mahkeme 2025/2423 E. 2026/20 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/2423

Karar No

2026/20

Karar Tarihi

6 Ocak 2026

T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/2423
KARAR NO: 2026/20
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/10/2025
NUMARASI: 2023/897 E. - 2025/880 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklı )
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/01/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 07/01/2025
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 07/10/2025 tarih ve 2023/897 E - 2025/880 K kararına karşı süresi içinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketince ZMMS'si yapılmış olan davalı şirket adına kayıtlı ... plakalı aracın ... tarihinde ... ve ... plakalı araçların hasar görmesine sebebiyet verip olay yerinden kaçtığını, kazada hasar gören ... ve ... plakalı araçların söz konusu kazada hasarlandığını, müvekkili şirketten hasar ve değer kaybı tazminatı talebinde bulunduklarını, hasarlanan ... plakalı araçta yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucu 23.283.58TL'lik hasarın meydana geldiği ve 11.772,91-TL değer kaybı olduğunun tespit edildiğini, ... plakalı araçta yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucu ise hasarın 24.060,20-TL olduğu, değer kaybının ise 7.796,38-TL olduğunun tespit edildiğini, sigortalı araç sürücüsünün olaydaki % 75 kusur oranı üzerinden yapılan hesaplamaya göre ... plakalı araç malikine 18/11/2022 tarihinde 18.962,70-TL hasar tazminatı, 07/12/2022 tarihinde 5.847,00-TL değer kaybı tazminatı ödendiğini, yine sigortalı aracın olaydaki % 75 kusur oranına göre ... plakalı araç malikine 09/11/2022 tarihinde 20.275,38-TL hasar tazminatı ve 22/11/2022 tarihinde 8.829,00-TL değer kaybı tazminatı ödendiğini, bu sebeplerle, toplam ödenen 53.914,08-TL'nin sigortalı davalıya rücu edilmesi zorunluluğu doğduğunu ve Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyası ile 07/09/2023 tarihinde ilamsız icra takibine geçildiğini, davalı tarafça icra takibine itiraz edilerek icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, beyanla davalının itirazlarının iptaline, takibin devamına, takibe konu asıl alacağa ödeme tarihinden itibaren reeskont avans faizi işletilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle müvekkili ve davacı şirket arasındaki sigorta poliçesinde müvekkilinin tüketici vasfında olması hasebiyle iş bu davada görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olup söz konusu davanın görevli mahkemede açılmaması sebebiyle görevsizlik kararı verilmesini, zaman aşımı itirazlarının olduğunu, öncelikle müvekkilinin hiçbir surette kazaya karışmadığını, kazanın meydana gelmesinde de bir kusurunun olmadığını, müvekkiline ait otobüs şoförünün kazaya karışmamış olmasına rağmen asılsız bir şekilde kaza tespit tutanağı düzenlendiğini, kaza tespit tutanağını kabul etmediklerini, olay yerinin terk edilmesinin de söz konusu olmadığını, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/64017 soruşturma numaralı dosyasında araç şoförünün ifadesinin alındığını, yürütülen soruşturmada araç sürücüsü hakkında takipsizlik kararı verildiğini beyanla haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilen iş bu davanın öncelikle usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olacak olması halinde iş bu davanın esastan reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkeme kararında; "...Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ... plakalı aracın 25/01/2022-25/01/2023 tarihleri arasında davacı sigorta şirketi nezdinde ZMMS sigortalı olduğu, ...tarihinde ... ve ... plakalı araçlara zarar vererek olay yerini terk ettiği, bu kazadan dolayı davacı sigorta şirketinin ödemede bulunduğu, kaza tespit tutanağı ve alınan uzman bilirkişi raporuna göre meydana gelen kazada %85 kusurun davalı sürücüye ait olduğu, sigorta şirketinin ödemelerinin piyasa ile uyumlu olduğu ve meydana gelen kaza ile uygun olduğu, böylece TTK 1472 maddesi uyarınca rücu şartlarının oluştuğu sonuç ve kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın kabulü ile; davalının Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 59.653,03-TL alacak üzerinden iptaline, takibin takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, Hükmedilen asıl alacak olan 53.914,08-TL alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı tarafça yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemenin gerekçesinde, müvekkiline ait araç sürücüsünün "olay yerini terk ettiği" belirtilmiş, bu husus kararın dayanaklarından birinin yapıldığını, soruşturma aşamasında alınan sürücü ifadeleri, müvekkiline ait araç sürücüsünün olay yerini terk etmediğini ortaya koyduğunu, Kayseri CBS’nin 2022/64017 sayılı soruşturmasında takipsizlik kararı verildiğini, takipsizlik kararının gerekçesinde “olay yerinden kaçma” yönünde en küçük bir tespit bile bulunmadığını, davacının dahi dilekçesinde olay yerini terk edildiğine ilişkin kamera kayıtları bulunduğunu iddia ettiğini ancak dosya arasına söz konusu hususa ilişkin herhangi bir kamera görüntüsü alınmadığını ve sadece tutulan kaza tutanağı ile bağlı kalınarak davacının taleplerinin kabulüne karar verildiğini, Emniyet birimlerinden talep edilen kamera, MOBESE, fotoğraf, olay yeri görüntülerinin bulunamadığını, davacı tarafın da bu iddiasını hiçbir delille ispatlayamadığını, keza müvekkiline ait araç Kayseri sınırları içerisinde ... Belediyesine bağlı olarak çalışan özel halk otobüsü olduğunu, söz konusu araç yaşanan kazada herhangi bir hasar almamış akabinde araç sürücüsü yaşanan kazaya tanıklık etmesi sebebiyle araçtan inerek kazaya karışan diğer taraflara durumlarını sorduğunu, akabinde polisin gelmesiyle ve olayla ilgilenen polis memurunun müvekkilinin araç sürücüsü ile durumun bir alakası olmadığını belirtmesinin akabinde araç içindeki yolcuları bekletmemek amacıyla seferine devam ettiğini, bu hususun tek başına verilen kararı kaldırmaya yeterli bir durum olduğunu, "olay yerini terk" nedeniyle müvekkili aleyhine söz konusu kararın verilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olup söz konusu kararın kaldırılması gerektiğini, mahkeme beyanlarında belirtmelerine rağmen söz konusu hususu incelemeyerek karar vermiş olup söz konusu kararın hatalı olduğunu, dosyada üç ayrı bilirkişi raporunun bulunduğunu, kusur raporları arasındaki ağır çelişkinin giderilmeden hüküm kurulduğunu ileri sürerek Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 07/10/2025 tarih ve 2023/897 Esas, 2025/880 Karar sayılı hükmünün; usule, esasa ve hakkaniyete aykırı olması, kusur oranının hatalı tespiti nedeniyle kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, aksi kanaatte olunması hâlinde HMK m. 353/1-a.6 gereğince eksik inceleme nedeniyle dosyanın yeniden incelenmek üzere mahkemesine iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilince sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafın istinaf itirazlarına katılmadıklarını, dava dava dilekçesinde de belirtildiği üzere, ekspertiz raporunda rücu edilecek tutar tespitinde % 75 kusur oranının esas alındığını ve işbu davanın % 75 kusur oranı üzerinden açıldığını, mahkemece her ne kadar kusur oranı yönünden gerekçeli kararda % 85 kusurun davalıya ait olduğunu belirtmiş ise de kabulüne karar verilen dava değerinin % 75 kusur oranına tekabül ettiğini, bu sebeplerle davalının istinaf itirazının yersiz olduğunu savunmuştur.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dava dava dışı üçüncü kişilere ödeme yapan sigorta şirketinin sigortalısı ile arasındaki poliçeye dayalı olarak rücu koşullarının oluştuğu gerekçesiyle ödediği bedelin sigortalısından rücuan tazminine ilişkin açılan itirazın iptali davasıdır.
Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine 8.829 TL asıl alacak, 20.275,38 TL asıl alacak, 5.847 TL asıl alacak, 18.962,70 TL asıl alacak 5.738,95 TL faiz olmak üzere toplam 59.653,03
TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı takip dayanağı olarak "Müvekkil sigorta şirketince trafik sigortası yapılmış olan ... plakalı aracın ... tarihinde karıştığı kazada , ... plakalı araç ve ... plakalı araç hasarlanmıştır.Kaza tutanağında kamera kayıtlarına göre sigortalı araç sürücüsünün kazaya sebebiyet vererek olay yerinden kaçtığı tespit edilmiştir. Araçların olaydaki kusur oranlarına göre müvekkil şirket tarafından ... plakalı araç için 22/11/2022 t.de 8.829,00TL. değer kaybı ve yine kusur oranına göre 9/11/2022 t.de 20.275,38TL. Hasar tazminatı, ... plakalı araç için de kusur oranlarına göre 07/12/2022 t.de 5.847,00TL.değer kaybı tazminatı ve 18/11/2022 t.de 18.962,70TL.hasar tazminatı ödenmiştir. Trafik sigortası genel şartlarına göre ödenen bu tutarların , olay yerini terk etmesi sebebiyle sigortalıya ,ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte rücu edilmesinden ibarettir. 59.653,03 TL" olarak belirtildiği davalı tarafından 14.09.2023 tarihinde borcu faize ve takibe itiraz edildiği görülmüştür.
Uyuşmazlık, davalının kaza sonrası olay yerini terk edip etmediği, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarına göre salt maddi hasarlı trafik kazalarında olay yerini terkin içe rücu nedeni olup olamayacağına ilişkindir.
Sigortacı, KTK 95/2. maddesi ve ZMSS Genel Şartları B.4. maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına dair halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye dair kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Sigortacının kendi sigorta ettirenine karşı açtığı içe rücu davası ile sigortacının sözleşme ve kanun gereği sigorta sözleşmesinin diğer tarafını oluşturan sigorta ettirene karşı defi hakkına dayanarak kendi âkidine dönmesi sağlanmaktadır. Sigortacının rücu hakkı kaynağını sigorta sözleşmesinden almaktadır.
Zarar görene ödeme yapan sigortacının daha sonra işletenine rücu edebileceği haller, işletenin sigorta korumasından yararlanmasının uygun görülmediği, başka bir deyişle bu korumanın dışında bırakılmış olan hallerdir. 01.06.2015 tarihinden önce düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçelerine ilişkin olarak meydana gelen trafik kazalarında o dönem yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 maddesinde sigortacının işletene rücu nedenleri arasında sigortalı aracın sürücüsünün kaza sonrası olay yerinden ayrılması sayılmadığından sigorta şirketi bu nedene dayalı olarak kendi akidine rücu edemeyecektir.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4-f maddesinde ise ''Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde'' sigortalıya rücu edilebileceği düzenlenmiştir.
Sürücünün olay yerinden haklı neden olmamasına rağmen ayrılması, sigortacının durumunu ağırlaştırmaya elverişlidir. ZMSS Genel Şartları m.B.4-(b) ve (c) sürücü belgesi olmayan bir kişinin veya uyuşturucu ya da alkol etkisi altında bulunan bir sürücünün kazaya yol açması hallerinde de işletene rücu edilebileceğini belirtmektedir. Kaza yerinin terk edilmesi olasılığında bu rücu hakkını kullanma şartlarını kanıtlama imkanı sigortacının elinden alınmış olabilir. Bu açıdan bir kaza söz konusu olduğunda, sürücünün olay yerinde kalmasının istenmesi makul bir beklenti sayılabilir. (Ünan, Samim, "Motorlu araç sigortalarında sürücünün kaza yerinden ayrılması-II) Olay yerini terk eden sürücünün kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğünü yerine getiremeyeceği açıktır. Sürücünün yokluğunda kaza tutanağının resen kolluk kuvvetlerince tutulması mümkün ise de, alkol raporu düzenlenemez. (Misili, Sinan: Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali
Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Uyarınca Sigortacının Sigorta Ettirene Rücu Davası, TBB Dergisi 2017 (133), s. 638)
01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçeleri bakımından uygulanmakta olan Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Genel Şartlarının B.4-f maddesi metni çok iyi kaleme alınmamış olmakla birlikte, madde metninden anlaşılması gereken, maddi ya da bedeni hasara neden olan tüm trafik kazalarında olay yerini terk ile kazanın oluş koşullarına ilişkin gerekli belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması hallerinde sigortacının üçüncü kişilere yaptığı ödeme nedeniyle sigortalısına rücu edebilecek olduğudur. İstisnai durumlar ise "hariç" denilerek gösterilmiştir. Buna göre bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, can güvenliği nedeniyle uzaklaşması gibi zorunlu hallerde sigortalı bu maddeden kaynaklanan rücu sebebinden kurtulacaktır. Olay yerini terkin zorunlu olduğu haller ve kazanın oluş koşullarına ilişkin gerekli belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması halleri sınırlı sayıda olmayıp örnek olarak sayılmıştır. Ancak istisnai haller madde metninin başına yazıldığı için sanki olay yerini terk etme hali sadece bedeni hasara neden olan kazalarda uygulanacakmış, maddi hasarlı kazalarda uygulama alanı yokmuş gibi bir anlama yol açmıştır. Oysaki bedensel hasarlı kaza olmasa dahi olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiştir. Olay yerini terk ile içe rücu sebebi gerçekleşmiş olup olay yerini Genel Şartların B.4-f maddesinde sayılan haller ile benzer zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini, dolayısıyla rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükü ise sigortalıdadır. Sigortalı kaza yerini ancak Genel Şartların B.4-f maddesinde sayılan zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini ispatlar ise rücu durumundan kurtulacaktır. Açıklanan nedenlerle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarının B.4/f bendine göre kaza yerinin terk edilmesi halinin salt maddi hasarlı trafik kazalarında da içe rücu sebebi olduğu açıktır.(Yargıtay 4. HD 2024/14411 Esas 2025/6213 Karar)
Somut olayda Genel Şartların B.4. maddesinde sayılan haller ile benzer zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini, dolayısıyla rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükü ise sigortalıdadır. Sigortalı kaza yerini ancak Genel Şartların B.4. maddesinde sayılan zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini ispatlar ise rücu durumundan kurtulacaktır.( Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/11866 Esas 2023/12935 Karar; 2022/1838 Esas 2024/4274 Karar )
Davacı sigorta şirketi üçüncü kişilere kendi sigortalısının %75 oranında kusurlu olduğunu kabul ederek ödeme yapmıştır.
Kayseri Emniyet Müdürlüğü görevlilerince tutulan ...tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı incelendiğinde; ... plakalı aracın kazaya neden olduğu sürücüsünün kaza mahallinden durmayarak kaza yerinden ayrıldığının belirtildiği görülmüştür.
Mahkemece aldırılan ... tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda kaza anına ait kamera görüntülerinin izlendiği buna göre ... plakalı aracın sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Tüm bu hususlar dikkate alındığında davalı sigortalı şirket ... plakalı aracın sürücüsünün kaza sonrası olay mahallini terk etmediğine dair dosyaya delil sunmadığı görülmüştür.
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/64.017 soruşturma numaralı dosyası UYAP üzerinden dosyaya kazandırılmış müşteki beyanları şüpheli ifadelerinde dava dışı şoförün olay mahallini terk ettiği yönünde beyanının bulundukları görülmüştür.
Davacı sigorta şirketi üçüncü kişilere kendi sigortalısının %75 oranında kusurlu olduğunu kabul ederek ödeme yapmış olup mahkemece aldırılan ATK ve ... tarihli Heyet raporlarında davalı sigorta şirketine ait aracın sürücüsünün en az %75 kusurlu olduğu belirtildiği görülmekle mahkemece... tarihli heyet raporu doğrultusunda %85 kusur oranı üzerinden zarar hesabı yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
Ne var ki alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.(Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/9785 Esas 2024/10027 Karar; 2021/17971 Esas 2021/3410 Karar; Yargıtay 11. H.D 2016/1720 Esas 2017/4335 Karar)
Belirtilen husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davalının istinaf talebinin kabulü ile;1-Davanın KABULÜ ile; Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibin takip tarihi itibariyle toplam 59.653,03-TL alacak üzerinden devamına ,2- Koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine "Şeklinde HMK 353/1-b-2 md uyarınca düzeltilerek yeniden aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile,
2-HMK'nın 353/1-b.2.maddesi gereğice KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 07/10/2025 tarih ve 2023/897 E - 2025/880 K sayılı nihai kararının KALDIRILMASINA,
Düzeltilerek yeniden karar verilmesine, buna göre;
3-"1-Davanın KABULÜ ile;
Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibin takip tarihi itibariyle 53.855,08 Asıl Alacak ( 8.829 TL asıl alacak, 20.275,38 TL asıl alacak, 5.847 TL asıl alacak, 18.962,70 TL asıl alacak ), 5.738,95 TL faiz olmak üzere toplam 59.653,03 TL alacak üzerinden devamına ,
Takipte devamına verilen meblağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar davacının talebi dikkate alınarak yıllık %26,75'i geçmemek üzere değişen oranlarda kanuni faiz uygulanmasına,
2- Koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3- 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 4.074,90-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 720,46-TL 'nin mahsubu ile eksik 3.354,44-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 269,85-TL başvurma harcı, 720,46-TL peşin harç, 810,50-TL posta ücreti, 14.500,00-TL bilirkişi ücreti ve 14.900,00-TL Adli Tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 31.200,81-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
9-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, "
4-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde istinaf başvurusunda bulunan davalıya iadesine,
5-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan 480,00 TL tebligat/posta gideri ile istinaf kanun yoluna başvuru harcı olan 1.683,10 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
7-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.07/01/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim