mahkeme 2025/2396 E. 2025/2556 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/2396
2025/2556
31 Aralık 2025
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/2396
KARAR NO: 2025/2556
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/10/2025
ESAS NO: 2024/925
KARAR NO: 2025/803
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:31/12/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM
TARİHİ:08/01/2026
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/10/2025 tarih ve 2024/925 Esas 2025/803 Karar sayılı ilamına karşı ,davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; davacı ile davalı arasında devam eden
ticari ilişki nedeniyle davacının açık hesap alacağı toplamı 146.130,82 TL’nin tahsili
amacıyla davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E sayılı
dosya ile takip başlatıldığını, davalının borcu bulunmadığı gerekçesi ile itiraz ettiğini,
davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, tarafların ticari defterleri
incelendiğinde davacı alacağının ortaya çıkacağını, yapılan arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını belirterek itirazın iptaline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI VEKİLİNİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:
Taraflar arasında 2024 yılı içinde ticari
alım satım yapıldığını, davalının borcunu ödediğini ve borcu olmadığını, davacının
faturadan bahsettiğini ancak delil olarak faturalara konu ürünlerin teslim edildiğine
dair sevk irsaliyesini sunmadığını, faturanın tek başına alacağı ispatlamayacağını,
davacının davalıya ürünlerin tesliminin yapıldığını somut delille ispatlayamadığını,
sadece cari ekstreden kalan alacak ifadesini kullandığını belirterek davanın reddine
karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Somut olayda davacının, davalıya karşı, cari hesap alacağından bahisle icra takibi başlattığı görülmüştür. Davalı takibe itiraz etmiş ve takip durmuştur. Kanuni ihtaratlarla tarafların ticari defterleri incelemeye alınmış muhasebeci bilirkişinin raporuna göre dava konusu cari hesaba konu faturaların her iki taraf ticari defterinde de kayıtlı olduğu görülmüştür. Bu bakımdan fatura içeriğine dair çekişme yoktur. Aynı şekilde iade faturaların da her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmış ve bu bakımdan davacı aleyhine 15.904,80 TL iade fatura konusunda çekişme bulunmadığı kabul edilmiştir. Davalının ticari defterlerinde ödeme gözükmese de davacının defterlerinde 450.000,00TL davalıdan çek tahsilatı gözüktüğünden, bu durum davacı aleyhine değerlendirilmiştir. Neticede her iki taraf tacirin leh ve aleyhlerine olan kayıtlar tetkik edildiğinde, sonuç itibariyle davacının davalıdan 139.578,82 TL cari hesap alacağının bulunduğu görülmüştür. Söz konusu rapor hükme esas alınmıştır. Davacıya raporda aleyhe tespit edilen bakiye alacak bakımından yemin delili hatırlatılmış ve yemine dayanmayacağını nihai duruşmada beyan etmiştir. Davacının alacak vakıasını HMK 190 maddesi gereğince ticari defter ve bilirkişi delilleri ile kısmen ispat ettiği görülmüştür. Tüm bu nedenlerle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, işlemiş faiz talebi bulunmadığından takibin bu miktar üzerinden devamına, alacak likit olmadığından, itiraz kısmen haklı bulunduğundan ve kanuni şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek hüküm tesis edilmiştir. 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyada 139.578,82-TL'Lik kısım bakımından davalı borçlunun yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden devamına,2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE..." dair karar verilmiştir.
İş bu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; mahkemece yapılan yargılama sonucunda bilirkişi raporuna dayanılarak davacının alacağının 139.578,82 TL olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiğini ancak mahkeme kararında delilerin değerlendirilmesinde ve hukuki nitelendirmede açık hataların mevcut olduğunu, bu nedenlerle verilen kararın kaldırılması gerektiğini, müvekkili şirket aleyhine verilen hükmün telafisi imkansız zararlar doğuracağının açık olduğundan İİK m 36 uyarınca, istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar tehiri icra kararı verilmesini, 2024 yılında şirket defterini tutan mali müşavirin görevini eksik yapması, bildirgelerini, SGK ve vergi dairelerine bildirmemesi, ilgili ödemeleri ve çek çıkış belgelerini müvekkili şirkete ait ticari deftere işlememesi sebebiyle dosyaya sunmuş oldukları ticari defterde davacı tarafa yapılan ödemelerin tamamının görünmediğini, bu konuda müvekkili şirketin mağduriyet yaşadığını, davacı tarafın takibe dayanak olarak ileri sürdüğü cari hesap sözleşmesinin mevcut olmadığından müvekkili şirket aleyhine başlatılan icra takibinin ve buna dayalı itirazın iptali davasının hukuki dayanağı ve takibe konu dayanak belgesinin ortadan kalktığını, davacı tarafın malın teslimine ilişkin yasal zorunluluk sevk irsaliyesinin düzenlendiğini, sırf bu sebeple vergi usul kanunu madde 353/2 uyarınca hakkında cezai işlem yapılmasının dahi gerektiğini, muhasebe kayıtlara ve faturalarının deftere işlenmiş olması malın teslim edildiği anlamına gelmediğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddini, tehiri icra taleplerinin kabulünü, 10/09/2024 tarihli 265.000 TL bedelli çek çıkış belgesi delilerinin incelenerek yeni bir bilirkişi raporu alınmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Dava, icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda davacının cari hesaba dayalı borcun ödenmediği iddiasıyla takip başlattığı, davalı yanca taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı kabul edilmekle birlikte 2024 yılı içinde doğan cari hesaba ilişkin borcun/ alacağın ödendiğini ileri sürerek davanın reddini savunduğu, mahkemece toplanan delillere ve özellikle de bilirkişi raporuna dayanılarak davacının iddiasını yasal delillerle ispatladığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği görülmüştür.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde dava/ takip konusu alacağa yönelik 265.000-TL lik çek verdiğine ve işbu çekin ödendiğine ilişkin belge sunmuştur. Bilindiği üzere ödeme savunması borcu söndüren ve dolayısıyla alacak hakkını ortadan kaldırabilir nitelikte bir itiraz mahiyetinde olduğundan yargılamanın her aşamasında yapılabilmesi,ileri sürülebilmesi mümkündür. (Yargıtay HGK. 05.04.2000 gün ve 2000/11-745 E.-734 K., 28.05.2003 gün ve 2003/13-354 E.-368 K.,27.1.2010 gün 2009/9-586 E, 2010/31 K. Sayılı kararları)
Bu itibarla; mahkemece davalı yanın ödeme savunmasında belirttiği gibi bir ödemenin olup olmadığının (söz konusu çek bedelinin tahsil edilip edilmediği, tahsil olunmuş ise kim tarafından tahsil edildiği, ödenen miktarın ne kadar olduğu ve hangi tarihte tahsil olunduğunun) ilgili bankadan sorulup tespit edilerek buna göre gerektiğinde bilirkişiden takip ve dava tarihi itibariyle alacak - borç durumuna yönelik ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi HMK 353/1-a-6 md uyarınca isabetsiz olmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 02/10/2025 tarih ve 2024/925 E - 2025/803 K sayılı kararın KALDIRILMASINA,
3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre esastan bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri GÖNDERİLMESİNE,
4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davalıya iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
7-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 31/12/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.