Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/469
2025/76
11 Şubat 2025
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...No:..., ...
VEKİLİ :
DAVALI :... - ...No:..., ...
VEKİLLERİ :
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan "Menfi Tespit" davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
HEYETİMİZCE GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin tarafından 14.12.2020 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'nın 2020 Haziran ayında, müvekkilinin ikametgahına gelerek müvekkilinin kardeşi ... yetkilisi olduğu şirketten alacaklı olduğunu, bu alacağı borçlu şirketten tahsil edemediğini, kanuni olarak sorumlu olmasa dahi kardeşi olması sebebi ile müvekkilinin bu borçtan sorumlu olduğunu ve borcu ödemesi gerektiğini ileri sürdüğünü, müvekkilinin davalıya kendisinin herhangi bir borcunun bulunmadığını ve borçlu kim ise borcu ondan istemesi gerektiğini söylediğini ancak davalı tarafın borcun ödenmesi hususunda ısrarcı olduğunu ve müvekkilini tehdit ettiğini, davalı tarafın 2020 Temmuz ayından yine ikametine gelerek tehdit ettiğini, akabinde 28.10.2020 tarihinde sabah 09:00 civarında ... plakalı bir aracın ikametine geldiğini ve polis kıyafetli belinde silah takılı olan yüzü maskeli bir şahsın geldiğini kendini polis memuru olarak tanıtan şahıs müvekkiline kardeşi Mevlüt Özcan ve müvekkili hakkında paravan şirket iddiası ile FETÖ/PDY soruşturması bulunduğunu, bu soruşturma kapsamında imza örneklerinin alınması gerektiğini beyan ederek sonradan sahte olduğu anlaşılan savcılık yazısını göstererek imza atmaz ise tutuklanacağını söyleyerek müvekkilini tehdit ettiğini, müvekkilinin de bunun üzerine korkarak iki adet boş kağıda imza attığını, bunun üzerine müvekkilinin ... A.Ş. Yetkilisi ... ile görüştüğünü ve müvekkiline konunun ciddi olduğunu ve kendisinin ilgileneceğini söylediğini, sonrasında müvekkilinin kardeşi ... da ... ile yaptığı görüşmede kardeşine kendisinin polis ve savcılıktaki tanıdıkları vasıtası ile gizli olmasına rağmen bu belgenin örneğini aldığını, aynı şekilde kardeşinin de imza örneklerinin alınacağını beyan ederek sahte savcılık yazısını aynısını üzerinden "gizli dosya" kaşesi bulunan bir zarf içerisinde kasadan çıkartarak gösterdiğini, 06.11.2020 tarihinden müvekkilinin Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ödeme emrini ve Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı ihtiyati haciz kararını tebliğ aldığını, bunun üzerine şüphelinin müvekkilinin Konya Cumhuriyet Savcılığının ... Soruşturma sayılı veya başkaca bir soruşturma olup olmadığını araştırdığını ve hakkında soruşturma bulunmadığını ve kendisine verilen belgenin sahte olduğunu öğrenmesi üzerine dolandırıldığını ve 1.800.000 TL ve fer-ilerinin suç teşkil eden eylemlerle haksız ve hukuka aykırı olarak kendisinden tahsil edilmeye çalışıldığını anladığını ve bonoda alacaklı olarak görünen ... ve ... hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ve şüpheliler hakkında ... Soruşturma sayılı dosya üzerinden soruşturma açıldığını, davaya ve Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine konu 28.07.2020 tanzim ve 28.10.2020 vade tarihli 1.800.000 TL bedelli bononun sahte bir biçimde oluşturulduğunu, bu bononun 28.10.2020 tarihinde kendisini polis memuru olarak tanıtan şahsın müvekkiline iki adet boş kağıda imza attırması ile A-4 üzerine baskı yapılarak sahte olarak oluşturulduğunu, sahte belgedeki imza dışındaki tüm yazıların müvekkiline ait olmadığını, belgenin düzenleme tarzı ve biçimi ile müvekkiline ait imzanın konumu dikkate alındığından imzanın bono tanzim edildikten sonra atılmadığının açık olduğunu ve sahteliğinin çıplak gözle anlaşılabildiğini, hile ve aldatma ile ele geçirilen müvekkilinin imzaların senet formuna dönüştürüldüğünü ve sahte belgeye dayalı olarak Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, bonoda borçlu olarak gösterilen müvekkilinin yaklaşık 11 yıl önce emekli olduğunu ve emekli olduğu tarihten sonra ticari faaliyetinin bulunmadığını, alacaklı olarak görünen davalının ise Ankara'da Tapu Kadastro Bölge Müdürlüğü'nde memur olarak çalıştığını ve ticari herhangi bir faaliyetinin bulunmadığını, müvekkili ile davalı arasında herhangi bir temel ilişki veya alacağın mevcut olmadığından bahisle; Müvekkilinden hile ve aldatma ile imza alınan boş belgenin bonoya dönüştürülmesi ve sahte olarak tanzim edilen müvekkilinin borçlu davalının lehdar 28.07.2020 tanzim ve 28.10.2020 vade tarihli 1.800.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak yapılan Konya .İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takip konusu alacağın %20'den az olmamak üzere (haksız takip nedeniyle uğranılan zararın daha fazla olması halinde fazlaya ilişkin tüm talep ve hakları saklı kalmak kaydı ile) haksız takip (kötüniyet) tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyasına sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin alacaklı olduğunu, müvekkilinin 3 yıl içerisinde aralıklarla ...'a birikimlerini vererek alacaklı konuma geçtiğini, müvekkilin davacının evine alacağını istemek için gittiğini ve 30 yıllık birikiminin ödenmesi gerektiğini belirttiğini, bunun dışında davalıyı tehdit etmediğini, davacı tarafın Konya İlinde yüzlerce kişiyi mağdur ettiğini, sarraflık faaliyeti adı altında insanların birikimlerini ellerinden alarak birçok kişiyi mağdur ettiklerini, davacı yanın 28.10.2020 tarihinde evlerine bir polis memuru gelerek imza aldığı iddiasının kendileri ile ilgili olmadığını, müvekkilinin böyle bir organizasyon içinde yeralmadığını, borçlu ...'ın bononun sahte olduğu iddiası ile: her tarafı kapalı sahte polisin kamera görüntüsü ile yine kendisi tarafından hazırlatılan sahte Savcılık yazısını belge olarak sunduğunu, ancak iki adet boş A4 kağıdını eşi ve oğlu yanında imzalayacak kadar korkak ve saf olmadığı aksine yüzlerce masum insanı acımadan dolandırmaları dikkate alındığında çok deneyimli ve tecrübeli nitelikli dolandırıcı olduklarını, kasıtlı olarak maktu senet kullanmadığıhı, senet miktarı konusunda indirim istemediğini, pazarlık yapmadığını, istenmesine rağmen müvekkili ve yakınlarına ayrı ayrı ve taksitler halinde bono tanzim etmeyip keyfi olarak bir adet imza atarak 1.800.000TL değerinde tek bono tanzim etmiş olmasının, daha önce danışmanlık hizmeti aldığı konusunun uzmanı bir firma ile müvekkilini ilişkilendirmeye çalışarak; tehdit, şantaj, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi, özel işaretler ve kıyafetlerin usulsüz kullanımı vb. iddialarla dava açtığı göz önünde bulundurulunca gerçekten çok deneyimli ve tecrübeli nitelikli dolandırıcılar ile karşı karşıya olduğunu, ayrıca sahte savcılık yazısında FETO/PYD soruşturmasını kullanmaları içlerinde bulundukları bu atmosferi dağıtmak, kendilerini aklamak için korkularının üzerine gidecek kadar cesaretli davrandıklarını, dava dilekçesindeki iddiaların tamamen tek taraflı mesnetsiz itham ve iftiradan ibaret olduğunu, imzanın borçluya ait olup olmadığı, imzanın boş kağıda mı, yoksa daha önceden baskı yapılıp üzerine mi imza atılıp atılmadığı, vb. ihtisas gerektiren konularda tespitin hususunda bilirkişi incelemesi yapılmasın talep ettiklerini, davacı tarafından takibe konu bononun müvekkilinin önüne getirilerek bizzat ikisinin de bulunduğu ortamda davacı tarafından imzalanarak müvekkiline teslim edildiğini, bu hususun grafolojik inceleme sonunda açıkca anlaşılacağını, davacı yanın takibe konu bononun mutat bir senet vasfında olmadığı yönündeki iddialarına ve çift imza atılmadığı iddialarına katılmadıklarını, zira TTK anlamında bononun geçerli unusuru olarak çift imza zorunluluğunun olmadığı, tek imza atılmasının gerçek kişinin borçlanması için yeterli olduğunu, takibe konu bononun TTK anlamında bononun tüm zorunlu unsurlarını taşıyan bir kambiyo senedi olduğunu, takibe konu bononun sahte olmadığını, bizzat davacının kendi iradesi ile hazırlanıp,müvekkilin huzurunda borçlu tarafından imzalandığını ve müvekkile teslim edildiğini, davacının müvekkiline borçlu olduğunu, somut olayda ispat külfetinin davacıda olduğundan bahisle; Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere taraflarına icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Tarafların bildirmiş oldukları delilleri ilgili yerlerden, Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı UYAP dosyası, Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş Esas ... D.İş Karar sayılı UYAP dosyası, Konya C.Başsavcılığı'nın ... Sor. sayılı UYAP dosyası, Konya C.Başsavcılığı'nın ... Sor. sayılı UYAP dosyası, Konya .Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı UYAP dosyası, Konya .Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı UYAP dosyası, Konya .Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı UYAP dosyası ilgili yerlerden dosyamız içerisine celbedildiği görülmüştür.
Dosyamız içerisine celbedilen Konya .İcra Dairesi'nin ... Esas dosyasının incelenmesinde; Alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, Keşidecisi ... lehtarı ... olan 28.07.2020 tanzim tarihli 23.10.2020 vade tarihli 1.800.000,00 TL bedelli bonodan kaynaklı kambiyo senetlerine özgü icra takibi yapıldığı görülmüştür.
Dava; İİK.72.maddesine dayalı menfi tespit davasıdır.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacının, hile ve aldatma ile imza alınan boş belgenin bonoya dönüştürülmesi ve sahte olarak tanzim edilen 28.07.2020 tanzim ve 28.10.2020 vade tarihli 1.800.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak yapılan Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasındaki icra takibi nedeniyle kendisinin borçlu olmadığının tespitine, takip konusu alacağın %20'den az olmamak üzere (haksız takip nedeniyle uğranılan zararın daha fazla olması halinde fazlaya ilişkin tüm talep ve hakları saklı kalmak kaydı ile) haksız takip (kötüniyet) tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği, davalının davanın reddine karar verilmesini, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davanın İİK.72.maddesine dayalı menfi tespit davası olduğu, İİK.72.maddesinde; "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir...." şeklinde, 6102 sayılı TTK.778/1-d maddesi yollaması ile TTK. 677. Maddesinde; "Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez." şeklinde, TTK. 778/1-a maddesi yollaması ile TTK'nun 687.maddesinde; "Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. (2) Alacağın temliki yoluyla yapılan devirlere ilişkin hükümler saklıdır." şeklinde, 6102 sayılı TTK'nun 825.maddesinde;"(1) Borçlu, emre yazılı bir senetten doğan alacağa karşı ancak senedin geçersizliğine ilişkin veya senet metninden anlaşılan def'ilerle alacaklı kim ise ona karşı, şahsen haiz bulunduğu def'ileri ileri sürebilir.(2) Borçlu ile önceki hamillerden biri veya senedi düzenleyen kişi arasında doğrudan doğruya varolan ilişkilere dayanan def'ilerin ileri sürülmesi, ancak senedi iktisap ederken hamilin bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olması hâlinde caizdir." şeklinde düzenlemeler yapıldığı görülmüştür.
Davalı tarafından davacı aleyhine Konya .İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi yapıldığı, takip dayanağının Keşidecisi ... lehtarı ... olan 28.07.2020 tanzim tarihli 23.10.2020 vade tarihli 1.800.000,00 TL bedelli senet(bono) olduğu görülmüştür.
Mahkememiz dosyası içerisine celbedilen Konya .Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde: Katılanın ... olduğu, sanıklardan ... hakkında tehdit, Resmi Belgede Sahtecilik, Nitelikli Dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığı, sanık ...'nın müsnet tehdit suçunun, sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK 223/2-e maddesine göre beraatine, sanık ...'nın sübut bulan müsnet Resmi Belgede Sahtecilik suçundan 5237 sayılı TCK.nun 210/1 maddesi delaleti ile 204/1 maddesine göre ve sübut bulan müsnet dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı TCK.nun 159/1 maddesine göre mahkumiyetine ve Hükmün açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği görülmüştür.
Konya .Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden aldırılan Antalya Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 31.03.2021 tarih ve ... sayılı uzmanlık raporu ile; tetkike konu boruçlusu ..., Alacaklısı ... olan 28.07.2020 düzenleme 23.10.2020 ödeme günlü 1.800,000,00 TL değerindeki 1 adet senet üzerindeki yazılar ve ... adına atılı bulunan borlu imzası ile ..., ... ve ... Mevcut Mukayese yazı ve imzaları arasında yapılan karşılaştırma neticesinde fark görüldüğü, söz konusu yazıların ..., ... ve ... elinden çıkmadığı kanaatine varıldığının bildirildiği, yine İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesinin 12.01.2023 tarihli raporu ile; İnceleme konusu senette sol, sağ ve alt kenarının forme kesim olmadığı, sol kenarının 16,7 cm, sağ kenarının 16,8 cm, uzun kenarlarının 17,5 cm ebadında olduğu, söz konusu senedin mutat matbu basım senetlerden olmadığı, bilgisayar ve ekipmanınca düzenlenmiş olduğu, borçlu imzasının ödeyecek kutucuğu yanında oluşturulmuş kutu içerisinde atılı göründüğü, inceleme konusu senette daha önce Antalya Bölge Kriminal Polis Laboratuvarınca kırmızı kalem ile işaretlenmiş yerlerde üstte ve altta düz hat oluşturacak şekilde yapıştırıcı bakiyelerinin olduğu, yapıştırıcı bakiyelerinin olduğu yerde kağıtta kısmi lif kaybı olduğunun görüldüğü, söz konusu bulgularla inceleme konusu senette atılı borçlu imzasının, senedin imzadan yararlanarak oluşturulup oluşturulmadığına ilişkin daha ileri bir tespite gidilemediği hususlarının bildirildiği görülmüştür.
Ceza mahkemesi kararlarının hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalara etkisini düzenleyen 6098 sayılı TBK'nun 74.maddesinde;"Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu düzenleme karşısında ceza mahkemesince verilen beraat kararının hukuk hakimini bağlamayacağı ancak bu bağımsızlığın sınırsız olmadığı, Gerek öğretide ve gerekse Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hâkiminin tamamen bağlı olacağının kabul edildiği, başka bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararının, taraflar yönünden kesin delil niteliği taşıyacağı, bunun yanında ceza yargılamasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hukuk hakimini bağlayıp bağlamayacağı konusunda da “Kurulan hükmün sanık hakkında hukuksal bir sonuç doğurmamasını” ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir “hüküm” olmadığı gibi CMK’nın 223. maddesinde sayılan hükümlerden olmadığından, bu tür kararların yasa yararına bozulması durumunda yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararlarda lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyeceği, ancak kusurun Yargıtay aşamasında verildiği ve mahkemece bozmaya uyulmakla kusurun varlığına ilişkin maddi olgunun kesinleştiği durumlarda, bu husus hukuk hâkimi yönünden bağlayıcı olacağı (Yargıtay HGK 18/01/2022 tarih ve ... Es. ... Kar. sayılı içtihadı, Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin 04/09/2024 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamı), bunun yanında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları genel olarak hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olmasa da hukuk hakimi bu ceza davasında elde edilen delilleri HMK hükümleri çerçevesinde değerlendirebileceği, (Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin 22/03/2023 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamı) anlaşılmıştır.
Konya .Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında; Antalya Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün ve İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınmış olması karşısında usul ekonomisi açısından mahkememizce yeniden imza incelemesine gerek görülmediği ve Konya .Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında alınan rapora itibar edildiği, takibe konu senet(bono) üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı, aksinin davalı tarafından ispatlanamadığı, takipten ve takibe konu senetten dolayı davacının davalıya borcunun bulunmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne, İİK.72/5.maddesi gereğince takibe konu 1.805.561,27 TL'lik alacağın takdiren %20 si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı yönünden tazminatın şartları oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KABULÜ İLE;
1-Davacının Konya . İcra Müdürülüğü'nün ... Es. Sayılı dosyasından davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-İİK.72/5.maddesi gereğince takibe konu 1.805.561,27 TL'lik alacağın takdiren %20 si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Davalının tazminat talebinin REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 123.337,89 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 30.834,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 92.503,41 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
5-Davacı tarafından sarfına mecbur kalınan toplam 30.986,28 TL ilk yargılama harcı ile 82,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 31.068,28 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre hesaplanan 258.611,74 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
7-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı bulunması halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/02/2025
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
- Bu evrak UYAP-DYS üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.