mahkeme 2025/2422 E. 2026/10 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/2422
2026/10
6 Ocak 2026
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/2422
KARAR NO: 2026/10
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/10/2025
NUMARASI: 2025/487 E. - 2025/875 K.
DAVANIN KONUSU: Tazminat (İş yeri Mali Mesuliyet Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/01/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 06/01/2026
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 07/10/2025 tarih ve 2025/487 E - 2025/875 K kararına karşı süresi içinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Kayseri 3. İş Mahkemesi 2020/393 E. Sayılı dosyası ile müvekkili firma çalışanlarından ...'in iş kazası geçirdiğini ve iş kazası nedeniyle dava dışı işçiye 300. 000 TL maddi tazminat, 55.000 TL manevi tazminat ve 25.000 TL ferileri olmak üzere toplam 380.000 TL ödeme yapıldığını, müvekkili iş yeri ile davalı sigorta şirketi arasında ... poliçe no ile işveren sorumluluk sigortası olduğunu, sigorta şirketine Kayseri 3. İş mahkemesi 2020/393 E. 2022/513 K. Sayılı dosyasının 04.09.2020 tarihli celse 6 no.lu ara kararı ile ihbarda bulunulduğunu, 21.09.2020 tarihinde davalıya ihbar edildiğini, davalı sigorta şirketinin ödeme yapacağını beyan ettiğini fakat ödeme yapmadığını bu sebeple de Kayseri Genel İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra inkar tazminatı şartlarının gerçekleşmediğini, zaman aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, Kayseri 3. İş Mahkemesi 20207393 E. Sayılı dosyasının henüz kesinleşmediğini, poliçede işveren sorumluluk bedeni zararlar şahıs başına limitin 300.000 TL olduğunu ve manevi tazminat taleplerinin de bu limit ile sınırlı olduğunu poliçe üzerinde belirtilen limitlerin aşılamayacağını, manevi tazmiant ile şahıs başı 300.000-TL 'ye ek bir teminat olduğu iddialarının mesnetsiz olduğunu her halükarda toplam ödenen tazminatın kişi başı limit ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkeme kararında; "...Eldeki davada, davacı icra inkar tazminatı talep etmektedir.
İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir". Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, davalı sigorta şirketine Kayseri 3. İş Mahkemesi'nin 2020/393 Esas sayılı dosyasının ihbar edilmiş olması dikkate alınarak, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının içeriğinden davacının davalıdan alacaklı olduğu sabit olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle itirazın iptaline karar verilen 380.000,00-TL'nın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davanın kabulü ile; davalının Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 380.000,00-TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 oranında ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanarak takibin devamına, Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı tarafça yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece hüküm kurulan davanın Sigortacılık Kanunu'nda, TTK'da ve sair mevzuatlarda düzenlenen Sigortacı-Sigortalı ilişkisine, akdedilen sorumluluk poliçesine ve iş bu poliçede yer alan teminatlara ilişkin olduğunu, yerel mahkeme tarafından alanında uzman Bilirkişiler aracılığıyla ilgili taleplerin iş bu poliçe bakımından teminat kapsamında olup olmadığı hususunda Bilirkişi Raporu alınmadan ve teminat incelemesi yapılmadan hüküm kurulmasının tamamıyla hukuka ve vicdana aykırı olup kararın bozulması gerektiğinin başlıca sebebi olduğunu, müvekkili sigorta şirketi ile davacı ... Ltd. Şti. arasında 10/11/2018-10/11/2019 vadeli ... no’lu İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi akdedildiğini, poliçede işveren sorumluluk bedeni zararların şahıs başına limit 300.000,00-TL olarak belirtildiğini, ayrıca poliçe özel şartlarının "Manevi Tazminat Talepleri Klozu" başlıklı kısımda, "Manevi Tazminat Talepleri Ek Teminatı bu poliçeye kişi başı limit ile dahil edilmiş olup her halükarda toplam ödenen tazminat kişi başı limit ile sınırlıdır." denilerek manevi tazminat taleplerini de teminat içerisine dahil ettiğini, poliçe limitini bildirmelerinin hiçbir şekilde davayı ve iddiaları kabul anlamına gelmediğini, müvekkili şirket uhdesinde tanzim edilen konu poliçe ile temin edilen herhangi bir hasar ödemesinde, ilgili genel şartların birinci ve dokuzuncu maddelerinde kayıtlı tazminat tutarının, yasal faiz tutarı ve dava masrafları ile avukatlık ücretleri toplamında sigortacının azami sorumluluğunun, poliçede belirtilen limitlerle sınırlı olduğunu, sigortacının sorumluluğunun hiçbir durumda poliçe üzerinde belirtilen limitleri aşamayacağını, davacı vekilinin "sigorta poliçesi ek klozlarında manevi tazminat klozunun şahıs başı limitlere ek bir teminat olduğu" iddiasına karşı beyanlarımız mahkeme tarafından dikkate alınmamış olup müvekkili sigorta şirketi aleyhine hukuka aykırı şekilde poliçe limitinin üstünde sorumluluğa hükmedildiğini, davacı sigortalı vekili tarafından, manevi tazminat klozunda belirtilen 150.000,00-TL'lik teminat limitinin şahıs başı limit olan 300.000,00-TL'ye ek bir teminat olduğu yönündeki iddiaları mesnetsiz olduğunu, ... numaralı İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinin Özel Şartlar kısmında yer alan "Manevi Tazminat Talepleri Klozu" başlıklı özel şartta, manevi tazminat talepleri ek klozunun bu poliçeye her halükarda toplam ödenen tazminat kişi başı limit ile sınırlı olduğu hususunun dercedildiğini, işbu özel şarttan da anlaşılacağı üzere manevi tazminat limitlerinin poliçe şahıs başı limitlerine ek bir teminat olmayıp şahıs limitler içerisinde yer aldığını, bahsi geçen poliçenin "Açıklamalar" başlıklı kısmında ise manevi tazminat talepleri ek teminatı bu poliçeye kişi başı limitin %50'si ile dahil edilmiş olup her halükarda toplam ödenen tazminat kişi başı limitin %50'si ile sınırlıdır denilerek manevi tazminat ödemelerinde üst sınırın belirlendiğini, işbu sınırın, davacı vekilinin iddia ettiği şekilde poliçe limitlerine ek teminat olmayıp manevi tazminatlar bakımından ödenebilecek üst sınırı belirlemek amacıyla poliçeye dercedildiğini, bu hususun Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 27.09.2017 tarih ve 2016/7325 E., 2017/4774 K. Sayılı kararı ile sabit olduğunu, Yargıtay kararında da görüleceği üzere davacı taraf ile müvekkili sigorta şirketi arasında imzalanan poliçe özel şartlarında yer alan manevi tazminat klozu, şahıs başı limitlere ek bir teminat olmayıp şahıs başı limitlerin içerisinde yer aldığını, her halükarda ödenebilecek toplam tazminat tutarının poliçe şahıs başı limiti olan 300.000,00-TL olduğunu, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı talep edilmiş olsa da, somut olayda icra inkar tazminatı şartları gerçekleşmediğinden işbu talebin kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından talep edilen tazminatın belirlenebilmesi ve işbu kazanın poliçe teminatı içerisinde yer aldığının tespiti özel inceleme gerektirdiğinden alacağın likid olmadığının kabulü gerektiğini, likid olmayan alacaklar bakımından ise icra inkar tazminatına hükmetmenin mesnetsiz olduğunu, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 2025/875 K. sayılı, 07.10.2025 tarihli kararın kaldırılarak, müvekkili sigorta şirketi aleyhine ikame edilen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketi ile müvekkili arasında işveren sorumluluk sigortasının bulunduğunu, bu sebeple sigorta şirketinin müvekkili şirket tarafından ödenen miktardan sorumlu olduğunu, müvekkilinin iş yerinde meydana gelen iş kazası sebebiyle açılmış olan tazminat davasının davalı sigorta şirketine ihbar edildiğini, üstelik davalı sigorta şirketinin müvekkilince, iş kazası geçiren işçiye yapılan ödemenin sonrasında poliçe miktarını ödeyeceğini belirtmişse de müvekkiline herhangi bir ödemenin gerçekleştirmediğini, dosya kapsamından alınan bilirkişi raporları ve mahkeme kararıyla da bu alacaklarının tescil edildiğini, ancak sigorta şirketince herhangi bir ödemenin gerçekleştirilmediğini, nitekim dosya kapsamında yer alan ve hükme esas alınan bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere müvekkilinin talebinde haklı olduğunu, müvekkili ile davalı arasında var olan sigorta poliçesi ek klozlarında manevi tazminata da yer verildiğini, kusur ve maluliyet oranına ilişkin olarak davalının talepleri ve iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davalı sigorta şirketince herhangi bir ödeme yapılmaması sebebiyle davalı sigorta şirketi aleyhine icra takibi başlatıldığını, bu sebeple icra takibine itirazı haksız olan ... sigorta yönünden en az %20 icra inkar hükmedilmesinin kanuna uyun olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin bütün hak ve taleplerinin saklı kalmak kaydıyla; davalı tarafın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. .
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dava itirazın iptali davasıdır.
Kayseri Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde: Davacı tarafından davalı aleyhine 380.000 TL toplam alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı takip dayanağı olarak "30.01.2023 faiz başlangıç tarihli 380.000,00 TL tutarındaki Diğer.KAYSERİ 3. İŞ MAHKEMESİNİN 2020/393 E. 2022/513K. sayılı ilamının icrası neticesinde kayseri genel icra dairesi ... sayılı dosyaya istinaden 20.01.2023 tarihinde yapılan 380.000 TL tutarındaki ödemenin ... poliçe numaralı 10/11/2019 başlangıç 10/11/2020 bitiş tarihli poliçeden kaynaklı rucu 380.000,00 TL" gösterildiği davalı tarafından takibe, borca, faize ve ferilerine itiraz edildiği görülmüştür.
Davacı, dava dışı ...'in ... tarihli iş kazası sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemiyle Kayseri 3. İş Mahkemesinin 2020/393 Esas sayılı dosyasında dava açtığını mahkemece yapılan yargılama sonucu 2020/393 Esas ve 2022/513 Karar sayılı ilam ile dosya davacısı lehine 300.751,518 TL (faizler ve feriler hariç) maddi tazminat, 55.000 TL(faizler ve feriler hariç) manevi tazminata hükmedildiğini, mahkeme ilamı üzerine kendilerince dava dışı işçiye 300.000TL maddi tazminat, 55.000TL manevi tazminat ve 25.000TL manevi tazminatın ferileri olmak üzere 380.000 TL ödeme yapıldığını, Kendilerince ödenen bu tutarlardan davanın sigorta şirketinin ... numaralı İşveren Mali Sorumluluk Poliçesi Kapsamında sorumlu olduğunu belirterek eldeki davayı açtığı görülmüştür.
Davacı tarafından 20.01.2023 tarihinde dava dışı işçi hesabına "16.1.2023 tarihli sulh protokolü Kayseri Genel İcra Dairesi ... no.lu açıklaması ile 380.000 TL ödendiği görülmüştür.
Dava dışı ... tarafından davacı ... Limited şirketi hakkında Kayseri 3. İş Mahkemesi'nin 2020/393 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı mahkemece yapılan yargılama sonucu 26.10.2022 tarih 2022/513 Kararı ile 300.751,518 TL maddi zarar 55.000 TL manevi zarara hükm edildiği , Kararın istinaf edilmesi üzerine Kayseri BAM 7. Hukuk Dairesin 2023/1926 Esas 2025/489 Karar sayılı ilamı ile kusur durumunun usule uygun şekilde tespit edilmediği gerekçesi ile kararın kaldırmasına karar verildiği karar sonrası dosyanın 2025/118 Esasa kayıt edildiği, yapılan yargılama neticesi mahkemece tarafların sulh olması nedeniyle 29.5.2025 tarih 2025/118 Esas 2025/194 Karar sayılı ilamı "Karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verildiği kararın 01.07.2025 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Taraflar arasında imzalanan ... numaralı İşveren Mali Sorumluluk Poliçesinde "Sigorta konusu:" sigortacı sigortalının yukarıda yazılı adresteki iş faaliyetleri sırasında meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene düşecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve Sosyal Güvenlik Kurumuna tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek ve Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek rücu davaları sonunda ödenecek tazminat talepleri ve ayrıca bu sigorta ile ilgili olarak bir dava açılması halinde hükmolunacak mahkeme masrafları ile avukatlık ücretleri hükmolunan toplam tazminat poliçede yazılı teminat limitleri dahilinde temin edecek olup hiçbir şekilde poliçe limitlerini geçemez. Sigortacı bu poliçe ile ilgili dava açılması halinde hükmolunan mahkeme masrafları faiz ve avukatlık ücretlerini ödemekle yükümlüdür ödenecek toplam tutar hiçbir şekilde poliçe limitlerini aşamaz" şeklinde düzenlendiği görülmüştür.
Poliçede; İşveren sorumluluk bedeni zararlar kişi başına 300.000 TL olarak belirtilmiş olup akabinde "Manevi tazminat talepleri klozu aşağıdaki gibi revize edilmiştir. Manevi tazminat talepleri klozu manevi tazminat talepleri ek teminatı bu poliçeye kişi başı limitinin %50'si ile dahil edilmiş olup her halükarda toplam ödenen tazminat kişi başı limitin % 50 ile sınırlıdır. İşçilerin bir iş kazası neticesinde herhangi bir bedeni zarardan dolayı işverene karşı ileri sürülebilecek manevi tazminat taleplerini karşılar. "şeklinde düzenleme olduğu görülmüştür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde (m) 1409/1'de yer alan; "Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan ve bedelden sorumludur."
6102 sayılı TTK'nun 1429. maddesi; (1) Sigortacı, aksine sözleşme yoksa, sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken fiillerinden sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazmin ile yükümlüdür. Sigorta ettiren, sigortalı ve tazminat ödenmesini sağlamak amacıyla bunların hukuken fiillerinden sorumlu oldukları kişiler, rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep oldukları takdirde, sigortacı tazminat borcundan kurtulur ve aldığı primleri geri vermez."
Sorumluluk Sigortalarında "Sigortacının yardımları" başlıklı 1476. maddesi;
(1) Sigortacı, 1475 inci maddeye uygun olarak bildirimde bulunulması tarihinden itibaren beş gün içinde, zarara uğrayanın istemleriyle ilgili olarak ve sigortalının adına, fakat sorumluluk ve tüm giderler kendisine ait olmak üzere, gerekli hukuki işlemlerin gerçekleştirilip, kararların alınmasını ve ayrıca savunmaya yardımda bulunmayı üstlenip üstlenmeyeceğini sigortalıya bildirir; aksi hâlde bu maddenin dördüncü fıkrası uygulanır.
(2) Birinci fıkrada belirlenen sürenin sonuna kadar yapılması zorunlu işlemleri sigortalı yürütür.
(3) Sigortacı birinci fıkra anlamında üstlenmede bulunmuşsa, sigortalının hak ve menfaatlerini gözetir.
(4) Sigortacı bildirimde bulunmamışsa, sigortalı aleyhine kesinleşen tazminatı öder. Ancak, sigortalının sigortacının onayını almadan yaptığı sulh sözleşmesi, bildirimden itibaren onbeş gün içinde onay verilmemişse, sigortacıya karşı geçersizdir; sigortacı haklı olmayan sebeplerle sulhe onay vermekten kaçınamaz."
Sorumluluk Sigortalarında "Bildirim yükümlülüğü" başlıklı 1475. maddesi;
(1) Sigortalı sorumluluğunu gerektirecek olayları, on gün içinde, sigortacıya bildirir.
(2) Sigortalı kendisine yöneltilen istemi, aksi kararlaştırılmamışsa derhâl sigortacıya bildirir. Bu bildirim üzerine veya zarar görenin sigortacıya doğrudan başvurması hâlinde 1427 nci madde uygulanır.
(3) Bildirim yükümlülüğünün ihlali hâlinde, 1446 ncı maddenin ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri kıyas yolu ile uygulanır." şeklinde düzenlemeler içermektedir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17.06.2019 tarihli ve 2019/2278 Esas 2019/4439 Karar sayılı ilamında belirtiği üzere; davacı ile davalı sigorta şirketi arasında ... numaralı İşveren Mali Sorumluluk Poliçesi akdedildiği, kural olarak bu poliçe gereği ... Ltd. Şti.nin işçisinin yaralanması veya ölümü nedeniyle yakınlarına ödediği tazminatı poliçe kapsamında sigorta şirketinden istemesinin mümkün olduğu, bu itibarla davacının ödediği tazminatları davalı arasındaki ... numaralı poliçe kapsamında kusur oranı ve poliçe sorumluluk limiti göz önüne alınarak davalıdan istemesi mümkündür.
Ödemeye dayanak teşkil eden Kayseri 3. İş Mahkemesinin 2020/393 Esas (yeni Esas 2025/118 Esas ) sayılı dosyası tarafların sulh olmuş olup bu davanın sigorta şirketine ihbar edildiği, şirketin yargılama esnasında davacının imzaladığı Sulh anlaşmasına itiraz ettiğine dair bir itirazının bulunmadığı bu yönde bir delil sunmadığı görülmüştür.
Ödemeye dayanak teşkil eden Kayseri 3. İş Mahkemesinin 2020/393 Esas (yeni Esas 2025/118 Esas ) sayılı dosyası tarafların sulh olmalarına, bu davanın sigorta şirketine ihbar edilmiş olunmasına, davalı sigorta şirketinin kendisine ihbar olunan davada tarafların sulh olduklarını bilebilecek durumda olmasına, sigortacının 6102 sayılı TTK'nun 1476/4 maddesi gereği haklı olmayan sebeplerle sulhe onay vermekten kaçındığına dair dosyaya delil sunmamış olmasına, mahkemece aldırılan raporda ödemelerin teminat limitleri dahilinde olduğunun belirtilmiş olunmasına, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal 2015/742 Esas 2015/6418 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; "takibe konu alacağın, mahkeme ilamına dayalı olup, davalının sorumlu olduğu borç tutarının belirlenebilir özellikte olduğunun anlaşılmasına" göre mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmüştür.
Açıklamalar ışığında davalının yukarıda yazılı istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 07/10/2025 tarih ve 2025/487 E - 2025/875 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 25.957,80-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 6.489,45 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 19.468,35 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/01/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.