Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/756
2025/76
13 Şubat 2025
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ :
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıdan olan alacağı nedeniyle davalı aleyhine Konya .İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla yaptıkları ilamsız icra takibi, borçlunun itirazı üzerine durduğunu, davalı borçlunun İtirazı haksız olduğunu, bu nedenle mahkememizce iptali gerektiğini, müvekkilinin ... Ltd.şti. acente firmasında çalıştığını, müvekkilinin borçlu davalı ile araçlarının kasko ve trafik poliçeleri ile ilgili uzun zaman çalıştıklarını, çalıştıkları süre boyunca müvekkilinin kendi kredi kartından ödemeleri yaparak poliçeleri kendisi kestiğini, daha sonradan davalı borçlu banka yollarıyla bu kesilen poliçelerin ücretini müvekkiline gönderdiğini, müvekkilinin davalı borçluya ait ... plakalı araca 09.08.2023 tarihinde ... Sigorta A.Ş. Firmasından trafik sigorta poliçesi kestiğini, bu söz konusu poliçenin ödemesini müvekkilinin her zaman olduğu gibi kendi kredi kartından ödediğini, fakat bu poliçenin ödemesinin müvekkiline yapılmadığını, bunun üzerine ödenmeyen sigorta poliçesi ücreti , poliçe tutarı üzerinden tarafımızca Konya .İcra İcra Müdürlüğün de, ... esas sayılı dosyası ile borçlu aleyhinde icra takibi başlatıldığını ve borçlu takibe itiraz ettiğini, itiraz üzerine takip durduğunu, Borçlunun itirazı haksız ve hukuka aykırı olup borçlu itirazında kötü niyetli olduğunu, davalının itirazları haksız ve hukuki temelden yoksun olduğunu, sadece alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşıdığını, tüm bu nedenlerle öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, haksız olan itirazın iptali ile Konya .İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibin devamına, borçlunun borca itirazının iptaline takibin devamına haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine, borçlunun itirazının kötü niyetli olarak yapmasından dolayı, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin de davalı üzerine bırakılmasını dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Davacı tarafından davalı müvekkil aleyhine Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını, bu icra takibi hukuki dayanaktan yoksun ve haksız bir talebe dayanmakta olup taraflarınca itiraz edildiğini, davacı tarafından arabuluculuk kanun yoluna başvuru yapılmışsa da taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, yargılamaya konu dava itirazın iptali davası olup harca esas değer icra dosyasındaki asıl alacak üzerinden hesaplandığını, davacının tarafından harca esas değer belirtilmediği gibi mahkemeye ödemesi gereken harç miktarını da nispi olarak ödemediğini, mahkeme tarafından eksik olan harcın tamamlatılması gerektiğini, davalı müvekkili ile davacı arasında, davacının iddia etmiş olduğunun aksine süreklilik arz eden bir ticari ilişki olmadığını, davacı ve müvekkilin gelini olan ... arasında süreklilik arz eden bir ticari ilişki söz konusu olduğunu, ... borcundan kaynaklı davacı tarafından Konya . İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosya kapsamında icra takibi başlatılmış olup akabinden Konya Arabuluculuk Bürosunun ... dosya numaralı dosyası kapsamında anlaşma sağlandığını, fakat davacının, müvekkili ve gelinine ait olan araçların sigorta bedellerini doğru şekilde kayıt altına alamamış olup ... adına kayıtlı bulunan araçların borcunu karıştırdığını, davacının ... Limited Şirketi isimli acente şirketinde çalıştığını, müvekkile ait araçların poliçe ödemelerini öncelikle kendi kredi kartından şirkete yaptığını, akabinden de müvekkilinin kendisine şahsi olarak ödeme yaptığını ifade ettiğini, kabul manasına gelmemekle beraber, müvekkilinin sözde borcu sigorta şirketinin bir alacağı olmayıp bizzat davacının şahsi alacağı olduğunu, davacı tarafından işbu dava her ne kadar Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmışsa da her iki tarafın da gerçek kişi olmaları ve aralarında kişisel bir alacak olması dikkate alındığında görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması gerektiği kanaatinde olduğunu, bu nedenle de görevsizlik kararı verilerek davaya konu dosyanın görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, İİK’nın 67/2. Maddesine binaen müvekkil lehine % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına itirazın iptali, takibin devamına, %20 icra inkar tazminata ilişkin olduğu anlaşıldı.
Konya Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği'nin 25/09/2024 tarihli cevabi yazısında; ...'nun müdürlüklerinde ... sicil numarasına 01/06/2010 tarihinde Karayolları Yük taşımacılığı meslek dalında kayıt yatırıldığını, sicil kaydının 25/09/2024 tarihi itibariyle devam ettiğini, ...'ın ise yapılan sorgulamada defter ve kayıtlarında herhangi bir kaydının bulunmadığı bildirilmiştir.
Konya Defterdarlığı'nın 27/09/2024 tarihli cevabi yazısında da; Davalının 16/12/2023 tarihinde bu yana "Karayolu ile Şehirler Arası Yük Taşımacılığı (Gıda, Sıvı, Kuru Yük Vb) (Gaz ve Petrol Ürünleri Hariç) faaliyetinden dolayı gerçek usulde gelir vergisi mükellef oludğu, bilanço usulüne göre defter tuttuğu, vergi mevzuatına göre tacir sayıldığı, davalı ...'ın bim kayıtlarının tetkikinde 31/12/2024 tarihi itibariyle terk olduğu görülmüştür.
Konya Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 25/09/2024 tarihli yazı cevabında da; ...'ın ve ...'nun sahibi olduğu bir ticari işletme kaydına ve şahsın şirket ortaklığına rastlanılmadığı görülmüştür.
Türk Ticaret Kanunu 4.maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5.maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi var ise asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4.maddesi hükmünce ticari sayılan davalara, ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
T.T.K.'nun 3.maddesinde ise '' Bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. '' düzenlemesi bulunmaktadır. Bir hukuki işletmenin veya fiilin TTK.'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. (Yargıtay . H.D.sinin 04.12.2017 gün ve ... E- ... K. sayılı kararı)
İddia, savunma, cevabi yazılar ve tüm dosya bir bütün halinde değerlendirildiğinde; somut olayda davacının tacir sıfatının bulunmadığı görülmekle davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. Keza Selçuk Vergi Dairesi Müdürlüğünün 27/09/2024 tarihli yazı cevabında davacının bir ticari faaliyetinin olmadığı ve vergi mükellefiyet kaydının bulunmadığı tespit edildiği, defter tutma ve beyanname verme yükümlülüğünün bulunmadığının bildirildiği, Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin 25/09/2024 tarihli yazı cevabında da herhangi bir kaydının olmadığının bildirildiği görülmektedir. Görev kamu düzenindendir. Taraflar ileri sürmese dahi Mahkemece resen değerlendirilmesi gerekir. Tüm bu gerekçelerle Mahkememizce görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Açılan davada mahkememiz görevsiz olduğundan davanın HMK 114/1-c ve 115/2 Maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2-HMK nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, verildiği anda kesin olan kararlarda kararın tebliği tarihinden, süresinde kanun yoluna başvurulmadığından kesinleşen kararlarda kararın kesinleştiği tarihten ve kanun yoluna başvurulan kararlarda da kanun yolu başvurusunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren yasal iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
Belirtilen iki haftalık süre içinde talepte bulunulmaması veya süresinden sonra talepte bulunulması halinde mahkememizce re’sen davanın açılmamış sayılmasına karar (ek karar) verileceğinin taraflarca bilinmesine,
3-H.M.K.'nun 331/2. maddesi gereğince harç, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece bir karara bağlanmasına, görevsizlik kararından sonra dosyanın Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmemesi halinde talep üzerine mahkememizce verilecek ek karar ile yargılama, harç giderleri hususunun karara bağlanmasına,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 13/02/2025
Katip ... Hakim ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.