Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/295
2024/603
1 Ekim 2024
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA "TÜRK MİLLETİ ADINA"
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili 15.05.2023 tarihli dilekçesiyle; davacı şirket ile davalı şirket arasında 24.08.2019 tarihinde yapılan ortak ve satış hizmetleri konusundaki sözleşmenin, tarafların ortak ve müşterek iradesiyle iyi niyet çerçevesinde 30.06.2022 tarihinde yapılan karşılıklı anlaşarak fesh edildiğini, davacı şirket ile davalı şirket arasında akdedilen fesihnameye göre davalı şirketin, davacı şirket tarafından gönderilen malları 28.02.2023 tarihine kadar bedelini ödeyerek iade alacağının kararlaştırıldığı, 28.02.2023 tarihinde davacı şirket tarafından satın alınan malların iadesi konusunda e fatura düzenlenerek davalı şirkete gönderildiği, ayrıca bu e faturada yer alan iade konusu malların bedelleri ile cari hesap bedelinin ödenmesi konusunda davalı şirkete mail gönderildiğini, fakat müvekkilin haklı talebi yerine getirilmediği gibi iade konusu mallara ilişkin kesilmiş olan e fatura iptal edilerek davacıya geri gönderildiğini, davacı tarafından yeniden e fatura düzenlenerek davalı şirkete iletilmiş ise de ödemenin gerçekleşmediğini, davacı şirketin fesihnameye göre üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiş olmasına rağmen davalı şirketin malları iade alma ve kesilen fatura bedelleri ile cari hesap bedelini iade etme borcunu yerine getirmemesi sebebiyle davacı şirket tarafından Konya . Noterliğinin 15.03.2023 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamenin çekildiği, ihtarnamenin tebliğinden sonra da davacının iyi niyetli girişimlerinin sonuçsuz kaldığını, Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibine başlanıldığı, davalının icra takibini uzatmak için borca itiraz ettiği, davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline ve takibin devamına, haksız itiraz sonucu davalının %20 si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili 30.06.2023 tarihli dilekçesiyle; davacı şirket ile davalı şirket arasında 2019 yılında davalı şirketin ürettiği, temin ve ithal ettiği malların satışı hususunda anlaştıklarını, devam süreçte tarafların bu ticari ilişkinin devam etmemesi yönünde bir irade ortaya koyduklarını, şifahi olarak 2019 yılındaki sözleşmenin nihayetlendirilmesine karar verdiklerini ve 30.06.2022 tarihinde protokol fesihname düzenlenerek imzalandığını, davacının satamadığı malların iadesi konusunda prensipte anlaşılmış ise de; bu sözleşme tarihinden sonra davacı tarafça defalarca mail gönderilmesine, şirket yetkililerine ulaşılmasına rağmen protokole konu edilecek olan iadesi sağlanacak malların neler olduğu konusunda netleştirilmediği gibi hangi malların iade edileceğinin izahından da ısrarla kaçınıldığını, davacı şirketin iadeye konu malların hangileri olduğunu açıklamaması, satılan hangi malların envanterlerinde halen olduğu, hangilerinin tam ve sağlam olarak iadeye konu edildiğinin öğrenilemediğini, davalı şirket iyi niyetle satarak davacıya teslim ettiği ve halen satılmayarak davacının envanterinde bulunan malları iade alacağını belirtmiş ise de davacı tarafın bu malların hangileri olduğunu bildirmekten ıslarla kaçındığını, yine icra takibine ve davaya konu edilen malların neler olduğunun icra dosyası ve dava dosyasında da belirtilmediğini, dava konusu talep edilen bedelin hangi ürünler için olduğunun bilinmediğini, yine bu iadeye konu malların halen davacı da mı, sağlam ve tam mı, satıldı mı, mevcut mu bilinmediğini, bu malların davalıya teslim edilmediği gibi teslime hazır olmadığını, dava ve protokol müphem olup iadeye hazır malların neler olduğu netleştirilmeden, bu mallar hazır halde davalıya iade edilmeden davacının talepte bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, dava şartlarının gerçekleşmediğini, davacı tarafça gönderilen ihtarnamelere Adana . Noterliğinin 23.03.2023 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile cevap verildiğini, 28.02.2023 tarihli fatura içeriğinin kabul edilmediğini, iki şirket arasında netleşmiş bir borç bulunmadığını, davacının faturaya konu ettiği, ihtarnamelerinde belirttiği cari hesap alacağını 17.03.2023 tarihinde davalı şirketten tahsil etmesine rağmen icra takibi ve dava konusu yaparak açıkça kötü niyetli davrandığını belirterek, haksız davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklı ... San. Ltd. Şti vekili tarafından 03.04.2023 tarihinde borçlu ... Ltd. Şti aleyhine 32.068,01 Euro fatura alacağına(08.03.2023 tarihli ... nolu fatura) ilişkin 91,37 Euro işlemiş faizi (fiili ödeme tarihi:08.03.2023) olmak üzere toplam 32.159,38 Euro toplam alacağın asıl alacağa işleyecek değişen oranlarda en yüksek mevduat faizi, icra gideri ve vekalet ücreti ile birlikte tahsiline ilişkin icra takibi başlattığı, davalı tarafın itirazı üzerine icra takibin durduğu anlaşılmıştır.
Mali Müşavir Bilirkişi ... 19.01.2024 ve 07.032024 tarihli raporlarında özetle; her iki tarafında ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin defter kayıtlarına göre; davaya konu 08.03.2023 tarih ve ... nolu 647.494,82 TL (32.068,01 Euro) bedelli iade faturası nedeniyle 32.068,01 Euro davalıdan alacaklı olarak görüldüğü, icra takibine konu 32.06.8,01 Euro bedelindeki faturaya karşılık, davalı tarafından düzenlenen aynı bedelli iade faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalının ticari defterlerine göre; icra takibine konu olan 08.03.2023 tarihli ... nlu 32.068,01 Euro bedelli faturanın defterlerinde kayıtlı olduğu, takibe konu olan faturaya karşılık davalı tarafından düzenlenen 10.03.2023 tarihli ... nolu 32.068,01 Euro iade faturasının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, dolayısıyla davalının defterlerinde borç bakiyesinin 0,00 TL olarak göründüğünün belirtildiği anlaşılmıştır.
İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Dava, "İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)" davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf; Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takibi yapılan faturaya bağlı malların davalıya teslim edilip edilmediği, davacının davalıdan faturaya bağlı olarak alacağının bulunup bulunmadığı ile varsa alacak tutarının ne kadar olduğu hususlarından ibarettir.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.
Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.(Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)
Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura ve faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır. Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Sözleşme ilişkisinin inkâr edilmesi durumunda öncelikle akdi ilişkinin ispat edilmesi gerekmektedir.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi, faturaya konu hizmetin sunulduğuna karine teşkil eder. (Ems:Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)
Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Yargıtay HGK'nın ... E ... K sayılı ilamı)
Davacı şirketin defter kayıtlarına göre; davaya konu 08.03.2023 tarih ve ... nolu 647.494,82 TL (32.068,01 Euro) bedelli iade faturası nedeniyle 32.068,01 Euro davalıdan alacaklı olarak görüldüğü, icra takibine konu 32.06.8,01 Euro bedelindeki faturaya karşılık, davalı tarafından düzenlenen aynı bedelli iade faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalının ticari defterlerine göre; icra takibine konu olan 08.03.2023 tarihli ... nlu 32.068,01 Euro bedelli faturanın defterlerinde kayıtlı olduğu, takibe konu olan faturaya karşılık davalı tarafından düzenlenen 10.03.2023 tarihli ... nolu 32.068,01 Euro iade faturasının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, herhangi bir borç kaydının bulunmadığı tespit edilmiştir.
Davalının ticari defterlerinde davacı tarafça düzenlenen faturaların kayıtlı olması karşısında, davalı tarafından iade faturasının düzenlenmiş olması dikkate alınarak, davaya konu malların teslimi hususu üzerinde durmak gerekmiştir. Taraflar arasında düzenlenen 30/06/2022 tarihli Fesihname başlıklı belge incelendiğinde; "... Ekte yer alan ürünleri ... Limited Şirketi firması, ... Sanayii Limited Şirketinden 28/02/2023 tarihine kadar iade alacaktır" denilmektedir. Mahkememizce taraflara tanınan süreye rağmen sözleşmenin eki sayılan belge mahkememize sunulmamıştır. Mahkememizce taraflar arasında anlaşmaya uygun olarak hangi malların teslim edileceği yönünde bir kanaate varılmamıştır. Ancak sözleşme konusunda çözülmesi gereken temel sorun; anlaşma kapsamındaki malların teslim edilip edilmediğidir. Sözleşme lafzından malların teslimi hususunda net bir kayıt bulunmadığı anlaşılmaktadır. Faturaya konu malların henüz teslim edilmediği davacı ve davalı tarafın kabulündedir. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmede taraflar borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdür. Taraflardan biri kendi edimini ifa etmeden yada ifasını teklif etmeden karşı edimin ifasını talep edemez. Dosya içindeki deliller incelendiğinde, davacı tarafından malların teslim edilmediği ve tevdi mahallinin tespit edilerek tevdi mahalline malların teslim edilmediği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından malların teslim edilmemesi karşısında faturaya konu bedelin istenemeyeceği kanaatine varılmış, davanın reddine karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin olarak alınan 11.722,21 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.294,61 TL. Fazla yatırılan harcın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan harç ve yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T'ne tayin ve taktir olunan 17.900 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
6-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.120 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine,
Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.01.10.2024
Katip Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.