mahkeme 2025/62 E. 2025/551 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/62
2025/551
11 Eylül 2025
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
TEMLİK EDEN :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Doğanhisar İcra Dairesi bünyesinde bulunan müvekkilinin alacaklısı olduğu ... E. Sayılı dosyası kapsamında; taraflarınca yapılan ilamsız icra takibine yukarıda bilgileri verili davalı(borçlu) tarafından 15.11.2024 tarihinde itiraz edildiğini, davalının(borçlunun) itirazı akabinde yine 15.11.2024 tarihli tensip tutanağı ile Doğanhisar İcra Dairesi tarafından ilgili dosyada takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı(borçlu) tarafından takip dayanağı 02.08.2024 tarihli ... numaralı fatura bakımından; böyle bir alışverişin olduğu kabul edilmiş lakin bedelin ödendiği iddia edildiğini, bilindiği üzere Yerleşik Yargıtay İçtihatları uyarınca işbu durumda fatura içeriği ve mal teslimini kabul eden borçlunun borcu ödediğini ispat yükümlülüğünü yerine getirmesi gerektiğini, aksi taktirde itirazının iptali sureti ile takibin devamına karar verilerek alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, davalının işbu fatura bedelini müvekkili şirkete ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, dolayısıyla; davalının itirazı haksiz ve kötü niyetli olduğunu, davalı(borçlu) takip dayanağı 09.08.2024 tarihli ... numaralı fatura bakımından; böyle bir siparişin olmadığını, malın teslim edilmediğini ve müvekkili şirketten başkaca alacaklarının olduğu şeklinde mesnetsiz beyanlarda bulunularak haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunduğunu, ilgili fatura borçlunun ticari defterlerine kaydedildiğini, faturaya borçlu tarafından süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını ve borçlu şirketin sigortalı çalışanları tarafından işbu dava konusu faturaların içeriğindeki malların teslim alındığına dair imzalanmış evrak bulunduğunu, Yerleşik Yargıtay İçtihatları uyarınca; borçlunun faturalara itiraz etmeyerek ve ticari defterlerine işleyerek işbu faturalara ilişkin alışverişi ve ticareti kabul ettiği apaçık ortada olduğunu, bir diğer yandan yine Yerleşik Yargıtay İçtihatları uyarınca fatura içeriği malların teslim edildiğine dair borçlu şirketin sigortalı çalışanları tarafından imzalanmış olan evraklar da borçlunun itirazının somut gerçek ile uyuşmadığını, haksız ve kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, tüm bu nedenlerle davanın kabulüne itirazın iptaline ve takibin işlemiş ve işleyecek olan faiz ve fer'ileri ile birlikte devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap vermemiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLER, DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı hususunda olduğu anlaşılmıştır.
Doğanhisar İcra Müdürlüğünün 2024/82 esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Tarafların bağlı bulunduğu vergi dairesine müzekkere yazılarak 2024 yılına ait BA ve BS formlarının mahkememize gönderilmesinin istenilmiş, Doğanhisar Mal Müdürlüğünden ve Akşehir Vergi Dairesinden ilgili kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Davacının ticari defterlerini incelemek üzere dosya SMMS bilirkişisine tevdii edilmiş, bilirkişinin Mahkememize sunmuş olduğu 13/05/2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Davacının ticari defterlerinin TTK'na göre usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, davacı defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, özellikle dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak dava konusu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaların bedelinin ödenmediği, fatura içeriğindeki mallara ait teslim belgelerinin olduğu, faturalara ilişkin BA ve BS formu tanzim edilmediği, iade faturası tanzim edilmediği, davacı ticari defterlerinde taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunduğu, davacı ticari defterlerinde dava konusu faturaların bedelinin ödenmediği, dava ve takip konusu faturalar ve cari hesap ilişkisinden dolayı 31/12/2024 tarihi itibariyle davacının davalıdan 104.778,47 TL alacağının olduğu rapor edilmiştir.
Davacı vekili 02/05/2025 tarihli beyan dilekçesi ile taraf değişikliği talebinde bulunmuş olduğu, Mahkememizin 13/06/2025 tarihli ara kararı ile HMK125/2. Maddesi uyarınca taraf değişikliğinin kabulüne, davacı tarafın ... olarak değiştirilmesine dair karar verilmiştir.
Dava, niteliği itibariyle bir itirazın iptali davasıdır.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığına ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde ise ticari defterlerin delil olması düzenlenmiş olup; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olduğu, taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın, ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağı öngörülmüştür. Anılan maddede belirtilen koşullar gerçekleşmedikçe ticari defterlerin sahibi yararına delil olma niteliği bulunmayacağı gibi, hükme dayanak teşkil edemeyecektir.
6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi, ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir. Ancak faturanın içeriğine yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesini doğurmakla beraber, tek başına faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin yapılmış olduğu, malın teslim edildiği anlamını taşımaz. Zira karşı tarafça akdi ilişkinin inkar edildiği hallerde, fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilen bu faturaya süresinde itiraz edilmemesi tek başına alacağın varlığını göstermez (Bkz. Yargıtay . HD'nin 19/09/2016 tarihli ve ... E.... K. sayılı kararı ile Yargıtay HGK'nın 01/07/2021 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı).
" Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." (Y. . HD. ... E. ... K. sayılı ilamı)
Yukarıda belirttilen emsal Yargıtay ilamı ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkememizce taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davalı ticari0 ibraz etmediğinden usulüne uygun tutulmuş davacı ticari defterlerine göre alınan bilirkişi raporu ile davacının davalıdan söz konusu faturalardan kaynaklı alacaklı olduğu, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının dava tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerektiği, Davacının ticari defterlerinin TTK'na göre usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, davacı defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, özellikle dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak dava konusu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaların bedelinin ödenmediği, fatura içeriğindeki mallara ait teslim belgelerinin olduğu, faturalara ilişkin BA ve BS formu tanzim edilmediği, iade faturası tanzim edilmediği, davacı ticari defterlerinde taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunduğu, davacı ticari defterlerinde dava konusu faturaların bedelinin ödenmediği, dava ve takip konusu faturalar ve cari hesap ilişkisinden dolayı 31/12/2024 tarihi itibariyle davacının davalıdan 104.778,47 TL alacağının olduğunun tespit edildiği ve anlaşıldığı, bu durumda ticari defter kayıtları ile fatura konusu hizmetin/malların verildiğinin ispatlandığı değerlendirilmiştir.
T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 18/09/2018 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı emsal alınarak davalı/borçlunun icra takibinden önce 6098 Sayılı TBK'nın 117. Maddesi çerçevesinde temerrüde düşürüldüğünün davacı tarafından dosyadaki mevcut delil durumuna göre ispat olunamadığı görülmekle takibe 77.145,99 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki yasal faizi üzerinden devam olunmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Alacak belirlenebilir ve likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Tüm bu nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
1-Davalının Doğanhisar İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 77.145,99 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Kabul edilen miktarın %20'si olan 15.429,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 5.269,84 -TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 1.397,71-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.872,13-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Hazine tarafından karşılanan 4.600,00 -TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre (77.145,99/81.844,92) hesaplanan 4.335,90-TL'sinin davalıdan alınarak, 264,10-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcı ve 1.397,71-TL peşin harç olmak üzere toplamda 2.013,11-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından karşılanan 665,00-TL posta ve tebligat gideri, 3.500,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 87,50-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 4.252,50-TL nin haklılık oranına göre (77.145,99/81.844,92) 4.008,35-TL'sinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine, bakiye kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine,
8-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda davacı yönünden reddedilen miktar itibariyle kesin olmak üzere ve davalı yönünden kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi.11/09/2025
Katip Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.