mahkeme 2024/689 E. 2025/701 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/689
2025/701
9 Eylül 2025
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1.İSTİNAF KALDIRMA KARARI ÖNCESİ BEYANLAR:
DAVA: Müteveffa ... ile müvekkili banka arasında iki adet Tüketici Kredisi Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeler kapsamında dava tarihi itibariyle işlemiş faizler ve BSMV dahil toplam borcun 37.840,96-TL’yi aştığını, müteveffa ... , davalı sigorta şirketi tarafından ... poliçe numarası ile hayat sigortası ile sigortalandığını, davacı müvekkili banka ile imzalanan Tüketici Kredi Sözleşmesi için Dain-i Müterhin şerhi konulduğunu, 24/07/2020 tarihinde akdedilen poliçe ve kredi sözleşmesi incelendiğinde poliçe ile davalı yanın; davacı müvekkilin alacaklarını 5 senelik bir koruma altına aldığını, bu koruma sürecinde teminat limitlerini düşürerek üst limit belirlemesine gittiğini, buna göre ölüm rizikosunun ilk sene gerçekleşmesi halinde 60.839,04-TL'lik limitle bir koruma, ikinci sene gerçekleşmesi halinde 49.439,35-TL'lik limitle bir koruma, üçüncü sene gerçekleşmesi halinde 35.546,70-TL'lik limitle bir koruma, dördüncü sene gerçekleşmesi halinde 19.697,56-TL'lik limitle bir koruma, beşinci sene gerçekleşmesi halinde ise 1.617,04-TL'lik bir koruma öngörüldüğünü, poliçe tanzim tarihinin 24/07/2020 iken, kredi çeken ... 17/05/2022 tarihinde vefat ettiğini, koruma limitinin 49.439,35-TL olduğunu, mirasçılar aleyhine ihtarname akdedildiğini, sonrasında icra takip işlemleri yürütüldüğünü fakat mirasçıların itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, sigorta şirketinin müteveffa tarafından hastalığının gizlendiği ve rizikonun müteveffanın bu rahatsızlığını gizlemesinden kaynaklandığından bahisle başvuruyu reddettiğini, başvuru sonrasında sigorta şirketine karşı zorunlu arabuluculuk yoluna başvuru yapılarak toplantı yürütüldüğünü ancak toplantı sonunda da anlaşma sağlanamadığını, davalı şirketten poliçe limitleri kapsamındaki 37.840,96-TL'nin sigortaya başvuru tarihi olan 06/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte alınarak davacı müvekkilini tüketici kredisinden kaynaklanan alacağının tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Murisin davaya konu edilen 24.07.2020 başlangıç tarihli 01.08.2024 bitiş tarihli 49.439,35 TL vefat teminatlı Hayat Sigortası Sözleşmesi ile sigorta kapsamına alındığını, işbu sigorta, müteveffa sigortalıyı vefat riskine karşı güvence altına alan hayat sigortası olup, teminatın kapsamı grup kredi hayat sözleşmesi, özel şartları ve hayat sigortası genel şartlarına tabi olduğunu, söz konusu hayat sigortası ile bankadan kredi kullanan kişiler isteğe bağlı olarak sigorta kapsamına alındığını ve bu kişilerin herhangi bir nedenle vefatları halinde sözleşmede belirlenen sigorta bedeli sözleşmede belirtilen şartlar uyarınca hak sahiplerine ödendiğini, sigorta süresi içinde sigortalının vefatı halinde teminat tutarı ile sınırlı olmak üzere- kredi borcu dain-i mürtehin bankaya, varsa teminatın kalan kısmı sözleşmede belirtilmişse 2. Sıradaki lehtarlara, lehtar belirtilmemişse kanuni mirasçılara ödendiğini, sigortalı murisin vefatından sonra mirasçıların şirkete başvurduğunu ve rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle sigorta tazminatı için talepte bulunduğunu, mirasçılardan riziko değerlendirme için gerekli evraklar talep edilmiş olup, evrakların incelenmesi akabinde müteveffa sigortalının sözleşmesinin başlangıç tarihinden önce mevcut bulunan SVO (Serebrovasküler Hastalığı) hastalığını poliçesinin başlangıç tarihinden önce beyan etmemesi nedeniyle tazminat talebinin reddedildiğini, sigortalıya ait sağlık kuruluşlarından alınan sağlık raporları dosya kapsamında incelendiğini sigorta başlangıcından evvel sigortalının SVO hastalığının mevcut olduğunu, Sigorta Sözleşmesi uyarınca sigorta öncesinden gelen svo hastalığı sigorta teminatı kapsamı dışında olduğunu, sigortalı, sigorta öncesinden gelen svo hastalığını, kendisine bu hususta sağlık beyan formlarında soru sorulmasına rağmen şirkete bildirmeyerek beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, müteveffa sigortalının sigortanın başlangıcından önce mevcut olan ve uzunca bir süre de tedavi gördüğü SVO hastalığını beyan etmeyerek gizlemek suretiyle şirketi yanılttığı, bu nedenle davacılara herhangi bir ödeme yapılması hukuken de mümkün olmadığından davacıların dava dilekçesinde ileri sürdüğü haksız ve hukuka aykırı taleplerinin reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.KALDIRMA ÖNCESİ MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR:
Mahkememizin 01/03/2024 tarih ... Esas ve ... Karar sayılı kararında özetle:" Mahkemenin görevli olması, HMK 114/1-c maddeye göre dava şartıdır. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir (HMK 1. md.). “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler”(HMK115.md.).
Türk Ticaret Kanununun Ticari davalar, çekişmesiz yargı işleri ve delilleri başlıklı 4. Maddesi "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.
Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." hükmünü içerir.
Dava konusu uyuşmazlığın temeli Tüketici Sözleşmesine dayanmaktadır. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması hakkında kanunun 73/1 maddesinde yer alan "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." hükmü nazara alındığında davaya bakma hususunda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş.." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
3.KALDIRMA KARARI VE GEREKÇESİ:
Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 18/09/2024 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile " 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Mahkemece verilen görevsizlik kararı davacı vekilince istinaf edilmiştir.
Dava, krediye dayalı olarak yaptırılan hayat sigorta poliçesinden kaynaklanan dain mürtehin davacı bankanın kredi alacağına istinaden davalı sigorta şirketinden poliçe alacağı istemine ilişkindir.
TTK nun 4. maddesinde ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi kurumu düzenlenmiştir. TTK nun 4. maddesine göre; Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Yine tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; TTK ndan, TMK nun 962–969. maddelerinden, TBK nun 202, 203, 444, 447, 487–501, 515–519, 532–545, 547–554, 555–560 ve 561–580. maddelerinden, fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuattan, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerden ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerden doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.
TTK nun 5. maddesinde de ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi kurumundan hareket ederek asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu dava ve işler düzenlenmiştir. TTK nun 5. maddesine göre; Asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Yine özel kanunlardan doğanözel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere asliye ticaret mahkemesinde bakmakla görevlidir.
Bir davaya asliye ticaret mahkemesinin bakmakla görevli olabilmesi için görülecek dava veya işin; 1-Ya her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davası olması, 2-Ya da TTK nda düzenlenen bir konudan doğan hukuk davası olması, 3-Veyahut TTK 4/1. maddenin (b), (c), (d), (e), (f) bentlerinde sayılan konulardan doğan hukuk davası olması, 4-Yahut da diğer özel kanunlardan doğan hukuk davası olması gerekmektedir.
28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Tekrar etmek gerekirse, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun geçici 73. maddesinde; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." ifadesi ile tüketici mahkemelerinin görev alanı tüketici işlemleri ile sınırlandırılmıştır. Aynı yasanın 3/l maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem, tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır.
Somut olayda; Dain mürtehin hak sahibi davacı bankanın krediye bağlı olarak hayat sigortası kapsamından ödenmeyen kredi borcuna mahsup edilmek üzere hayat sigorta poliçe teminat bedeli için talepte bulunulduğu anlaşılmaktadır. Dava dışı müteveffa miras bırakan tüketici olup, davacı ve davalının ticaret şirketi ve dolayısıyla tacir olup, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin nispi ticari dava sayılması nedeniyle, davanın ticari dava olması nedeniyle ticaret mahkemesince bakılması gerekip, taraflardan herhangi birisinin tüketici olmadığının açık olmasına göre, 6502 sayılı yasa kapsamında uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi kapsamına girmediğinden, mahkemece davaya bakılması gerekirken, hatalı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesinde isabet bulunmadığından, davacının istinafının kabulü ile kararın kaldırılarak mahkemesine gönderilmesi gerekmiştir. (Bkz. Aynı nitelikteki davaya Ticaret Mahkemesince bakılması üzerine Yargıtay'ca görev yönünden bozma yapılmadığına ve dolayısıyla Ticaret Mahkemesinin görevli sayıldığına dair YARGITAY . Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar sayılı ilamı)
Bu itibarla davacı vekilinin istinaf başvurularının açıklanan nedenlerden ötürü kabulü ile sair yönleri incelenmeyen ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
4.MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER İLE DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Tarafların iddia ve savunmaları dikkate alındığında uyuşmazlık konusunun Bankacılık Sözleşmesine dayalı alacak talebine ilişkin olduğu görülmüştür.
Kredinin tanım olarak 5411 sayılı Bankacılık Kanununda (Ban. K) kanun koyucu tarafından bir belirlemesi yapılmamıştır. Bununla birlikte kredi sınırlarının çizilmesinde bankanın hangi işlemlerinin kredi sayılacağı hususu Ban. K madde 48 belirlenmiştir.
Buna göre, krediler, bankalarca verilen nakdî krediler ile teminat mektupları, kontrgarantiler, kefaletler, aval, ciro, kabul gibi gayri nakdî krediler ve bu niteliği haiz taahhütler, satın alınan tahvil ve benzeri sermaye piyasası araçları, tevdiatta bulunmak suretiyle ya da herhangi bir şekil ve surette verilen ödünçler, varlıkların vadeli satışından doğan alacaklar, vadesi geçmiş nakdî krediler, tahakkuk etmekle birlikte tahsil edilmemiş faizler, gayrinakdî kredilerin nakde tahvil olan bedelleri, ters repo işlemlerinden alacaklar, vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri ile benzeri diğer sözleşmeler nedeniyle üstlenilen riskler, ortaklık payları ve Kurulca kredi olarak kabul edilen işlemler izlendikleri hesaba bakılmaksızın bu kanun uygulamasında kredi sayılacağı şeklinde düzenlenmiştir.
Kredinin birden çok çeşidi olmakla beraber uygulamada en çok kullanılan tür nakit ödeme yapılmak suretiyle verilen kredilerdir. Bu tür ise, nakdi kredi olarak tanımlanabilecektir. Bu itibarla kredi kartı hesabı suretiyle kullandırılan kredi, tüketici ya da ticari krediler nakdi krediye örnek olarak verilebilecektir.
Nakdi kredinin alt türlerinden olan sabit vadeli para ödüncü kredisinde değinilecek olursa; banka parayı bir defada kredi alana verecek, kredi alan ise almış olduğu bu para ödüncünü tek defada veya taksitler halinde kararlaştırmış oldukları vadede geri ödeyecektir.
Bu kredi sözleşmelerinde cari hesap şeklinde çalışmaz. Bu nedenle kredinin yenilenmesi, döner çalışması söz konusu değildir. Banka krediyi bir defada verir, kredi alan ödeme yapmakla belli limite kadar tekrar kredi çekme imkânı yoktur. Kredi belli bir limite kadar cari hesap şeklinde açılmamıştır. Bu sebeple kredi alanın ödemeler yaparak krediyi döner olarak kullanması mümkün değildir (... : Kredi ve Kredi İşlemlerinin Hukuki Açıdan Değerlendirilmesi, Pamukkale Journal of Eurasian Socioeconomic Studies 6/2 (Aralık2019), 45-46).
Kredi Sözleşmesinin genel hükümler bağlamında hukuki niteliği; Türk Borçlar Kanunu (TBK) madde 386 ve devamında düzenlenmiştir. Kanuni tanım da dikkate alındığında, kanun koyucu tüketim ödüncüne ancak ya bir miktar para ya da tüketilebilen bir şeyin söz konusu olabileceği, ödünç verenin bu ödüncü devretmeyi yükümlendiği, ödünç alanın ise aynı nitelik ve miktardaki şeyi geri vermeyi taahhüt ettiği tam iki tarafa borç yükleyen, rızai sözleşme olarak tanımlamıştır.
Sözleşmenin rızai niteliği sebebiyle; banka ve kredi talep edenin anlaşması halinde artık sözleşmenin kurulacağı yorumu yapılabilecektir. Bu nedenle ayrıca paranın devredilmesi şart değildir. Bu hususa ilişkin ihtilaf olması halinde ancak tarafların yükümlülükleri dairesinde bakmak ve değerlendirmek gereklidir (... ,s.47).
Kanun koyucu, ticari olmayan tüketim sözleşmelerinde ancak kararlaştırılmış olması halinde faiz istenebileceğini belirlemişken, ticari işlerde ise, tarafların bu konuda herhangi bir anlaşması olmasa bile faiz talebinde bulunulabileceği şeklinde düzenleme yapmıştır.
Tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde; dava dışı müteveffa Nurullah Öz ile davacı banka arasında iki adet tüketici kredisi sözleşmesi akdedildiği, müteveffanın davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, 24/07/2020 tarihli sözleme ve poliçe içeriğinde "dain-i müterhin" kaydı bulunduğu, poliçe içeriğine göre beş senelik kademeli koruma sağlandığı, buna rağmen ödemenin davacıya yapılmadığı iddiasıyla iş bu davanın dermeyan edildiği, davalı sigorta şirketinin müteveffanın hastalığını gizlediği bu sebeple ödeme yapılmadığı ve ilgili hastalığın da teminat kapsamı dışında olduğu savunmasında bulunduğu, dosyanın uzman bilirkişiye tevdii sonrasında, müteveffanın rahatsızlığını beyan etmediğinin belirlendiği, bu duruma ilişkin olarak davacı bankanın üçüncü kişi konumunda bulunması ve sözleşmede "dain-i müterhin" şerhinin de bulunduğu dikkate alındığında davacıya herhangi bir yükümlülük yüklenemeyeceği, davalının ödememeye ilişkin savunmasını ancak müteveffanın mirasçılarına karşı ileri sürebileceği ve rücu istemine ilişkin baz alınabileceği değerlendirilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere):
DAVANIN KABULÜ İLE;
1-37.840,96 TL alacağın temerrüt tarihi olan 06/10/2023'den itibaren işleyecek avans faizi ile beraber davalıdan tahsili ile DAVACIYA ÖDENMESİNE,
2- Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gereken 2.584,92 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç ve ıslah harcının toplamı olan 646,23 TL nin mahsubu ile eksik kalan 1.938,69 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin ve ıslah harcı toplamı olan 646,23 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan: 269,85 TL başvuru harcının davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan masraf olan: 20.277,50 TL'nin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı ... Anonim Şirketin'den tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
8-Karardan sonra yapılacak masrafların davalıdan alınmasına,
9-Davalının yaptığı masrafların davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize iletilmek üzere bulundukları yer Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verecekleri dilekçe veya tutanağa kaydedilmek koşuluyla beyanda bulunmak suretiyle Konya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/09/2025
Katip Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.