mahkeme 2023/210 E. 2023/726 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/210

Karar No

2023/726

Karar Tarihi

28 Aralık 2023

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı tarafa yapılan işlere ve malzeme satışına istinaden; 01/03/2018 tarih, ... sıra ve 30.000,00 TL bedelli, 06/06/2018 tarih, ... sıra ve 30.000,00 TL bedelli, 15/12/2018 tarih, ... sıra ve 20.515,20 TL bedelli, 20/06/2019 tarih, ... sıra ve 38.355,82 TL bedelli, 09/09/2019 tarih, ... sıra ve 34.000,00 TL bedelli olmak üzere 5 adet fatura keşide edildiği, ancak davalı tarafça ilgili faturaların bedeli süresinde ödenmediği, ilgili bedellerin ödenmesi hususunda davalı aleyhine Konya . İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile takibe başlatıldığını, davalı tarafından itiraz edildiği ve icra müdürlüğünün 29/07/2021 tarihli kararına istinaden takibin durdurulduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle; borçlunun icra takibine yaptığı haksız, hukuka aykırı ve kötüniyetli itirazının iptali ile takibin devamını, borçlunun takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının kendi adına şahsi işletmesinin yanında ortağı ve yetkilisi olduğu ticari bir şirketi olduğunu, aynı zaman da aynı çatı altında ve aynı faaliyet alanında birlikte ticari faaliyet yürüttüğü kardeşine ait ayrı bir işletme ile kardeşi ile birlikte adi ortaklık şekilde bir ticari işletmeleri de söz konusu olduğunu, davalı şirket tarafından yapılan avans niteliğindeki ödemelerden kaynaklı vekil eden hem davacıdan hem de davacının yetkilisi olduğu ... Tic. Ltd. Şti.'nden ayrı ayrı alacaklı olduğunu, müvekkili ile davalı arasında açık hesap ilişkisine dayanan sürekli edimli bir ticari ilişki olduğunu, müvekkilinin inşaat sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, inşaat sektöründeki teamüllere uygun olarak yüklenicinin işe başlamadan avans ödemesi yapıldığı veya yüklenilen iş tamamlandıkça ödemeler yaptığını, daha sonra da yüklenici tarafından iş bitiminde işveren ile yüklenici nihai hesap aşamasına yakın faturalandırmalar yapıldığını, müvekkilinin dava konusu faturalar nedeniyle herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenlerle; davanın reddini, mevcut olmayan bir alacak iddiasıyla müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinde haksız ve kötüniyetli davacının asıl alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine talep etmiştir.
(II) YARGILAMADA TOPLANAN DELİLLER:
Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
SMMM Bilirkişi ... mahkememize sunmuş olduğu 22/07/2023 tarihli raporunda özetle; Davacı ... ’un işletme defterine tabi olduğu, işletme defterinin
usulüne uygun olarak tutulduğu;
davalı şirketin 2017,2018,2019 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun olarak
tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı; davacı’nın işletme defterine tabi olduğundan borç/alacak tespiti yapılamadığı,
takibe konu faturaların tamamının kayıtlı olduğu; davalı ticari defterlerinde,
davacı ile ticari ilişkisinin 2017 yılından 2019 sonuna kadar devam ettiği; 2017 yılından başlayan ticari ilişkide davacıya avans hesaplarına kaydedilen
ödemeler nedeniyle 31.12.2017 itibariyle 262.782,67 TL alacaklı olarak göründüğü; 2018 yılında 15.126,00 TL davalı şirket tarafından yine avans mahiyetinde ödeme
yapıldığı, bu ödemelerden 2018 yılındaki takibe konu faturaların bedeli olan
80.515,20 TL (3 adet fatura) mahsubu ile 197.393,47 TL davalının alacaklı olarak
göründüğü; 2019 yılında ise takibe konu faturaların bedeli olan 72.355,82 TL (2 adet fatura)‘nin
197.393,47 TL avans hesabındaki bakiyeden mahsubu ile takip tarihi itibariyle
125.037,65 TL davacıdan alacaklı olarak göründüğü; davalı şirket ticari defterlerine göre, davacıdan 125.037,65 Tl avans
ödemelerinden kaynaklı alacaklı olarak göründüğü, avans ödemelerin ne için yapıldığına
dair herhangi bir kanaate varılamadığı, bunun yanında davacının ortağı olduğu dava dışı
şirketler ile ilgili bir bağlantısının olabileceği görüş ve kanaatini bildirmiştir.
(III) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava faturaya bağlanmış alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Davacı taraf dava dilekçesiyle, davalı tarafa yapılan işlere ve malzeme satışına istinaden; 01/03/2018 tarih, ... sıra ve 30.000,00 TL bedelli, 06/06/2018 tarih, ... sıra ve 30.000,00 TL bedelli, 15/12/2018 tarih, ... sıra ve 20.515,20 TL bedelli, 20/06/2019 tarih, ... sıra ve 38.355,82 TL bedelli, 09/09/2019 tarih, ... sıra ve 34.000,00 TL bedelli olmak üzere 5 adet fatura keşide edildiği, ancak davalı tarafça ilgili faturaların bedeli süresinde ödenmediği, başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu, bu nedenlerle; itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle; müvekkili ile davalı arasında açık hesap ilişkisine dayanan sürekli edimli bir ticari ilişki olduğunu, müvekkilinin inşaat sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, inşaat sektöründeki teamüllere uygun olarak yüklenicinin işe başlamadan avans ödemesi yapıldığı veya yüklenilen iş tamamlandıkça ödemeler yaptığını, daha sonra da yüklenici tarafından iş bitiminde işveren ile yüklenici nihai hesap aşamasına yakın faturalandırmalar yapıldığını, davacının şahsi firmasının yanında ortağı ve yetkilisi olduğu şirketin bulunduğunu, aynı çatı altında kardeşine ait başka bir firma ile de ticari faaliyet yürüttüğünü, müvekkilinin dava konusu faturalar nedeniyle herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenlerle; davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların ticari defterleri sunulması ve yerlerinin bildirilmesi hususunda süre tanınmış olup, toplanan deliller itibariyle davalının ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak rapor tanzim edilmek üzere dosya bilirkişi ... tevdi edilmiş olup, 22/07/2023 tarihli raporda neticeten; Davacı ... ’un işletme defterine tabi olduğu, işletme defterinin
usulüne uygun olarak tutulduğu;
davalı şirketin 2017,2018,2019 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun olarak
tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı; davacı’nın işletme defterine tabi olduğundan borç/alacak tespiti yapılamadığı,
takibe konu faturaların tamamının kayıtlı olduğu; davalı ticari defterlerinde,
davacı ile ticari ilişkisinin 2017 yılından 2019 sonuna kadar devam ettiği; 2017 yılından başlayan ticari ilişkide davacıya avans hesaplarına kaydedilen
ödemeler nedeniyle 31.12.2017 itibariyle 262.782,67 TL alacaklı olarak göründüğü; 2018 yılında 15.126,00 TL davalı şirket tarafından yine avans mahiyetinde ödeme
yapıldığı, bu ödemelerden 2018 yılındaki takibe konu faturaların bedeli olan
80.515,20 TL (3 adet fatura) mahsubu ile 197.393,47 TL davalının alacaklı olarak
göründüğü; 2019 yılında ise takibe konu faturaların bedeli olan 72.355,82 TL (2 adet fatura)‘nin
197.393,47 TL avans hesabındaki bakiyeden mahsubu ile takip tarihi itibariyle
125.037,65 TL davacıdan alacaklı olarak göründüğü; davalı şirket ticari defterlerine göre, davacıdan 125.037,65 Tl avans
ödemelerinden kaynaklı alacaklı olarak göründüğü, avans ödemelerin ne için yapıldığına
dair herhangi bir kanaate varılamadığı, bunun yanında davacının ortağı olduğu dava dışı
şirketler ile ilgili bir bağlantısının olabileceği tespit edilmiştir. Ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir bilirkişi raporu tespitler yönüyle mahkememizce yargılamaya esas alınmıştır.
05/10/2023 tarihli celsede davalı vekiline defterlerinde tespit edilen ödeme belgelerini sunması için 2 haftalık kesin süre verilmiş, davalı vekili 10/10/2023 tarihli beyanında; ödeme belgelerini sunduğunu ifade etmiş ise de; ekinde sunulu evraklarda davacı ... hesabına 19/09/2017 tarihinde 20.000,00 TL, 03/11/2017 tarihinde 20.000,00 TL, 11/12/2017 tarihinde 2.500,00 TL, 08/01/2018 tarihinde 1.000,00 TL, 12/01/2018 tarihinde 1.000,00 TL, 10/07/2018 tarihinde 10.000,00 TL ödendiğine dair makbuzlar ile birlikte araç satış sözleşmesi ve dava dışı ... Şti. muhatap kılınarak gönderilen ihtarname ile birlikte yine ... Şti adına düzenlenen tediye makbuzlarının sunulduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu takibe dayanak faturaların 09/09/2019, 20/06/2019, 15/12/2018, 01/03/2018, 06/04/2018 tarihli olup, davalının ticari defterlerinde takibe dayanak faturaların ödeme belgeleri sunulmayan avans kayıtlarından mahsup edildiği, yine davalının ticari defter kayıtlarına göre davacı ile aralarında devamlı suretle ödeme virman ve faturalara ilişkin kayıtların bulunduğu, bu kayıtlar itibariyle sunulan makbuzlardaki ödemelerin bir kısmının takip konusu fatura tarihlerinden önce olması ve yine defter kayıtlarında fatura ödemesi yapıldığı takdirde ilgili fatura numarasının belirtildiği (örneğin; 20/12/2017 tarihinde 19.850 sayılı fatura bedeline istinaden ödenen 2.500,00 TL), takip konusu 06/04/2018 tarihli faturanın 10/04/2018 ve 01/03/2018 tarihli faturaların 10/03/2018 tarihinde davalı defterlerine kaydedildiği, sunulan ödeme makbuzlarından sadece 10/07/2018 tarihindeki 10.000,00 TL'lik ödemenin bu faturalar sonrası olduğu anlaşılmış olup, ilgili ödemenin de taraflar arasında farklı ticari ilişkiler bulunmasına rağmen takip konusu faturaya istinaden ödendiğine dair herhangi bir açıklamanın bulunmaması nazara alınarak ilgili ödemenin takip konusu fatura bedeline ilişkin olmadığı takdir ve kanaatine varılmıştır.
TTK 18/2 maddesi her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği hükmüne havidir. Bu maddedeki basiretli tacir ilkesinin objektif davranış ölçüsü esasına göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu cihetle söz konusu ticari faaliyet ile ilgili olarak tedbirli bir tacirden beklenen özen derecesi esas alınmalıdır.Yani tacirin kendi yetenek ve imkanlarına göre ondan beklenilebilecek özen değil, aynı ticaret alanında faaliyet gösteren tedbirli ve öngörülü bir tacirden beklenen özeni göstermesi gerekmektedir. Her ne kadar davalı, davacının alacağına ilişkin olarak dava dışı Altun Şelale... Şti. hesabına ödemeler yaptığını beyan etmiş ise de; taraflar arasında bu hesaba ödeme yapılacağına dair bir anlaşma bulunmadığından, bu husus yukarıda izah edilen basiretli tacir davranışlarına ve objektif yükümlülüklerine uygun olmadığından bu yöndeki beyanlara itibar edilmemiştir.
Davalı tarafa yapılan ödemelere ilişkin ispat külfeti halen üzerinde olduğundan yemin delili hatırlatılmış olup, sunulan yemin metni ile birlikte davacı ... mahkememiz huzuruna bizzat gelerek "Davalı firma tarafından, dava dışı ortağı ve yetkilisi olduğum firmalara yapılan ödemelerin, dava konusu takibe dayanak faturalara ilişkin ödeme olmadığına ve ayrıca şahsıma dava konusu takibe dayanak faturalara ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığına namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün değerler üzerine yemin ederim." diyerek beyanda bulunmuştur. Yemin mahiyeti itibariyle kesin delillerden olup, dava konusu edilen faturalara ilişkin ödeme almadığını, davacı ... yemin ile birlikte beyan ettiğinden ve herhangi bir delil davalı tarafından sunulmadığından, davalı şirket kayıtlarında tespit edilen ödemeler davalı tarafından ispatlanamamıştır.
Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; Davalı takibe ilişkin borca itirazda bulunmuş ise de; yargılamaya esas alınan bilirkişi raporuna göre taraflar arasındaki sözleşmenin varlığına dair herhangi bir uyuşmazlık bulunmayıp bu durumda fatura karşılığı bedellerin ödendiğine dair ispat külfeti davalı - borçlu üzerindedir. Yukarıda izah edildiği üzere yargılama safhasında düzenlenen defter inceleme raporlarında tespit edilen miktarlara ilişkin olarak davalı borcun ödendiğine dair herhangi bir muteber delil sunamamıştır. Neticeten davacının davalıdan 152.871,02 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmış olup, vaki itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiştir. Davalının temerrüde düşüldüğüne dair herhangi bir delil sunulmadığından işlemiş faize yönelik talepler reddedilmiştir. Alacak likit ve muayyen olduğundan hükmedilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 30.574,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
(IV) HÜKÜM SONUCU, YARGILAMA GİDERLERİ VE KANUN YOLU:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
1-Davaya konu Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın KISMEN iptali ile, takibin 152.871,02 TL ASIL ALACAK üzerinde DEVAMINA,
2- Hükmedilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 30.574,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine.
3-Alınması gereken 10.442,61 TL karar harcından peşin olarak alınan 2.271,89 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.170,72 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 25,60 vekalet harcı, 2.271,89 TL peşin harç toplamı 2.477,39‬ TL' nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 1.600,00 TL bilirkişi ücreti, 108,00 TL posta tebligat gideri olmak üzere toplam: 1.708,00 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan 1.383,48‬ TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 24.459,36 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
8-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul - red oranına göre hesaplanan 1.263,6‬0 TL'nin davalıdan, 296,4‬0 TL'nin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına, (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına).
9-Davacı tarafından yatırılan ve dosyada bakiye kalan gider avansının HMK'nın 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair; taraf vekilleri ve davacı asilin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 28/12/2023

Katip Hakim

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim