mahkeme 2025/367 E. 2025/523 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/367
2025/523
3 Eylül 2025
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : HASIMSIZ
MÜDAHİLLER : 1-
: 2-
VEKİLİ :
: 3-
VEKİLİ :
: 4-
VEKİLİ :
: 5-
VEKİLİ :
: 6-
VEKİLİ :
: 7-
VEKİLİ :
: 8-
VEKİLİ :
: 9-
VEKİLİ :
MÜDAHİLLİK TALEBİ
REDDEDİLEN İLGİLİLER : 1-
VEKİLİ :
: 2-
VEKİLİ :
KONKORDATO
KOMİSERİ :
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP :
Davacı vekili 03/06/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... Mobilya olarak 2019 yılında faaliyete başladığını, mobilya üretim ve imalatı yaparak yurt içi ve yurt dışına ihracat yaptığını, 2025 yılı Mart ayı itibariyle 24 çalışanı olduğunu, şirketin tek ortaklı olup şirket yetkilisinin de tek ortak olan ... olduğunu, şirket sermayesinin 15.000.000,00TL olduğunu, ... eşi ... ile birlikte şirket işlerinin yürütüldüğünü, ...'nin banka kredi borçlarına şahsende kefil olup mal varlıklarında ipotek şerhleri olduğunu, pandemi dönemi ve küresel ekonomik kriz nedeniyle mobilya sektörünün olumsuz etkilendiğini, müvekkili şirketin yapmış olduğu yatırımlarda dikkate alınarak mobilya sektöründe öncü firmalardan biri olma yolunda adımlar attığını ancak ülkemizde yaşanan yüksek enflasyon, maliyet artışları, yüksek banka faizleri ve ekonomik şartlar nedeniyle müvekkili şirketin nakit akışında sıkıntılar yaşandığını, bunun sebebi olarak müvekkilinin imal etmiş olduğu mobilyaların uluslararası satış işlemlerini yapan ... firmasından alacaklarını zamanında alamaması, İsrail ülkesine yapılan ihracatta savaş nedeniyle azalmalar olmasının etkili olduğunu, ancak ülke içinde online satışların ve ... firmasına satışların devam ettiğini yani ticari hayatın devam ettiğini, olası yaşanacak krizde şirket ve şirket sahibinin mal varlığının satışı ve tasarruf tedbirleri ile bu durumun kontrol altına alınabileceğini, müvekkili şirketin borç ödeme acizliği içerisinde olmadığını, bu duruma ilişkin İİK'nuna uygun olanak hazırlanan proje ön raporunun somut verilerle hazırlandığını ve uygulanabilir bir proje olduğunu, hazırlanan projenin yetkili kişilerce hazırlandığını, proje kapsamında müvekkilinin 28 ay içerisinde tüm borçlarını ödeyebilir konuma geleceğinin öngörüldüğünü, mevcut durumda müvekkilinin borçları nedeniyle haciz ve hukuksal tacizlerle karşı karşıya kalabileceğini, olası haciz ve şerhler nedeniyle müvekkili şirketin faaliyetlerinin zarar görebileceğini, mevcut sermaye ve malvarlıklarıyla işletme faaliyetlerinin devam edebileceğini beyanla müvekkili şirket hakkında konkordato projesinin tasdik kararı verilmesine kadar geçici mühlet kararı verilmesine, geçici konkordato komiseri atanmasına, müvekkil şirketin mallarının muhafazası için gerekli tedbir kararlarının alınmasına, davacı lehine tedbirlere hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER :
Davacı şirket tarafından konkordato ön projesi ve ekleri ibraz edilmiştir.
Mahkememiz 04/06/2025 tarihli ara kararı ile; davacı şirket lehine 04/06/2025 tarihinden itibaren 3 ay süre ile konkordato geçici mühleti verilmiş ve bir kısım tedbirlere hükmedilmiştir.
Geçici mühlet dönemi içerisinde ilgili yerlere konkordatoya ve tedbirlere ilişkin müzekkereler yazılmış, ilanlar yapılmış, tayin edilen konkordato komiseri tarafından 10/07/2025 tarihli geçici mühlet dönemi 1. raporu, 13/08/2025 tarihli geçici mühlet dönemi nihai raporu dosyaya ibraz edilmiş, davacının varlıklarının değerlendirilmesini yapmak üzere bilirkişi görevlendirilmesi hususunda geçici konkordato komiseri tarafından talepte bulunulmuş, talep doğrultusunda gayrimenkul değerleme uzmanı, Endüstri Yüksek mühendisi ve makine mühendisi bilirkişilerden raporlar alınmış, ..., ... Lojistik A.Ş., ... Dış Ticaret Limited Şirketi, ... Ticaret Anonim Şirketi, ... Bankası A.Ş., Türkiye ... Bankası A.Ş., ... Bankası T.A.O., ... Bankası A.Ş., ... Bankası A.Ş., ... Lojistik Ltd. Şti. Ve ... Sanayi Limited Şirketi vekilleri tarafından müdahale dilekçeleri sunulmuştur.
Müdahil talebinde bulunan ..., ... Lojistik A.Ş., ... Dış Ticaret Limited Şirketi, ... Ticaret Anonim Şirketi, ... Bankası A.Ş., ... Bankası A.Ş., ... Bankası T.A.O., ... Bankası A.Ş. ve ... Bankası A.Ş.'nin müdahillik taleplerinin kabulüne, ... Lojistik Ltd. Şti. Ve ... Sanayi Limited Şirketi'nin başvuru ve peşin harç yatırılmaması nedeniyle müdahillik taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Konkordato komiseri ... tarafından mahkememize sunulan 10/07/2025 tarihli geçici mühlet dönemi 1. raporda özetle;
"...1.Davacı şirkete 04.06.2025 tarihi itibariyle geçici mühlet süresi verildiği ve gerekli tedbirlerin alındığı, geçici mühlet kararının basıl ilan kurumu sitesinden ve Türkiye ticaret sicili gazetesinden ilanlarının yapıldığı, (Ek 1)
Uzman Bilirkişiler kıymet takdir çalışmaları ve alacak — borç teyit çalışmalarına devam edildiğinden, mali tablolar ve konkordato ön projesi hakkında görüş bildirmeye rapor tarihi itibariyle imkan bulunmadığı, ikinci raporda yer verileceği,
Rapor dönemi içinde geçici mühletin kaldırılmasını gerektiren bir uygulama tespit edilmediği..." kanaatleri bildirilmiştir.
Konkordato komiseri ... tarafından mahkememize sunulan 13/08/2025 tarihli geçici mühlet dönemi nihai raporda özetle;
"...1-Davacı şirketin başvuru belgeleri arasında bulunan mali tabloları 31.03.2025 tarihli olması, bu tarihten geçici mühlet kararı verilen 04.06.2025 tarihine kadar oluşan mali durum hareketleri ve güncel mali durumun tetkik edilmesi gereği, davacı şirket tarafından oluşturulan geçici mühlet kararının alındığı tarihteki mali tablolar ve son mali tablolar olan 31.07.2025 tarihli MUGT'ne göre komiserliğimize beyan edilen bilanço (Ek-2) üzerinden yapılan mutabakat ve değer tespit çalışmaları ışığında Rayiç Değer bilançosu hazırlanmıştır.
-Komiserliğimiz tarafından elden ve posta yolu ile yapılan mutabakat çalışmaları sonucu ilişkili kurum veya kişilerin cevap yazılarında farklılıklar tespit edilmiştir. Davacı şirket beyanı kabul edildiği ve ilişkili kurum veya kişilerin beyanlarının doğruluğu İki farklı rayiç değer bilançosunun rapor edilmesi gereğine ihtiyaç duyulmuş ve mahkemenizin takdirine bırakılmıştır.
-Davacı şirketin defter kayıtları esas alındığında, 40.554.257,47 TL tutarında varlık fazlası hesaplanmıştır.
-İlişkili kişi, davacı şirket yetkilisi ve ilişkili kurum beyanları dikkate alındığında ise, 14.595.036,97 TL tutarında varlık eksikliği bulunduğu ve bu durumda şirketin borca batık olduğu tespit edilmiştir.
-Buna göre; defter kayıtlarına göre davacı şirket borca batık değilken, ilişkili kişi ve şirket yetkililerinin beyanları esas alındığında borca batık olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
2-Dosyaya sunulmuş olan finansal tabloların, geçici mühlet kararının verildiği tarihe göre güncelleme işlemleri yapılmıştır.
8-Davacının, hesapta karşılığı bulunan çek senetler dahil, geçici mühletin verildiği tarihten daha önce doğmuş hiçbir borca ödeme onayı verilmemiştir.
4-Geçici mühlet kararından sonra şirketin devamlılığı amacıyla gerçekleştirmiş olduğu ticaret ile ilgili makul ödemelere (Personel, Elektrik, Kira, Muhasebe v.s.) komiserliğimizce onay verilmiştir.
5-Geçici mühlet sürecinde davacının şekli unsurlara dayanan İİK. M. 286'da yazılı olunun belgelerin kontrolünün yapılmış olunduğu,
6-Adi alacaklıların, geçici mühlet tarihi itibariyle temerrüde düşmüş alacaklarının, konkordatonun tasdikinden itibaren en fazla 28 ay vadede ödenmesi öngörülmektedir. Bu kapsamda; ilk 12 ayı ödemesiz dönem, takip eden 16 ay içinde ise tek seferlik %25 faiz oranı uygulanmak suretiyle eşit taksitlerle ödeme yapılması planlanmıştır. Adi alacaklılar, bu %25'lik faiz oranı dışında kalan fazlaya ilişkin faiz ve ferilerinden vazgeçmiş sayılacaklardır.
7-Rehinli alacakların alacaklarını İKK.m.308/h maddesi uyarınca “rehinli alacaklılarla müzakere ve borç yapılandırması” hükümlerine göre tasfiyesi ön görüldüğü,
8-Davacı şirketin, kayıtlı bulunduğu vergi dairesine 6.257.003,99 TL, kayıtlı bulunduğu Sosyal Güvenlik Kurumu'na ise 7.888.033,28 TL tutarında olmak üzere toplam 14.145.037,27 TL vadesi geçmiş borcu bulunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, mühlet süresi inde doğan Kira, SGK ve vergi borçlarının tamamının ödenmediği ve bu borçların da vadesinin geçtiği belirlenmiştir.
9-Yapılan değerlendirmede;
-Ortaklardan sağlanabilecek kaynağın 23.000.000,00 TL olacağı,
-Şirketin geçici mühlet döneminde zarar ettiği ve beyanı doğrultusunda nakit/hazır değerlerden de kaynak oluşturamayacağı tespit edilmiştir.
-Bu durumda; ilişkili kişi ve kurumların beyanı doğrultusunda, davacı şirketin tasfiye etmesi gereken borç tutarının 67.252.801,98 TL olduğu, proje doğrultusunda komiserliğimizce yapılan hesaplamalarda ise yalnızca 23.000.000,00 TL kaynak oluşturabileceği sonucuna varılmıştır.
-Davacı şirketin borçlarının önemli kısmının faaliyetlerden elde edilecek varlık fazlaları (faaliyet kârı) ile ödenmesinin öngörüldüğü, ancak geçici mühlet başlangıç tarihinden bilanço tarihine kadar geçen sürede davacı şirket zarar ettiği, varlık fazlası oluşmadığı, aksine varlıklarda azalma meydana geldiği tespit edilmiştir.
-Davacı şirketin konkordato projesinin, hem alacaklılar hem de borçlu şirket açısından faydalı olmayacağı hususunda kanaat oluşmakla birlikte, asıl takdirin Yüce Mahkemenize ait olduğu değerlendirilmiştir.
10-Rapor içeriğinde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; davacı şirketin kesin mühlet verilmesi halinde borçlarını tasfiye edemeyeceği kanaatine varılmıştır. Bu itibarla, mevcut mali veriler, ciro gerçekleşmeleri, varlık azalışı, hedeflenen kaynakların sağlanamaması ve proje öngörülerinin gerçekleşme olasılığı dikkate alındığında, davacı şirketin konkordato projesinin uygulanabilirliği zayıf bulunmuştur.
-Konkordato ön projesinde, şirket ortağı ve yetkilisinin sahip olduğu taşınmazlarını satarak nakde çevireceğini ve bu tutarı borçların tasfiyesinde kullanacağını beyan ettiği görülmüştür. Komiserliğimizce yapılan değerlendirmede; şirket yetkilisinin söz konusu taşınmazları satmasının yanı sıra, yukarıda belirtilen şirketin varlıklarının tamamına yakınını da nakde çevirmesi halinde ancak borçlarını tasfiye edebileceği kanaatine varılmıştır.
-Kesin mühlete geçilmesi halinde, incelemelerimiz devam edecek olup, tespitler ve kanaatler güncellenerek mahkemenize ayrıca sunulacaktır..." şeklinde kanaatleri bildirilmiştir.
Mahkememiz 03/09/2025 tarihli son duruşmasında konkordato komiseri ... beyanında;
"...Dosyaya sunmuş olduğum geçici mühlet dönemi 10/07/2025 tarihli 1. raporumu ve 13/08/2025 tarihli geçici mühlet dönemi nihai raporumu aynen tekrar ederim, raporumu düzenlemeden önce SGK'dan borç dökümünü celp ederek güncel borç miktarını raporumda göstermiştim ancak SGK tarafından bana gönderilen borç dökümünde gecikme zammına ilişkin bir kayıt bulunmamakta idi, rapor tarihinden sonra davacı şirketten temin etmiş olduğum SGK dökümlerinde gecikmiş borca ilaveten 5.235.184,22TL bir gecikme zammının olduğunu tespit ettim, ayrıca nihai raporumdan sonra dönem içi faaliyetten kaynaklı olarak önceki borçlara ilaveten yaklaşık 2.650.000,00TL civarında bir vergi tahakkukunun olduğunu tespit ettim bu borçta henüz ödenmemiştir, dosyaya sunmuş olduğum 03/09/2025 tarihli dilekçem ekinde bu bahsini etmiş olduğum borçlar görülmektedir, bundan başka konkordato projesinde ve davacı şirketin defter kayıtlarında yer almadığı halde dava dosyasına sunulan müdahale dilekçeleri ve ekindeki belgelerden toplam alacak tutarları 1.935.028,00TL olan üç adet alacaklının alacak bildiriminde bulunduğunu gördüm, bu bahsini etmiş olduğum üç adet alacaklıya ilişkin bir teyit durumu olmamıştır, davacının defter kayıtlarında verilen siparişler kaleminde 23.344.243,89TL'lik bir alacak kaydı bulunmakta ise de bu konuya ilişkin olarak davacı şirketten istemiş olduğum izahattan sonra davacı şirket yetkilisi tarafından bizzat tarafıma sunulan izahat beyanında verilen siparişler kalemindeki gerçek alacak miktarının 5.643.148,89TL olduğu bildirilmiştir, ayrıca defter kayıtlarında diğer ticari alacaklar kaleminde 13.151.400,02TL'lik bir alacak kaydı yer almakta ise de yine istemiş olduğum izahat sonucunda bu kalemdeki gerçek alacak miktarının 4.630.263,09TL olduğu tarafıma bildirilmiştir, davacı şirket yaklaşık 5 yıla tekabül eden proje döneminde yaklaşık 272 milyon TL bir kar hedefine yer vermiş ise de bir önceki yılda vergi dairesine bildirmiş olduğu kar miktarı yaklaşık 2 milyon TL civarındadır, davacı şirket geçici mühlet dönemindeki faaliyetlerinden dolayı 797.580,46TL zarar etmiştir, tarafımca hazırlanan rayiç değer bilançosunda davacı şirketin borcu 67.252.801,98TL'dir, sözünü ettiğim bu borca davacı şirketin rehinli borçları da dahildir, buna karşılık davacı şirketin duran aktif mal varlığı 16 milyon TL civarındadır, davacı şirket yetkilisinin sahibi olduğu 3 adet taşınmazın rayiç değeri toplam 23 milyon TL'dir, ancak bu 3 adet taşınmaz davacı şirket yetkilisinin yetkilisi olduğu şirket lehine verilen kredi kefaleti sebebiyle ilgili bankalara rehinlidir, davacının projesinde yıllık %25 faiz öngörülmüştür, bu faizi de dikkate aldığımızda proje döneminde oluşacak toplam borç miktarı yaklaşık 96 milyon TL civarındadır, raporumda belirtmiş olduğum yaklaşık 75 milyon TL tutarına göre oluşan bu farklılığın sebebi az önce bahsettiğim gibi SGK'nın gecikme zammı alacağı, dönem içi faaliyetten doğan vergi borcu, müdahiller tarafından dosyaya sunulan çek suretlerinde görülen alacaklar ve rehinli alacaklara mühlet döneminde faiz işlemeye devam etmesi hususlarından kaynaklıdır, projede ayrıca 1 yıl ödemesiz döneme de yer verilmiştir, şirket aktiflerinin tamamı ve şirket yetkilisinin şahsi malvarlığı dahi dikkate alındığında davacının aktif varlığı 75 milyon TL civarındadır, davacı şirket geçici mühlet döneminde zarar etmiştir, davacı şirket ... ile anlaşmasını dava tarihinden sonra bitirmiştir, kendileri tarafından Zenio Dış Ticaret A.Ş. unvanlı firma ile inşaat firmaları arasında yapılan sözleşmelerden söz edilerek ilerleyen dönemlerde ciro ve karlılığın artacağı belirtilmiş ise de sözü geçen firma davacı şirketten bağımsız ayrı bir tüzel kişiliği olan firmadır, davacı vekilinin beyanında geçen e-ticaret platformlarındaki faaliyetlerin ön görülen şekilde yapılması halinde borcu tasfiye edebilecek karlılığa ulaşılması mümkündür, ancak geçici mühlet dönemdeki ve bundan önceki 1 yıllık dönemdeki faaliyetlere ve bilançolara bakıldığında ön görülen şekilde bir karlılığa ulaşılması mümkün değildir ve bu sebeple proje uygulanma kabiliyetinde değildir, bu yönüyle raporumdaki tespitlerin halen geçerlidir, takdir mahkemenindir..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememiz 03/09/2025 tarihli son duruşmasında davacı vekili beyanlarında; "...müvekkilim aktif olarak ticari faaliyetine devam etmekte ve istihdam sağlamaktadır, müvekkilimin ticari alışveriş içerisinde bulunduğu ...... A.Ş. ile olan bağı 06/07/2025 tarihi itibariyle son bulmuştur, bu son bulmanın sebebi ise ... firmasının ödemeleri geciktirmesi, suni faturalar düzenlemesi ve müvekkile cezai şart faturaları düzenlemesi olmuştur, ... firmasının bu tutumundan kaynaklı olarak geçici mühlet döneminde projede öngörmüş olduğumuz ciro ve karlılık hedeflerine ulaşılamamış ise de müvekkil hali hazırda elektronik ortamda pazarlama yapan bilindik e-ticaret platformlarıyla anlaşmalarını yapmış olup projedeki hedeflerin tutturulması mümkün hale gelmiştir, cirosu ve karlılığı günden güne artmaktadır, geçici konkordato komiserinin raporundaki projenin uygulanma kabiliyetinin olmadığı tespiti bu sebeple hatalıdır, müvekkil imal etmiş olduğu mobilyaları başka bir pazarda satmaktadır ve bu pazar değişikliğinden kaynaklı olarak önümüzdeki günlerde tanınır olduğu vakit eskisinden çok daha iyi bir mali duruma kavuşacaktır, ayrıca rapordaki borca batıklık tespitleri de yerinde değildir, gerek müvekkilin şahsi mal varlığı gerekse de tüm şirket aktifleri dikkate alındığında müvekkil şirket borca batık değildir, müvekkilin kefaletten kaynaklı olan şahsi borçları aynı zamanda şirket borçları sayılarak borç miktarı olduğundan yüksek gösterilmiştir. Öncelikle kesin mühlet kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise geçici mühlet kararının uzatılmasını talep ediyoruz..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememiz 03/092025 tarihli son duruşmasında davacı şirket yetkilisi beyanında;
"...tek yetkilisi ve tek ortağı olduğum ve mobilya imalatı ve pazarlanması alanında faaliyette bulunduğum şirketimin ticaretinin yaklaşık %90'nı ... A.Ş. ile olmakta idi, ancak bu firmanın içine düştüğü olumsuz durumlar sebebiyle şirketime yapılması gereken ödemeler geciktirildi veya yapılmadı bunun üzerine bir de haksız ceza şartı faturaları kesilerek şirketim zora sokuldu, bunun üzerine ... firmasıyla olan anlaşmamızı Temmuz 2025 tarihi itibariyle bitirdik ve e-ticaret ağırlıklı olmak üzere kendimize başka bir pazar aramaya başladık, bununla ilgili başta trendyol olmak üzere birçok e-ticaret şirketiyle anlaşma görüşmelerimiz devam etmektedir ve görüşmelerin olumlu neticelenmesi an meselesidir, buna ilaveten yine tek yetkilisi ve ortağı olduğum ... A.Ş. Unvanlı şirketim ile Konya ilinde konut veya iş yeri amaçlı taşınmaz üreten kooperatif veya şirketlerle gerekli anlaşmaları sağlamış bulunmaktayız, Zenio Mobilya şirketi konkordato sürecine girdiğinden tek ortağı olduğum unvanı geçen diğer şirketim üzerinden anlaşma sağlayarak geçmişte olduğu gibi üretim ve istihdam yaratmaya devam edeceğiz, projede ön görülen karlılık hedefi bana göre de yüksek bir hedefe tabi kılınmıştır ancak gerçek borç miktarına ve geçmiş dönemdeki bilançolarımıza ve bundan sonraki ticaret ağımıza dikkat edildiğinde projenin gerçekleşme ihtimali yüksektir, bu sebeplerle kesin mühlet kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise geçici mühlet kararının uzatılmasını talep ediyoruz..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememiz 03/09/2025 tarihli son duruşmasında hazır olan bir kısım müdahil vekilleri beyanlarında;
"...Okunan müdahale dilekçelerimizi aynen tekrar ederiz, konkordato talebi kötü niyetli olduğu gibi verilen tedbir kararları da amacına uygun olmadığından geçici mühlet ve tedbirler kaldırılsın ve davacının davasının reddine karar verilsin, müdahillik talebimize ilişkin başvuru harcını ve maktu peşin karar harcını dosyaya yatırmak üzere süre talep ediyoruz..." şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
DAVANIN NİTELİĞİ, YARGISAL İÇTİHATLAR, DOKTRİN GÖRÜŞLERİ:
Dava, konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.
Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordato; vade verilmesi, tenzilat yapılması ve bu ikisinin birlikte istendiği karma konkordato şeklinde olabilir. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran ve/veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi, hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Aksi halde bu durumdaki borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olacaktır. Konkordato ucuz kredi temini yolu olarak kullanılmamalıdır. (Yargıtay . Hukuk Dairesi 06.03.2023 tarih ve ... Esas, ... Karar)
Konkordatonun tasdiki için, öncelikle borçlunun dürüst olması, daha sonra, teklif olunan meblağın borçlunun kaynakları ile orantılı olması, konkordato projesinin alacaklıların yarısı ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunlukla kabul edilmesi, borçlunun konkordato işlemlerinin yerine getirilmesi, alacakları kabul edilmiş olan imtiyazlı alacakların tamamen ödenmesi ve mühlet sırasında komiserin onayı ile akdedilmiş borçların ifasını sağlamak için yeterli teminatı göstermesi, konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama masrafları ve ilam harçlarının tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması gerekir. (Yargıtay . Hukuk Dairesi ... Esas ve ... Karar)
Konkordato davalarında, yasada belirtilen koşulların sağlanması halinde borca batık olan veya borca batık olmamasına rağmen ödeme güçlüğü içerisinde bulunan borçluların, belli bir plan dahilinde ve alacaklıların belli orandaki rızasıyla borçlarını tasfiyelerini sağlamak amacıyla geçici ve kesin mühlet kararları verilmektedir. Konkordato geçici ve kesin mühletleri, sadece borçlu davacının değil, alacaklıların da menfaatinin gözetilmesinin gerektiği süreçlerdir.
Borçlunun işletmesinin devamı, önemli ve hissedilir ölçüde aktiflerin azalmasına ve pasiflerin artmasına yol açmaktaysa ve bu durum konkordato süreci içinde geri dönüşü olmayan bir aktif pasif dengesizliğine yol açacağı öngörülüyorsa; iflasın derhal açılması ile borçlunun mal varlığının tasfiye sağlanmak suretiyle daha iyi bir tatmin elde edileceği tahmin ediliyorsa, işletmenin devamı mümkün gözükmüyor yahut çok düşük bir ihtimal ise, malvarlığının korunması için kesin mühlet kaldırılarak iflasın açılması zorunludur. (... / ... , ... , ... , ... , Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 315 - 316 )
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı şirket vekilinin dilekçe ve beyanları, davacı şirket yetkilisinin aşamalardaki yazılı ve sözlü izahatları, dosya kapsamında toplanan deliller, bilirkişi raporları, konkordato komiserinin raporları ve açıklamaları ile müdahil vekillerinin talep ve itirazları, yukarıda yer verilen yargısal içtihatlar, doktrin görüşleri ve yürürlükteki mevzuat hükümleri hep birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı şirketin, limited şirket ünvanıyla, mobilya ve dekorasyon malzemeleri imalat ve satışı alanında iştigal eden, tek ortağı ve yetkilisi bulunan bir sermaye şirketi olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının hazırladığı konkordato ön projesi, bir vade konkordatosu olup, projede herhangi bir tenzilat öngörülmemiş, borcun, ilk 12 ayı ödemesiz dönem, takip eden 16 ay içinde ise tek seferlik %25 faiz oranı
uygulanmak suretiyle eşit taksitlerle ödemenmesi, adi alacaklıların %25’lik faiz oranı dışında kalan fazlaya ilişkin faiz ve ferilerinden vazgeçmiş sayılacakları şeklinde teklifte bulunulmuştur.
Davacı şirketin projesinin başarıya ulaşma ihtimali değerlendirilirken aktif ve pasif durumu ile yakın geçmişteki bilanço verileri gözetilmek suretiyle, dava sürecinde konkordato ön projesinde belirtilen hasılat, karlılık ve nakit fazlası hedeflerine ulaşılıp ulaşılmadığının ve bundan sonraki süreçte bu hedeflere ulaşma ihtimali olup olmadığının tetkiki gerekmiştir. Zira, konkordatonun tasdiki için, teklif olunan meblağın borçlunun kaynakları ile orantılı olması gerekmektedir.
Zira, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 287/3. Maddesi:
"Mahkeme, geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla bir geçici konkordato komiseri görevlendirir." hükmünü,
Zira, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 289/2,3. Maddesi:
"Kesin mühlet hakkında bir karar verilebilmesi için, mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Geçici komiser, duruşmadan önce yazılı raporunu sunar ve mahkemece gerekli görülürse, beyanı alınmak üzere duruşmada hazır bulunur. Mahkeme yapacağı değerlendirmede, itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır.
Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir" hükümlerini içermektedir.
Davacı tarafından hazırlanan konkordato ön projesinde; Davacının vadeli borçları toplamının (projede taahhüt edilen faiziyle birlikte) 62.789.794,38 TL olduğu ve borcun tasfiyesinin 272.760.628,13TL vergi sonrası kârdan, 69.668,00TL nakit ve hazır değerlerden, 5.547.203,00 TL alacak seviyesinin düşürülmesinden ve
27.501.700,00TL ortaklardan sağlanacak kaynaklardan karşılanması planlanmıştır.
Buna karşılık konkordato komiserliği tarafından yapılan rayiç değer çalışmaları neticesinde; Davacı şirketin 31/07/2025 tarihli kendi bilanço verilerine göre borçları toplamı 59.090.512,70 TL olduğu halde, komiserlik rayiç değer bilançosuna göre 31/07/2025 tarihi itibariyle borç tutarının 67.252.801,98 TL olduğu (komiserlik nihai raporu sf.10), davacı şirketin geçici mühlet dönemi içerisindeki 2025 yılı Haziran ayında 9.299.691,36 TL,
Temmuz ayında ise 725.718,43 TL ciro elde ettiği, geçici mühlet dönemi boyunca hedeflenen cironun yalnızca %41,77’sinin sağlanabildiği, 31.07.2025 tarihli son mali verilere göre, geçici mühlet dönemi içinde 797.580,46 TL
tutarında net zarar edildiği, davacı şirketin, kayıtlı bulunduğu vergi dairesine 6.257.003,99 TL, kayıtlı bulunduğu Sosyal
Güvenlik Kurumu’na ise 7.888.033,28 TL tutarında olmak üzere toplam 14.145.037,27 TL vadesi
geçmiş kamu borcu bulunduğu, ayrıca, geçici mühlet süresi içerisinde doğan Kira, SGK ve vergi
borçlarının tamamının ödenmediği ve bu borçların da vadesinin geçtiği (komiserlik nihai raporu sf.11), şirket müdürüne ait taşınmazlar satılmak suretiyle ortaklardan sağlanabilecek kaynağın 23.000.000,00 TL olacağı,
davacı şirketin geçici mühlet döneminde zarar ettiği ve nakit/hazır değerlerden de kaynak oluşturamayacağı (komiserlik nihai raporu sf.14), mevcut mali veriler, ciro gerçekleşmeleri, varlık azalışı, hedeflenen kaynakların sağlanamaması ve proje öngörülerinin gerçekleşme olasılığı dikkate alındığında, davacı şirketin konkordato projesinin uygulanabilirliğinin zayıf bulunduğu, tespitleri yapılmıştır.
Komiserlik raporunda yapılan tespitler ve davacının mali verileri bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı şirketin, konkordato projesinde öngörülen şekilde yüksek performans ve yüksek karlılık sergileyerek yeterli katma değer üretemediği ve dahası geçici mühlet sürecinde zarar ederek borç yükünün arttığı, davacı borçlu şirketin geçmiş dönemlerdeki ve mühlet içindeki satış hasılatı ve karlılık durumu dikkate alındığında projenin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı, zira konkordato ön projesinde görüleceği üzere (konkordato ön projesi sf.7) davacının 2023 yılındaki toplam cironun 113.504.926,44TL net karlılığın ise toplam 3.678.717,72TL olduğu, 2024 yılındaki toplam cirosunun 111.578.809,79TL, net karlılığın ise toplam 1.693.966,95TL olduğu, 01/01/2025-31/03/2025 tarihleri arasındaki toplam cironun 23.650.091,55 TL, net karlılığın ise toplam 1.693.966,65TL olduğu, geçici mühlet sürecini de kapsayan 01/04/2025-31/12/2025 tarihleri arasındaki toplam cironun 81.000.000TL, net karlılığın ise toplam 17.032.500,00TL olarak hedeflendiği, 01/01/2026-31/12/2026 tarihleri arasındaki toplam cironun 164.000.000,00TL, net karlılığın ise toplam 35.636.250,00TL olarak hedeflendiği, (konkordato ön projesi sf.21) davacının geçici mühlet dönemine tekabül eden 2025 yılı Haziran dönemi için 12.000.000,00 TL, Temmuz
dönemi için 12.000.000,00TL, Ağustos dönemi için 12.500.000,00TL olmak üzere geçici mühlet döneminde toplam 36.500.000,00 TL ciro hedefinin olduğu,(konkordato ön projesi sf.23), ancak davacı şirketin geçici mühlet dönemi içerisindeki 2025 yılı Haziran ayında 9.299.691,36 TL,
Temmuz ayında ise 725.718,43 TL ciro elde ettiği, geçici mühlet dönemi boyunca hedeflenen cironun yalnızca %41,77’sinin sağlanabildiği, 31.07.2025 tarihli son mali verilere göre, geçici mühlet dönemi içinde 797.580,46 TL
tutarında net zarar edildiği, geçici mühlet süresi içerisinde doğan kira, SGK ve vergi
borçlarının tamamının ödenmediği ve bu borçların da vadesinin geçtiği, Yargıtay . Hukuk Dairesinin 17.02.2022 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararında: "... Konkordato talebinden sonra doğan vergi, kira, işçi alacakları elektrik, su gideri gibi şirketin olağan masraflarını dahi ödemeyen şirketin konkordato müessesinden faydalanması mümkün olmamalıdır..." hususlarının vurgulandığı, bununla birlikte konkordato komiserliğinin 03/09/2025 tarihli dilekçesi ekinde dosyaya sunduğu Gelir İdaresi ve SGK borç dökümlerinden anlaşıldığı üzere davacının kamusal borçlarının, uygulanan gecikme zamları, yeni vergi tahakkukları dolayısıyla artmakta olduğu, davacının konkordato ön projesinde önümüzdeki yıllarda ciro ve karlılığının artacağı öngörülmüş olsa da davacının mali durumunun günden güne olumsuz yönde seyrettiği, ortaya çıkan bu tablo dikkate alındığında davacının projesinin uygulanma kabiliyeti olmadığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar davacı şirket temsilcisi ve vekili tarafından tarafından, ticaretlerinin %90'ını oluşturan ... A.Ş.'nin ödemelerini yapmaması ve haksız ceza şartı faturası kesmesinden dolayı Temmuz 2025 tarihi itibariyle bu şirket ile olan anlaşmalarını bitirdikleri ve bundan dolayı e-ticaret ağırlıklı olmak üzere başka bir pazara yöneldikleri ve bu pazardan yüksek kar elde etmeyi hedefledikleri, ayrıca davacı şirket müdürünün tek yetkilisi ve ortağı olduğu ... Ticaret A.Ş. ünvanlı şirket üzerinden Konya ilinde konut veya iş yeri amaçlı taşınmaz üreten kooperatif veya şirketlerle gerekli anlaşmaları sağladıkları ve böylelikle üretim ve istihdam yaratmaya devam ederek borçların tasfiyesinin mümkün olduğu hususları ileri sürülerek kesin mühlet aşamasına geçilmesi veya geçici mühletin uzatılması talep edilmiş ise de, ayrı tüzel kişiliği ve muhasebesi olan şirket üzerinden yapılan anlaşmaların davacının projesini uygulanabilir kılmayacağı, zira, bahse konu dava dışı şirketin mali durumunun, aktif-pasif dengesinin, elde edilecek karın davacıya aktarılıp aktarılmayacağının alacaklılar açısından belirsiz ve güvencesiz olduğu, davacının yukarıda detayıyla yer verilen davadan önceki ve geçici mühlet dönemini kapsayan yaklaşık 3 yıllık dönemdeki ciro ve karlılık durumu dikkate alındığında davacının ciro ve karlılığının artacağını gösteren somut verilerin ortaya konulmasının gerektiği, ancak davacının vaadlerin gerçekleşebileceğine dair ileriye dönük somut ve inandırıcı hiçbir verinin dosyaya sunulamadığı, geçici mühletin amacına uygun ve verimli kullanılamadığı, kesin mühlet aşamasına geçilmesinin veya geçici mühletin uzatılması alacaklıları daha da mağdur edeceği netice ve kanaatine ulaşılarak davanın reddi gerekmiştir.
DAVANIN REDDİ KARŞISINDA İFLAS KARARININ DA VERİLMESİNİN GEREKİP GEREKMEDİĞİNİN DEĞERLENDİRİLMESİNDE İSE;
İİK'nun 292 maddesinde kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflasın açılması ve aynı kanunun 287/5 maddesinde aynı hükümlerin geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanabileceği hususları düzenlenmiştir.
İİK.nun Geçici Mühlet başlıklı 287/5.maddesi: "291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır." hükmünü içermektedir.
Yine Aynı Yasanın Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması başlıklı 292.maddesi gereğince:
"İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:
a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.
b)Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.
c)Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa.
d)-Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.
İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.
Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmüne yer verilmiştir.
Konuya ilişkin emsal alınan Yargıtay . Hukuk Dairesinin 05.06.2024 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı:
"Borca batıklık ise, borçlunun malvarlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin borca batık durumda olup olmadığı TTK’nın 376. maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Mahallinde keşif yapılarak, uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilebilen niteliklerine göre kayıtlardaki malvarlığının (örn; araçlar, model ve yaş gibi diğer özelliklerine göre) rayiç tespitinin yapılması mümkündür. Rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir." şeklindedir.
Davacının mali verileri, rayiç değer tespitine yarar bilirkişi raporları ve alacaklılarla yapılan mutabakat yazışmaları dikkate alınarak hazırlanan komiserlik rayiç değer bilançosuna göre; 31/07/2025 tarihi itibariyle borçların 67.252.801,98 TL, aktiflerin ise 52.657.765,01 olduğu, buna göre davacının 14.595.036,97 tutarında borca batık olduğu (komiserlik nihai raporu sf. 9,10) anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı ve vekili tarafından şirketin tek ortağı ve müdürü adına kayıtlı taşınmazların da değeri dikkate alındığında davacının borca batık olmadığı ileri sürülmüş ise de, az yukarıda yer verilen ve emsal alınan güncel Yargıtay içtihadına göre, konkordato borçlusunun, borca batıklık durumu tespit edilirken sadece davacı borçlunun aktif ve pasifleri karşılaştırılarak bir kıyaslama ve değerlendirme yapılması gerekir. Bu bakımdan şirket ortağının taşınmazları davacının aktifi olarak sayılamayacağından ve taşınmazların üzerinde bulunan ipotekler sebebiyle hemen paraya çevrilerek şirkete kaynak oluşturması mümkün görülmediğinden bu savunma Mahkememizce yerinde görülmemiştir.
Öte yandan davacının defter kayıtlarında verilen siparişler kaleminde 23.344.243,89TL'lik bir alacak kaydı bulunmakta ise de, bu konuya ilişkin olarak konkordato komiserliğinin davacı şirketten istemiş olduğum izahatlar ve bunun üzerine komiserlik makamına sunulan dilekçe ve ekli tablolar ile konkordato komiserliğince yapılan tespitlere göre; verilen siparişler kalemindeki gerçek alacak miktarının 5.643.148,89TL olduğu, ayrıca defter kayıtlarında diğer ticari alacaklar kaleminde 13.151.400,02TL'lik bir alacak kaydı yer almakta ise de yine konkordato komiserliğinin davacı şirketten istemiş olduğum izahatlar ve bunun üzerine komiserlik makamına sunulan dilekçe ve ekli tablolar ile konkordato komiserliğince yapılan tespitlere göre ilgili kalemdeki gerçek alacak miktarının 4.630.263,09TL olduğu tespit edilmiştir. Davacının aktiflerine ilişkin olarak kendi mali verileri ile komiserlikçe tespit edilen veriler arasındaki fahiş rakamsal farklılıklar gözetildiğinde davacının mali tablolarına güvenilemeyeceği, projenin davacının kaynakları ile uyumlu olmadığı gibi projenin denetleneceği mali tabloların da gerçek durumla örtüşmediği anlaşılmıştır.
Bu itibarla davacının borca batık olması ve mal varlığının korunması için gerekmesi de dikkate alınarak davacının iflasına da karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-2004 s. İİK.nin 288/1 yollamasıyla, 2004 s. İİK'nin 292/1-a, b ve c maddesi gereğince, davacı Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil sırasında kayıtlı davacı ... TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ (Mersis No:..., Selçuk Vergi Dairesi-...)'nin KONKORDATO DAVASININ REDDİNE,
2-Mahkememizin 04/06/2025 tarihli geçici mühlet ara kararı ile verilen GEÇİCİ MÜHLETİN, kararlarının kesinleşmesi beklenmeksizin derhal KALDIRILMASINA,
3-Mahkememizin 04/06/2025 tarihli geçici mühlet ara kararı ile verilen İHTİYATİ TEDBİRE İLİŞKİN TÜM KARARLARIN, kararın kesinleşmesi beklenmeksizin derhal KALDIRILMASINA,
4-Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil sırasında kayıtlı davacı ... TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ (Mersis No:..., Selçuk Vergi Dairesi-...)'nin İFLASINA, 03/09/2025 günü saat 11:35 itibariyle İFLASININ AÇILMASINA,
5-İflas tasfiyesinin ADİ TASFİYE şeklinde yapılmasına, Mahkememizce konkordato komiserinin tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine yer olmadığına,
6-İflasa ilişkin hüküm özetinin iflas müdürlüğüne derhal bildirilmesine, müzekkere, tebligat ve ilan masrafları ile geçici komiserin ücretinin ödenmesinden sonra artan gider avansının tamamının iflas müdürlüğüne gönderilmesine,
7-Konkordato davasının reddedilip, bütün ihtiyati tedbirlerin ve konkordato şerhlerinin de derhal kaldırıldığının, davacının iflasına karar verildiğinin ve konkordato komiseri ...'in görevinin son bulduğunun daha önce müzekkere yazılan ilgili yerlere müzekkereyle bildirilmesine ve ayrıca gerekli ilanların yapılmasına,
8-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
9-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
10-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
12- Davanın iflas kararı ile neticelenmesi sebebiyle İİK'nun 293/3. Maddesi atfıyla İİK'nun 164/1. Maddesi gereğince, gerekçeli kararın davacı tarafa, müdahillere ve konkordato komiserine re'sen tebliğine,
Dair; davacı vekili ve bir kısım müdahil vekillerinin yüzüne karşı, bir kısım müdahil vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2004 s. İİK'nin 293/3. ve 164/2. maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, Konya BAM ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.03/09/2025
Başkan Üye Üye Katip
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.