Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/216
2024/627
1 Ekim 2024
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan "Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)" davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
HEYETİMİZCE GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 04.04.2023 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ın, davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nde hissedar olduğunu, müvekkilinin beyanlarına göre dava dışı müdür ...'in, şirket yönetim işlerinde ve/veya hesaplarında kendi kişisel menfaatleri uğruna şirketin ticaret unvanunu ve mallarını kötüye kullandığını, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin ortadan kalktığını, şirketin iyi yönetilmediğini, şirketin kanunen gerekli organlarının mevcut olmadığını, genel kurulun uzun süreden beri toplanamadığını, şirketin varlık ve borçlarının gerçeği yansıtmadığını ve şirket müdürü ... ve diğer ortak ...'ın şirket menfaatlerinden çok kendi kişisel menfaatlerini ön planda tutarak şirketi tasfiye eşiğine getirdiklerini, taraflar arasında Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile davacı tarafından yine aynı davalılara karşı, şirket müdürü ...'in müdürlük görevinden kaynaklı yönetim hakkı ve temsil yetkisinin TTK 'nın 630/2 maddesi gereğince kaldırılması ve müdürlükten azli ile, Mahkeme aksi kanaatte ise TTK md. 636 uyarınca ... Tic. Ltd. Şti.'nin tasfiyesi ve müvekkile ortaklık payının gerçek değerinin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesi veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir başka bir çözüm yolu öngörülmesi talepli olarak dava ikame edildiğini, taraflar arasındaki husumet hala büyük iken 04.02.2023 tarihinde 2020-2021 yılı dönemi için olağan genel kurul toplantısı yapılmasına karar verildiğini, 04.02.2023 tarihli olan genel kurulda alınan kararlar tamamıyla dürüstlük kuralına aykırı olduğundan bahisle; Fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; 04.02.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısı kapsamında görüşülen 1, 2, 3, 4, 5, 6, ve 7 maddeleri ile alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyasına sunmuş olduğu 12.05.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının, dava dilekçesindeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafından ikame edilen, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosya ile davacının iddialarının incelenmesi talebi ile dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğini, bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda gerçekten de gerek şirket faaliyetlerinde gerekse şirket müdürü ...'in herhangi bir usulsüzlüğüne rastlanılmadığını, bununla birlikte dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile davacının iddialarının soyut ve tutarsız olduğu gerçeğini bir kez daha ortaya konulduğunu, mahkememizde görülen davada ise davacı tarafça, 04.02.2023 tarihli 2020-2021 yılı olağan genel kurul toplantısı kapsamında görüşülen 1,2,3,4,5,6 ve 7 sayılı maddeler ile alınan kararların iptali istemli dava açıldığını, alınan kararların iptal edilmeleri gerekliliğine, şirkette çoğunluğu elinde bulunduran ortakların çıkarlarını ihlal edecek nitelikte olması halinde de iptal edilmesi gerektiğini, davaya konu alınan kararların davacının haklarını ihlal edecek nitelikte olmasının, şirket sermayesinin beş katına çıkarılmasının şirket menfaatlerini ihlal ettiğini, yine şirket müdürü dava dışı ...'e yapılacak maaş ödemesinin 20.000,00 TL olarak kararlaştırılmasının, davacının haklarına zeval veren bir işlem olduğunun, iyiniyetin korunmadığının, şirket bilançolarına dayanılmadan bu kararların alındığının gerekçe olarak sunulduğunu, bu sunulan gerekçelerin hiç birinin gerçeği yansıtmadığını, şirketlerin sermaye artırımına gitmelerinin başlıca nedenlerinin yüksek enflasyon şartlarında erimiş olan sermayelerini güçlendirmek ve yeni yatırımlar için veya şirketlerin faaliyetlerinin reel büyümesi sonucu gereken fon ihtiyacının giderilmesi olduğunu, şirket sermayesinin 600.000,00 TL'den, 3.000.000,00 TL'ye yükseltilmesinin şirket faaliyetlerinin devamlılık arz etmesi adına şirketin menfaati için gereken bir karar olduğunu, söz konusu genel kurul kararı ile alınan şirket sermayesi arttırımı kararından önce, şirket mevcut sermaye ile şirketin ihtiyaçlarının karşılanmadığını, şirket ihtiyaçları kapsamında kortun kapatılması, yeni 3.kortun inşası, yalıtım yapılması şirket demirbaş ürünlerinin temin edilebilmesi için dava dışı ortaklar ... ve ...'ın şirkete borç verdiklerini, buna ilişkin dekontların ve alınan ürünlere ilişkin faturaların dilekçe ekinde sunduklarını, zira şirket faaliyetlerinin yürütülebilmesi için yeni bir tenis kortuna ihtiyaç duyulduğunu, tam teçhizatlı, standartlara uygun bir tenis kortunun maliyetinin şirket için ciddi gider kalemi olduğunu, şirketin faaliyet konusu doğrultusunda kaliteli bir hizmet verebilmesi için bu yatırımın yapılmasının gerektiğini, ayrıca davacının daha şirkete ilk ortak olduğu sıralarda, ortaklar tarafından imza altına alınan (davacı yanın da imzasının bulunduğu) sözleşme ile de sabit olduğu üzere davacı tarafın açık kortlardan birini balon yöntemi ile kapatması kararlaştırılan kortun ödemesini yapmak gibi bir yükümlülüğünün bulunduğunu, davacı tarafın, bu yükümlülüğünü yerine getirmemek için tartışma çıkartarak neticeten de bu davaları açtığını, davacının sözleşmede yapacağını vaadettiği tenis kortunun üzerinin kapatılması işleminin de gerçekleştirilmesi gereken bir işlem olduğunu, davacının bu yükümlülüğünü yerine getirmediği için tenis kortunun balon yöntemi ile kapatılmasına ilişkin masrafların da diğer ortakların üstüne kaldığını, ayrıca mevcut tenis kortlarının da yeniden boyanması gerektiğini, zira şirketin kuruluşundan bu yana üzerinden bir kaç kış geçtiğini ve kortların zemininde yer alan boyaların yer yer silindiği ve kaybolduğu, saha çizgilerinin ve yer boyamalarının yenilenmesinin gerektiğini, daha şirketin olağan masraflarının yahut olabilecek masraflarının bu hesaplamalara dahil edilmediğini, yine davacı tarafın, şirket müdürü dava dışı ...'e yapılacak maaş ödemesinin 20.000,00 TL olarak kararlaştırılmasının davacının haklarına zeval veren bir işlem olduğunu ileri sürerek iptalini talep ettiğini, ancak bu iddiasının da diğerleri gibi kabul edilebilir olmadığını, TTK'nın 394. maddesinde, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin mali hakları açık bir şekilde düzenlenmiş iken, benzer bir düzenlemelerinin limited şirket müdürleri hakkında yapılmadığını, ancak TTK'da limited şirket müdürlerine yapılacak ödemelerin, anonim şirketlerde olduğu gibi, münhasır bir maddede hükme bağlanmamışsa da, dolaylı olarak ifade edildiğini, nitekim TTK'nın 616/I-f maddesinde, genel kurulun devredilemez yetkileri arasında müdürlerin ücretlerinin belirlenmesi de sayıldığını, ayrıca şirket müdürü ...'in, müvekkili şirketten huzur hakkı ödemesi almasının kanuna uygun olduğunu, şirket müdürlerinin almış oldukları riskleri minimuma indirmek adına huzur hakkı, ücret hakkı gibi haklar TTK ile düzenleme altına alındığını, huzur hakkının, genelde şirketin üst düzey yetkilileri dediğimiz; müdürlerin, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve yetkililerin şirket bünyesinde alınan kararlara bağlı olarak ortaya çıkabilecek olumsuz durumlardan korunabilmek amacıyla aldığı maddi bir ödeme olduğunu, ödenecek huzur hakkının miktarının kanunda belirtildiği üzere ana sözleşmede belirtilmemişse genel kurulun belirlediğini ve huzur hakkı tutarının alt yada üst sınırının da bulunmadığını, huzur hakkının herhangi bir alt sınırı olmamakla birlikte, söz konusu riskler göz önüne alındığında, asgari ücretin altında olmasının beklenemeyeceğini, ülkemizdeki mevcut ekonomik koşullar ve asgari ücretin 8.500,00 TL olduğu göz önünde tutulduğunda şirket müdürü ...'in 20.000,00 TL ücret alması gayet makul olduğunu, davacı tarafından ikame edilen davada şirketin genel kurul toplantısı yapmadığı, kâr payı dağıtmadığı, şirket müdürünün ortaklara karşı eşit davranmadığı, diğer ortağa ayrım yapıldığı, ticari kayıtlara ulaşılamadığı, banka kayıtlarından haberdar edilmediği, üye listelerine ulaşamadığını belirttiğini, bu saydıkları sebepler nedeni ile davacı ortağı ... ve dava dışı diğer ortağa Konya . Noterliğinin 07.09.2022 tarih ... sayılı ihtarname ile ihtar çekildiğini, ... ve dava dışı diğer ortakların bu ihtara Konya . Noterliğinin 21.09.2022 tarih ... sayılı cevabi ihtarname ile cevap verdiğini, verilen cevapta davacıya 28.09.2022 tarihinde saat 14:00'de tüm ticari defter ve kayıtlar ile diğer bilgileri şirket adresinde görebileceğinin bildirildiğini ancak davacının gelmediğini, zira çekilen ihtar da açılan davanın da dava dışı diğer ortağa duyulan nefrete dayalı olduğunu, ortaklığa ait paylaşımların yapıldığı whatsapp yazışmalarında şirket gelir ve giderlerinin sürekli olarak paylaşıldığını, davacıya şirket hesabına girebilemesi için şirket banka bilgi ve şifrelerinin verildiğini, toplantılara katılması için sürekli olarak müvekkilince ikazda bulunulduğu, ancak davacının müvekkiline güvendiğini belirterek bu toplantılara dahi katılmadığı ve en nihayetinde kortta haksız bir şekilde bütün müşterilerin rahatsız olduğu bir olay yaşatması ve diğer ortağın uyarması sonrası bu ortağa duyduğu kin ve öfke ile işbu davayı ve daha önceki açmış olduğu Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dava açtığını, açılan davada davacının iddiaları son derece mesnetsiz olup davanın reddinin gerektiğini, davacı yan her iki davayı da dava dışı ortak ... ile yaşadığı husumet nedeniyle açtığı, açılan davada davacının iddiaları son derece mesnetsiz olduğundan bahisle; Davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Tarafların bildirmiş oldukları delilleri ilgili yerlerden, Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı UYAP dosyası, davalı şirketin ticari kayıtları, SGK kayıtları ilgili kurumlardan dosyamız içerisine celbedilmiş ve dosyamızda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dava; Davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin 04.02.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında 1, 2, 3, 4, 6, ve 7 nolu gündem maddesi ile alınan kararların ve aynı tarihli olağan genel kurul toplantısında 5 nolu gündem maddesi ile alınan kararın yoklukla malül (mutlak butlanla batıl) olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacının, davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin 04.02.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısı kapsamında görüşülen 1, 2, 3, 4, 5, 6, ve 7 maddeleri ile alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafın davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Limited şirket genel kurul kararlarının iptaline ilişkin TTK'nun 622. Maddesinde yapılan düzenleme nedeniyle anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin hükümlerinin uygulanacağı, anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin düzenlemelerin TTK'nun 445.vd.eden maddelerinde yapılmıştır. 6102 sayılı TTK'nun 445.maddesinde;" (1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler." şeklinde, TTK'nun 446.maddesinde;" (1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir." şeklinde, TTK'nun 447. Maddesinde; " (1) Genel kurulun, özellikle; a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır." şeklinde düzenlenmiştir.
Mahkememiz dosyasının mahkememizce re'sen seçilen Sözleşmeler Konusunda Uzman Hesap Bilirkişisi ... ve SMMM Bilirkişisi Öğretim Üyesi Prof.Dr....'ya tevdi edilerek; Dava konusu uyuşmazlık konusunda rapor düzenlemelerinin istenildiği, Sözleşmeler Konusunda Uzman Hesap Bilirkişisi ... ve SMMM Bilirkişisi Öğretim Üyesi Prof.Dr.... tarafından mahkememiz dosyasına sunulan 13.11.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Davalı ... Tic. Ltd.Şti. tüzel kişiliğini kazandığını, Mercan Mermer'in 360 hisseye, ... 120 hisseye, ...'ın 120 hisseye sahip olduğu, şirket sermayesinin 600.000,00 TL olduğu, ödenmemiş sermaye borcunun bulunmadığı, 06.10.2020 tarihinde kurulan şirkete ilk on yıl için ...'in münferiden yetkili müdür olduğu, 16.10.2020 tarih ve ... nolu karar ile ... müdürler kurulu başkanı, ... ve ...'ın müdür olarak müştereken yetkili kılındıkları, 29.07.2021 tarih ve 2021/05 nolu karar ile ... ve ...'ın müdürlükten azline, ...'in 20 yıllığına münferiden yetkili kılınmasına karar alındığı, Limited Şirketlerinde genel kurullarının yılda en az bir defa toplanmasının gerektiği, Olağan Genel Kurul toplantılarının her faaliyet dönemi sonunda itibaren 3 ay içinde yapılması gerekeceğini, Genel Kurulu Toplantısına TTK 617. Madde gereği kural olarak müdürlerin davet edeceği müdürler kurulu var ise toplantıya çağırma yetkisinin başkan müdüre ait olduğunu, TTK 617/lll maddesi gereğince azınlık ortakların da genel kurulu toplantıya çağırma yetkilerinin bulunduğunu, buna göre şirket sermayesinin %10'una sahip ortakların azlığı gündemi ve toplantıyı gerektirecek sebepler belirtilerek şirket müdürlerinden genel kurulu toplantıya çağırılmasını talep edebileceklerini, davalı şirketin 2020 için 2021 yılında genel kurul daveti yapılmadığını ve genel kurulun toplanmadığını, 2021 yılı sonu itibariyle şirket müdürünün ... olduğunu, 2021 yılı içinde 2022 yılı genel kurul daveti yapılmadığını, Şirket müdürü ...'in 06.01.2023 tarih ve 2023/01 nolu karar ile 2020-2021 yılları genel kurul toplantısının 04.02.2023 tarihinde yapılmasına karar verildiğini ve toplantının bu tarihte yapıldığını, Genel kurul toplantısına ait hazirun cetvelinde ortaklar ...'a vekaleten ... , ... ve ... asaleten katıldıklarını, bu şekilde yapılan toplantının yasaya uygun olduğunu, TTK 617. Madde de, açıkça bir düzenleme bulunmamakla birlikte, olağan genel kurulların diğer aylarda da yapılabileceği ve bu hususun ihmalinin cezai bir sorumluluğunun olmadığını, hukuki bir sorumluluğa da uygulamada pek rastlanılmadığını, ancak ortaklar genel kurulun geç yapılması sonucu zararları olduğunu iddia ve kanıtları sonucunda müdürün sorumluluğunun olabileceğini, şirket sermayesinin artırılmasına ilişkin kararların önemli kararlardan olduğunu, TTK 621/d maddesi gereğince temsil edilen oyların en az 2/3'ü ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması halinde alınabileceğinin ön görülmüş olduğunu, genel kurulda 2/3 ve sermayenin tamamının salt (yarı) çoğunluğunun kararı ile artış yapıldığını, Sermaye artırımının oy çoğunluğunu elinde bulunduran pay sahiplerinin çıkarları yerine, esasen ortaklığın çıkarları gözetilerek sermaye artırımı hak ve yönetimini de kötüye kullanılmadan iyi niyet kural çerçevesinde yapılması gerektiği kuşkusuz olup davalı şirketin sahibi bulunduğu taşınmaz üzerinde kullanılan tenis kortlarının bakım ve onarımı için gerekli kaynak ve şirketin devam eden faaliyetleri içinde kullanılacağı (nakit sermaye gereksiniminden) hususunda yapılacak onarım ve tadilatlar için gereken bedelin ne olacağı hususunda yapılacak onarım ve tadilatlar için gereken bedelin ne olacağı hususunda uzman bilirkişiden rapor alınması neticesinde; Şirketin sermaye artırımına ihtiyacı bulunup bulunmadığı ve artırım şeklinin ihtiyacı karşılayıp karşılamadığı, sermayenin artırılması esnasında davalı şirketin iç kaynaklarından yeniden değerlendirme yaparak yada dış kaynaklardan karşılamak zorunda olup olmadığı ve dış kaynaklardan artırım kararının alınmasının sırf davacı ortağın kâr, tasfiye payı veya oy oranlarını küçültmek amacı ve dolayısıyla objektif iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığı hususlarının değerlendirilmesinin takdir ve tayininin mahkemenin takdirine ait olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Mahkememiz dosyanın kök rapor düzenleyen Sözleşmeler Konusunda Uzman Hesap Bilirkişisi ..., SMMM Bilirkişisi Öğretim Üyesi Prof.Dr.... ve bilirkişi heyetine yine mahkememizce re'sen seçilen inşaat bilirkişisi İnşaat Mühendisi Mustafa Haklı da eklenmek suretiyle tevdi edilerek; Tarafların itirazları da değerlendirilerek dava konusu yapılan genel kurul kararının her bir gündem maddesi için ayrı ayrı değerlendirme yapılarak ek rapor düzenlenmelerinin istenildiği, Sözleşmeler Konusunda Uzman Hesap Bilirkişisi ..., SMMM Bilirkişisi Öğretim Üyesi Prof.Dr.... ve inşaat bilirkişisi İnşaat Mühendisi Mustafa Haklı tarafından düzenlenen 23.03.2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; Kök raporlarında yer alan, “davalı şirketin sahibi bulunduğu taşınmaz üzerinde kullanılan tenis kortlarının bakım ve onarımı için gerekli kaynak ve şirketin devam eden faaliyetleri içinde kullanılacağı (nakit sermaye gereksiniminden) hususunda yapılacak onarım ve tadilatlar için gereken bedelin ne olacağı hususunda uzman bilirkişiden rapor alınması neticesinde karar verilebileceği tespiti kapsamında inşaat mühendisi bilirkişi tarafından yapılması planlanan imalat ve bakım-onarım işleri için gerekli bedellerin belirlendiğini, dava konusu taşınmaz üzerinde dava konusu işe ait tesis inşaatlarının tamamlanmış olduğunu, onarımlarının yapılmış olduğunu, yapılan işlerin faydalı ve zorunlu imalatlar kapsamında değerlendirildiği, yapım bedellerinin uydu görüntüsü tespit tarihlerine göre 3.240.000,00 TL + 583.200,00 TL (KDV) =3.823.200,00 TL olduğu görüş ve kanaatine varıldığını, davalı şirketin tenis tesisine ilişkin belirtilen işlerin yapabilmesi için ihtiyaç duyacağı kaynağın şirketin mevcut kaynaklarından karşılanmasının mümkün olup olmaması noktasında; İnşaat Mühendisi bilirkişi tarafından, davalı şirket tarafından yapılması planlanan işlerin tamamlanmış olduğunun tespit edildiğini, yapımı tamamlanan tenis tesisine ilişkin işlerin maliyet bedeli toplamı (yapıldıkları tarih itibariyle) 3.240.000,00 TL + KDV olarak hesaplandığını, şirket kayıtlarında tenis tesisi maliyet bedeli olarak yer alan tutarın 380.375,27 TL olduğunu, bu durumda, davalı şirketin mevcut tesisleri, inşaat mühendisi tarafından belirlenen maliyet bedelinin oldukça altında bir bedel ile kayıtlı olduğunu, tenis tesisinin, İnşaat mühendisi bilirkişi tarafından belirlenen bedel kadar bir bedel ile kayıtlı olması halinde davalı şirketin (3.240.000 — 380.375,27) 2.859.624,73 TL finansman ihtiyacı bulunacağını, bu durumda yapılan sermaye artışının ihtiyaç olduğu kanaatine ulaşılabileceğini, ancak davalı şirketin tamamlanmış tesis maliyetinin 380.375,27 TL olarak kayıtlı bulunmasının, ortaklara ve 3.şahıslara önemli borçlarının bulunmamasının, hatta ortaklardan alacaklarının bulunması nedeniyle, bu tutarda bir sermaye artışına bir ihtiyacının olmayacağını, işletme sermayesinin ihtiyacı açısından bakıldığında, şirketin dönen varlıklarının mevcut borçları ödemede ve net işletme sermayesi açısından yeterli olduğu görülmekle birlikte, şirketin kısa vadeli borçlarını ödeyebilmek ve işletme sermayesi olarak ideal duruma ulaşmak için 58.350,00 TL ile 156.404,00 TL arasında bir ek kaynak ihtiyacı olabileceğinin değerlendirildiğini, yapılan değerlendirmelerin tesisin mevcut durumu açısından yapıldığını, bunun dışında planlanan bir yatırım olması halinde, yatırım planına bağlı olarak kaynak ihtiyacı bulunabileceğinin mahkemenin takdirinde olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Mahkememiz dosyasının yeniden kök rapor düzenleyen bilirkişi heyetine tevdi edilerek; Tarafların bilirkişi raporuna yönelik itirazları da değerlendirilerek, öncelikle iptali istenen genel kurulun değerlendirilmeyen gündem maddeleri ile finansal tabloların gerçeğe uygun tutulup tutulmadığı, davalı şirketin ticari defterlerinde de inceleme yapılarak değerlendirilip ek rapor düzenlenmesinin istenildiği, Sözleşmeler Konusunda Uzman Hesap Bilirkişisi ..., SMMM Bilirkişisi Öğretim Üyesi Prof.Dr.... ve inşaat bilirkişisi İnşaat Mühendisi Mustafa Haklı tarafından düzenlenen 27.08.2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; Davacı vekilinin genel kurul iptaline ilişkin beyanlarının 1.ek raporda değerlendirilmesi nedeniyle bu hususta yeni bir değerlendirme gerektiren durumun bulunmadığını, davalı vekilinin bilirkişiler tarafından dava konusu tesisin serbest piyasa koşullarındaki onarım ve yapım bedellerinin 3.240.000 TL + KDV=3.823.200 TL olduğunu, oysa şirket kayıtlarında tesisler için şirketin harcadığı bedelin 380.375,27 T olarak yer aldığı tespitine ilişkin olarak, aradaki farkın şirket ortaklarından ... ve ...'ın bu tesisleri kendi bütçeleri ile yaptırdıkları beyanının bulunduğunu, bu beyan karşısında iki hususun netleştirilmesinin gerektiğini, önceki raporlarında değeri belirlenen şirket tesislerinde, hangi varlıkların şirkete ait olduğu, hangi varlıkların şirket ortaklarına ait olduğu liste halinde ve alım belgeleri ile dosyaya sunulması halinde, şirkete ait tesis değerinin yeniden belirlenmesinin mümkün olabileceği, şirket ortaklarına ait tesis varlıklarının geleceğinin ne olacağı hususunda; Mezkur ortakların bu tesislerin ilgili kısımlarını kendi adlarına kendi varlıkları olarak yaptırıp şirkete kullandırmaları, mülkiyetlerinin kendilerinde devam etmesi durumu söz konusu ise, bu hususun netleştirilmesinin, şirket ortaklarına ait bu tesis varlıklarının, şirket ortakları tarafından şirkete devri söz konusu olacaksa bu durumun netleştirilmesi gerektiğini, bu durumda ortaklar tarafından şirkete satılacak bu varlıklar için finansman ihtiyacının olabileceğini, bu durumda, şirket ortaklarının kendileri tarafından yapıldığını iddia ettikleri tesis kısımlarına ilişkin gelecek projeksiyonlarını ortaya koymaları ve bunlara ilişkin kararlarını oluşturmalarının gerektiğini, bu durum finansal tabloların şirketin gerçek durumunu ortaya koymasına da yardımcı olacağını, müdür ücretinin 20.000 TL olmasına ilişkin olarak, asgari ücretin 17.002,00 TL olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu ücretin makul bir ücret olarak düşünülebileceği mahkemenin takdirinde olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Davacı ...'ın davalı şirketin 120 pay ile hissedarı olduğu, iptal davasına konu 04.02.2023 tarihli 2020-2021 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısına katıldığı, alınan kararlara muhalif olduğu ve muhalefet şerhini tutanağa geçirttirdiği, 6102 sayılı TTK'nun 446/1-a maddesi gereğince dava açabileceği, yine açılan davanın TTK'nun 445/1.maddesinde düzenlenen üç aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı şirketin 04/02/2023 tarihli 2020-2021 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısında 3 nolu müdürler kurulu faaliyet raporu, 4 nolu Finansal tablolara ilişkin, 6 nolu şirket sermayesinin artırılmasına ilişkin gündem maddeleri İle alınan kararlar yönünden yapılan değerlendirmede;
6102 sayılı TTK'nun Madde 514. maddesinde;"(1) Yönetim kurulu, geçmiş hesap dönemine ait, Türkiye Muhasebe Standartlarında öngörülmüş bulunan finansal tablolarını, eklerini ve yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunu, bilanço gününü izleyen hesap döneminin ilk üç ayı içinde hazırlar ve genel kurula sunar. " şeklinde düzenleme yapıldığı, TTK'nun 516. maddesinde ise yıllık faaliyet raporunun niteliği ve yer alması gereken hususlar hüküm altına alındığı, yine buna ilişkin olarak Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca hazırlanan “Şirketlerin Yıllık Faaliyet Raporunun Asgari İçeriğinin Belirlenmesi Hakkında Yönetmelik” 28.08.2012 tarih ve 28395 sayılı Resmi Gazetede yayınlandığı,
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 591.maddesinde;"(1) Şirket sözleşmesinde veya artırma kararında aksi öngörülmemişse, her ortak, esas sermaye payı oranında, esas sermayenin artırılmasına katılmak hakkını haizdir.(2) Genel kurulun sermaye artırımına ilişkin kararıyla, ortakların yeni payları almaya ilişkin rüçhan hakkı, ancak haklı sebeplerin varlığında ve 621 inci maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen nisapla sınırlandırılabilir veya kaldırılabilir. Özellikle, işletmelerin, işletme kısımlarının, iştiraklerin devralınmaları ve işçilerin şirkete katılmaları haklı sebep olarak kabul edilebilir. Rüçhan hakkının sınırlandırılması veya kaldırılması suretiyle hiç kimse haklı görülemeyecek şekilde yararlandırılamaz veya kayba uğratılamaz.(3) Rüçhan hakkının kullanılabilmesi için en az onbeş gün süre verilir."şeklinde düzenlendiği, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 621.maddesinde;" (1) Aşağıdaki genel kurul kararları, temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması hâlinde alınabilir:a) Şirket işletme konusunun değiştirilmesi.b) Oyda imtiyazlı esas sermaye paylarının öngörülmesi.c) Esas sermaye paylarının devrinin sınırlandırılması, yasaklanması ya da kolaylaştırılması.d) Esas sermayenin artırılması.e) Rüçhan hakkının sınırlandırılması ya da kaldırılması.f) Şirket merkezinin değiştirilmesi.g) Müdürlerin ve ortakların, bağlılık yükümüne veya rekabet yasağına aykırı faaliyette bulunmalarına genel kurul tarafından onay verilmesi.h) Bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması ve bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebepten dolayı şirketten çıkarılması.ı) Şirketin feshi.(2) Kanunda belli kararların alınabilmesi için ağırlaştırılmış nisap aranıyorsa, bu nisabı daha da ağırlaştıracak şirket sözleşmesi hükümleri, ancak şirket sözleşmesinde öngörülecek çoğunlukla kabul edilebilir.(3) (Ek: 12/7/2013-6495/52 md.) Bir ortağın şirketten çıkarılma sebeplerinin sonradan şirket sözleşmesine konulabilmesine dair sözleşme değişikliği, şirket sermayesini temsil eden tüm ortakların genel kurul toplantısında oy birliği ile karar almasıyla mümkündür.[1]"şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır.
Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin 28/02/2014 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamında;" Dava, limited şirket ortaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkindir. İptali istenen ortaklar kurulu kararı incelendiğinde, davacı ile bir kısım davalıların murisi olan Mehmet Taslacı dışında toplam sermayenin %75'ini temsil eden üç ortak daha bulunduğu, bu kişilerin, toplantıya ve karara iştirak ettikleri, bu suretle sermaye artırımı kararının %75 toplantı ve karar nisabı ile gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece iptali istenen ortaklar kurulu kararının 6762 sayılı TTK’nın 536/3 maddesinde düzenlenen sermaye artırımına yönelik gerekli toplantı ve karar nisabına uygun olduğu göz önüne alınarak, davacı tarafın, toplantıda alınan kararın amacının davacının miras hakkının kısıtlanması olduğu yönündeki iddiaları da nazara alınarak, davalı şirket yönünden sermaye artırımının gerekli olup olmadığı, sermaye artırımının davacının miras hakkını kısıtlama amacı taşıyıp taşımadığı hususları üzerinde durulmak suretiyle sermaye artırımının yasa, ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığı belirlenmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün, bozulması gerekmiştir." şeklinde kabul dilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor ve ek raporlar kapsamından davalı şirketin ticari defterlerin usulüne uygun tutulmasına rağmen tenis kordunun ticari defterlerde 380.375,57 TL olarak kayıtlı gözükmesine rağmen gerçek değerinin 3.240,000,00 TL olduğu, gerçeği yansıtmadığı, her ne kadar sermaye artırımı için yeterli nisapla karar alınmış ise de ticari defter kayıtlarına göre sermaye artırımına ihtiyaç bulunmadığı, toplantı tutanağında da sermayenin düşük olmasının dışarıda şirketi zarara uğrattığının şirket müdürü tarafından beyan edildiği, müdürler kurulu faaliyet raporu ile finansal tabloların gerçeği yansıtmadığı, sermaye artırımının ise davacının payını azaltıcı mahiyette olduğu anlaşılmıştır.
Davalı şirketin 04/02/2023 tarihli 2020-2021 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısında 5 nolu müdürlerin ibrasına ilişkin gündem maddesi İle alınan karar yönünden yapılan değerlendirmede;
6102 sayılı TTK'nun 619/1.maddesinde;"(1) Herhangi bir şekilde şirket yönetimine katılmış bulunanlar, müdürlerin ibralarına ilişkin kararlarda oy kullanamazlar." şeklinde düzenleme yapıldığı anlaşılmıştır. İbranın hukuki niteliği itibariyle menfi borç ikrarı olduğu, İbra edilen işlemler hakkında sonradan maddi bir hataya dayanılmadan ibradan dönülerek ibraya konu işlemler hakkında dava açılmasının mümkün olmadığı, ancak, ibranın borçtan kurtarıcı sonucu doğurabilmesi ibraya konu işlemlerin açıkça ortaya konulması, bilinmesi ve tartışılmasına bağlı olduğu, (Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin 28/11/2016 tarih ve ... Es. ... Kar.) ibranın açık olabileceği gibi örtülü ibra şeklinde de olabileceği, davalı şirketin 04/02/2023 tarihli 2020-2021 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısında 5 nolu müdürlerin ibrasına ilişkin gündem maddesi için yapılan oylamada müdür ...'in de oy kullandığı, onunda davalı şirkette 360 pay oranında hissesi olduğu, hissesi düşüldüğünde diğer ortak ile olumsuz ortağın hisseleri eşit olduğundan olumlu-olumsuz oyların eşit olduğu, ibra için yeterli nisabın sağlanamadığı, oy kullanma yasağına rağmen oy kullanılarak kanunun açık emrine muhalefet edildiği anlaşılmıştır.
Davalı şirketin 04/02/2023 tarihli 2020-2021 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısında 1.2. Ve 7 nolu gündem maddeleri İle alınan kararlar yönünden yapılan değerlendirmede;
Davalı şirketin 04/02/2023 tarihli 2020-2021 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısında alınan 1 ve 2 nolu gündem maddelerine ilişkin kararların şirketin işleyişini ve ortakların hak ve yükümlülüklerini etkileyici mahiyette olmadığı, 7 nolu gündem maddesi ile şirket müdürüne verilecek ücret ve huzur hakkı ise belirlenen miktarın şirket faaliyetleri ile şirket müdürünün aynı zamanda aktif çalışması da dikkate alındığında makul olduğu ve örtüü kar dağıtımı mahiyetini taşımadığı anlaşılmakla.davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin 04.02.2023 tarihli 2020-2021 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısında 3,4,6 nolu gündem maddesi ile alınan kararların iptaline, davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin 04.02.2023 tarihli 2020-2021 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısında 5 nolu gündem maddesi ile alınan kararın yoklukla malül (mutlak butlanla batıl) olduğunun tespitine, davacının davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin 04.02.2023 tarihli 2020-2021 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısında 1, 2 ve 7 nolu gündem maddesi ile alınan kararların iptaline yönelik talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1-Davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin 04/02/2023 tarihli 2020-2021 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısında 3,4,6 nolu gündem maddesi ile alınan kararların İPTALİNE,
2-Davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin 04/02/2023 tarihli 2020-2021 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısında 5 nolu gündem maddesi ile alınan kararın yoklukla malül (mutlak butlanla batıl) olduğunun TESPİTİNE,
3-Davacının davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin 04/02/2023 tarihli 2020-2021 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısında 1, 2 ve 7 nolu gündem maddesi ile alınan kararların iptaline yönelik talebinin REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
5-Davacı tarafından sarfına mecbur kalınan toplam 385,40 TL ilk yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından sarfına mecbur kalınan 7.500,00 TL bilirkişi ücreti ile 448,42 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 7.948,42 yargılama giderinin kabul ve reddedilen kısımlar dikkate alınmak ve hakkaniyet gereği takdiren yarı oranında olan 3.974,21 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer OLMADIĞINA,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım yönünden AAÜT'ne göre hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım yönünden AAÜT'ne göre hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
10-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı bulunması halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/10/2024
Başkan Üye Üye Katip
- Bu evrak UYAP-DYS üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.