mahkeme 2023/181 E. 2023/564 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/181

Karar No

2023/564

Karar Tarihi

17 Ekim 2023

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
BEYANLAR:
Davacı vekili mahkememize vermiş 31.03.2023 tarihli olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin karşı tarafa ait "... Mah. ... Cad. No:2 Selçuklu/KONYA" adresindeki idari binanın asma tavan ve diğer tadilat işlerini yaptığını, söz konusu iş bedelinin 150.427,25 TL olarak belirlendiğini, buna ilişkin olarak 09/09/2022 tarih ve ... nolu fatura düzenlendiğini, tadilat işlemi yapıldığı halde davalı-borçlu şirketin müvekkili şirkete herhangi bir ödemede bulunmadığını, müvekkilinin davalı şirketten alacağının tahsili amacıyla Konya .İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası nezdinde ilamsız icra takibi başlatıldığını ancak, davalı borçlunun takibe, yetkiye ve borca haksız itiraz ederek takibin durdurulmasını sağladığını, davalı borçlunun itirazının haksız olduğunu, itirazının iptali gerektiğini, davalı/borçlunun, itiraz dilekçesinde; şirketlerinin adresinin "... Sok. No:... , 34692 Üsküdar İstanbul" olduğunu, bu sebeple HMK. m.6 uyarınca yetkili icra dairesinin İstanbul Anadolu icra müdürlükleri olması nedeniyle Konya İcra Müdürlükleri’nin yetkisiz olduğunu ve takibin yetki yönünden durdurulması gerektiğini belirttiğini, davalı/borçlunun yetki itirazının haksız olduğunu, taraflar arasında"... Mah. ... Cad. No:... Selçuklu/KONYA" adresindeki idari binanın asma tavan ve diğer tadilat işlerinin yapılması için sözlü olarak anlaşıldığını akabinde ise, davalı şirket ile mail aracılığıyla da iletişim kurulduğuunu, yapılan iş ve işlemler, kullanılan malzemeler, ücretler ve hak ediş konusunda mutabık kaldıklarını, sözleşmesinin ifa edileceği, işin yapıldığı yer "... Mah. ... Cad. No:... Selçuklu/KONYA" adresi olduğunu, bu sebeple Sayın Mahkememizin işbu uyuşmazlık için yetkili mahkeme konumunda olduğunu, müvekkili alacakları için arabulucuya başvurduğunu ancak görüşmelerden bir sonuç alınamadığını beyanla; Öncelikle müvekkilinin alacağının dava sonunda semeresiz kalmaması için takdiren teminatsız, sayın mahkememiz aksi kanaate ise uygun bir teminat karşılığında borçlu davalı şirketin menkul ve gayrimenkul malları,3. kişilerdeki hak ve alacakları, vasıtaları ve diğer adına kayıtlı bulunan mal varlıkları için asıl alacak miktarı ve masraflarına yetecek miktarın ihtiyaten haczine, davalı borçluların yapmış oldukları haksız itirazın iptaliyle, itiraz neticesinde duran Konya .İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası nezdinde başlatılan takibin devamına, davalı borçluların, haksız itiraz edilen takip çıkışı alacak miktarı üzerinden %20‘den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, Harçlar Kanunu 29/3’e göre icra takibindeki peşin harcın işbu davadaki harçtan mahsubuna, Yargılama giderleri, arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması nedeniyle AAÜT m.16/2-c uyarınca arabuluculuk maktu vekalet ücreti ile dava ücret-i vekaletinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu 26.04.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı, icra takibini Konya 5. İcra Müdürlüğü'nde başlattığının, takibe itirazlarında Konya İcra Müdürlüklerinin yetkisiz olduğunu, müvekkili şirketinin merkezinin Üsküdar/İstanbul'da bulunduğunu, bu sebeple yetkili icra müdürlüklerinin de İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğü olduğunu belirttiklerini, ancak davacı yetki itirazlarının dikkate almadığını, davayı yetkisiz mahkemede ikame ettiğini, davacının iddiasının aksine tadilat işlerinin müvekkiline ait işyerinde yapılmadığını, dava konusu onarım ve tadilat işinin ...'a ait binada gerçekleştiğini, ...'ın sözleşme gereği üstlendiği edimini yerine getirmediğini, söz konusu işe ilişkin olarak işin bitirilip onaylama yetkisinin dava dışı durumda olan ...'a ait olduğunu, davacıya ... tarafından işin tamamlandığına ilişkin herhangi bir sözleşme verilmediğini, bu sebeple işin tamamlandığına ilişkin iddiayı kabul etmediklerini, davacının onarım gerçekleştirdiği alan ve projenin ...'a ait olup söz konusu projenin hakediş ödemelerinin ... tarafından gerçekleştirileceğini, davacının, dava dilekçesinde söz konusu işin bedelinin 150.427,25 TL olarak belirlediğini ve buna ilişkin 09.09.2022 tarih, ... nolu faturanın düzenlendiğini belirttiğini, ancak davacının alacağının likit olmadığını, söz konusu faturayı taraflar arasında bedele ilişkin mutabakat olmaksızın hazırladığını ve ayrıca ilgili faturayı gerekçe göstererek icra inkar tazminatı talebinde bulunmasının haksız ve hatalı olduğunu beyanla; Davanın reddine, yargılama giderleriyle yasal vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:
Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderildiği görülmüştür.
... Ticaret A.ş Genel Müdürlüğüne Yazılan müzekkereye cevap verildiği görüldü.
Bağımsız Denetçi / Mali Müşavir Bilirkişisi ... 21.08.2023 tarihli raporunda özetle; Davacı şirket ticari defter kayıtlarına göre davalı ile ticari ilişkisinin takibe konu faturadan ibaret olduğunu, takibe konu 09.09.2022 tarih ... nolu 150.427,25 TL bedelli faturaya karşılık tahsilat kaydı bulunmadığını ve takip tarihi itibariyle takip tutarı olan 150.427,25 TL alacaklı olarak göründüğünü, davacı defter kayıtlarında, davalı tarafından düzenlenmiş bir iade faturası kaydının bulunmadığını, BA/BS formlarında 2021 Temmuz ayından bu yana e-faturaların beyan edilmediğinden incelenmediği görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Bilirkişi ... İstanbul Anadolu . Asliye Ticaret Mahkemesi ... Talimat sayılı dosyasına sunmuş olduğu 24.08.2023 tarihli raporunda; Davacı ... Tic. Ltd. Şti tarafından Davalı ... San.Tic.Ltd. Şti'ne kesilen fatura ile ilgili (BA) formu kaydı işlenmediğini, bunun dışında diğer bütün kayıtlar usulüne göre resmi defter kayıtlarına işlendiğini, davacı firma resmi kayıtlara göre 150.427.25.-TL davalıdan alacaklı durumda olduğu görüş ve kanaatini bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı takibe konu taraflar arasında eser sözleşmesinden kaynaklı alacak nedeniyle düzenlenen faturadan kaynaklı takipte, takip tarihi itibariyle davacının muaccel alacağının bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa miktarının ne olduğu, davalının takibe itirazının haklı olup olmadığı ve itirazın iptalinin gerekip gerekmediği hususları olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arısında eser sözleşmesi mevcut olup sözleşmenin varlığı hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. İİK 50 maddesinde "Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir" şeklinde yer alan hüküm nazara alındığında davalının yetki itirazı yerinde değildir. Ayrıca doktrinde de "Taşınır eser belirli bir şeye ilişkin olduğu için burada genellikle 'aranacak borç' söz konusudur. Ancak, taraflar sözleşmede bunun aksini her zaman kararlaştırabilirler. Taşınmaz inşaatında teslim (ifa) yeri, taşınmazın bulunduğu yerdir. (... , Borçlar Hukuku Şerhi, Yetkin, 2023, Cilt: 5, s. 1370)" görüşü davalının yetki itirazının yerinde olmadığını sonucunu doğurmaktadır.
İddianın esası bakımından yapılan değerlendirmede ticari defterler incelenmiştir. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere davacı ve davalının ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde davalının davacıya borçlu olduğu tespit edilmiştir. Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda izah edilen nedenlerle, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak; Davanın kısmen kabulü ile Konya . İcra müdürlüğünün ... esas sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 150.427,25 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
İcra İnkar Tazminatı talebine yönelik olarak; İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih ... Esas, ... Karar sayılı kararı).
Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalı mahkememizce kabul kararı verilen miktar bakımından ticari defterler kapsamında borçlu olduğunu bilebilecek durumda iken takibe itiraz etmiş olduğundan hükmedilen miktarın likid bir alacak olduğunun kabulü gerekir. Alacak likit ve muayyen olduğundan hükmedilen miktarlar üzerinden %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ve bu doğrultuda 150.427,25 TL'nin %20 si olan 30.085,45 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiştir.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere:
1-Davanın kısmen kabulü ile;
Konya . İcra müdürlüğünün ... esas sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 150.427,25 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine
3-150.427,25 TL'nin %20 si olan 30.085,45 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Kabul miktarı üzerinden belirlenen 10.275,69 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç olan 1.940,95 TL'nin masubu ile bakiye 8.334,74‬ TL'nin davalı taraftan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacının ödediği 1.940,95 peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacının ödediği 179,90 başvuru harcının kabul ret oranına göre 168,39 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine bakiye kısmına davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı tarafça yapılan 2.498,75‬ TL masrafın kabul/ ret oranına göre 2.338,92‬ TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 159,83‬ TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafça masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-07/06/2012 Tarih ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesini 13. Bendine göre Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (kabul/talep oranına göre) 2.920,43‬ ‬TL'sinin davalıdan, (red/talep oranına göre hesaplanan) 199,57‬ TL'sinin davacıdan, alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
10-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
11-Karardan sonra yapılacak masrafların kabul-ret oranına göre hesaplanarak taraflara yüklenmesine,
12-Davacı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 24.068,36 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
13-Davalı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 10.279,53‬ TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca gerekçeli taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/10/2023

Katip Hakim

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim