mahkeme 2023/200 E. 2023/820 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/200
2023/820
28 Aralık 2023
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ:
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta A.Ş.'ye yazılı başvuruda bulunulduğunu, yasal süre içerisinde taraflarına cevap verilmediğini, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşmaya varılamadığını, 28.07.2015 tarihinde sürücü ...’ın idaresindeki araçla seyri sırasında yaya ...’a çarpması neticesi kazanın meydana geldiğini, ...'ın eşi müvekkili ...'ın ise aracın maliki olduğunu, müvekkili hakkında yapılan yargılama sonucunda Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi ... E, ... K sayılı ilamı gereğince toplamda 239.356,12 TL ödeme yapıldığını, kazaya karışan ... plakalı müvekkilinin aracının İMMS kapsamında ... poliçe no ile sigortalı olduğunu, ihbarlarına rağmen herhangi bir ödeme gerçekleşmediğini, kaza nedeniyle 3. kişilerin uğramış olduğu zararın müvekkillerince karşılandığını, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1 maddesinde, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olduğunu 2918 sayılı yasaya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği düzenlendiğini, ...'ın müttevefanın yakınlarına ödediği manevi tazminatın İMMS kapsamında olduğunu ve ...'a ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, bu sebeplerle müvekkilinin müteveffanın mirasçılarına ödemiş olduğu 239.356,12 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte, davalı taraftan rücuen tahsilini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, dava şartı noksanlığı nedeniyle dava usulden reddedilmesini, 28.07.2015 tarihinde meydana gelmiş olan dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın ...
poliçe numarası ile 23.07.2015-23.07.2016 tarihleri arasında geçerli olmak üzere müvekkili şirket nezdinde Kasko Sigorta poliçesi kapsamındaki İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alındığını, müvekkili şirketin poliçe kapsamında sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere poliçede yazılı özel şartlar ve İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, poliçede şahıs başına bedeni zarar teminat limitinin 50.000,00-TL olduğunu, ...'ın vefatı sebebiyle talep edilebilecek manevi tazminat tutarının50.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, aleyhlerine poliçe teminat limitini aşan hüküm kurulamayacağını, manevi zarar miktarının fahiş olduğunu, tüm savcılık evrakları da eklenerek kusur yönünden inceleme yapılmak üzere dosyanın ceza/ savcılık dosyası ile birlikte Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi' ne tevdiine karar verilmesini talep ettiklerini, dava konusu kazada maddi ve manevi olarak zarar gören birden fazla şahıs bulunduğundan proporsiyon yapılması suretiyle müvekkili şirket sorumlu tutulabileceğini, müvekkili şirket kaza tarihinden işleyecek olan faizle sorumlu tutulamayacağını ancak ödemeye esas tüm belgelerle kendisine başvuru yapıldığı tarihten işleyecek olan yasal faizle sorumlu tutulabileceğini, bu sebeplerle müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmamış olması sebebiyle davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İş bu dava, tüketici sıfatına haiz davacının, davalı ile aralarında akdedilen ihtiyari mali mesuliyet sigortası çerçevesinde davalı tarafından ödenmemesi sebebiyle dava dışı 3. şahıslara ödemek zorunda kaldığı bedelin rücuen tazmini istemine ilişkindir.
28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/k. maddesine göre; "Tüketici: ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi" ifade eder. Tüketici işlemi ise Kanunun m. 3/l. bendinde tanımlanmıştır. Buna göre; "Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" kapsar. Tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin TTK'nun 4 ve 5. madde hükümleri kapsamında kalan kanunda özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. Aynı Kanunun 83/2. maddesinde; taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, aynı Kanunun 73/1. maddesinde ise; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu, düzenlemesi yer almaktadır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 4/1-a maddesi uyarınca ise sigorta hukukundan kaynaklanan davalar mutlak ticari davalardır. Anılan Kanunun 5/2 maddesi uyarınca da tüm ticari davalara bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Kanun'un 5/3 bendinde ise asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı şeklinde düzenleme yapılmıştır. Mahkemenin görevli olması da, HMK'nun 114/1.c maddesi uyarınca dava şartlarından olup, anılan kanunun 115. maddesi uyarınca davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılır.
Yukarıda açıklanan kanun hükümleri karşısında somut olaya gelindiğinde, davalı ... Sigorta A.Ş. tacirdir. Davacının tüketici sıfatına sahip olup olmadığı saptanarak görevli mahkemenin tespit edilmesi gerekir. Bir başka anlatımla davacının tüketici olması halinde uyuşmazlığın çözüm yeri tüketici mahkemesi iken davacının tüketici sıfatına sahip olmaması halinde uyuşmazlığın çözüm yeri ticaret mahkemesi olacaktır. Davaya dayanak yapılan ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesinden ve UYAP üzerinden alınan trafik tescil kaydından sigortalı aracın otomobil olduğu, kullanım tarzının hususi olarak belirtildiği görülmüştür. Davacının tacir olduğuna ilişkin bir iddia ve delil ise dosyada yer almamaktadır. Bu durumda davacı tüketici sıfatına haizdir.
Hal böyle olunca davacı ile davalı ... Sigorta A.Ş. arasındaki ilişkinin sigorta ilişkisi olduğu, davacının ticari ve meslek amaçlı hareket etmediğinden tüketici sıfatına haiz bulunduğu, davacı ile davalı ... Sigorta A.Ş. arasındaki iş bu alacak davasının tüketici mahkemesinin görevi alanında kaldığı anlaşılmış olmakla davanın HMK 114/1-c ve 115/2 Maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( Emsalen Konya BAM . HD' nin 08.04.2022 tarihli ... Esas, ... Karar sayılı ilamı)
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Açılan davada mahkememiz görevsiz olduğundan davanın HMK 114/1-c ve 115/2 Maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2-HMK nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, verildiği anda kesin olan kararlarda kararın tebliği tarihinden, süresinde kanun yoluna başvurulmadığından kesinleşen kararlarda kararın kesinleştiği tarihten ve kanun yoluna başvurulan kararlarda da kanun yolu başvurusunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren yasal iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli KONYA NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
Belirtilen iki haftalık süre içinde talepte bulunulmaması veya süresinden sonra talepte bulunulması halinde mahkememizce re’sen davanın açılmamış sayılmasına karar (ek karar) verileceğinin taraflarca bilinmesine,
3-H.M.K.'nun 331/2. maddesi gereğince harç, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece bir karara bağlanmasına, görevsizlik kararından sonra dosyanın Konya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmemesi halinde talep üzerine mahkememizce verilecek ek karar ile yargılama, harç giderleri hususunun karara bağlanmasına,
4-Var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
DAİR; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda yapılan yargılama sonucunda davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın 7201 Sayılı Kanununun 11. maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinden istinaf kanun yoluna müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar tutanağa geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/12/2023
Katip Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.