mahkeme 2019/1099 E. 2025/720 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2019/1099
2025/720
12 Eylül 2025
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALI : 2-
VEKİLLERİ :
DAVA İHBAR OLUNAN : 1-
VEKİLLERİ :
DAVA İHBAR OLUNAN : 2-
VEKİLLERİ :
DAVA İHBAR OLUNAN : 3-
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1.BEYANLAR:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Müvekkili ...’in 18/07/2019 tarihinde Konya’da davalı şirkete ait ... plakalı aracın sürücüsünün tam kusurlu eylemi neticesinde ağır şekilde yaralandığını, sağ bacağında çoklu kırıklar oluştuğunu, birden fazla ameliyat geçirerek platin ve vidalar takıldığını, halen tedavisinin devam ettiğini ve maluliyet oranının %48 olarak belirlendiğini, kaza nedeniyle müvekkilin çalışamaz duruma geldiğini, aylık 3.713,95 TL maaş aldığı işinden uzak kaldığını, ailesinin ve kendisinin maddi-manevi mağduriyet yaşadığını, kazanın tamamen sürücünün kusurundan kaynaklandığını, davalı araç maliki ... Turizm Ltd. Şti. ile sigortacısı ... Sigorta A.Ş.’nin sorumlu olduğunu, bu kapsamda 5.000 TL maddi tazminatın ve 20.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 18/07/2019’dan itibaren faiziyle birlikte tahsiline, ayrıca 282,41 TL ihtarname masrafı ile 1.033,00 TL heyet raporu masrafının yargılama giderlerine eklenerek davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına, davalı şirkete ait araç üzerine ihtiyati hacze kabil olmak üzere ihtiyati tedbir konulmasına ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Müvekkil ... için daha önce 5.000 TL maddi tazminat talep edilmiş olup fazlaya dair haklar saklı tutulduğundan, 02.04.2025 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen zararlar doğrultusunda talebin ıslah edilmesi gerektiğini, bu kapsamda geçici iş göremezlik için 186.866,53 TL, sürekli iş göremezlik için toplam 540.232,43 TL, tedavi giderleri için 34.000 TL olmak üzere toplam 756.098,96 TL alacağın doğduğunu, sürekli iş göremezlik tazminatının 390.000 TL’lik kısmının sigorta limiti dahilinde davalılardan müştereken ve müteselsilen, 150.232,43 TL’lik kısmının ise davalı ... A.Ş.’den tahsilini; ayrıca geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinin de davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ederek, bu miktarların kaza tarihi olan 18.07.2019’dan itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. (... Sigorta A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Müvekkil ... Sigorta A.Ş.’nin ... plakalı aracı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortaladığı, ancak sorumluluğun sadece poliçe limiti ve işletenin kusuru ile sınırlı olduğu, geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderlerinin 01.06.2015 tarihli değişen Genel Şartlar uyarınca teminat dışı bulunduğu, sağlık giderlerinin 2918 sayılı KTK m.98 ve ilgili yönetmelik gereği SGK tarafından karşılanması gerektiği, davacının gerçek gelirinin somut delillerle ispatlanması gerektiği, farazi hesaplamaların usule aykırı olduğu, iş gücü kaybının Adli Tıp Kurumundan alınacak ayrıntılı raporlarla belirlenmesi gerektiği, SGK ödemelerinin tazminattan düşülmesi, varsa hatır taşımacılığı indiriminin uygulanması ve zamanaşımı itirazlarının dikkate alınması gerektiği, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Turizm Nak. Tem. Hiz. Tah. San. Ve Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Davacının 18/07/2019 tarihli olayda ... plakalı araç nedeniyle yaralandığı iddiasına karşın müvekkil şirketin kazadan sorumlu olmadığını, zira aracın olay tarihinde dava dışı ... Hiz. İşl. İnş. Tar. Nak. Kir. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye kiralanmış bulunduğundan müvekkilin fiili hâkimiyet ve sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca kazada kusurlu tarafın bizzat davacı olduğunu, bu nedenle tazminat taleplerinin dinlenemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İhbar Olunan Meram Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Davacının 18/07/2019 tarihinde meydana gelen kazada yaralanması nedeniyle açtığı davanın müvekkil Meram Belediyesine ihbarının haksız olduğunu, olayda kullanılan ... plakalı aracın mülkiyetinin ... Ltd. Şti.’ye ait olup belediyenin ... A.Ş. ile yaptığı araç kiralama sözleşmesi kapsamında kullanıldığını, bu nedenle belediyenin taraf olmadığı bir hukuki ilişkiden dolayı sorumlu tutulamayacağını, trafik kaza tespit tutanağında kusurun sürücüye atfedildiğini, davacının tamamen kusursuz kabul edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacıya da kusur yüklenmesi gerektiğini, müvekkil belediyenin herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
2. MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:
Hasar Dosyası, SBGM ilgili evrakı, Ceza/CBS dosyası, hastane kayıtları, SGK kayıtları, Noterler birliği kayıtları ilgili birimlerden getirtilmiştir.
Bilirkişi ... 06.07.2020 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; ... plakalı kamyonet sürücüsü ...’in gerekli dikkat ve özeni göstermediği, sağa dönüş kuralına riayet etmeyerek asli kusurlu şekilde kazaya sebebiyet verdiği, olayın gündüz vakti, yol ve görüş şartlarının açık olmasına rağmen sürücünün ihlalinin yayanın can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, buna karşılık yaya ...’in yol kenarında durduğu sırada herhangi bir kural ihlali yapmadığı, aracın çarpma noktasının kaldırım üzerinde olduğu ve kazayı önleme yönünde tedbir alma imkânı bulunmadığından kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle sürücünün %100 oranında kusurlu, yayanın ise kusursuz olduğu kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi Uzm. Dr. ... 01.03.2024 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Davacı ...’in 18.07.2019 tarihli iş kazası sonucu sağ medial malleol ve distal fibula kırığı geçirdiği, açık redüksiyon ve plak-vida ile tespit yapıldığı, sonrasında psödoartroz (kaynama kusuru) geliştiğinin anlaşıldığı, bu nedenle iyileşme süresinin 9 ay olarak kabul edilmesi gerektiği, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi sayılacağı, maluliyet oranının yönetmelikler uyarınca %25,2 olarak tespit edildiği, mevcut psödoartrozun cerrahi tedavi ile düzeltilebileceği ve bu durumda maluliyetin yeniden değerlendirilebileceği, kişinin başka birinin bakımına muhtaç olmadığı, tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin adli tıbbi görev kapsamına girmemekle birlikte kaçınılmaz masrafların bulunduğu, bu giderlerin günümüz koşullarında 34.000 TL olarak hesaplandığı ve SGK tarafından karşılanmayacağı, bu bedelin kusur oranına göre sigorta şirketi veya kusurlu taraftan talep edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Adli Tıp İhtisas Kurulu 27.09.2023 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; ...’in 18.07.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasında sağ medial malleol ve distal fibula kırığı oluştuğu, plak-vida ile tespit yapıldığı, 16.02.2021 tarihli incelemelerde psödoartroz görüldüğü ve 18.02.2022’de psödoartroz cerrahisi uygulandığının anlaşıldığı, 10.03.2022 tarihinde ameliyat olduğuna dair belge bulunmadığı, 19.12.2022 tarihli tetkiklerde psödoartrozun halen devam ettiği ve cerrahi tedaviyle düzeltilebileceği, önceki 30.01.2023 tarihli kurul kararında değişiklik gerektiren bir husus bulunmadığı, yönetmeliklere göre meslekte kazanma gücü kaybı oranının %25,2 olduğu, iyileşme süresinin 9 ay kabul edilmesi gerektiği, kişinin başka birinin bakımına muhtaç olmadığı, tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin adli tıbbi görev kapsamında bulunmadığı oy birliği ile mütalaa olunmuştur.
Adli Tıp İhtisas Kurulu 16.01.2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; ...’in 18.07.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle 25.06.2024 tarihli grafide psödoartroz gösteren kırığın kaynamış olduğunun anlaşıldığı, bu sebeple 25.06.2024 tarihine kadar 25.09.2023 tarihli kurul kararının geçerli olduğu, ancak bu tarihten itibaren maluliyet oranının Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca %5,2 olarak belirlendiği, kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, kırığın kaynamaya başlamasıyla iyileşme süresinin 25.06.2024 tarihinden itibaren 6 ay olarak kabul edilmesi gerektiği ve kişinin başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunmuştur.
Aktüer bilirkişi tarafından tanzim edilen 02/40/2025 tarihli raporda; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümlerine Göre davacının;
Sürekli iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararın 150.232,43 TL,
Geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararın 186.866,53 TL,
SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin 34.000,00 TL olduğu rapor edilmiştir.
3. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Tarafların iddia ve savunmaları beraber değerlendirildiğinde uyuşmazlık konusunun haksız fiil sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu görülmüştür.
Davacının dava dışı Meram Belediyesinde işçi olarak çalıştığı, 18/07/2019'da dava dışı belediyenin tesislerinde dava dışı sürücünün davacının ayağının üzerinden geçtiği, dava dışı sürücünün kullanmış olduğu aracın davalı ... Şirketine ait olduğu, diğer davalının ise sigorta şirketi olduğu, davacının gerçekleşen kaza nedeniyle dosya içerisinde bulunan Adli Tıp Kurumu'nun 16/01/2025 tarihli raporunda; yüzde beş nokta iki (%5.2) oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, erişkinler için engellilik yönetmeliğine göre herhangi bir maluliyetin bulunmadığı, iyileşme sürecinin altı (6) ay olduğunun görüldüğü, davacının belirtilen kaza sebebiyle davalı kuruma karşı maddi ve manevi tazminat davası açtığı görülmüştür.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporuna göre dava dışı sürücünün meydana gelen kazada tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali Türk Borçlar Kanunu madde 54 düzenlenmiştir. Buna göre; bedensel zarar sonucu zarara uğrayanın tedavi giderleri, çalışma gücünün azalması ya da yitirilmesi zararları, ekonomik geleceğin sarılması nedeniyle uğranılan zararlar ve kazanç kayıpları talep edilebilecektir (... : Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Genişletilmiş 20. Bası, Ankara 2016, s.431-433).
Çalışma gücü, zarar görenin iş gücünün, yani beden ve fikir gücünün, gelir getirici şekilde kullanılması demektir. Burada asıl önem arz eden kazanç kaybı veya azalması değil, kazanma gücünün kaybı veya azalmasıdır. Bu kayıp ve azalmadan doğan olumsuz ekonomik sonuçlar, zararı oluşturur (... : Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s.713). Bununla birlikte Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince kişinin vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ortaya çıkan beden gücü kayıplarının, gelirinde veya malvarlığında bir azalma meydana gelmese dahi tazminat gerektirdiği kabul edilmekte ve bu husus güç kaybı tazminatı olarak ifade edilmektedir. Bu durum, ilk bakışta sorumluluk hukukundaki zarar kavramına aykırı gibi görünse de, burada vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin aynı işi zarardan önceki durumu ve diğer kişilere göre daha fazla güç sarf ederek yaptığı gerçeğinden hareket edilmekte ve zararı, fazladan sarf edilen bu gücün oluşturduğu kabul edilmektedir (Y. HD, ... E, ... K, 07/10/2019 T).
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder.
Somut olayda; davacının meydana gelen kaza sonucu yaralandığı olay sonucunda meslekte kazanma gücünü kaybettiği (%5.2) yapılan kusur incelemesi neticesinde meydana gelen kaza sebebiyle davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı, dava dışı sürücünün ise tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, meydana gelen haksız fiil sebebiyle davacının davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri dahilinde başvuru hakkı bulunduğu, uzman bilirkişi marifetiyle yapılan tespite göre talep edilebilir bedelin 761.098,96 TL olduğu tespit edilmekle davanın sigorta şirketi yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Davalı ... ... TİC A.Ş yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle yapılan değerlendirmede;
İşleten tanımı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatını belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçütten yararlanılmıştır. Şekli ölçüte göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüte göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüttür.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır.
Somut olayda; davalı ... şirketi ile dava dışı Meram Belediyesi arasında hizmet araçları alım ihalesi kapsamında taşıt kira sözleşmesi akdedildiği, dava dışı sürücünün kullandığı aracın da ihale kapsamında olduğu, kira süresinin 01/04/2018-31/12/2021 arası olduğu dikkate alındığında uzun süreli kiralama ilişkisi sebebiyle işleten sıfatının dava dışı Meram Belediyesinde olduğu değerlendirilmiş belirtilen sebeple bu davalı yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere):
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-761.098,96 TL maddi tazminatın davalı ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ yönünden temerrüt tarihi olan 11/09/2019 tarihinden itibaren (poliçe limiti dahilinde ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davalı ... ... TİC A.Ş'ye yöneltilen maddi tazminat talebinin PASİF HUSUMET YOKLUĞU SEBEBİYLE REDDİNE,
3-Davalı ... ... TİC A.Ş'ye yöneltilen 20.000,00 manevi tazminat talebinin PASİF HUSUMET YOKLUĞU SEBEBİYLE REDDİNE,
2-Kabul miktarı üzerinden hesaplanan toplam 51.990,67 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin ve ıslah harcı toplamı olan: 2.670,39 TL'nin masubu ile bakiye 49.320,28 TL'nin davalı sigorta şirketinden alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan peşin ve ıslah harcı toplamı olan: 2.670,39 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça ödenen 44,40 TL başvuru harcının davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan 16.362,65 TL masrafın davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalılar tarafından masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 1.320,00 TL arabuluculuk ücretini davalı sigorta şirketinden alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına).
8-Karardan sonra yapılacak masrafların davalı sigorta şirketinden alınmasına,
9-Artan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
10-Davacı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 118.164,84 TL vekalet ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
11-Maddi Tazminat yönünden; davalı ... ... Tic A.ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine,
12-Manevi Tazminat yönünden; Davalı ... ... Tic A.ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ... Tic A.ş verilmesine,
Dair; taraf vekilleri ve ihbar olunan vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize iletilmek üzere bulundukları yer Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verecekleri dilekçe veya tutanağa kaydedilmek koşuluyla beyanda bulunmak suretiyle Konya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/09/2025
Katip Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.