mahkeme 2022/601 E. 2024/797 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/601
2024/797
10 Aralık 2024
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACILAR : 1-
2-
3-
4-
5-
6-
VEKİLLERİ:
DAVALI : 1-
VEKİLLERİ :
DAVALI : 2-
VEKİLİ :
DAVALI : 3-
VEKİLİ :
DAVA İHBAR OLUNAN : 1-
VEKİLLERİ :
DAVA İHBAR OLUNAN : 2-
VEKİLLERİ :
DAVA İHBAR OLUNAN : 3-
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizin 19/04/2022 tarih ... esas ve ... karar sayılı kararının Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 23/09/2022 tarihli ... esas ve ... karar sayılı ilamı ile kaldırılması sonrasında Mahkememizde görülmekte olanTazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1.BEYANLAR:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Kaza; 18/06/2019 günü davalı ... ... sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı araç davacının içinde olduğu ... idaresindeki ... nolu araca çarpması sonucu davacıların annesi (... eşi) ... vefat ettiğini, trafik kazası tespit tutanağına, tanık ifadelerine, Savcılık soruşturmasına göre kazanın oluşunda davalılara ait aracın kusurlu olduğunu, Konya . Asliye Ceza Mahkemesi ... E ve ... K. sayılı ilamı ile davalı kusurlu bulunduğunu ve hapis cezası ile cezalandırıldığını, davalının kusuru ile meydana gelen kazada, davacı ... eşini, diğer davacılar ise annesini kaybettiğini, davacı ... müteveffa eşi ile birlikte yaşamakta ve onun maddi desteği, katkısı ile birlikte hayatlarını sürdürmekte iken bu elim kaza meydana gelmiş ve davacı ..., eşinin desteğinden mahrum kaldığını, Müteveffanın ev hanımı olduğunu, Bu nedenle destekten yoksun kalma zararı oluştuğunu, yukarıda izah ettiğimiz üzere davacı ... desteği olan karısının vefatı nedeniyle şimdilik 190,00 TL olarak destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan tahsiline ve tazminatı ödemekle yükümlü tutulmasına ve temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesini gerektiğini, davacılar ... kaza neticesinde eşi, hayat yolda bütün çocukları evli olduğu için şu anda yalnız yaşadığını, diğer davacılar ise bu yaşlarına kadar evlendiren, bakan gözeten annelerini kaybettiklerini, Bu kaza nedeniyle büyük oranda acı ve elem duyduklarını, Bu nedenle eşini kaybeten davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline hükmedilmesini, annelerini kaybeden davacıların her biri için ayrı ayrı 40.000,60 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardın tahsiline hükmedilmesini, Yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesi özetle; Davacı taraf, ... Sigorta şirkete ZMMS (Trafik) Sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın karıştığı kazada ...'ın ölümü nedeniyle desteğinden yoksun kaldığından bahisle maddi tazminat talepli iş bu davayı açtığını, davacı tarafa destekten yoksun kalma tazminatı ödenmek istediğini ancak davacı taraf teklif ettikleri tutarı kabul etmediğinden ödeme gerçekleştirilemediğini, kaza dolayısıyla Davacı tarafından ... Sigorta şirkete yapılan başvuru üzerine ... nolu hasar dosyası açılmış ve yapılan değerlendirmeler sırasında % 25 kusur oranı üzerinden tanzim edilen Aktüer Raporu doğrultusunda, Davacı ... için 47.318,11 TL tutarında tazminat tespit edildiğini, tespit edilen 47.318,11 TL, Davacı tarafa ödenmek istendiğini, ancak Davacı taraf söz konusu tutarı kabul etmediğini, ... Sigorta şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, Sigortalısının kusuru oranında sorumlu olan ... Sigorta Şirketinin de sorumluluğunun tespiti açısından tüm dosyanın ve savcılık / ceza davası evraklarının da eklenerek Adli Tıp Kurumundan kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, davanın reddi taleplerinin esas olmakla; destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamasında esas alınacak unsurlar, genel şartlarda açıkça belirlendiğini, yapılacak hesaplamada genel şart hükümlerinin esas alınması gerektiğini, hiçbir şekilde kabul manasına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın cenaze defni için belediyeye başvurup başvurmadığının tespitinin gerektiğini, kazaya karışan ... plakalı karşı aracın kaza tarihi itibariyle ZMSS sigortacısı ... Sigorta A.Ş. Olduğunu, bu kapsamda, dava konusu kazaya her iki aracın kusuruyla sebebiyet verdiği sabit olduğundan, ödemeye sebebiyet vermemek adına ve ... Sigorta şirket aleyhine hükmedilecek tazminat sonrasında ... Sigorta A.Ş.'ye rücu edileceğinden davanın ... Sigorta A.Ş.'ye ihbar edilmesini talep ettiklerini, ... Sigorta şirketin sorumluluğu bulunmamakla, haksız ve mesnetsiz DAVANIN REDDİNE; yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan ... ... ve ... vekilinin cevap dilekçesi özetle; Dava konusu meydana gelen kazada davalı ... ... ve ... kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, kazanın gerçekleştiği yer açısından kaza tutanakları incelendiğinde dava dışı ... kontrolünde olan aracın tali yolda, davalı ... ... kontrolünde olan aracın ise ana yolda olduğu görüldüğünü, kusurun yüklenmesi açısından dosyadaki en önemli nokta bu yol ayrımı olduğunu, dosya içerisinde yer alan evraklardan davalı ... ...'a atfedilen tek kusurun KTK 52/1-a maddesinde yer alan "sürücüler kavşaklara yaklaşırken hızlarını azaltmak zorundadırlar" hükmüne ilişkindir. Bu kanun maddesinde atfedilen durum olay esnasında tespiti mümkün değilse sonradan tespite açık olmayıp bilirkişi ve kolluk tarafından kusur vermiş olmak için kusur vermeye kullanılmaktadır. Dava konusu olayda da davalı ... ...'ın somut bir kusuru bulunmadığından sırf tali kusur verebilmek için bu kanun maddesine başvurulduğunu ve kusur oranı bu şekilde belirlendiğini, somut bir delil olmaksızın sadece hızını kesmemiş olma ihtimali üzerine atfedilmiş bu kusur oranına dayanarak kurulan karar hakkaniyete, somut olaya ve hukuka aykırı olduğunu, bu minvalde kazada kusuru bulunmayan davalı ... ... ve ...'dan tazminat talep edilmesi hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, bu nedenle davacıların maddi tazminat taleplerinin reddini talep ettiklerini, Yine davacıların cenaze ve defin giderleri talepleri de kabul edilebilir nitelikte olmadığını, bu hususta hiç bir delil ileri sürülmediğini, Bu nedenle davacıların bu taleplerinin reddini talep ettiklerini, Davacılar tarafından talep edilen manevi tazminat miktarları da fahiş ve hayatın olağan akışına aykırı olup afaki rakamlardır. Talep edilen miktar manevi tazminatın düzenleniş amacına tamamen aykırı olduğunu, dava konusu aracın kasko sigorta poliçesi olması nedeniyle davanın ... Sigorta A.Ş.'ne ihbar edilmesine, davacıların haksız ve mesnetsiz davasının müvekkiller yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar Olunan ... Sigorta A.Ş. vekilinin cevap dilekçesi özetle;5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Özel Yargılama Usulleri başlığı altında düzenlenen UZLAŞMA hukuki müessesesi gereği, taraflar arasında “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır.” Bu nedenle davacıların taraf olduğu olaya dair ceza dosyası içerisinden herhangi bir şekilde olayın tarafları arasında bir uzlaşma olup olmadığının tespiti hukuki açıdan önem arz ettiğini, Davanın tarafları arasında herhangi bir uzlaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerektiğini, Davacılar tarafından açılan davanın olaylara ve delillere dayalı kusur durumu da göz önüne alınmak sureti ile reddi gerektiğini, KTK’nun 90’ıncı maddesine göre maddi ve manevi tazminata ilişkin olarak KTK ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanacağı düzenlendiğini, Dava konusu olan 18/06/2019 tarihli trafik kazasında, vefat eden ...'ın yolcu konumunda bulunduğu ... plaka sayılı araç sürücü ...'ın kazanın oluşumunda TAM KUSURLU olduğuna dair bir izlenimi olduğunu, Sigortalı araç sürücüsü ... ...'ın meydana gelen kazada kusuru bulunmamakta olup dolayısıyla davalı sigorta şirketinin de kazadan dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, hukuk hâkiminin kusur konusunda ceza yargılamasında yapılan tespitlere yasadan kaynaklı bağlı bulunmasa da, mahkeme tarafından kusur konusunda yapılacak olan bilirkişi araştırması yapılması gerektiğini, kuvvetli manevi sancılarının manevi tazminatın konusunu ve tazminatın miktarının belirlenmesinde bir ölçek olmaktan çıkarılıp, manevi tazminatı maddi bir boyutla ele alınıp, belirlenebilir nesnel bir formla tanımlayıp hem keyfiliğin sakıncalarından hem de belirsizlikten sıyırmak gerektiğini, Bununla birlikte maddileştirilmiş olan manevi tazminatın, maddi tazminatın yetersiz kaldığı durumlarda adaletsizlikleri önleyen bir son çare olması gerektiğini, davacı taraf tarifimize uyar herhangi bir zararının varlığın da kanıtlamış olmadığını, izah edilen nedenlerden ötürü davacılar tarafından açılan işbu davanın reddi talep etmiştir.
Kaldırma kararı sonrasında Davacılar vekili, 14/02/2024 tarihli bedel artırım dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir: Mahkemenin 06/02/2024 tarihli duruşmasında verilen ara karar doğrultusunda, davalı ... Sigorta'nın 18/04/2023 tarihli ödeme beyanına karşı süre içerisinde beyanda bulunulmuştur. Davalı tarafından Konya . İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına toplam 115.111,00 TL ödeme yapılmış olup, bu tutar destekten yoksun kalma tazminatı, faizi, cenaze ve defin giderleri, vekalet ücreti ve diğer masrafları içermektedir. Yapılan ödemeden yalnızca destekten yoksun kalma tazminatının mahkemenin hüküm kısmını etkilediği, diğer alacak kalemlerinin hükmün infazında etkili olduğu ifade edilmiştir. Alınan bilirkişi raporuna göre destekten yoksun kalma tazminatı talebinin 39.430,25 TL artırılarak 121.292,41 TL’ye yükseltildiği belirtilmiştir. Davanın kabulü talep edilmiştir.
2.KALDIRMA ÖNCESİ MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR:
Mahkememizin 19/04/2022 tarih ... esas ve ... karar sayılı kararında özetle: "Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; meydana gelen ölümlü trafik kazası sebebiyle kazaya karışan tarafların kusurlarının ne olduğu, davacıların talep edebilecekleri destekten yoksun kalma tazminat şartlarını oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarlarının ne olacağı ve davalılardan tazmininin gerekip gerekmeyeceği, hususları olduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.03.1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde: "Destekten Yoksun Kalma Tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” vurgulanmıştır. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir."
T.B.K. 53/3. maddesi gereği destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınanlardan oluşan zarardır. Destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı yeterlidir.
Davacı vekili, davalı bünyesinde ZMSS sigortalı aracın davacının murislerinin vefat etmesine sebebiyetten bahisle destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiştir.
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın “Sigortanın Kapsamı” başlıklı A-1.maddesindeki, “Sigortacı, bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde düzenlemesi yer almaktadır.
İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır.
Davacıların vefat edenin eşi ve çocukları olduğu nüfus kayıtlarından ve yapılan araştırmadan anlaşılmıştır. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır.
Kusur yönünden yapılan incelemede; Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı 05/11/2021 tarih ve 8238 sayılı raporu ile belirlenen, ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ... ..., yönetimindeki araçla her ne kadar ilk geçiş hakkına sahip biçimde çizgiyle bölünmüş yol üzerinde seyrederek olay yeri kavşağa gelmiş ise de, yerleşim yeri içerisindeki kavşak yaklaşımında aracının hızını azaltarak daha müteyakkız seyretmesi gerekirken bu hususa özen göstermediğini, seyir hızıyla geldiği kavşakta solundaki tali yoldan ilk geçiş hakkına riayet etmeden kontrolsüz biçimde kavşağa giren otomobile karşı fren tedbirine başvurmasına rağmen hızından dolayı duramarak söz konusu otomobilin sağ yan kısmına çarptığı olayda, tali kusurlu(%25) olduğu görüş ve kanaati mahkememizce de olaya ve dosyada toplanan diğer tüm delillere göre uyumlu olduğu değerlendirilerek kusur için yapılan değerlendirmenin uygun olduğuna kanaat getirilmiştir.
Aktüerya hesabı yönünden yapılan incelemede; hem TRH 2010 yaşam tablosuna göre hem de PMF 1931 yaşam tablosuna göre ikili yapılan hesaplama neticesinde; davacıların destekten yoksun kalma tazminat hesabının Yargıtay güncel uygulamalarına göre TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplanan bölümü hükme esas alınmıştır.
6098 sayılı TBK'nın manevi tazminat başlıklı 56. maddesi; “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmünü amirdir.
TBK 56. madesine göre bir olaydan zarar gören kişinin çektiği acıları bir nebze olsun azaltmak veya bozulan ruhsal dengesi yeniden düzelmesi için zarar veren kişiden bir miktar ücreti talep edebileceğini düzenlenmiş olup; kanun koyucu manevi tazminatın miktarını tayin etme hakkını hakimin takdirine bırakmıştır. Hükmedilecek miktar uğranılan zararla orantılı, duyulan acıyı hafifleticek nitelikte olmalıdır. Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların ekonomik ve sosyal durumları, tarafların kusurları da gözetilmesi gerekmektedir. Manevi tazminatın miktarı bir tarafın zenginleşmesine, diğer tarafın yıkımına neden olmamalıdır. Belirtilen bu çerçevede; tarafların sosyal ekonomik durum araştırmalarına yönelik düzenlenen tespit raporları ile birlikte, kusur durumları ve dosyadaki tüm deliler birlikte değerlendirilerek davacıların manevi tazminat talepleri aşağıdaki şekilde belirlenmiştir.
Davacının davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,
I- MADDİ TAZMİNAT TALEPLERİ İLE İLGİLİ OLARAK;
Davacılardan ...' ın eşi ...' nın trafik kazası neticesi vefatı nedeniyle;
A-Destekten yoksun kalma tazminatı talebi yönünden, davacı ...' a 81.862,16 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden (poliçe miktarı 360.000,00 TL ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) temerrüt tarihi olan 18.12.2020 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 18.06.2019 tarihinden yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
B-Cenaze ve defin gideri masrafı talebi yönünden, davacı ...' a 179,00 TL maddi zararın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden (poliçe miktarı 360.000,00 TL ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) temerrüt tarihi olan 18.12.2020 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 18.06.2019 tarihinden yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
II-DAVACILARIN MANEVİ TAZMİNAT TALEPLERİ İLE İLGİLİ OLARAK;
a- Davacı ... yönünden 15.000,00 TL,
b- Davacı ... yönünden 7.000,00 TL,
c- Davacı ... yönünden 7.000,00 TL,
d- Davacı ... ... yönünden 7.000,00 TL,
e- ... yönünden 7.000,00 TL,
f- ... yönünden 7.000,00 TL, manevi tazminatların kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan ... ... ...' dan tahsili ile adı geçen davacılara ayrı ayrı verilmesine,
Fazlaya ilişkin taleplerin reddine" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır
3.KALDIRMA KARARI VE GEREKÇESİ:
Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 23/09/2022 tarihli ... esas ve ... karar sayılı ilamı ile " Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede:
İhbar olunan ... Sigortasının 25/02/2022 tarihli dilekçesinde toplam 122.098,94 TL davacı tarafa ödeme yapıldığı iddia edilmiş isede mahkemece bu hususta bir araştırma yapılmamıştır.
Mahkemece İhbar olunan ... Sigortasından tazminata ilişkin hasar dosyası ve ödemeler getirtilerek ödemE varsa bu ödemenin kusura karşılık yapılıp yapılmadığının belirlenerek sonuca göre karar verilmesi .Ayrıca İhbar olunan sigortanın dilekçesinde belirttiği arabuluculuk tutanağını getirtilerek ödemenin tazminat miktarına yönelik yapılıp yapılmadığının araştırılarak, ödemenin tazminat miktarını geçmemesi halinde hesap bilirkişisinden ek rapor alanarak yapılan ödemelerin PMF 1931 YAŞAM TABLOSUNA GÖRE YAPILAN ÖDEMEDEN düşülerek karar verilmesi için kararın kaldırılası gerekmiştir...
Manevi tazminat miktarına ilişkin itirazın incelenmesinde:
Manevi tazminat,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre,Manevi zarar; mutlak hak olan ve dolayısıyla herkese karşı korunmuş bulunan kişilik haklarının kapsamına giren değerlerden birisinin ihlali ile doğar. Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namı ile bir miktar para ödenmesini talep edebilir. Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye ihlalin ve kusurun özel ağırlığının haklı kılması halinde hakimin manevi tazminat olarak verilmesine hükmedeceği para miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Ödettirilecek para miktarı ise aslında ne tazminat, ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve ... sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, ... -... )
Somut davaya gelince, Çift taraflı kazada yolcu olan davacıların murisi vefat etmiş , buna göre manevi tazminatın takdirinde tarafların sosyal ve ekonomik durumları, yukarıda ilkeler gözönünde tutularak tazminat miktarının az olduğu anlaşıldığından, davacı vekilini itirazının kabulü davalılar vekilinin itirazının reddi gerekmiştir.
..." gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
4.MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER ile DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Bilirkişi, 11/04/2023 tarihli ek raporunda özetle şu hususları belirtmiştir: PMF 1931 yaşam tablosuna göre yapılan hesaplamalar sonucunda toplam 716,00 TL tedavi gideri zararının 537,00 TL'sinden davalılar ..., 179,00 TL'sinden ise davalılar ... Sigorta A.Ş, ... ve ... ...’ın sorumlu olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, bakiye 353.412,01 TL destekten yoksun kalma zararının 232.119,61 TL'sinden davalılar ..., 121.292,41 TL'sinden ise davalılar ... Sigorta A.Ş, ... ve ... ...’ın müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu tespit edilmiştir. Raporda, tedavi giderleri ve destekten yoksun kalma zararları detaylandırılmış olup, rapor bir nüsha ve toplam altı sayfa olarak düzenlenmiştir.
Bilirkişi, 16/04/2024 tarihli ek raporunda özetle şu hususları belirtmiştir: PMF 1931 yaşam tablosuna göre yapılan değerlendirmeler sonucunda, davacının toplam maddi zararının 863.686,23 TL olduğu, bu zarardan ... Sigorta A.Ş. tarafından 01/06/2022 tarihinde yapılan 82.041,16 TL ödemenin, davalılar ... ve ... ...’ın %25 kusur oranına karşılık gelen sorumluluğunu karşıladığı ifade edilmiştir. Ancak, bakiye 716,00 TL tedavi/cenaze gideri ve 505.931,51 TL destekten yoksun kalma zararının karşılanmadığı tespit edilmiştir. Rapor, bir nüsha ve toplam yedi sayfa olarak düzenlenmiştir.
Bilirkişi, 13/06/2024 tarihli ek raporunda özetle şu hususları belirtmiştir: PMF 1931 yaşam tablosuna göre yapılan değerlendirme sonucunda, ... Sigorta A.Ş. tarafından davacıya 01/06/2022 tarihinde yapılan 82.041,16 TL tutarındaki ödemenin, davalılar ... ve ... ...’ın %25 kusur oranına karşılık gelen sorumluluğunu karşıladığı tespit edilmiştir. Ancak davacı ...’ın 716,00 TL tedavi/cenaze gideri ile 503.813,20 TL destekten yoksun kalma zararının halen karşılanmadığı belirtilmiştir. Rapor bir nüsha ve toplam yedi sayfa olarak hazırlanmıştır.
Bilirkişi, 09/09/2024 tarihli ek raporunda özetle şu hususları belirtmiştir: PMF 1931 yaşam tablosuna göre yapılan hesaplamalar sonucunda, ... Sigorta A.Ş. tarafından davacıya 01/06/2022 tarihinde yapılan 82.041,16 TL ödemenin, davalılar ... ve ... ...’ın %25 kusur oranına karşılık gelen sorumluluğunu karşıladığı tespit edilmiştir. Ancak davacı ...’ın davalılar ... ve ... ...’ın sorumluluğunda olan 179,00 TL cenaze gideri zararının karşılanmadığı belirtilmiştir. Rapor bir nüsha ve toplam yedi sayfa olarak düzenlenmiştir.
Mahkememizce istinaf kaldırma kararı doğrultusunda PMF yaşam tablosuna göre rapor tanzim ettirilmiş ayrıca manevi tazminat talepleri yeniden değerlendirilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere:
1-Davacılardan ...' ın eşi ...' nın trafik kazası neticesi vefatı nedeniyle;
A-Destekten yoksun kalma tazminatı talebi yönünden, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer oladığına,
B-Cenaze ve defin gideri masrafı talebi yönünden, davacı ...' a 179,00 TL maddi zararın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 18.12.2020 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 18.06.2019 tarihinden yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2-DAVACILARIN MANEVİ TAZMİNAT TALEPLERİ İLE İLGİLİ OLARAK;
a- Davacı ... yönünden 50.000,00 TL,
b- Davacı ... yönünden 40.000,00 TL,
c- Davacı ... yönünden 40.000,00 TL,
d- Davacı ... ... yönünden 40.000,00 TL,
e- ... yönünden 40.000,00 TL,
f- ... yönünden 40.000,00 TL,
Manevi tazminatların kaza tarihi olan 18/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan ... ve ... ...' dan tahsili ile adı geçen davacılara ayrı ayrı verilmesine,
2- Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gereken 17.077,50 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç ve ıslah harcının iş bu davaya tekabül eden kısmı olan olan 988,44 TL nin mahsubu ile eksik kalan 16.089,06 TL harcın ... ve ... ...' dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin ve ıslah harcı toplamının iş bu davaya tekabül eden kısmı olan olan 988,44 TL'nin ... ve ... ...' dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan ve iş bu davaya tekabül eden başvurma harcı 355,52 TL'nin davalılar ... ve ... ...' dan müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan masrafın iş bu davaya tekabül eden kısmı olan 3.880,20 TL'nin davalılar ... ve ... ...' dan müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine,
6-Davacı ... kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... ...' dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine,
7-Davacı ... kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... ...' dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine,
8-Davacı ... kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... ...' dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine,
9-Davacı ... ... kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... ...' dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine,
10-Davacı ... kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... ...' dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine,
11-Davacı ... kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... ...' dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine,
12-Karardan sonra yapılacak masrafların davalılar ... ve ... ...' dan müştereken ve müteselsilen alınmasına,
13-Davalının yaptığı masrafların davalı üzerinde bırakılmasına,
14-Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
15-Karar kesinleştiğinde Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas ve ... karar sayılı dosyasının mahkemesine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı ... ve ... ... vekillerinin yüzüne karşı davalı sigorta vekilinin yokluğunda 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/12/2024
Katip Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.