mahkeme 2024/285 E. 2024/251 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/285
2024/251
16 Nisan 2024
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :... ...
ÜYE :... ...
ÜYE :... ...
KATİP :... ...
DAVACI :... - ... ...
VEKİLİ :
DAVALI :... - ... ...
VEKİLİ :
DAVA :Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından, Konya . İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine 2.000.000,00 TL tutarındaki bono ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, ancak söz konusu icra takibine dayanak bono üzerinde bulunan imzanın müvekkiline ait olmaması nedeniyle müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespiti için işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, takibe dayanak gösterilen, 20/04/2023 tanzim tarihli, 30/05/2023 vade tarihli 2.000.000,00-TL bedelli senede, müvekkili ...'nın imzası taklit edilmek suretiyle imza atıldığını, senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin imzasının taklit edildiğini, sahte imza ile düzenlenen iş bu senetten dolayı müvekkilinin sorumlu olmadığını, müvekkili ile davalının tanışıklığının daha önce gerçekleştirdikleri yem ve veterinerlik hizmetinden kaynaklı olduğunu, davalıdan zaman zaman yem aldığını karşılığında ise bono verdiğini ve ödemelerini zamanında yapıldığını, sonraki süreçe ise müvekkilinin Adana iline çalışmaya gittiğini ve uzun süre gelmediğini, müvekkilinin hakkında haksız yere icra takibi başlatıldığını ise araçları üzerindeki hacizlerden anladığını, sonrasında ise icra dairesine giderek bono tutarını öğrendiğini, müvekkilinin kendi halinde çalışan ve alın teriyle parasını kazanarak geçinini sağlayan biri olduğunu, ancak davalının müvekkili ile daha öncesinde gerçekleştirdikleri ticaret nedeniyle müvekkilinin kimlik bilgilerini ve imzasını taklit etmek suretiyle resmi evrakta sahtecilik suçunu işlediğini, bu hususunda Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, bu nedenlerle öncelikle teminatsız olarak veya müvekkilinin ekonomik imkanlarının yetersiz olması sebeplerinden ötürü uygun görülecek bir miktarla icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, müvekkilinin daha fazla mağdur olmaması için kötü niyetli olarak başlatılan icra takibinde ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile Konya . İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasının iptaline ve kötü niyetli ve ağır kusurlu olunması sebebiyle de davalı tarafın takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu davanın, niteliği itibariyle menfi tespit davası olduğunu, işbu davada arabuluculuk dava şartı sağlanmadığından usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, işbu davada ispat yükü davacıda olduğunu, davacının imzanın kendisine ait olmadığı iddiasını ispat edemediğini, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğini, davacının tedbiren takibin durdurulması talebinin reddinin gerektiğini, davacının borcunun sabit olduğunu, bu nedenlerle teminatsız olarak takibin durdurulması talebinin reddine, zorunlu arabuluculuk dava şartı gerçekleşmediğinden davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise ispatlanamayan haksız davanın esastan reddine, İİK m.72/4 hükmüne göre reddolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce 25/03/2024 tarihli muhtıra düzenlenerek, davacı vekiline arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini mahkememize sunmak üzere bir haftalık kesin süre verildiği, bu kesin süre içerisinde arabuluculuk son tutanağının mahkememize sunulmaması halinde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verileceği hususunun ihtar edildiği, kesin süreleri içerir 25/03/2024 tarihli ihtarın davacı vekiline usulüne uygun olarak 01/04/2024 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.
Dava; Menfi Tespit davasıdır.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafın, Davalı tarafından, Konya . İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine 2.000.000,00 TL tutarındaki bono ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, ancak söz konusu icra takibine dayanak bono üzerinde bulunan imzanın müvekkiline ait olmaması nedeniyle müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespiti için işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, takibe dayanak gösterilen, 20/04/2023 tanzim tarihli, 30/05/2023 vade tarihli 2.000.000,00-TL bedelli senede, müvekkili ...'nın imzası taklit edilmek suretiyle imza atıldığını, senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin imzasının taklit edildiğini, sahte imza ile düzenlenen iş bu senetten dolayı müvekkilinin sorumlu olmadığını, müvekkili ile davalının tanışıklığının daha önce gerçekleştirdikleri yem ve veterinerlik hizmetinden kaynaklı olduğunu, davalıdan zaman zaman yem aldığını karşılığında ise bono verdiğini ve ödemelerini zamanında yapıldığını, sonraki süreçte ise müvekkilinin Adana iline çalışmaya gittiğini ve uzun süre gelmediğini, müvekkilinin hakkında haksız yere icra takibi başlatıldığını ise araçları üzerindeki hacizlerden anladığını, sonrasında ise icra dairesine giderek bono tutarını öğrendiğini, müvekkilinin kendi halinde çalışan ve alın teriyle parasını kazanarak geçinini sağlayan biri olduğunu, ancak davalının müvekkili ile daha öncesinde gerçekleştirdikleri ticaret nedeniyle müvekkilinin kimlik bilgilerini ve imzasını taklit etmek suretiyle resmi evrakta sahtecilik suçunu işlediğini, bu hususunda Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, bu nedenlerle öncelikle teminatsız olarak veya müvekkilinin ekonomik imkanlarının yetersiz olması sebeplerinden ötürü uygun görülecek bir miktarla icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, müvekkilinin daha fazla mağdur olmaması için kötü niyetli olarak başlatılan icra takibinde ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile Konya . İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasının iptaline ve kötü niyetli ve ağır kusurlu olunması sebebiyle de davalı tarafın takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği, davalının İşbu davanın, niteliği itibariyle menfi tespit davası olduğunu, işbu davada arabuluculuk dava şartı sağlanmadığından usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, işbu davada ispat yükü davacıda olduğunu, davacının imzanın kendisine ait olmadığı iddiasını ispat edemediğini, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğini, davacının tedbiren takibin durdurulması talebinin reddinin gerektiğini, davacının borcunun sabit olduğunu, bu nedenlerle teminatsız olarak takibin durdurulması talebinin reddine, zorunlu arabuluculuk dava şartı gerçekleşmediğinden davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise ispatlanamayan haksız davanın esastan reddine, İİK m.72/4 hükmüne göre reddolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
19/12/2018 tarih ve 30630 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 20.maddesi ile eklenen ve 05/04/2023 tarih ve 32154 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 31.maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nun 5/A/1.maddesinde; "(1) Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde, yine 7155 sayılı Kanun'un 23.maddesi ile eklenen 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-1.ve 2. Maddesinde;"(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklinde, 6100 sayılı HMK'nun 114/2.maddesinde;" (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." şeklinde, HMK'nun 115/1.ve 2. maddesinde;" (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." şeklinde düzenlemeler yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafça dava açarken arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemediği gibi arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının da anlaşılamaması nedeniyle mahkememizce 25/03/2024 tarihli Muhtıra ile davacı taraf vekiline işbu davaya ilişkin arabulucuya müracatının olup olmadığı, olmuş ise arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini mahkememize sunmak üzere bir hafta kesin süre verildiği, bu kesin süre içerisinde arabuluculuk son tutanağının mahkememize sunulmaması halinde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verileceği hususunun ihtar edildiği, kesin süreleri içerir 25/03/2024 tarihli Muhtıranın davacı vekiline 01/04/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davacı vekilinin süresi içerisinde arabuluculuk son tutanağı aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini mahkememize sunmadığı anlaşıldığından, davanın HMK'nun 115. Ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 34.155,00 TL harçtan mahsubu ile davacı tarafça fazladan yatırıldığı anlaşılan 33.727,40 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer OLMADIĞINA,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'nin 7/2. ve 13. maddelerine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
6-Taraflarca depo edilip kullanılmayan gider avansının bulunması halinde karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
7-Tensip tutanağının bilgi mahiyetinde taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, Konya Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığı'na sunulmak üzere Mahkememize ya da başka yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile karar verildi. 16/04/2024
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.