Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2026/89
2026/212
4 Şubat 2026
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/89
KARAR NO: 2026/212
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/12/2025
NUMARASI: 2025/659 E. - 2025/1032 K.
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/02/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 04/02/2026
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 02/12/2025 tarih ve 2025/659 E - 2025/1032 K kararına karşı süresi içinde davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka müşteri olan dava dışı asıl borçlu ...Ltd. Şti. İle imzalanan gene kredi özleşmelerine davalı ...'ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imza attığını, asıl borçlu tarafça kredilerin geri ödenmediğini işbu sebeple kefil davalı ...'a Nevşehir 4. Noterliği'nin ... tarih ve ...yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtara rağmen borcunun ödenmemesi nedeniyle müteselsil kefil ... hakkında Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğunu, davalı borçlu tarafça faiz oranlarına da itiraz edildiğini, ancak borçludan talep edilen temerrüt faiz oranlarının müvekkili banka ile dava dışı firma ve kefil arasında imzalanan Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi sözlemelerinde düzenlendiğini belirterek fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydı ile Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Dava açılırken dava şartlarından olan hukuki yararının bulunması gerektiğini, davacı vekilinin itirazın iptali davasını 24/07/2025 tarihinde açtığını, ancak bu tarihten bir gün önce 23/07/2025 tarihinde Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına ile icra takibine vaki tüm itirazlardan açıkça feragat edildiğini, feragat beyanı doğrultusunda 24/07/2025 tarihinde takibin devamına karar verildiğini, bu nedenle işbu davanını hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir..
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkeme kararında; "...Davacı vekilince dava açılmadan önce dava ile ilgili tüm belgelerin, özellikle de karşı tarafça eklenen son belgelerin de incelenerek dava açılması gerekirken, belgelerin içeriği incelenmeden, takibe yönelik geçerli bir itiraz varmış gibi dava açılmış olduğu anlaşıldığından, buna göre dava şartları bakımından "dava tarihi itibariyle" değerlendirme yapılarak itirazın iptali davası bakımından bir dava şartı niteliğinde bulunan "takibe yönelik geçerli bir itiraz"ın bulunmaması (ve dolayısıyla takibin durmakta olduğundan söz edilemeyecek olması) nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili takibe itirazdan feragat edildiğinin kendilerine tebliğ edilmediğini bu nedenle dava açılmasına davalı tarafın sebep olduğunu belirtmiş ise de davacı tarafın ulaşımına açık UYAP kayıtları incelenmeksizin açılmış dava bakımından davalı tarafın davanın açılmasına sebebiyet verdiği de söylenemeyeceğinden vekalet ücreti ve yargılama giderleri davacı tarafa yüklenmiştir. (Bu yönde bknz. Yargıtay 11. HD 2023/4824 E. 2024/6708 K. Sayılı ilamı ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Mahkemesi'nin 2023/1033 E. 2023/950 K. Sayılı ilamı) Davanın, 6100 Sayılı HMK'nun, 114/1-h ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, Kötüniyet tazminatı ve icra inkar tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına, ..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı tarafça yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı tarafın 23.07.2025 tarihinde, Kayseri Banka Alacakları Icra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına sunulan dilekçe ile icra takibine vaki tüm itirazlarından açıkça feragat ettiğini belirttiğini, davalı/borçlunun icra dairesine vermiş olduğu feragat dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediğini, bununla birlikte davacının feragat ve mehil vesikası talepli terditli dilekçesine 24.07.2025 tarihinde icra müdürlüğünce tensip oluşturulduğunun görüleceğini, tüm bu sürecin de davalı/borçlunun dava açılmasına sebebiyet verdiğinin somut dayanakları olduğunu, davalı tarafın sehven itiraz ettiği ve itirazından dava açılmadan feragat ettiğinin kabulünün mümkün olmadığını, zira arabuluculuk tutanağından da açıkça anlaşılacağı üzere davalı taraf borcu ödeyemeyeceğini ve anlaşma yapmayacağını vekili vasıtasıyla beyan ettiğini, dolayısıyla ortada sehven yapılmış bir itiraz bulunmadığını, arabuluculuk sürecine katılan ve dava açılmasına sebebiyet veren davalının aarabuluculuk ücretinden de sorumlu tutulmamasının izahı bulunmadığını, söz konusu nedenlerle konusuz kalan davanın müvekkili Banka lehine hükümle sonuçlanması gerekmekte iken davanın usulden reddine karar verilmesi yasal düzenlemelere ve içtihatlara aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek istinaf taleplerinin kabulü ile Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/659 Esas, 2025/1032 Karar Karar sayılı ilamının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilince sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle;Davanın açıldığı tarihte takibe engel bir itirazın mevcut olmadığını, davacı bankanın uyap kayıtlarını kontrol etme yükümlülüğünü ihlal ettiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin itirazların haksız olduğunu, asıl borçlunun ipoteği varken doğrudan kefile gidilmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu beyan ederek davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına, istinaf aşamasındaki yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dava, kredi sözleşmesine dayalı alacak nedeniyle yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın usulden reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlığa konu icra takibinin 12.05.2025 tarihli olup, takibe itirazın 12.06.2025 tarihinde yapıldığı, davanın açılış tarihinin 24.07.2025 olduğu ve takibe itirazdan vazgeçme dilekçesinin ise 23.07.2025 tarihli olduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, davanın konusu olan takibe itirazdan, davadan önce feragat edilmiş olması halinde, itiraz üzerine duran bir icra takibi bulunmadan itirazın iptali davası açılmış olacağından, davanın "dava şartı yokluğundan" reddi kararı verilmesi gerekir.
Davanın dayanağı olan icra takibi dosyasındaki "borca itirazdan vazgeçme " dilekçesi incelendiğinde; Ödeme emrine itiraz sehven itiraz itiraz edilmiş olup yapmış olduğumuz borca itirazımızdan vazgeçmekteyiz borcu kabul beyanınız doğrultusunda gerekli işlemlerin yapılmasını talep ederiz. " , feragat dilekçesini davalılar vekilinin Uyap üzerinden "takibin kesinleştirilmesi talebi" başlığı altında göndermiş olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, her ne kadar davalı tarafça bahse konu itirazdan vazgeçme dilekçesinin takibini kesinleştirme başlığı altında Uyap'tan gönderilmesi tercih edilen bir davranış değil ise de, davacı vekilince de dava açılmadan önce dava ile ilgili tüm belgelerin, özellikle de karşı tarafça eklenen son belgelerin de incelenerek dava açılması gerekirken, belgelerin içeriği incelenmeden, takibe yönelik geçerli bir itiraz varmış gibi dava açılmış olduğu anlaşıldığından, buna göre mahkemece dava şartları bakımından "dava tarihi itibariyle" değerlendirme yapılmasında ve itirazın iptali davası bakımından bir dava şartı niteliğinde bulunan "takibe yönelik geçerli bir itiraz" ın bulunmaması (ve dolayısıyla takibin durmakta olduğundan söz edilemeyecek olması) nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, davacı tarafın ulaşımına açık UYAP kayıtları incelenmeksizin açılmış dava bakımından davalı tarafın davanın açılmasına sebebiyet verdiği de söylenemeyeceğinden, dava açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yüklenmesinde de usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, davacı vekilinin tüm istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir (Bu yönde bknz. Yargıtay 11. HD 2021/2381 E.-2022/1457 K).
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 02/12/2025 tarih ve 2025/659 E - 2025/1032 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davacı tarafından peşin yatırılmış 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 116,60 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/02/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.