mahkeme 2025/592 E. 2025/527 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/592

Karar No

2025/527

Karar Tarihi

5 Eylül 2025

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :

BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
TEMSİL KAYYIMI :
DAVA : Anonim Şirket Genel Kurulunu Olağanüstü Toplantıya Çağrı İzni
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan davanın dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda;
HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP :
Davacı vekili 19/07/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı şirkette %71 pay sahibinin müvekkili şirket olduğunu, davalı şirketin %29 pay sahibinin de ...'e ait olduğunu, davalı şirkete 02/03/2022 tarihli genel kurul kararı ile ...'ın yönetim kurulu başkanı olarak atanmasına karar verildiğini, ...'ın sürekli yurt dışında olması sebebiyle şirket işlerinin diğer yönetim kurulu üyesi olan ... tarafından yürütüldüğünü, müvekkili şirketin davalı şirket hakkında bilgi alamadığını, taraflar arasında devam eden birçok davalar olduğunu, iki yıla yakın süredir devam eden davalar neticesinde halihazırda davalı şirkete ... tarafından açılan davada verilen karar ile genel kurul kararlarının iptaline ilişkin karar alındığını, alınan mahkeme kararı ile davalı şirketin 12/01/2023 tarihli genel kuruldan önceki haline geri döndüğünü, genel kurul yapılmasına ilişkin açılan davada kayyım görevlendirmesi yapıldığını, kayyım eşliğinde genel kurul yapıldığını ancak ... tarafından sunulan sahte belgeler nedeniyle kayyım eşliğinde yapılan genel kurulun iptaline ilişkin dava açtıklarını ve açmış oldukları davanın kabulüne karar verildiğini, gelinen aşamada şirket hakkında genel kurul yapılamadığını, yönetim kurulu üyelerinin görev sürelerinin dolduğunu, müvekkili şirketin %71 hissedarı olduğu davalı şirket hakkında bilgi edinilemediğini, defalarca genel kurul yapılması için toplantı talep edildiğini ancak genel kurul çağrısı yapılmadığını, davalı şirket hakkında genel kurul yapılmasının zaruri olduğunu, yönetim kurulu üyesi olan ...'ın ısrarla yönetim kurulu ve genel kurul toplantılarına katılmaktan kaçındığını, davalı şirketin zarara uğratıldığını beyanla TTK'nun 410-412 maddeleri uyarınca davalı şirketin;
"1.Açılış ve yoklama,
2.Toplantı Başkanlığının oluşturulması,
3.Toplantı tutanağının imzalanması hususunda Toplantı Başkanlığına yetki verilmesi,
4.Yeni Yönetim Kurulu Üyelerinin Seçilmesi,
5.Yönetim Kurulu Üyelerine ödenecek huzur hakkı/ücret/maaş vs mali hakların belirlenmesi,
6.Dilek ve temenniler ile kapanış"
Gündem maddeleri ile gündem görüşmek üzere genel kurulun toplantıya çağrılmasına ve ayrıca gündemi düzenlemek ve kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere kayyım atanmasına, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı şirketin azledilen vekili tarafından dosyaya sunulan 07/08/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça dosyaya sunulan kendilerinin şirket vekilliğinden azline ilişkin beyanların hukuken geçersiz olduğunu, müvekkili şirketi açılan ve devam eden davalarda temsil etme yetkilerinin engellenmeye çalışıldığını, yapılan azilnamenin geçersiz olduğunu, açılan davanın vekalet ehliyetine sahip olmayan vekiller tarafından açıldığını bu nedenle HMK'nun 114 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı şirket temsilcisi olan ... tarafından davacı vekillerinin azilname ile azledildiğini, davacı vekillerinin dava açma ehliyetlerinin olmadığını, davacı tarafın iş bu davayı açmakta hukuki yararlarının bulunmadığını, davacı şirket temsilcisinin aynı zamanda davalı şirketinde yönetim kurulu üyesi olduğunu ve genel kurul çağrısı yapabileceğini, hukuki yarar yokluğu nedeniyle açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça genel kurul kararının iptali istemli açılan davanın halen derdest olduğunu ve kararın kesinleşmediğini, davacı tarafın genel kurulu mahkeme kararı aracılığıyla toplantıya çağırabilmek için gerekçe yaratma çabası içerisinde olduğunu, davacı şirketin müvekkili şirkete karşı sermaye borcunu ifa etmediğini, bu kapsamda sermaye borcunu ödemekten kaçınmak amacıyla iş bu davanın açıldığını, davanın duruşmalı olarak görülmesi gerektiğini beyanla açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirkete Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/01/2025 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile iş bu dosya için temsil kayyımı olarak görevlendirilen ... tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Gündemi yönetmek ve genel kurulun toplanması sürecini takip etmek adına kayyım olarak atanması için Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasında tarafıma yetki verildiğini, bu doğrultuda şirketin menfaatlerini en ön planda tutmak ve şirketin bekasını güvence altında almak için davanın kabulüne veya reddine ilişkin kararı Mahkemenin takdirine bıraktığını, gerekli görülmesi halinde yapılması gereken iş ve işlemler için tarafına yetki verilmesi talep etmiştir.
DELİLLER:
Mahkememizce, Konya Ticaret Sicili Müdürlüğünden davalı şirketin yetkili temsilcilerinin kimlik bilgileri, şirketin ana sözleşmesi, şirketin genel kurul toplantı tutanakları, genel kurullara katılımları gösterir hazirun cetvelleri ve ortakların pay durumunu gösterir bilgi ve belgeler, dava ve cevap dilekçelerinde ve sair dilekçelerde bahsi geçen dava dosyaları, davalı şirketin 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin genel kurul toplantılarının yapılabilmesi için Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve Ticaret İl Müdürlüğüne yapılan tüm başvurulara ilişkin bilgi ve belgeler celp edilip incelenmiştir.
DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE :
Dava, anonim şirket genel kurulunu olağanüstü toplantıya çağrı izni davasıdır.
Davacı vekili, davalı ... Tarım A.Ş için genel kurul çağrı kararı alınmak üzere yönetim kurulu toplantısı yapılmak istenmiş ve bu doğrultuda davalı şirketin münferit yetkililerinden ... tarafından diğer yönetim kurulu üyesi olan ...'e Konya . Noterliğinin 06.07.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile şirket merkezinde yönetim kurulu toplantısı yapılması ihtar edilmiş ise de yönetim kurulu toplantısının yapılamadığını, davacı şirket tarafından, davalı şirket yöneticilerine çekilen Konya . Noterliği'nin 14.06.2024 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesindeki genel kurul toplantısı çağrı isteğinin de karşılık görmediğini belirterek, olağanüstü genel kurul toplantısına çağrı izni verilmesini talep etmiştir.
Anonim şirketlerde genel kurula çağrı usul ve yöntemi TTK'nun 410 ila 412. maddelerinde düzenlenmiştir.
TTK'nun 410. Maddesi:
"Genel kurul, süresi dolmuş olsa bile, yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir. Tasfiye memurları da, görevleri ile ilgili konular için, genel kurulu toplantıya çağırabilirler. Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir. Mahkemenin kararı kesindir." hükmünü içermektedir.
TTK'nun 411. maddesi:
" Sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, genel kurulu toplantıya çağırmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilirler. Esas sözleşmeyle, çağrı hakkı daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabilir. Gündeme madde konulması istemi, çağrı ilanının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanmasına ilişkin ilan ücretinin yatırılması tarihinden önce yönetim kuruluna ulaşmış olmalıdır. Çağrı ve gündeme madde konulması istemi noter aracılığıyla yapılır. Yönetim kurulu çağrıyı kabul ettiği takdirde, genel kurul en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağrılır; aksi hâlde çağrı istem sahiplerince yapılır. " hükmünü içermektedir.
TTK'nun 412. maddesi:
"Pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemleri yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi karar verebilir. Mahkeme toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atar. Kararında, kayyımın, görevlerini ve toplantı için gerekli belgeleri hazırlamaya ilişkin yetkilerini gösterir. Zorunluluk olmadıkça mahkeme dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir. Karar kesindir." hükmünü içermektedir.
6102 Sayılı yeni Ticaret Kanununun getirdiği yeniliklerden birisi de bazı koşullarda münferit pay sahibine de genel kurulu toplantıya çağırma yetkisi tanımış olmasıdır. TKK 410. maddenin 2. fıkrasına göre, çağrı konusunda asıl yetkili olan yönetim kurulunun devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının sağlanmasının olanaksız olması veya hiç mevcut olmaması hallerinde, tek bir pay sahibi mahkemeye başvurarak ’un toplanmasına karar verilmesini isteyebilir.
Yasada pay sahibinin hangi koşullarda genel kurulu toplantıya çağırma yetkisine sahip olacağı belirtilmiş, bu yetkinin nasıl kullanılacağı düzenlenmemiştir. Bu yetki de aynen azlığın genel kurulu çağrı yetkisi gibi mahkeme aracılığıyla kullanılacağına göre, bu konuda TTK 412. maddeden örnekleme yolu ile yararlanılabilir. Pay sahibi başvurusunda, öncelikle çağrı hakkının varlığını, yani yönetim kurulunun devamlı olarak toplanamadığını ve toplantı nisabının oluşmasına olanak bulmadığını kanıtlamalı, ayrıca gündemi ve gerekçelerini belirtmelidir. (... Ortaklıklar Hukuku I, 14. Bası, 2019, sf. 543)
Dava tarafları, tüm iddia ve savunmalarını delilleriyle birlikte dosyaya sunduğundan ve dilekçelerinde bahsi geçen tüm bilgi ve belgeler dosyaya celp edildiğinden, sözlü olarak açıklanması gereken bir hususun bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Bu bakımdan TTK 412. Maddesindeki: "Zorunluluk olmadıkça mahkeme dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir" amir hükmü de nazara alınarak; Mahkememizce duruşma açılması zaruri görülmediğinden inceleme dosya üzerinden yapılmıştır.
DAVADAKİ TARAF TEŞKİLİ VE DAVA TARAFLARININ TEMSİLİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE;
6100 sayılı HMK'nun 114/1-d maddesi uyarınca, dava taraflarının, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması dava şartıdır.
6100 sayılı HMK'nun 115/1. maddesi uyarınca ise, Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Dava tarafı şirketlerin yetkili temsilcilerinin kim veya kimler olduğu, bununla birlikte dava taraflarının dosya için görevlendirdiği avukatlara ilişkin düzenlenen azilnameler sebebiyle ilgili avukatların dosyada müvekkillerini temsil etme hakkına sahip olup olmadıkları konularında dava tarafları ihtilaf halinde olduğundan ve hususlar dava şartı olarak resen değerlendirilmesi gerektiğinden öncelikle bu konunun ele alınması gerekmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 54. Maddesi:
"(1) Kanuni temsilciler, davanın açılıp yürütülmesinin belli bir makamın iznine bağlı olduğu hâllerde izin belgelerini, tüzel kişilerin organları ise temsil belgelerini, dava veya cevap dilekçesiyle mahkemeye vermek zorundadırlar; aksi takdirde dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamazlar. Şu kadar ki, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde mahkeme, kanuni temsilcilerin veya tüzel kişilerin organlarının, yukarıda belirtilen eksikliği gidermeleri şartıyla dava açmalarına yahut davayla ilgili işlem yapmalarına izin verebilir.
(2) İzin belgesinin alınması için mahkemeye müracaat edilmesi gerekiyorsa ilgiliye, müracaatı için kesin süre verilir. Bu süre içinde mahkemeye başvurulması hâlinde bu konuda karar verilinceye kadar beklenir.
(3) Süresi içinde belgelerin ibraz edilmemesi veya mahkemeye başvurulmaması hâlinde, dava açılmamış veya gerçekleştirilen işlemler yapılmamış sayılır." hükmünü amirdir.
6100 sayılı HMK'nun 77. Maddesi:
"(1)Vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukat, dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamaz. Şu kadar ki, gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkeme, vereceği kesin süre içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul işlemlerini yapmasına izin verebilir. Bu süre içinde vekâletname verilmez veya asıl taraf yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle mahkemeye bildirmez ise dava açılmamış veya gerçekleştirilen işlemler yapılmamış sayılır.
(2) Vekâletnamesiz işlem yapmasına izin verilen ancak haklı bir sebep olmaksızın süresi içinde vekâletname ibraz etmeyen avukat, celse harcı ile diğer yargılama giderleri ve karşı tarafın uğradığı zararları ödemeye mahkûm edilir. Bunu kötüniyetle yapan avukat aleyhine, ceza ve disiplin soruşturması açılmasını sağlamak üzere, Cumhuriyet başsavcılığına ve vekilin bağlı olduğu baro başkanlığına durum yazıyla bildirilir.
(3) Bir tarafın avukat tutmak istemesi sebebiyle, yargılama hiçbir şekilde başka birgüne bırakılamaz.
(4) Avukatın istifa etmesi, azledilmesi veya dosyayı incelememiş olması sebebiyle yargılama başka bir güne bırakılamaz. Ancak, dosyanın incelenmemiş olması geçerli bir özre dayanıyorsa, hâkim bir defaya mahsus olmak üzere, kısa bir süre verebilir. Verilen süre sonunda, dosya incelenmemiş olsa bile davaya devam olunur." hükmünü amirdir.
Davacının temsili ve görevlendirilen avukatlar için yapılan değerlendirme:
İş bu dava, davacı ... temsilen ... tarafından düzenlenen Konya . Noterliğinin ... yevmiye sayılı 19/07/2022 tarihli vekaletname ve bu vekaletnameye istinaden düzenlen avukat yetki belgesine dayalı olarak davacı vekilleri marifetiyle açılmıştır. Dosyaya sunulan 07/08/2024 tarihli dilekçe ekinde yer alan Konya . Noterliğinin ... yevmiye sayılı 07/04/2023 tarihli azilnamesi ile davacı vekillerinin vekillikten azledildikleri bildirilmiştir. Yani iş bu dava açılmazdan önce davacı vekilleri vekillikten azledilmiştir. Davacı vekili tarafından her ne kadar davacı şirket temsilcilerden ... yetkisinin 21/11/2022 tarihi itibariyle son bulduğu ve o tarihten bu yana ...'ın tek yetkili konumuna geldiği ileri sürülmüş ise de, ...'ın davacı şirkette münferit tek yetkili hale gelmesi Romanya Ticaret Sicil Müdürlüğünün 19/03/2024 tarihli tescil işlemi ile gerçekleşmiştir. Bu sebeple davacı vekilleri açısından yapılan azilnamenin geçerli olduğu sonucuna varılmıştır. 19/03/2024 tarihinden itibaren ...'ın tek yetkili hale gelmesi nedeniyle iş bu dava yönünden davacı şirkete temsil kayyımı tayini gerekli görülmemiştir. Ancak, azilname geçerli sayıldığından davacı vekillerinin dosyadaki vekil sıfatlarının devam etmesi için 19/03/2024 tarihinden sonra düzenlenmiş bir vekaletnamenin dosyaya sunulması veya davacı asılın davaya icazet verdiğini dilekçeyle dosyaya bildirmesinin gerektiği anlaşılmıştır. Bu doğrultuda davacı tarafa verilen kesin süre içerisinde davacı vekilleri tarafından Konya . Noterliğinin 17/09/2024 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletname dosyaya ibraz edilmiştir. Böylelikle davacının, dosyadaki temsili ve görevlendirilen avukatlar itibariyle dosyada usuli bir eksikliğin kalmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı vekili tarafından dosyaya sunulan 08/09/2024 tarihli dilekçede davacı vekilleri avukatlar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan yürütülen Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyanın bekletici mesele yapılarak ilgili avukatların dosyadaki görevinin buna göre devam ettirilmesi talep edilmiş ise de, avukat soruşturmalarının bu davanın neticesine ve seyrine bir etkisinin olmadığı kanaatine varılarak, talep uygun görülmemiştir. Yine davalı vekili tarafından aynı dilekçede davacı şirket açısından ...'in yetki durumunun araştırılıp tespit edilmesi ve ...'in yetkisinin son bulduğu tarihten önceki işlemlerinin geçerli olup olmadığının sorulması istenilmiş ise de, aynı dava tarafları arasında görülmekte olan Mahkememiz ... Esas sayılı dava dosyasına sunulu apostil şerhi içerir Romanya Ticaret Sicil Müdürlüğünün 19/03/2024 tarihli tescil belgesine göre, davacı şirketin anılan tarih itibariyle münferit tek yetkilisinin ... olması ve bu tarihten sonra düzenlenen güncel vekaletnamenin dosyaya sunulması nedeniyle davacı yönünden dosyada bir temsil sorunun olmadığı kanaatine erişilmiştir.
Davalının temsili ve görevlendirilen avukatlar için yapılan değerlendirme:
Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünün dosyamız arasına gönderdiği yazı cevabı ve ekleri ile celp edilen dava dosyaları içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı üzere;
Davalı ... Tarım A.Ş ünvanlı şirketin ... ve ... isimli kişiler tarafından münferiden temsil edilmekte iken 12/01/2023 ve 02/02/2023 tarihli genel kurullarda ...'ın yönetim yetkisinin kaldırılmasına ve tek yetkilisinin ... olduğuna dair karar alındığı, genel kurul kararlarının ticaret siciline tescil ettirildiği,
Söz konusu genel kurul kararlarının usulsüz, çağrısız olması v.s sebeplere dayalı olarak 10/04/2023 tarihinde Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasında genel kurul kararlarının yürütülmesinin durdurulması istemli davanın açıldığı, bu dava neticesinde Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/05/2024 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; " 1-)Davalı şirketin 12/01/2023 ve 02/02/2023 tarihli genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine, 2-)Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile davalı şirketin 12/01/2023 ve 02/02/2023 tarihli genel kurul toplantılarında alınan kararların yürütmesinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, bu hususta Konya Ticaret Sicil Müdürlüğüne kısa karar ekli müzekkere yazılmasına.." şeklinde hüküm tesis edildiği, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesince verilen hüküm henüz kesinleşmemiş olsa da hükümle birlikte karar altına alınan ihtiyati tedbir kararının Konya Ticaret Sicil Müdürlüğüne tescil ettirilerek infaz ettirilmiş olması ve halen geçerliliğini koruması karşısında davalı şirketin yürürlükteki ve geçerli son genel kurulunun 02/03/2022 tarihli genel kurul haline geldiği, bu genel kurulda alınan karara göre ... ve ...'ın münferit yetkili olarak şirketi temsil ve ilzama yetkili oldukları,
Ticari şirketlerde görev süresi dolan yönetim kurulu üyelerinin bu sıfatlarının kendiliğinden düşeceğine dair yürürlükteki mevzuatta bir düzenleme bulunmadığı, bu nedenle yönetim kurulu üyelerinin genel kurulda belirlenen görev sürelerinin bitmesiyle şirketin organsız kaldığından söz edilemeyeceği, (Yargıta/ . H.D ... E. ... K.), buna göre davalı şirketin hali hazırdaki münferit yetkililerinin ... ve ... olduğu neticesine varılmıştır.
Her ne kadar genel kurul kararının iptali davasının neticesinin beklenilmesi talep edilmiş ise de, Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünün dosyamıza gönderdiği 18/07/2025 tarihli müzekkere cevabında görüleceği üzere, ilgili dosyada iptal davasına konu 12/01/2023 ve 02/02/2023 tarihli genel kurullardan sonra 6102 Sayılı TTK Madde 617/1'de düzenlenen her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılması gereken genel kurul dava tarihi ve karar tarihi itibariyle halen gerçekleştirilmediğinden, bu talep yerinde görülmemiştir.
Eldeki dava, 19/07/2024 tarihinde açılmıştır.
Davanın açıldığı gün davalı şirket temsilci ...'in münferit temsil yetkisine istinaden düzenlenen Konya . Noterliğinin ... yevmiye sayılı 07/06/2023 tarihli vekaletname dosyaya ibraz edilmiştir.
Bunun üzerine vekaletnamede ismi geçen avukat dosyaya davalı vekili sıfatıyla kaydedilmiş, davalı vekili olarak dosyaya cevap dilekçesi ve sair beyan dilekçeleri sunulmuştur.
Ne var ki davacı vekilleri tarafından dosyaya sunulan 20/07/2024 tarihli talep dilekçesi ile, davalı vekili olarak dosyaya vekaletname sunan Av. ... davalı şirket temsilcilerinden ... münferit yetkisine istinaden düzenlenen Konya . Noterliğinin ... yevmiye sayılı 03/06/2024 tarihli azilnamesi ile vekillikten azledildiği belirtilerek dosyadaki vekil kaydının silinmesi talep edilmiştir.
Davalı şirketi temsilen ... tarafından düzenlenen Konya . Noterliğinin ... yevmiye sayılı 07/06/2023 tarihli vekaletnamesi uyarınca Av. ... dosyaya davalı vekili olarak kaydedilmiş ise de, yine davalı şirketi temsilen bu kez ... tarafından düzenlenen Konya . Noterliğinin ... yevmiye sayılı 03/06/2024 tarihli azilname ile adı geçen avukatın vekillikten azledildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtildiği üzere ...'ın davalı şirketi münferiden temsil yetkisi devam ettiğinden ve dosyaya sunulan azilname vekaletnameden ve genel kurul kararının yürütmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararından sonraki tarihli olduğundan azilnamenin geçerli olduğu kanaatine varılarak adı geçen avukatın dosyadaki vekil kaydının silinmesi gerekmiştir.
Davalı şirket temsilcilerinden birinin yetkilendirmiş olduğu avukat bir diğer şirket yetkilisi tarafından azledilmiştir. Üstelik davacı şirketin temsilcisi ile söz konusu azilnameyi düzenlettiren aynı kişi, yani ...'dır. Mahkememize azlin bildirim tarihi, dava tarihinden sonradır.
İş bu davanın davalı şirket ortaklarından ... temsilen ... tarafından açılması, davalı şirketin münferit yetkilileri arasında adı geçen ...'ın da bulunması, dava dilekçesinde ve cevap dilekçesinde beyan edilen iddia ve savunmalar ile sair dava dosyalarına yansıyan ihtilaflar karşısında, mevcut durumda davalı şirket yöneticileri arasında menfaat çekişmesi olduğu ve bu sebeple dosyada ... ve ... haricinde onlardan bağımsız bir temsil kayyımının davalı şirketi temsil etmesinin HMK'nun 114/1-d maddesi uyarınca elzem olduğu kanaatine varılmakla, bu hususa mahsus açılan Konya. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının neticesinin beklenmesi gerekmiştir.
Sözün özü, davalı şirketin bir temsilcisinin yaptığı işleme diğer temsilci karşı çıkarak aksi yönde irade beyanı ortaya koymuştur. Dava vekillerle takip edildiğine ve dosya kapsamında her türlü bağlayıcı işlemi yapma yetkisi avukatlara verildiğine ve azledilen davalı şirket vekilinin dosyaya sunduğu dilekçe ve beyanlar azilname ile geçersiz kılındığına göre davalı şirket yetkilileri arasında menfaat çatışmasının olduğu ve bu bakımdan davalı şirket için iş bu dosyaya özgü temsil kayyımı tayinin gerekli olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 10/09/2024 tarihli ara kararında da bu hususlar vurgulanarak temsil kayyımının gerekliliğine işaret edilmiş ve Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının neticesinin beklenilmesine karar verilmiştir.
Zira, 4721 Sayılı TMK'nun 426. Maddesi: "Vesayet makamı, aşağıda yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hâllerde ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı atar:
1. Ergin bir kişi, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeple ivedi bir işini kendisi görebilecek veya bir temsilci atayabilecek durumda değilse,
2. Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa,
3.Yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa." hükmünü içermektedir.
Yargıtay . Hukuk Dairesinin 29/12/2017 tarih ve ... esas ... karar sayılı kararı da; "Dosyanın incelenmesinden, davayı kabul ve temyiz isteminden vazgeçme beyanında bulunan ...'nın, aynı zamanda, işbu davanın davacısı olduğu, her ne kadar adı geçenin şirketi tek başına temsil ve ilzamına ilişkin düzenlenmiş bir imza sirküleri sunulmamış ise de, adı geçenin davalı şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu başkanı olduğunun kabulü halinde, şirket adına davayı kabul ve temyizden vazgeçme iradesi bakımından, davacı ile davalı şirket arasında, davanın ve uyuşmazlığı niteliği de gözetildiğinde, açık bir menfaat çekişmesinin ortaya çıktığının kabulü gerektiği, keza, işbu davada davacı... vekili sıfatıyla vekalet görevi ifa eden Av... da, aşamada gönderilen evrak içerisinde bulunan Beşiktaş . Noterliğinin .... yevmiye nolu vekaletnamesiyle, bilahare görevlerinin sona erdiği ilan olunan şirket kayyımları tarafından davalı şirkete vekil olarak atanmış olması nedeniyle, Avukatlık Kanunu'nun 38/b maddesi uyarınca, davaya davalı vekili olarak kabulünün mümkün bulunmaması nedeniyle, işbu dava bakımından TMK'nın 426. maddesi doğrultusunda, davalı şirkete bir temsil kayyımının atanmasının zorunlu hale geldiği anlaşılmaktadır. Şu halde, Dairemizce, işbu gereklilik yerine getirilmeksizin Bölge Adliye Mahkemesince verilen karara yönelik temyiz incelemesi yapılabilmesi, bu meyanda temyizden feragat ve davayı kabulün ele alınarak bir karar verilebilmesi mümkün değildir. Tüm bu nedenlerle, yukarda açıklanan şekilde davalı şirkete bir temsil kayyımı atanması sağlanması ve gerekmesi halinde HMK'nın 366. maddesi delaletiyle 349. maddesi hükmü de gözetilerek yasa gereğinin takdir ve ifasını teminen dava dosyasının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesine geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir." şeklindedir.
Nitekim yapılan yargılama neticesinde Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/01/2025 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile, davalı şirketin iş bu dosya için temsil kayyımı olarak Konya Barosu tarafından ilgili dosyaya bildirilen Av. ... temsil kayyımı olarak tayin edilmiştir. Anılan hükme karşı yapılan istinaf başvurusu Konya BAM . Hukuk Dairesinin 20/03/2025 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile esastan reddedilmiş ve temsil kayyımı kararı 08/07/2025 tarihi itibariyle kesinleşmiştir.
Nitekim Konya BAM . Hukuk Dairesinin 20/03/2025 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararında:
"Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında, davalı şirketin 12/01/2023 ve 02/02/2023 tarihli genel kurul toplantılarında alınan kararların yürütmesinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği ve ihtiyati tedbir kararının devam ettiği anlaşılmakla davalı şirketin 02/03/2022 tarihli genel kurulunun yürürlükteki ve geçerli son genel kurulu olduğu ve bu genel kurulda davacı ... ile dava dışı ...'in davalı şirketin yönetim kurulu üyeliklerine seçildiği, aynı tarihli görev dağılımı ve yetkiye ilişkin yönetim kurulu kararında, davacı ...'ın yönetim kurulu başkanı, ...'in yönetim kurulu başkan vekili olarak genel kurul tarihinden itibaren 1 yıllık süre ile münferiden temsile yetkili olmalarına karar verildiği, görev süreleri dolsa bile yeni yönetim kurulu üyeleri seçilene kadar bu kişilerin davalı şirketteki yönetim kurulu üyeliklerinin ve temsil yetkilerinin devam edeceği, davacı ...'ın da hem davacı şirketin ortağı ve temsilcisi hem de davalı şirketin temsilcisi olması nedeniyle eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, bu durum karşısında, davalı şirketin yöneticileri arasında menfaat çatışması ve uyuşmazlık bulunduğundan davalı şirketi, Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında temsil etmek üzere temsil kayyımı atanmasında herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı.." tespitlerine yer verilmiştir.
Böylelikle Mahkememiz bu dava dosyasında davalının, temsil kayyımı tarafından temsil edilmesi gerektiği istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen Mahkeme kararı ile sabit olmuş ve davalıdaki temsil sorunu aşılmıştır. Temsil kayyımına dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış, ilgili temsil kayyımı tarafından yukarıda özetlenen dilekçe dosyaya ibraz edilmiştir.
Davaya konu işin esasına yönelik değerlendirmede ise;
Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünün yazı cevabından anlaşıldığı üzere, davalı şirketin merkez adresi Konya ilinde bulunmakta olup, iş bu davaya bakmaya mahkememizin kesin yetkili olduğu resen tespit edilmiştir. Aynı yazı cevabından anlaşıldığı üzere, davalı şirket iki ortaklı olup, davacı, davalı şirkette 639/1000 oranında, dava dışı ... ise 261/1000 oranında pay sahibidir. Davacı, yasada aranan azlık (%10) pay sahibi niteliğini haizdir.
Davalı ... Tarım A.Ş için genel kurul çağrı kararı alınmak üzere yönetim kurulu toplantısı yapılması için davalı şirketin münferit yetkililerinden ... tarafından diğer yönetim kurulu üyesi olan ...'e, Konya 6. Noterliğinin 06.07.2024 tarih ve 9893 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile şirket merkezinde yönetim kurulu toplantısı yapılması ihtar edilmiş ise de yönetim kurulu toplantısının yapılamadığı, davacı şirket tarafından, davalı şirket yöneticilerine çekilen Konya . Noterliği'nin 14.06.2024 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesindeki genel kurul toplantısı çağrı isteğinin de karşılık görmediği, genel kurul toplantısının yapılamadığına ilişkin tutanak tutulduğu anlaşılmıştır.
Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/05/2024 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile, davalı şirketin 12/01/2023 ve 02/02/2023 tarihli genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve bu kararın Konya Ticaret Sicil Müdürlüğüne tescil ettirilerek infaz ettirilmiş olması ve halen geçerliliğini koruması karşısında davalı şirketin yürürlükteki ve geçerli son genel kurulunun 02/03/2022 tarihli genel kurul haline geldiği, bir an için 2023 tarihindeki genel kurulların yürürlükte olduğu düşünülecek olsa dahi, 6102 Sayılı TTK Madde 617/1'de düzenlenen her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılması gereken genel kurulun dava tarihi ve karar tarihi itibariyle halen yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen TTK'nun 410. Maddesi uyarınca, anonim şirketlerde genel kurul toplantısı çağrısı yapmaya yetkili organ yönetim kuruludur. Davalı şirketin esas sözleşmesinde de aksi yönde bir hüküm bulunmamaktadır. Bir başka deyişle, davalı şirket açısından, tek başına başkan veya bir diğer yönetim kurulu üyesinin genel kurul çağrısı yapmaya ehliyeti yoktur.
Davalı vekili her ne kadar davalı şirketi temsilen yönetim kurulu başkanı ... tarafından diğer şirket yöneticisi ... muhatap olarak keşide ettirilen Konya . Noterliğinin 04/07/2025 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile genel kurul toplantısının 16/08/2024 tarihinde yapılacağı bildirilmesine rağmen eldeki davanın açıldığı belirtilerek davanın reddi savunulmuş ise de, söz konusu ihtarnameden önce genel kurul çağrısına ilişkin usulünce alınmış bir yönetim kurulu kararının bulunmadığı, bu usulle yapılan 12/01/2023 ve 02/02/2023 tarihli genel kurul kararlarının Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/05/2024 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile iptaline ve yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, yönetim kurulu toplantısı için şirket yetkilisi ...'e yapılan davetlerin icabet görmediği, tüm bunlarla birlikte şirket yetkilisi ... ve vekili tarafından şirket merkezinde hazır olunduğu halde genel kurul toplantısının yapılamadığına dair 16/08/2024 tarihli tutanak düzenlendiği anlaşılmakla, bu savunma Mahkememizde kabul görmemiştir.
Nitekim konuya İlişkin emsal Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararı; 6102 sayılı Yasa'nın 617/3. maddesinin atfıyla uygulanması gereken 410. maddeye göre anonim şirket genel kurul çağrısı kaideten yönetim kurulu tarafından yapılır. Görev süresi sona ermiş olsa bile yönetim kurulu genel kurulu çağrı yetkisine haizdir. Tek bir pay sahibi veya azlığın genel kurulu toplantıya ne surette çağırabileceği aynı Yasa'nın 410/2 ve 411. maddelerinde düzenlenmiştir. Ayrıca TTK'nın 416. maddesine göre de bütün pay sahipleri veya temsilcileri hazır bulunmak ve itiraz olmamak koşuluyla çağrıya ilişkin hükümlere uyulmaksızında genel kurul toplanabilir.
Somut olayda toplantıya çağrı hususunda müdürler kurulu tarafından herhangi bir karar alınmadığı hususu tartışmasızdır. Her ne kadar diğer müdür, davacı müdür ile toplanamadıklarını ve bu nedenle çağrının kendisi tarafından yapıldığını savunmuş ise de TTK'nın 410/2. maddesinde böyle bir durumda çağrının ne şekilde yapılabileceği düzenlenmiş olup bu prosedüre uyulmadığı da dosya kapsamıyla sabittir. Bu durumda çağrıya yetkili organın genel kurul toplantısı yapılmasına yönelik bir kararı olmadan yetkisi bulunmayan bir müdür tarafından yapılan çağrı ile toplantının yapıldığını, toplantı esnasında davacı ortak müdürün bu şekilde toplantı yapılamayacağına ilişkin itirazda bulunduğu, bu itirazını muhalefet şerhi olarak tutanağa derc ettirdiği anlaşıldığından bu toplantıda alınan tüm kararlar batıl olup mahkemece bu nedenle alınan kararların butlanına karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir..." şeklindedir.
Açıklanan olgularla sabit olduğu üzere, davalı şirketin münferit temsil yetkisine sahip yetkililerinin, yönetim kurulu toplantısı yapılması için birbirlerini karşılıklı olarak ihtar ettikleri, kendilerine gelen ihtarnamelere karşı ise olumsuz cevabi ihtarname düzenledikleri, toplantı günü olarak belirlenen günlerde ise gerektiği gibi toplanılamamasının karşı yanın kusurundan ileri geldiğini iddia ettikleri ve nihayetinde yapılan davetlere rağmen yönetim kurulunun ve de genel kurulun bir türlü toplanamadığı, tarafların bu konuda çekişmeye ve çıkmaza girdikleri, gelinen durum itibariyle, davalının savunmasının aksine, davacının davayı açmakta hukuki yararının olduğu anlaşılmıştır.
Bu itibarla, davalı şirket yöneticilerinin içinde bulunduğu çekişmeli durum sebebiyle yönetim kurulunun devamlı olarak toplanamadığı ve bu sebeple genel kurul çağrısının yapılamadığı, davalı şirket yöneticilerine çekilen Konya . Noterliği'nin 14.06.2024 tarih ... yevmiye numaralı olağanüstü genel kurul toplantısı yapılması talepli ihtarname muhataplarına tebliğ edildiği halde dava tarihi ve dahası karar tarihine kadar aradan geçen süre zarfında genel kurul toplantısının yapılamadığı anlaşılmakla, TTK'nun 410-412. maddelerinde belirtilen şartların gerçekleştiği vicdani kanısına varılmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ayrıca, davacı tarafından belirtilen gündem maddeleri ile genel kurul toplantısı yapılmasını gerektirir bir hal olmadığını, davacının sermaye taahhüdünü yerine getirmediğini belirterek, davanın esasının da temelsiz olduğunu savunmuştur.
Mahkemenin, genel kurulun toplantıya çağrı sebeplerinin gerektirici nitelikte olup olmadığını araştırma ve değerlendirme yapma yetkisi yoktur, çünkü bu durumda işin esasına girilmesi zorunluluğu söz konusu olur. Bu nedenle, mahkeme azınlığın, genel kurulun toplantıya çağrılmasına ilişkin istemini TTK m. 411 hükmü uyarınca ve yönetim kuruluna noter vasıtasıyla yapmış ve reddedilmiş veya yanıt verilememiş olduğunu tespit ettikten sonra, azınlık tarafından ileri sürülen sebepleri dikkate alarak, bunların genel kurul toplantısı için gerektirici olup olmadığı hususunda bir inceleme yaparak karar verebilir. Ancak, anonim şirkete tebligatın yapılması kanımca zorunlu olmalı ve tebligatı alan yönetim kurulunun konu hakkında söyleyeceklerini yazılı olarak bir aylık süre içinde mahkemeye vermemesi halinde, mahkeme evrak üzerinden inceleme yaparak kararını vermelidir. Yönetim kurulunun cevap vermesi halinde ise, toplantı yapılmamasına ilişkin ileri sürülen iddiaları dikkate alarak duruşma yapılıp yapılmamasına veya evrak üzerinden inceleme yapılarak karar verilmesine hükmeder. (Prof. Dr. ..., Şirketler Hukuku Şerhi, Ankara, 2018, 3. Cilt, sayfa 2834)
Yukarıda alıntılanan doktrin görüşünde de ifade edildiği üzere, Mahkememizin iş bu dosyada, genel kurul toplantısına çağrı sebeplerinin gerektirici nitelikte olup olmadığını araştırma ve değerlendirme yetkisinin olmadığı, davacının talep ettiği gündem maddelerinin TTK ve şirket esas sözleşmesine göre genel kurulda tartışılabilecek, hakkında karar alınabilecek mahiyette gündemler olduğu, sermaye taahhüdünü yerine getirilip getirilmediğinin bu davada inceleme ve değerlendirmeye tabi tutulamayacağı, ticaret sicili kayıtlarına göre davacının şirketteki ortaklık durumunun devam ettiği anlaşılmıştır.
Diğer taraftan, Mahkememiz 06/12/2022 tarih ve ... esas, ... karar sayılı ve davalı şirketi olağanüstü genel kurula çağırmak üzere temsil kayyımı atanmasına karar verilmiş ve temsil kayyımı olarak görevlendirilmiş ise de, ilgili dosyaya temsil kayyımı tarafından sunulan 09/01/2023 tarihli raporda, Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları İle Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmeliğin İkinci bölümünde belirtilen Genel Kurul Toplantılarına İlişkin Esaslar başlıklı 18. Maddesinde düzenlenen her pay sahibinin genel kurulda sadece bir kişi tarafından temsil edileceğini ilişkin amir hüküm uyarınca pay sahibi Sterk Plast Srl'yi temsilen birden fazla kişi oy kullanma hakkını kullanamayacağından ve anılan şirket yönünden ... ve ...'in oy kullanma taleplerinin kabulü mümkün olmadığından bu şirket için temsilen hiç kimsenin oy kullanamamasından dolayı genel kurul toplantısının yapılamamasına dair tutunak tutulduğu ve genel kurul kararı alınmadığı belirtilmiştir. Gelinen durum itibariyle yukarıda detaylı açıklandığı üzere, Romanya Ticaret Sicil Müdürlüğünün apostil şerhli 19/03/2024 tarihli tescil belgesine göre, davacı şirketin anılan tarih itibariyle münferit tek yetkilisinin ... olması karşısında genel kurul kararı alınmasına engel teşkil ettiği belirtilen bu durumun ortadan kalktığı kanaatine varılmıştır.
Netice itibariyle, çağrı izni talebi karşılık görmediğinden ve davacıların talep ettiği gündem maddeleri TTK ve şirket esas sözleşmesine göre genel kurulda tartışılabilecek, hakkında karar alınabilecek mahiyette gündemler olduğundan davanın kabulü yönünde aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN KABULÜ İLE;
Açılış ve yoklama,
Toplantı Başkanlığının oluşturulması,
Toplantı tutanağının imzalanması hususunda Toplantı Başkanlığına yetki verilmesi,
Yeni Yönetim Kurulu Üyelerinin Seçilmesi,
Yönetim Kurulu Üyelerine ödenecek huzur hakkı/ücret/maaş vs mali hakların belirlenmesi,
Dilek ve temenniler ile kapanış,
Gündemleriyle davalı şirketin genel kurulunu olağanüstü toplantıya çağırmak, buna ilişkin her türlü belgeleri toplamak ve hazırlamak üzere, bilirkişilik bölge kurulu listesinden resen tayin edilecek bir mali müşavirin KAYYIM OLARAK ATANMASINA, kayyım için 30.000,00TL ücret takdirine,
2-Nihai sorumlusu davalı şirket olmak üzere, davacı tarafça gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (başkaca ihtara gerek olmaksızın) iki haftalık kesin sürede 30.000,00TL kayyım ücretinin dosyaya depo edilmesi ve talep edilmesi halinde yemini yaptırılmak suretiyle kayyımın derhal göreve başlatılmasına, aksi halde dosya için kayyım görevlendirmesi yapılmayacağının ve olağanüstü genel kurul toplantısının gerçekleştirilmeyeceğinin davacıya/vekillerine İHTARINA,
3-Atanacak kayyımın genel kurul toplantısına ilişkin tüm bilgi ve belgeleri toplantının yapılmasından sonra rapor halinde mahkememize sunmasına, rapor sunulduğunda takdir edilen kayyımlık ücretinin kendisine ödenmesine,
4-Genel kurul çağrısı için yapılacak tüm masrafların davacı tarafça karşılanarak masrafların ilgili kurumlara davacı tarafça ödenmesine,
5-Kayyım tarafından raporun sunulması ve kendisine ücret ödemesi yapılması halinde 30.000,00TL kayyımlık ücreti ve olursa ek ücreti ile davacı tarafından belgelendirilen ve kayyım tarafından tasdik edilen masrafların davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
6-Toplantı ve karar yeter sayısının sağlanamaması, belgelendirilen mazeretler ya da mücbir sebepler dolayısıyla birinci toplantının yapılamaması halinde aynı gündemlerle yeniden (ikinci) toplantı çağrısı yapılması için kayyıma izin verilmesine, bu durumda kayyıma 20.000TL ek ücret takdir edilmesine ve bu ücretin nihai sorumlusu davalı şirket olması kayıt ve şartıyla davacı tarafından dosyaya depo edilmesine, ek ücretin dosyaya yatırılması halinde bunun da davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, aksi halde ikinci toplantı çağrısı için kayyıma yetki verilmeyeceğinin ihtarına, ikinci toplantı için gereken masrafların da ilgili kurumlara davacı tarafça ödenmesine,
7-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Davacı tarafından yapılan 427,60TL başvuru harcı, 427,60TL peşin harç, 60,80TL vekalet suret harcı ve 96,50TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.012,50TL yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9-AAÜT'ne göre 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu TTK'nun 412. maddesi gereğice KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi. 08/09/2025

Başkan Üye Üye Katip

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim