne tabidir. Mahkeme, gerekli görürse tasfiye memurlarıyla ilgili pay sahiplerini dinleyerek, kararını otuz gün içinde verir. (2) Tasfiye memurlarının sorumluluğu hakkında 553 üncü madde hükmü uygulanır. (3) Tasfiyeye ilişkin genel kurul kararları 418 inci madde uyarınca alınır."
Davalı şirketin 28/01/2025 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında tasfiyesine karar verildiği, tasfiye memuru olarak davalı ... atandığı, tasfiye usulü konusunda genel kurulda herhangi bir karar alınmadığı anlaşılmıştır. Yine, davalı şirketin esas sözleşmesinde de tasfiye usulü konusunda bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla tasfiye memuru, tasfiyenin usulü konusunda serbestçe hareket edebilecektir. Bununla birlikte, bu serbesti tam bir serbesti olmayıp şirket ortaklarının ya da alacaklıların tasfiye usulüne dayalı olarak zarara uğramaları halinde tasfiye memurunun kusurunun ispatı kaydıyla sorumluluğu söz konusu olacaktır. Dolayısıyla, tasfiye memuru tarafından aktiflerin ihale suretiyle satışına İİK'nın 106 vd. hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Bu kapsamda tarafların İİK'da yer alan düzenlemelere dayalı iddia ve savunmalarının dinlenilmesi mümkün değildir.
Davacı, şirket aktiflerinin tamamının satışa çıkarılmaması nedeniyle işlemin usulsüz olduğunu ileri sürmüş ise de, aktiflerin tamamının aynı zamanda satışa çıkarılması konusunda bir zorunluluğun bulunmadığı, satışın peyderpey yapılmasının mümkün olduğu, aksi yöndeki iddianın yasal bir dayanağının bulunmadığı kabul edilmiştir.
Davacı, satışın kendisine bildirilen günde yapılmadığını, satış gününde de usulsüzlük bulunduğunu iddia etmiş ise de, davacının da kabulünde olduğu üzere satışın fiilen 20/06/2025 tarihinde yapıldığı, tasfiye memuru tarafından 30/05/2025 tarihinde satışın 20/06/2025 tarihinde yapılmasına ve 2. satış günü olarak 27/06/2025 tarihinin belirlenmesine karar verildiği, satış gününü davacı dahil tüm ortaklara bildirildiği, buna ilişkin posta alındısının mevcut olduğu, yine ilan suretiyle de satış gününün duyurulduğu, dolayısıyla bir usulsüzlüğün bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Davacı, şirkete ait olmadığı halde Konya İli ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada ... parsel sayılı taşınmazın kendisine ihale edildiğini, davalılar ise satış ilanında maddi hata yapıldığını, ihale edilen taşınmazın şirkete ait aynı yer ... Ada ... parsel sayılı taşınmaz olduğunu savunmuştur. Tasfiye memuru tarafından yapılan ilanda 998 Ada 1 parsel sayılı taşınmaza ait bilgiler yazılmakta ise de, bu taşınmazın davacıya ihale edildiği yönünde bir delilin mevcut olmadığı, bu taşınmaza ilk satış gününde istekli çıkmadığının belirtildiği, ikinci satış gününde ... parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazın davacıya ihale edildiğinin yazılı olduğu, ihale edilen taşınmazın ... Adada yer alan taşınmaz mı yoksa 998 Adada yer alan taşınmaz mı olduğunun belirsiz olduğu, ilanda yapılan rakam hatasının yapılan işlemlerin iptalini gerektirmediği, davacının şirket ortağı olması ve küçük bir araştırmayla ilanda maddi hata yapıldığını anlayabilecek durumda olması karşısında bu maddi hataya dayalı olarak işlemlerin iptalini istemesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu ve dinlenmesinin mümkün olmadığı, bununla birlikte davacının İİK'nın 134. maddesine dayalı olarak ihalenin feshinin gerektiği yönündeki iddiasının da bu yasal düzenlemenin eldeki uyuşmazlığa uygulanamayacak olması nedeniyle yerinde olmadığı kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; tasfiye memurunun 6102 s. TTK'nın 542. maddesine dayalı olarak şirket aktiflerini paraya çevirmekle yetkili ve görevli olduğu, bu kapsamda yapılan işlemlerde bir usulsüzlüğün bulunmadığı, davacının aksi yöndeki iddialarını usulünce ispatlayamadığı sonucuna varıldığından tasfiye memuruna yönelik davanın esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-DAVACININ DAVALI ... TİCARET İTHALAT İHRACAT LİMİTED ŞİRKETİ'NE YÖNELİK DAVASININ KESİN HÜKÜM DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
2-DAVACININ DAVALI ... YÖNELİK DAVASININ ESASTAN REDDİNE,
3-Peşin olarak alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-Davacı tarafından yargılama giderleri ile gerekçeli kararın tebliği için davacı avansından yapılacak olan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı ... Ticaret İthalat İhracat Limited Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Ticaret İthalat İhracat Limited Şirketi'ne verilmesine,
7-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Mehmet Ali Sak'a verilmesine,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine,
Dair ; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, Konya BAM ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle karar verildi. 15/09/2025
Başkan Üye Üye Katip
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.