mahkeme 2022/423 E. 2024/344 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/423
2024/344
21 Mayıs 2024
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-... - ...No:..., ...
2-
VEKİLİ :
DAVA : Tapu iptali ve Tescili
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tapu iptali ve Tescil" davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
HEYETİMİZCE GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 30.05.2022 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalılar, müvekkili şirket ve müvekkili şirket yetkilileri arasında 21.02.2018 tarihinde sözleşme imzalandığını, bu sözleşme uyarınca müvekkili şirket tarafından devredilmesi gereken 4150 m2 hisse tapusunun 27.03.2018 tarihinde davalılara eşit oranda devredildiğini, işbu davanın taraflar arasında kurulmuş olan ticari nitelikli ilişkiden kaynaklandığını, 21.02.2018 tarihli sözleşme uyarınca müvekkili şirketin Konya İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... parsel de kayıtlı taşınmazın ...'a devredilen ... hisse payı ile Konya İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... parsel de kayıtlı taşınmazın ...'a devrini yaptığını, ... tarafından Büyükçekmece Başsavcılığı Talimat Bürosu ... sor ve ... sayılı soruşturmasında verdiği ifadesinde müvekkilinden 7.000.000 TL senet alındığını ve dairelerin teslim edilmeyişi nedeniyle de bu senedin icraya koyulduğunun kabul edildiğini, iş bu sözleşme ihtilafı neticesinde ... Mahallesi ... Ada ... Parselde yer alan taşınmaz üzerinde ... isminde proje yapılması kararlaştırılmışsa da ilgili projenin yapımının gerçekleştirilemediğini, davalılarda kendilerine verilen senet ile Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibinin başlatıldığını, başlatılan bu icra takibi ile davalıların sözleşmeyi feshettiklerini, yapılan sözleşmenin şekil şartı yokluğundan geçeriz olduğunu, taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan bütün sözleşmelerin geçerliliğinin resmi şekilde yapılmasına bağlı olduğunu, resmi şekilde yapılmayan gayrimenkulün satış sözleşmelerinin geçersiz olup taraflar arasında hiçbir bağlayıcılıklarının bulunmadığını, taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmenin taşınmaz devrine ilişkin olduğundan şekil şartı yokluğu nedeni ile geçersiz ve geçersiz sözleşme uyarınca tarafların aldıklarını geri vermekle yükümlü olduklarından bahisle; 21.02.2018 tarihli sözleşme uyarınca müvekkilince Konya İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... parsel de kayıtlı taşınmazın ...'a devredilen ... hisse payı ile Konya İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... parselde kayıtlı taşınmazın ...'a devredilen ... hisse payının müvekkile devrinin yapılmasına, tapu kaydının müvekkil üzerine tüm takyidatlarından arındırılarak devir yapıldığı zamanki haliyle kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilinin UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyasına sunmuş olduğu 07.09.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesindeki iddialarını kabul etmediklerini, somut hiçbir delile dayanmayan, eksik bilgi ve belgelerle ikame edilmiş, usul ve yasaya aykırı işbu davanın reddine karar verilmesini, işbu davanın gayrimenkul alım-satımına ve devamla arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı işlemle alakalı ikame edildiğini, ortada müvekkilleri açısından ticari bir işin de bulunmadığından bu davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan, görev itirazlarının kabulü ile dosyanın Nöbetçi Konya Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesini talep ettiği, davacının dayanak olarak ileri sürdüğü 21.02.2018 tarihli evrak dikkate alınacak ise müvekkillerinin Tüketici konumunda olduğunu, böylece Tüketici Mahkemesi'nin görevli olacağının da açık olduğunu, bu duruma dair de görev itirazında bulunduklarını, her hal ve şartta Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olmasının söz konusu olmadığını, davacı tarafın, usul ve yasaya aykırı, hiçbir mantık silsilesi dahi bulunmayan tüm iddialarına yönelik zamanaşımı ve hak düşürücü süre iddiasında bulunduklarını, işbu davanın, öncelikle zamanaşımı ve dava şartı yokluğu gerekçesiyle reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacı ve grup şirketlerinin birçok arsa sahibini ve kendisinden gayrimenkul satın alan kişileri mağdur ettiğini, bu davanın ise tamamen dolandırıcılık eylemine matuf ikame edildiğini, davacının, kendilerinin davalılarca borçlandırıldığı, zamanla bu borcun büyüdüğü, bu işlemlerin tefecilik faaliyeti olduğu iddiasının hukuk dışı olduğu kadar etik de olmadığını, davacı ve/veya grup şirketlerinin; piyasaya birçok borcunun bulunduğunu, yine bu şirketlerin birçok projesinde gerek arsa sahipleri ve gerekse kendisinden daire/dükkan satın alan üçüncü kişilere taşınmazlarını vermediğini, hatta arsa sahiplerine ait daireleri dahi üçüncü kişilere sattığını, yine bu şirketlerin birçok inşaat projesinin eksik kaldığını ve arsa sahipleri ve ayrıca satın alan üçüncü kişilerle de davalık olduklarını, davacının, işbu davayı tamamen müvekkilleri dolandırmaya matuf olarak ikame ettiğini, davacının hukuk ve etik dışı bu iddialarını kabul etmediklerini, müvekkillerinin mülkiyet hakkı sahipliğinin satış işlemine dayandığını, kesin delil niteliğindeki bu belgeye karşı davacının, iddialarını aynı nitelikteki kesin delille ispat etmesinin gerektiğini, müvekkilleri ile davacı arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin bulunduğunu, taraflar arasındaki son sözleşmenin bu sözleşme olduğunu, müvekkillerinin bahse konu arsadan hisse satın aldıktan sonra davacı ile aralarında 29.03.2018 tarihli Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'nin imzalandığını, bu sözleşme kapsamında davacının arsa sahibi olan müvekkillerine toplam 50 adet daire vermeyi taahhüt ettiğini, bu sözleşmenin müvekkillerin ilgili taşınmazda arsa sahibi olduğunun kanıtı olduğunu, yine bu sözleşmenin müvekkillerin arsa sahibi olduğuna dair davacının ikrarını da içerdiğini, davacılar ile müvekkilleri arasında arsa satışına dair resmi işlemin yapıldığını, ve satışın gerçekleştirildiğini, şekil şartının sağlandığını, devamla davacının bu arsa satışı sonucu müvekkilinin arsa sahibi konuma geldiğini kabul ederek müvekkili ile 29.03.2018 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını, davacının davaya dayanak yaptığı sözleşmenin tarihinin 21.02.2018 olup, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarihi ise 29.03.2018 olduğunu, davacı ile davalılar arasındaki en son sözleşme ve taraf iradelerini yansıtan durumun 29.03.2018 tarihli sözleşme olduğunu, dolayısıyla taraflar arasındaki durumu yansıtan Nihai Sözleşme'nin 29.03.2018 tarihli sözleşme olduğunu, davacının şekil şartı yokluğu iddiasının yerinde olmadığını, resmi kayıtlar ile satış işlemi yapıldığının sabit olduğundan bahisle; Davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Tarafların bildirmiş oldukları delilleri, davaya konu sözleşmelerin onaylı suretleri, Mersin .Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı UYAP dosyası, Konya .Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı UYAP dosyası, dava konusu taşınmazların tapu kayıtları, satış akit tabloları, mimarı projesi, yapı ruhsatı ile inşaatın durdurulmuş olması sebebiyle seviye tespit tutanakları, Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı UYAP dosyası, vergi kayıtları, ticari kayıtları, esnaf kayıtları, Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı UYAP dosyası, Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı UYAP dosyası ilgili kurumlardan dosyamız içerisine celbedilmiş ve mahkememiz dosyasında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dava; Taraflar arasında yapılan sözleşme uyarınca davalılara devredilen taşınmaz hissesinin satış bedeline ilişkin senedin davalılarca icra konularak sözleşmeden dönülmüş olması nedeniyle davacı taraf adına tesciline ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacının, şirket yetkilileri ve davalılar arasında 21.02.2018 tarihinde sözleşme imzalandığını, bu sözleşme uyarınca davacı şirket tarafından devredilmesi gereken 4150 m2 hisse tapusunun 27.03.2018 tarihinde davalılara eşit oranda devredildiğini, işbu davanın taraflar arasında kurulmuş olan ticari nitelikli ilişkiden kaynaklandığını, 21.02.2018 tarihli sözleşme uyarınca davacı şirketin Konya İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... parsel de kayıtlı taşınmazın ...'a devredilen ... hisse payı ile Konya İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... parsel de kayıtlı taşınmazın ...'a devrini yaptığını, ... tarafından Büyükçekmece Başsavcılığı Talimat Bürosu ... sor ve ... sayılı soruşturmasında verdiği ifadesinde davacı şirketten 7.000.000 TL senet alındığını ve dairelerin teslim edilmeyişi nedeniyle de bu senedin icraya koyulduğunun kabul edildiğini, iş bu sözleşme ihtilafı neticesinde ... Mahallesi ... Ada ... Parselde yer alan taşınmaz üzerinde ... isminde proje yapılması kararlaştırılmışsa da ilgili projenin yapımının gerçekleştirilemediğini, davalılarda kendilerine verilen senet ile Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibinin başlatıldığını, başlatılan bu icra takibi ile davalıların sözleşmeyi feshettiklerini, yapılan sözleşmenin şekil şartı yokluğundan geçeriz olduğunu, taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan bütün sözleşmelerin geçerliliğinin resmi şekilde yapılmasına bağlı olduğunu, resmi şekilde yapılmayan gayrimenkulün satış sözleşmelerinin geçersiz olup taraflar arasında hiçbir bağlayıcılıklarının bulunmadığını, taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmenin taşınmaz devrine ilişkin olduğundan şekil şartı yokluğu nedeni ile geçersiz ve geçersiz sözleşme uyarınca tarafların aldıklarını geri vermekle yükümlü olduklarından bahisle; 21.02.2018 tarihli sözleşme uyarınca davacı şirketçe Konya İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... parsel de kayıtlı taşınmazın ...'a devredilen ... hisse payı ile Konya İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... parselde kayıtlı taşınmazın ...'a devredilen ... hisse payının davacı şirkete devrinin yapılmasına, tapu kaydının davacı şirket üzerine tüm takyidatlarından arındırılarak devir yapıldığı zamanki haliyle kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafın davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Mahallinde 22.06.2022 tarihinde mahkememizce re'sen seçilen inşaat mühendisi ... , Gayrimenkul Değerlendirme Uzmanı bilirkişi ... ve Fen bilirkişisi Harita ve Kadastro Teknikeri ... refakatinde keşif yapılmış, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 26.07.2022 tarihli heyet raporunda; Konya İli ... Ada ... parselde kayıtlı 15.356,47 m2 alanlı arsa nitelikli taşınmaz; Taraflar arasında 21.02.2018 tarihli Satış Sözleşmesi'nin yapıldığı, davacının 21.02.2018 tarihli Satış Sözleşmesine göre; 4.150,00 m2 alanlı arsa devri ve 7.000.000,00 TL ödenmesinin yapılacağını, davacı ... Ticaret Limitet Şirketi tarafından; Üzerlerinde kayıtlı dava konusu taşınmazda kayıtlı hisselerinden; ... hissesini ...: ... 27.03.2018 tarih ve ... Yevmiye numarası ile 2.075,00 m2 alanlını satış yoluyla devrettiğini, ... hissesini ...: ... oğluna 27.03.2018 tarih ve ... Yevmiye numarası ile 2.075,00 m2 alanlını satış yoluyla devrettiği, davacının 21.02.2018 Tarihli Satış Sözleşmesine göre Müteahhit firmaya 7.000.000 TL ödendiğini, bu konuda tarafların defter kayıtları olmadığından tespit yapılamadığını, davacı ... Ticaret Limitet Şirketi tarafından sözleşmede belirtilen edimlerini yerine getirdiğini, davalı tarafın 21.02.2018 Tarihli Satış Sözleşmesine göre; Daireler en geç 2019 senesinin 12. Ayının sonuna kadar teslim edileceği, teslim süresinde daireler teslim edilmez ise her daire için 1.500,00 TL kira bedeli ödenecek “ hususu; Davalı tarafın dava konusu taşınmaz üzerine yapacağı inşaatlarla ilgili 18.07.2018 tarih ve 9/43-18 sayılı ilk yapı Ruhsatını aldığı ve inşaata başladığı ve inşaat %21 seviyesinde iken durdurulduğu ve faaliyetlerinin devam etmediği, dava konusu inşaatlar için seviyesine göre dava tarihi itibariyle yapılan yapı ve muhsedat bedelleri toplamının 36.901.662,40 TL olduğunu, davacıların hissesine düşen dava tarihi itibariyle yapı bedelinin 9.972.467,56 TL olduğunu, davalı tarafın sözleşmede belirtilen 51 adet daireyi teslim etmesi gereken 31.12.2019 tarihine kadar teslim etmediği ve edimini yerine getirmediğini, Dava konusu taşınmazın yeri, konumu, değerini etkileyen unsur ve nitelikler, piyasadaki emlak alım ve satım rayiçleri, arz ve talep durumları, değerini etkileyen objektif ölçüler, kat karşılığı verilen emsal taşınmazlar göz önüne alınarak değerlendirme sonucunda dava konusu devredilen ( 415000/ 1535647 ) hissenin (4.150,00 m2 arsanın) dava tarihi itibariyle bedelin 20.750.000,00 TL olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Mahkememiz dosyasının mahkememizce re'sen seçilen SMMM bilirkişisi Prof.Dr.... tevdi edilerek; Davacı tarafın 2018-2019-2020 yıllarına ait ticari defterlerinde uyuşmazlık konuları ile sınırlı olmak üzere rapor düzenlenmesinin istenildiği, SMMM bilirkişisi Prof.Dr... tarafından düzenlenen 11.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda; Defterlerde yapılan tespitlere göre; 2018 yılı defterlerinin taraflarına ibraz edilmediğinden bu defterlerde bir inceleme yapılamadığını, 2019 yılına ait yevmiye defterinin taraflarına ibraz edilmediğinden bu defterde inceleme yapılamadığını, 2019 yılı envanter ve kebir (büyük defter) defterlerinin boş olduğunu, 2020 yılına ait yevmiye defterinin muhasebe ilkelerine uygun olarak tutulduğunu, bu defterde davalılara ait herhangi bir alacak ya da borç şeklinde kaydın bulunmadığını, ayrıca incelenen 2020 yılı defterinde arsa ve arazi ile ilgili bir hesabında bulunmadığını, yani şirketin böyle bir varlığının bulunmadığını, ancak 151 Yarı Mamuller-Üretim 151.05 ... ... hesabında, 2.171.430,09 TL, 151.07 Yarı Mamuller-Üretim ... ... hesabında 21.674,08 TL kayıt bulunduğunu, bu kayıtlara ilişkin ayrıntı bulunmadığından kapsamı ile ilgili bir bilgiye ulaşılamadığını, bunların dışında gerek yapıldığı iddia edilen 7.000.000 TL ödeme/tahsilat ve arsa devirleri ile ilgili bir kaydın bulunmadığını, dosyada bu işlemlerin 2018 yılında yapıldığı belirtildiği dikkate alındığında, 2018 yılı defterlerine ulaşılamadığı için, 2018 yılı için inceleme yapılamadığını, 2019 yılı yevmiye defteri olmadığından bu yılda da bir tespit yapılamadığını, ancak 2018 yılındaki bu işlemlere ilişkin 2020 yılına devreden bir kayıt da bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.
Mahkememiz dosyasına kök rapor düzenleyen SMMM bilirkişisi Prof.Dr.... tevdi edilerek; Davacı tarafın bildirmiş olduğu eksik defterlerin incelenerek ek rapor düzenlenmesinin talep edildiği,SMMM bilirkişisi Prof.Dr.... tarafından düzenlenen 07.01.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; Kök raporunda belirtilen 2018 ve 2019 yılı defterini de kapsayan 2018-2019-2020 yıllarına ilişkin defterlerde yapılan incelemede; Defterlerden 2018 ve 2020 yıllarına ait defterlerin açılış/kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, 2019 yılı yevmiye defterinin ise tasdiksiz çıktı şeklinde olduğunu, defterlerde yapılan incelemede; 2018, 2019 ve 2020 yıllarında dava konusu arsa alım/satım veya devri, senet verilmesi, borç/alacak ile ilgili bir kayda rastlanmadığını, davalılar ... ve ... adına herhangi bir kayıt bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.
Mersin Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkesine talimat yazılarak; Mahkememizce re'sen seçilen SMMM bilirkişisi ... ; Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularıyla sınırlı olmak üzere davalı ...'ın 2018-2019-2020 yıllarına ait ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak rapor tanzim edilmesinin istenildiği, SMMM bilirkişi ... tarafından düzenlenen 03.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı ...'ın 2019 ve 2020 takvim yılı defterlerinin tarafına tutanakla teslim edildiğini, 2018 takvim yılı defterlerinin sunulmadığını, 2019 takvim yılına ilişkin sunulan yevmiye defteri 28.12.2018 tarih ... yevmiye no ile Günaysınır Noterliğinden 100 sayfa olarak yasal süresinde açılış tasdikinin olduğu 1 sayfaya kayıt dökümü yapıldığı bunun da 2 yevmiye maddesi içerdiği birinin açılış diğerinin de kapanış kaydı olduğu ancak söz konusu defterin kapanış tasdikinin olmadığının tespit edildiğini, 2019 takvim yılına ilişkin sunulan defter-kebir defteri 28.12.2018 tarih ... yevmiye no ile Günaysınır Noterliğinden 100 sayfa olarak yasal süresinde açılış tasdikinin olduğu boş olduğu hiçbir kayıta rastlanmadığının tespit edilmediğini, 2019 yılı envanter defterinin incelemeye sunulmadığını, 2020 takvim yılına ilişkin sunulan yevmiye defteri 31.12.2019 tarih ... yevmiye no ile Günaysınır Noterliğinden 100 sayfa olarak yasal süresinde açılış tasdikinin olduğu 2 sayfaya kayıt dökümü yapıldığı bunun da ... yevmiye maddesi içerdiği defterin kapanış kaydının ise aynı noterlikte 28.06.2021 tarih ve ... yevmiye no ile yasal süresi içinde yaptırıldığının tespit edildiğini, 2020 takvim yılına ilişkin sunulan defter-kebir defteri 31.12.2019 tarih ... yevmiye no ile Günaysınır Noterliğinden 100 sayfa olarak yasal süresinde açılış tasdikinin olduğu boş olduğu hiçbir kayıda rastlanmadığının tespit edildiğini, 2020 takvim yılına ilişkin sunulan envanter defteri 31.12.2019 tarih ... yevmiye no ile Günaysınır Noterliğinden 20 sayfa olarak yasal süresinde açılış tasdikinin olduğu boş olduğu hiçbir kayıta rastlanmadığının tespit edildiğini, yasal defterler yanında 1 dosya içinde 2018 , 2019 ve 2020 yıllarına ait gider faturalarının olduğu klasör teslim edildiği bunun içinde ise 5 adet ... - ... tarafından düzenlenmiş gelir faturasının bulunduğu, bu faturaların dökümünün raporda tabloda belirtildiğini, bu faturalarda Müşterinin adı soyadı kısmına ... yazılmışsa da kayıtlarda tüm faturaların ...'ın kendine satılmış şekilde muhasebe kaydına alındığını, bunun da yevmiye defterinin 1.sayfasın da ... nolu yevmiye maddesi olduğunun tespit edildiğini, dosyanın içinde muhtelif gider faturalarının mevcut olduğu bunların tamamının 2018 takvim yılına ait gider faturaları olduğu ancak bu faturalarda ... Tic Ltd. Şti.'ne ait faturaların mevcut olmadığının, davalı ...'ın 2019 ve 2020 takvim yılı yasal defterleri üzerinde yapılan incelemeler sonucu davacı ... Tic Ltd. Şti. ile davalı ... arasında ticari bir ilişki ve alacak/borç durumunun tespit edilemediğinin bildirildiği görülmüştür.
Taşınmaz satış sözleşmeleri; alıcının borçlandığı bir bedel karşılığında satıcının taşınmaz mülkiyeti ve zilyetliğini devretmeyi üstlendiği tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme türüdür.
Taşınmaz satışına ilişkin 6098 sayılı TBK'nun 237. maddesinde;" Taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için, sözleşmenin resmî şekilde düzenlenmesi şarttır. Taşınmaz satışı vaadi, geri alım ve alım sözleşmeleri, resmî şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmaz. Önalım sözleşmesinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır." şeklinde, TMK'nun 706.maddesinde; " Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olması, resmi şekilde düzenlenmiş bulunmalarına bağlıdır. Ölüme bağlı tasarruflar ve mal rejimi sözleşmeleri, kendilerine özgü şekillere tabidir." şeklinde, düzenlemelerin yapıldığı anlaşılmıştır.
Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin 23/05/2023 tarih ve ... Es... Kar. Sayılı ilamında;"1.Tapulu taşınmazlarda mülkiyetin devrini öngören her türlü sözleşmenin resmî şekilde yapılması zorunludur. Bu bir geçerlilik koşuludur [4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 706; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) 237; Noterlik Kanunu m. 60/3; Tapu Kanunu m. 26]. Resmî biçimde yapılmayan taşınmaz satış sözleşmeleri hukuken geçersiz olup geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz; taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme kuralları gereğince geri isteyebilirler. " şeklinde,
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun30.9.1988 tarih ve ... Es... Kar.sayılı içtihadında;".... İfa Halinde: Öncelikle "ifa" sözüyle, taşınmaz mülkiyetini geçirme borcunu doğuran sözleşmede şekil noksanlığı veya şekilsizlik bulunmasına rağmen tapuda tescil işleminin yapılmış olması amaçlanmaktadır. Çünkü, taşınmaz mülkiyetini geçirme borcunun ifası tapuda yapılan bir tescil işlemi ile yerine getirilmiş olur. Taraflar şekle aykırı bir sözleşmeden doğan edimlerini her türlü yanılgıdan uzak bir şekilde bilerek ve isteyerek tümüyle yerine getirmişlerse ( tapuda tescil işlemi yapılmışsa ), bunun iadesinin istenmesinin hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiği Yargıtay uygulamasıyla kabul edilmektedir ( HGK.nun 11.3.1953 gün ve 2/9 sayılı; 10.9.1955 gün ve ... sayılı Kararları... ). Hukuk Genel Kurulunun 21.3.1986 gün ve ... sayılı kararında da aynı ilke benimsenmektedir." şeklinde kabul edilmiştir.
Davalı tarafın mahkememizin görevine ilişkin itirazının; her iki tarafın tacir olması nedeniyle 6102 sayılı TTK.nun 4. Maddesi gereğince yerinde görülmemiştir.
Davalı tarafın hakdüşürücü süre ve zamanaşımı define yönelik itirazının; davanın mülkiyet hakkına dayalı olarak açılması nedeniyle yerinde görülmemiştir.
Taraflar arasında düzenlenen ve imzaları inkar edilmeyen 21/02/2018 tarihli sözleşmede tarafların müteahhit firma tarafından( davada davacı) inşaatına başlanacak olan ... Mah... ada ... parsel üzerindeki ... kent isimli projeden alıcılara (davada davalılar) 36 adet 3+11 daire ve 15 adet 4+1 daire satışı olduğu, müteahhit firmaya 21/08/2018 tarihinde 7.000.00 TL ödendiği, alıcılara toplam 4150 m2 tapu devrinin yapılacağının kararlaştırıldığı, yine bu bağlamda taraflarca düzenlenen 29/03/2018 tarihli sözleşmede de 27/03/2018 tarihinde ... ve ... 2075 er m2den toplam 4150 m2 arsa devrinin yapıldığının belirtildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin harici taşınmaz satışına ilişkin sözleşme olduğu, yukarıda anılan TBK'nun 237.ve TMK'nun 706. Maddeleri kapsamında resmi şekilde yapılmadığından 21/02/2018 sözleşmenin geçersiz olduğu ancak tarafların sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirdikleri ve Tapu Sicil Müdürlüğünden gönderilen kayıtlara göre sözleşmede bahsedilen taşınmazların resmi şekilde de satışı yapılmak suretiyle davalılar adına taşınmaz hisselerinin devrinin yapıldığı, davacı şirketin 21/08/2018 tarihli sözleşmenin harici sözleşme olması nedeniyle geçersiz olduğundan bahisle tapu iptali ve tescili talebinde bulunduğu, iradesinin fesada uğradığı veya muvazaa iddiasında bulunmadığı, taraflar şekle aykırı bir sözleşmeden doğan edimlerini her türlü yanılgıdan uzak bir şekilde bilerek ve isteyerek tümüyle yerine getirdiklerinden davacı tarafından uzunca bir süre sonra şekle aykırılığın ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğu, anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 170,78 TL harç ile 354.187,35 TL tamamlama harcı toplamı 354.358,13 TL harçtan mahsubu ile davacı tarafça fazladan yatırıldığı anlaşılan 353.930,53 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-Davalı ... tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer OLMADIĞINA,
5-Davalı ... tarafından sarfına mecbur kalınan 255,50 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı ...'a VERİLMESİNE,
6-Davalılar kendilerini kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre hesaplanan 511.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
7-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı bulunması halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/05/2024
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
- Bu evrak UYAP-DYS üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.