Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/419
2024/800
10 Aralık 2024
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ:
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
BEYANLAR:
Davacı vekili 18.08.2022 tarihli dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir: Müvekkili ... Tic. Şti., davalı ... Tic. Ltd. Şti. ile aralarındaki ticari ilişki çerçevesinde kırma taş (mıcır) alımı gerçekleştirmiştir. Davalı şirketin zaman zaman peşinat ve çek alarak eşdeğer mal teslim etmediği, bu nedenle müvekkil şirketin davalıdan 847.523,00 TL alacaklı olduğu, ancak bu alacağın şimdilik 100 TL’lik kısmının kısmi dava olarak talep edildiği belirtilmiştir. Ticari ilişki ve işlemlerin tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu defterlerin bilirkişi marifetiyle incelenmesiyle alacağın tespit edilmesini ve tahsilini talep etmektedir. Ayrıca, ticari dava şartı olan arabuluculuk görüşmelerinin yapıldığı ancak olumlu bir sonuç alınamadığı ifade edilmiştir. Netice-i talepte, şimdilik 100 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile davalıdan tahsili, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesi talep edilmiştir.
Davalı vekilleri 02.09.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir: Davacı şirket ile müvekkil şirket arasında Konya . Noterliğinin 30.05.2017 tarihli rödevans sözleşmesinden kaynaklı ticari bir ilişki bulunduğu, sözleşme gereği davacının maden ruhsatını devralması gerektiği ancak bunu yapmadığı, taraflar arasında iddia edilen mal alım-satım ilişkisinin gerçeği yansıtmadığı ifade edilmiştir. Müvekkil şirketin, davacı şirket tarafından yapılması gereken masraflar ve cezaları ödediği, bu ödemeler nedeniyle davacıdan alacaklı olduğu, ayrıca taraflar arasındaki cari hesap kaynaklı 1.200.000,00 TL alacağı bulunduğu belirtilmiştir. Davanın, müvekkil şirketin Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açtığı alacak davasına karşılık kötü niyetle açıldığı iddia edilmiştir. Neticeten, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesi talep edilmiştir.
MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:
Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında davacı (işbu ... esas sayılı davanın davalısı) ... Ltd. Şirketi tarafından davalı (işbu ... esas sayılı davanın davacısı) ... İnşaat aleyhine dava devam etmekte iken işbu dava öncelikle Konya . Asliye Ticaret Mahkemesine açılmış ve ... esas sırasına kayıt yapılmıştır. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas ve ... karar sayılı kararı ile işbu davanın mahkememizin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar vermiştir. Yapılan yargılama sırasında 14/05/2024 tarihli celse ara kararıyla işbu davanın mahkememizin ... esas sayılı davasından ayrılarak yeni bir esasa kaydının yapılmasına karar verilmiştir. Neticeten işbu davamız esasında Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas ve ... karar sayılı davası olup mahkememizce ... esas sayılı dosya üzerinden karara bağlanmıştır.
Mahkememizin ... esas sayılı dosyası bakımından ise 14/06/2024 tarih ... esas ve ... karar sayılı kararı ile özetle; Dava konusu Rödevans sözleşmesi olduğundan sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu değerlendirilmesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.
İşbu davamızın konusu davacının davalıdan satım sözleşmesinden kaynaklı alacak talebidir. Tarafların iddiaları kapsamında ticari defterler inceletilmiş, bu kapsamda:
MAHKEMEMİZ ... ESAS SAYILI DOSYASI ÜZERİNDEN;
Aldırılan Bilirkişi ... (Mali Müşavir) 08.01.2024 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Davacı ... Ltd. Şti.'nin 2015, 2016 ve 2022 yıllarına ait ticari defterlerinin incelendiği, 2015 ve 2016 yıllarında usulüne uygun tutulduğu, ancak 2022 yılı defterlerinde yalnızca açılış tasdikinin yasal süresinde yapıldığı, yevmiye defteri kapanış tasdikinin bulunmadığı ve bu defterlerden yapılan incelemelerde, 2015 yılı sonu itibariyle ... Ltd. Şti.’nden alacaklı olmadığı, 2016 yılı sonu itibariyle 171.470,90 TL alacaklı olduğu, 2022 yılı kayıtlarına göre ... Ltd. Şti.’nden borç/alacak bakiyesinin sıfır olduğu tespit edilmiştir. ... Ltd. Şti.'nin 2015-2022 yıllarına ait ticari defterlerinin incelenmesinde ise 2019 yılı defterlerinin usulüne uygun olmadığı, yevmiye defterinin ilk 197 sayfasının bulunmaması nedeniyle incelemeye elverişli olmadığı, 2021 yılı defterlerinde kebir ve envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde yapılmış olmasına rağmen boş olduğu ve yevmiye defterinin ibraz edilmediği, 2022 yılı defterlerinin ise ibraz edilmediği anlaşılmıştır. İncelenen defterlere göre, ... Ltd. Şti.’nin 31.12.2017 itibariyle Bezircigil Ltd. Şti.’nden 762.416,37 TL, 31.12.2020 itibariyle ise 822.679,52 TL alacaklı olduğu görülmüştür. Ancak her iki tarafın da defterlerinin eksik ve usulüne uygun olmadığından, tam ve doğru bir sonuca ulaşılamadığı belirtilmiştir. Hukuki takdir ve tavsifin mahkemeye ait olduğu ifade edilmiştir.
Aldırılan Bilirkişi ... (Mali Müşavir) 02.04.2024 tarihli ek raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Davacı ... Ltd. Şti.’nin taraflar arasında düzenlenen rödevans sözleşmesinin 5. maddesine dayanarak, davalı adına Maden İşleri Genel Müdürlüğü’ne ödenen harçlar, devlet hakkı, madencilik fon iştirak bedeli, belediye payı, vergi, resim ve ruhsatla ilgili giderlerin tahsili amacıyla dava açtığı anlaşılmıştır. Tarafların ticari defter kayıtlarında alım-satıma dayalı bir ticari ilişkilerinin bulunduğu, ancak her iki tarafın defter kayıtlarının farklılıklar içerdiği tespit edilmiştir. Davacı şirketin defter kayıtlarında belgeye dayanmayan tahsilat kayıtlarının bulunduğu, bu nedenle gerçek bir borç/alacak bakiyesinin tespit edilemediği belirtilmiştir. Ayrıca, davacının talep ettiği alacak kalemlerinin somut bir kayıtla desteklenmediği görülmüştür. Davacı şirket adına Çevre ve Enerji Bakanlıkları tarafından 2017, 2018 ve 2019 yıllarında 213.003,43 TL para cezası kesildiği, ancak bu cezaların davalının kusuru nedeniyle kesilip kesilmediğinin uzmanlık alanı dışında olduğu ve takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.
İŞBU DOSYA ESAS NUMARASI ÜZERİNDEN;
Aldırılan Bilirkişi (Ticari Uyuşmazlıklar) 13.07.2024 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir: Davacı şirketin 2016-2020 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin, Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun olduğu, defterlerin tek düzen muhasebe sistemi ve muhasebe ilkelerine uygun şekilde tutulduğu, bu nedenle sahibi lehine delil olma niteliği taşıdığı tespit edilmiştir. Davalı şirketin ticari defterlerinde ise bazı eksiklikler olduğu, 2018 yılı yevmiye kapanış tasdikinin yapılmadığı ve defter kayıtlarında belgeye dayanmayan tahsilatlar bulunduğu belirtilmiş, defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşımadığı kanaati bildirilmiştir. Her iki tarafın ticari defterlerinde dava konusu faturalara ilişkin kayıtların olduğu, tarafların malların teslimine ilişkin herhangi bir itirazının bulunmadığı, ancak davacının banka, EFT, çek ve kredi kartı ödemelerinin bir kısmının davalı şirketin defterlerinde yer almadığı tespit edilmiştir. Bu durumun davacının 847.523,00 TL alacak iddiasına dayanak teşkil ettiği ifade edilmiştir. Ayrıca, davacının ticari defterlerinde görünen EFT ödemelerinin davalının T-Bank hesap ekstresinde de yer aldığı tespit edilmiştir.
Aldırılan Bilirkişi (Ticari Uyuşmazlıklar) 21.09.2024 tarihli ek değerlendirme raporunda özetle şu hususları belirtmiştir: Davacı şirketin 2019 yılı ticari defterlerinde, "yevmiye defteri ve kebir defterinin birbirlerinin sayfalarına yazdırılması"nın dava konusu borç/alacak ilişkisini etkilemediği ve bu defterlerin sahibi lehine delil olabileceği kanaatinin devam ettiği belirtilmiştir. Davalı şirketin ticari defter kayıtlarında ise olmayan bir senedin 1.200.000,00 TL bedelle varmış gibi gösterilmesinin muhasebe usul ve esaslarına aykırı olduğu ifade edilmiştir. Kök raporda, davacı tarafından yapılan ödemelerin davalı şirketin ticari defterlerine işlenmediği açıkça tespit edilmiştir. Ayrıca taraflar arasındaki ticari ilişkide borç/alacak ilişkilerinin belgeye dayanması gerektiği, bu belgelerin TTK'da (fatura ve diğer belgeler) açıkça belirlendiği vurgulanmıştır. Kök raporda, davalı şirketin ticari defter kayıtlarının banka hesap özetiyle uyuşmadığı, eksik kayıtların tablolarla ortaya konduğu ve sonuç kısmında bu bulguların bir bütünlük içinde değerlendirildiği kanaati bildirilmiştir. Sonuç olarak, raporun kök raporla uyumlu olduğu ve takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İddianın esası bakımından yapılan değerlendirmede ticari defterler incelenmiştir. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere davacı ve davalının ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde ve tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda izah edilen nedenlerle, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak ve taleple bağlılık ilkesi gereğince 100,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere:
1-Davanın kabulüne;
100,00 TL nin dava tarihi olan 18/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2- Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gereken 427,60 TL karar ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan masraf olan: 3.945,00 TL'nin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
6-Karardan sonra yapılacak masrafların davalıdan alınmasına,
7-Davalının yaptığı masrafların davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/12/2024
Katip Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.