mahkeme 2025/2340 E. 2025/2542 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/2340

Karar No

2025/2542

Karar Tarihi

31 Aralık 2025

T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/2340
KARAR NO: 2025/2542
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/10/2025
ESAS NO: 2022/833
KARAR NO: 2025/854
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025
İSTİNAF KARAR
YAZIM TARİHİ: 02/01/2026
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 15/10/2025 tarih ve 2022/833 E - 2025/854 K kararına karşı süresi içinde davalı ... Anonim Şirketi vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... A.Ş.'nin ... A.Ş. ... Şubesi ... IBAN numaralı çek hesabına ait, ... seri no'lu, 30/08/2021 keşide tarihli ve 165.000,00 TL bedelli çekin ibraz edildiği 31/08/2021 tarihinde karşılıksız kaldığından bahisle Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından kambiyo senetlerine mahsusu haciz yolu ile takip başlatıldığını, 16/09/2021 tarihinde karşılıksız çek keşide etmesi nedeni ile davacı şirket yetkilisi aleyhine 5941 Sayılı Kanun'un 5. Maddesi uyarınca şikayette bulunulduğunu, İstanbul 40. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen dosyanın halen derdest olduğunu, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen sonuç alınamadığını, davacı şirketin tek yetkilisinin ... olmasına rağmen gayrı resmi ortaklar tarafından takibe esas çeklerin şirketin gayrıresmi ortakları tarafından şirket yetkilisinin imzası taklit edilerek, rızası dışında zarar kastı ile tanzim edilmiş olduğunu, dava konusu çekler benzer bir çok çekin bu şekilde tanzim edilmesi nedeni ile Kayseri C. Başsavcılığının 2021/72281 soruşturma dosyası ile şikayette bulunulduğunu ve Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2022/573 E sayılı dosyası ile dava açıldığını, 2018 yılından beri ... ve...’ın şirketin gayrıresmi ortakları olduğunu, ...’un bir süre babasının hastalığı ve vefatı nedeni ile şirket işleri ile uğraşamadığını, döndüğünde de şirketin işleri ile uğraşmasına izin verilmediğini, ...’un 2020 yılında şirketten ayrılmak istediğini diğer ortaklara bildirdiğini anacak bu gayrı resmi ortakların payları kendi üzerlerine almadıklarını, bu süreçte dava konusu çeklerin düzenlendiğini çeklerin karşılıksız çıkması nedeni ile bankanın araması üzerine haberdar olduğunu, gayrıresmi ortakların şikayet edilmesi ile nitelikli dolandırıcılık yaptıklarının anlaşıldığını, imzanın şirket yetkilisine ait olup olmadığı konusunda uzman mütalaası aldıklarını, ...’ın soruşturma dosyasındaki ifadesinde çeki kendisinin imzaladığını ikrar ettiğini, imzaların davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığının tespiti için rapor alınması gerektiğini, Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesi ‘in 2022/573 E sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, öncelikle takibe konu bonolardaki yazı ve imzaların davacıya ait olmaması ve davacının borcunun bulunmaması sebebiyle davacı aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas dosyası ile başlatılan icra takibinin HMK m. 209 gereği tensiben ve tedbiren teminatsız olarak durdurulmasına ve davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava menfi tespit davası olup, davacı tarafın da bir tüzel kişi olduğunu, davanın konusu da çek üzerindeki keşideci imzasının şirket yetkilisine ait olup olmadığının ve sonuç olarak davacı şirketin bu çek sebebiyle borçlu olup olmadığının tespiti olduğunu, iş bu davada davacı şirket yetkilisinin yaşamış olduğu aile sorunları ve sağlık problemlerinin değerlendirilmesinin davanın çözümüne bir katkısı olmadığını, davacının iddiasının dava konusu çek üzerindeki keşideci imzasının şirket yetkilisi ...' a ait olmadığı olduğunu, Mahkemece çek üzerindeki keşideci imzasının ...' a ait olmadığının tespiti yapılması gerekmekte olup, ...' un şahsi sıkıntıları vs. İşbu davanın konusu olmadığını, bununla birlikte davacının iddia ettiği gibi şirket yetkilisinin şirketin yönetimini üçüncü şahıslara bıraktığı ve bu şahıslar tarafından şirket adına bir kısım çekler tanzim edilerek piyasaya sürüldüğü iddiası da işbu davanın konusu olmadığını, Tacir ve tüzel kişi olan davacı şirketin yönetiminin başkalarına bırakıldığı iddiasının kabulü ve yargılama esnasında dikkate alınması mümkün olmadığını, Mahkemece yapılması gereken yalnızca dava konusu çek üzerindeki keşideci imzasının keşide tarihinde şirket yetkilisi olan ...' a ait olup olmadığının tespiti olduğunu, bu tespitinde ancak uzman bilirkişi marifetiyle yapılabilecek olduğunu, Dava konusu çek üzerindeki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığına dair hiçbir tespit olmadığını, davalı şirket ile dava dışı ... A.Ş. arasındaki alım-satım ilişkisi sebebiyle borçlu ... firması dava konusu çeki davalıya cirolamış ve teslim etmiş olduğunu, davalının da son ciranta ve yetkili hamil sıfatıyla 31.08.2021 tarihinde çeki muhatap bankaya ibraz etmiş, banka tarafından çeke "karşılıksızdır" işlemi yapılmış olduğunu, bunun üzerine davalı şirket tarafından Kayseri Genel İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası ile keşideci ... A.Ş. ve cirantalar ... A.Ş. ile ... Ltd.Şti. aleyhinde icra takibi başlatılmış olduğunu, ödeme emri keşideci dahil olmak üzere tüm borçlulara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olup, borca ya da imzaya itiraz olmadan takip kesinleşmiş, borçlular hakkında haciz işlemi uygunlamış olduğunu, Dava konusu çekin keşide tarihi 30.08.2021 olup, bu tarihten yaklaşık iki ay önce ve on beş gün sonra Genel Kurul ve Yönetim Kurulu Kararlarını imzalayan ...' un şirket işleri ile uğraşmadığı, dava konusu çeki imzalamadığı iddiaları iyi niyetli ve gerçek olmadığını, aksine noter tarafından tasdik edilerek Ticaret Siciline tescil edilen kararları imzalayan ve imzaların kendisine ait olmadığı gibi bir iddiası bulunmayan ...' un aynı dönemde şirket işleri ile ilgilenmediğini ve keşide edilen çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmesi kötü niyetli olduğunu, dava dilekçesinde, dava konusu çek üzerindeki imzanın ...' a ait olmadığı iddiasına gerekçe olarak Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/72821 sayılı soruşturma dosyasında hazırlanan iddianame gösterilmiş olduğunu, kaldı ki mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının gerekçesinde de bu iddianame doğrultusunda açılan Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/573 E. Sayılı dosyasına dayanılmış olduğunu, fakat ne savcılık dosyasında ne de Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında dava konusu çek üzerindeki imzanın ...' a ait olmadığına ilişkin hiçbir delil ya da tespit olmadığını, hatta savcılık dosyasında dava konusu çekin de aralarında bulunduğu, keşidecisinin ... A.Ş. olduğu çeklere ilişkin yapılan Kriminal İnceleme neticesinde hazırlanan ... tarihli uzmanlık raporunda bir kısım çeklerin ön yüzündeki keşideci imzalarının ...' un elinden çıktığı, diğer bazı çeklerin ise keşideci imzasının ...' a ait olmadığının tespit edilemediği açıkça belirtilmiş olduğunu, yani savcılık dosyasında, keşidecisinin davacı şirket olduğu çeklerin hiçbirinde keşideci imzasının ...' a ait olmadığına ilişkin bir tespit olmadığını, dava dilekçesinde bu hususa değinilmemiş olup, davacı vekilinin talebi üzerine hazırlatılan uzman mütalaasından bahsedilerek imzanın sahte olduğu iddia edilmiş olduğunu, davacı, savcılık dosyasındaki Kriminal İnceleme Raporundan bahsetmeyerek mahkemeyi yanıltmayı amaçlamakta olduğunu, zira Savcılık dosyasında alınan uzman raporu varken bu rapordan hiç bahsetmeyip, kendilerince haricen alınan ve tabiri caizse ücreti mukabilinde hazırlanan uzman görüşüne dayanarak keşideci imzasının sahte olduğunu iddia etmesi davacı tarafın iyi niyetli olmadığını ve mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını göstermekte olduğunu, Kayseri C. Başsavcılığı’nın 2021/72821 sayılı soruşturma dosyasında alınan Kriminal İncele raporu ile davacının haricen aldığı uzman mütalaası kıyaslandığında birbirine zıt tespitlerin olduğu anlaşılmakta olduğunu, bu durum davacı tarafından hazırlatılan raporun güvenilirliğinin olmadığını, mahkemece dikkate alınabilecek mahiyette denetime elverişli bir rapor olmadığını göstermekte olduğunu, davacının imza sahteliği iddiası, Savcılık tarafından hazırlatılan Kriminal İnceleme Raporu ile çelişen bir uzman mütalaasına dayanmakta olduğunu, başkaca bir somut delili olmayan davacının böylesine şüpheli bir uzman mütalaasına dayanması iddialarının dayanaktan yoksun olduğunu göstermekte olduğunu, savcılık aşamasında alınan uzman raporunda; davacı şirkete ait çekler üzerindeki "keşideci imzalarının ...' a ait olmadığını ya da...ve ...' a ait olduğunu gösterir nitelikte ve yeterlikte uygun kaligrafik bulguların tespit edilemediği" açıkça belirtilmiş olduğunu, davacı tarafın bu tespite rağmen sanki savcılık dosyasında dava konusu çek hakkında hazırlanan uzman raporunda keşideci imzasının ...' a ait olmadığı tespit edilmiş gibi beyanlarda bulunmuş olduğunu, kesinlikle böyle bir tespit olmadığını, aksine, dava konusu çekin de aralarında bulunduğu aynı tarihte tanzim edilen birçok çek üzerindeki keşideci imzalarının davacı şirket yetkilisi ...' a ait olduğu açıkça tespit edilmiş olduğunu, bu husus Kayseri CBS 2021/72821 sayılı soruşturma dosyasında alınan Kriminal İnceleme raporunun celbi ile ortaya çıkacak olduğunu, öte yandan, şirket yetkilisi ... tarafından imzalanan bu çeklerin...ya da ... tarafından doldurulmuş olma ihtimali olsa da işbu iddianın iyi niyetli ve yetkili hamil sıfatına haiz müvekkil şirkete karşı ileri sürülmesi mümkün olmadığını, zira davacı şirket yetkilisi ...' un şirketi üçüncü şahıslarla beraber idare ettiği dava dilekçesinde açıkça ikrar edilmiş olduğunu, ... dava konusu çeki imzalamasıyla beraber davacı şirketi kambiyo borcu altına sokma iradesini göstermiş olduğunu, bu noktadan sonra çeki ciro ile iktisap eden iyi niyetli hamile karşı şahsi def'ilerini ileri sürmesi mümkün olmadığını, TTK m. 818/1-c hükmünün atfıyla TTK m. 680 hükmü "Tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçe, aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulursa, bu anlaşmalara uyulmadığı iddiası, hamile karşı ileri sürülemez; meğerki, hamil poliçeyi kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun." gereğince “açık çek” tedavüle çıkarılırken TTK m. 780’de belirtilen unsurların tamamını taşımayan çek olduğunu, bununla birlikte TTK m. 680 hükmünde düzenlendiği üzere, anlaşmaya aykırı olarak doldurulmuş çek üçüncü bir kişiye devredilmiş ise; borçlu ancak hamilin çeki kötüniyetle iktisap etmiş olması veya iktisabında ağır kusuru bulunması halinde bu durumu ona karşı ileri sürebilecek olduğunu, davalı şirket, son ciranta ve yetkili hamil sıfatına haiz olup, çeki davalıya ciro edenin lehtar değil, bir başka ciranta olduğunu, davalının kötü niyetli iktisabı söz konusu olmadığını, zira davacı tarafın da böyle bir iddiası bulunmamakta olduğunu, açık çeki imzalayıp bir başkasına devreden kişi bu çekin rızası dışında doldurulabileceğini öngörmekte ve bu riski kabul etmekte olduğunu, "...Senet için imza kurucu bir unsur olsa da imzanın senet metninden önce atılmasının mümkün olduğunu, bu durumda beyaza (açığa) imzadan söz edileceğini, beyaza imza atan kişi, senedin anlaşmaya aykırı olarak kendi zararına doldurulabileceğini genel hayat tecrübesiyle bilmesi gerekeceğini, buna rağmen açığa imza atmış olmakla kendisinden beklenen dikkat ve ihtimamı sarf etmediğinden hukukun himayesinden yararlanamayacağını, ispat yükü iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkartan tarafa ait olduğuna göre bu hususu davalının ispat etmesi gerekeceğini, (HMK m.190/1). ancak böyle bir iddia ile senedin hüküm ve kuvveti azalacağından Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK'nun 201. maddesi çerçevesinde bu iddia sadece kesin delille ispat edilebileceğini, bu kapsamda Yargıtay 13. HD 2016/28448 E. 2019/8367 K. Dikkate alınması gerektiğini, ...' un çeki imzalayıp başkalarına teslim ettiği ve çekin rızası dışında doldurulduğu varsayımında işbu iddianın davacı tarafından yazılı delille ispatlanması gerekmekte olduğunu, kaldı ki ...' un dava dışı... ve ... ile beraber şirketi idare ettiği davacı tarafından ikrar edilmiş olup, işbu dava konusu çekin aralarındaki anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğunun davacı tarafından yazılı delille ispatı gerektiğini, çekin anlaşmaya aykırı doldurulduğu varsayımında dahi bu şahsi def'inin davalıya karşı ileri sürülmesi mümkün olmadığını, zira davalının şirket çekin lehtarı değil ciro silsilesi ile çeki iktisap eden yetkili hamili olduğunu, çeki davalıya ciro eden ne keşideci ne de lehtar olduğunu belirterek davanın reddine, tazminata ve tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalının ...Ltd. Şti.'nin cevap dilekçesi sunmadığı ve böylece HMK madde 128 gereği bütün vakaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında takibe konulan ... Bankasına ait 30/08/2021 keşide tarihli, 165.000 TL bedelli, keşidecisi davacı olan çek nedeni ile davacının mutlak defi olan imza itirazında bulunmuş olmasından kaynaklı söz konusu çekte davacı şirket adına atılan imzanın şirket yetkilisine ait olup olmadığının tespiti için deliller toplanmış ve grafolog bilirkişiden ...tarihli rapor alınmış olup raporda, dava konusu çekin ön yüzünde keşideci adına atılı imzanın, mevcut mukayese imzalarına kıyasen, ...'un elinden çıkmadığının tespit edildiği görülmüştür. Davalı ...A.Ş vekilinin rapora itirazı kabul edilerek istenen imza örnekleri de toplanarak yeniden imza incelemesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden ... tarihli rapor alınmış ve söz konusu raporda da, inceleme konusu çek ön yüzde atılı keşideci imzası ile şirket yetkilisi ...'un mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımında farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'un eli ürünü olmadığının tespiti ile çekten kaynaklı alacaklı olduğunu ispat yükünün davalı tarafta olduğu anlaşılmış, Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/573 E sayılı 2023/409 K sayılı dosyasında sanıklar hakkında beraat kararı verilmiş ve kesinleşmiş ise de, çekten dolayı borçlu olmak için esas olanın imza ya da ikrar olduğu ve davacı şirket adına atılmış bir imza olmadığı anlaşılmış, söz konusu davada taraflar arasında sıralı ciro olmadığı ve yine davacı tarafın HMK madde 226/1-c gereğince sorumluluğunu gerektiren hususta yemine davet edilemeyeceği hep birlikte değerlendirilmiş ve davacının davasını ispat ettiği anlaşılmış ve böylece, DAVANIN KABULÜ İLE; Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında takibe konulan ... Bankasına ait 30/08/2021 keşide tarihli, 165.000 TL bedelli, keşidecisi davacı olan çek nedeni ile davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, Kayseri Genel İcra Müdürlüğüne davacı yönünden takibin durdurulduğunun bildirilmesi için müzekkere yazılmasına, Davacı tarafça takibin kötüniyetle yapıldığı ispatlanamadığından İİK madde 72/5 gereğince davacı tarafın tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 1-DAVANIN KABULÜ İLE; Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında takibe konulan ...Bankasına ait 30/08/2021 keşide tarihli, 165.000,00-TL bedelli, keşidecisi davacı olan çek nedeni ile davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine,..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı ... Anonim Şirketi vvekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı ... Anonim Şirketi vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; "...İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiş olup, işbu hatalı ve hukuka aykırı karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmaktayız. 1- Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporları arasında çelişki vardır. Dava konusu çek üzerindeki imzanın sahte olduğu iddiasıyla ... tarafından yapılan şikayet üzerine Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/573 E. Sayılı dosyası ile kamu davası açılmıştır. Yapılan yargılama sırasında çek üzerindeki imzaların sahte olup olmadığı, sanıklar tarafından müştekinin imzasının taklit edilip edilmediği hususunda bilirkişi raporu da alınarak neticede sanıkların beraatine karar verilmiştir. Görüleceği üzere çek hakkında sahtecilik iddiasıyla yapılan yargılamada sanıklar hakkında beraat kararı verilmiş olup, çek üzerindeki imzanın ...'a ait olmadığına ilişkin hiçbir delil ya da tespit yoktur. Hatta savcılık dosyasında dava konusu çekin de aralarında bulunduğu, keşidecisinin ... A.Ş. olduğu çeklere ilişkin yapılan Kriminal İnceleme neticesinde hazırlanan ...tarihli uzmanlık raporunda bir kısım çeklerin ön yüzündeki keşideci imzalarının ...' un elinden çıktığı, diğer bazı çeklerin ise keşideci imzasının ...' a ait olmadığının tespit edilemediği açıkça belirtilmiştir. Yani savcılık dosyasında, keşidecisinin davacı şirket olduğu çeklerin hiçbirinde keşideci imzasının ...' a ait olmadığına ilişkin bir tespit YOKTUR. Ceza yargılamasında alınan bu iki rapor çek üzerindeki imzanın ...'a ait olmadığına dair bir tespit içermemesine ve bazı çeklerdeki imzaların ...'a ait olduğu da açıkça tespit edilmiş olmasına rağmen işbu dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda ve ATK raporunda imzaların ...'a ait olmadığına kanaat getirilmiştir. İtirazlarımıza rağmen raporlar arasındaki çelişki giderilmeden ve ceza dosyasındaki raporlardan hangi gerekçe ile farklı kanaate varıldığı izah edilmeden karar verilmiştir. Ceza yargılamasında alınan raporlar göz ardı edilerek karar verilmesi hatalı ve hukuka aykırıdır. 2-Emsal imza örnekleri yetersiz olup, çekin keşide tarihine yakın tarihli bir belge üzerinde inceleme yapılmamıştır. Yargılama sırasında izah ettiğimiz üzere aşağıda bilgileri verilen karar tutanakları ... tarafından imzalanarak tescil ettirilmiştir. İşbu karar tarihlerine bakıldığında çekin keşide tarihine çok yakın tarihler olduğu görülmektedir. Davacı taraf, bu kararların ... tarafından imzalandığını kabul etmesine rağmen aynı tarihlerde imzalanan çekin ... tarafından imzalanmadığını iddia etmektedir. 17.06.2021 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağı, ... tarafından imzalanmış ve Kayseri 2. Noterliğinin ... tarih, ... yevmiye numaralı kararı ile tasdik edilmiştir. 17.06.2021 tarihli Yönetim Kurulu Kararı şirketin tek yetkili temsilcisi sıfatıyla ... Tarafından imzalanmış ve Kayseri 2. Noterliğinin ... tarih, ... yevmiye numaralı kararı ile tasdik edilmiştir. 15.09.2021 tarihli adres değişikliğine ilişkin Yönetim Kurulu Kararı ... tarafından imzalanmış ve Kayseri 13. Noterliğinin ... tarih, ...yevmiye numaralı kararı ile tasdik edilmiştir. Dosya kapsamında alınan ilk rapor bu belgeler incelenmeden hazırlanmıştır. ATK raporu hazırlanırken işbu belgelerin incelenip incelenmediği de bilinmemektedir. Deliller toplanmadan dosyanın bilirkişiye gönderildiği de dikkate alındığında yargılamanın hatalı olduğu ortadadır. 3- ATK incelemesi eksik ve yetersiz olup, ATK raporunun hükme esas alınması hatalı olmuştur. Araştırmalarda da tespit edildiği gibi bir kişi üst üste iki kez bile aynı imzayı atamazken, imza yıllar içerisinde de değişikliğe uğradığı gerçeği göz ardı edilmemelidir. Bu durum imzanın gerek doğal varyasyonu gerekse değişimine yol açabilen, yer, vasıtalar, fiziki ve mental sebepler ve zaman gibi, şartlardan kaynaklanmaktadır. Bununla birlikte kıymetli evrak vasfındaki çekte imzanın atılacağı alanın boyutu ile mukayese edilen evraklardaki imzalar arasında boyut olarak farklılıklar mevcuttur. Bu sebeple mukayeseye esas imzalar uyuşmazlığı çözüme kavuşturacak nitelikte değildir. Uyuşmazlığı çözüme kavuşturacak nitelikte ve keşide tarihine en yakın tarihlerde davacı şirket tarafından bildirilmesi gereken ve davacı şirket tarafından ödemesi yapılmış olan işbu davaya konu edilen çekteki tanzim tarihine en yakın çek ve çekteki imza örnekleri ile karşılaştırılma yapılması gerekirken davacı şirket yetkilisinin 2018-2024 tarihleri arasında attığı imza örnekleri kıyaslanması ile imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı tespiti yapılmıştır. davacı şirket yetkilisi tarafından atılan ve davacı şirket tarafından ödemesi yapılan işbu davaya konu çekin tanzim tarihine en yakın kıymetli evrak vasfındaki çeklerdeki imzaları içeren belgelerin celp edildikten sonra imzaların mukayese edilmesi gerekmektedir. Fakat böyle bir araştırma yapılmadan davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu bağlamda davalı/borçlunun ... Bankası ile daha önce çalışmış olduğu ve çek hesabı bulunan bankalardan ödemiş olduğu çek asıllarının celp edilerek; 30/08/2021 keşide tarihli çekte yer alan imza ile celp edilen çekler üzerindeki imzaların karşılaştırılması incelemenin sıhhati bakımından daha faydalı olacağı kanaatindeyiz. ... ATK raporunda, çek metninde yer alan yazılar ve rakamlar baz alınmaksızın yalnızca imza üzerinden değerlendirme yapılmıştır. Bu bakımdan rapora itiraz etmemize rağmen itirazlarımız reddedilerek işbu yetersiz ATK raporu doğrultusunda karar verilmiştir. Öncelikle Tehir-i İcra talebimizin kabulüne, istinaf başvurumuzun kabulüyle Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/833 E. 2025/854 K. Sayılı ilamının kaldırılmasına ve davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini..." talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/833 E., 2025/854 K. Ve 15.10.2025 tarihli ilamına karşı haksız, kötüniyetli ve yasal dayanaktan yoksun davalı istinaf başvurusunun; yerel mahkemece verilen hükmün usul ve yasaya uygun olması nedeniyle esastan reddine, takiben davalıların haksız ve kötüniyetli istinaf kanun yoluna başvurmasından dolayı HMK madde 329 ve 351 hükümleri dairesinde ilam vekalet ücretinden gayri akdi vekalet ücretinin de davalılara tahmil edilmesine ve ayrıca davalı aleyhine para cezasına hükmedilmesine, tüm yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Dava, kambiyo senedine dayalı takipten kaynaklı menfi tespit talebine ilişkindir.
Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davaya konu çekin davacının yetkili temsilcileri tarafından imzalanarak düzenlenmediğinin bilimsel ve teknik bilirkişi raporu ile tespiti nedeniyle işbu kambiyo senedinden kaynaklı davacının borçlu olmadığından dolayı davanın kabulüne ilişkin verilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle Davalı ... Anonim Şirketinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından Davalı ... Anonim Şirketinin istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 15/10/2025 tarih ve 2022/833 E - 2025/854 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla Davalı ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 11.271,15 TL nispi istinaf karar ve ilam harcın istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 13.662,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye artan 2.390,85 TL istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde Davalı ... Anonim Şirketine iadesine,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı Davalı ... Anonim Şirketi tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın dairemizce taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 md uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/12/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim