Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/227

Karar No

2025/324

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/227
KARAR NO: 2025/324
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/11/2024
ESAS NO: 2022/856
KARAR NO: 2024/1034
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/02/2025
İSTİNAF KARAR
YAZIM TARİHİ: 13/02/2025
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 21/11/2024 tarih ve 2022/856 E - 2024/1034 K kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkilİ sigorta şirketince ... poliçe numarası ile zorunlu mali mesuliyet sigortası yapıldığı belirtilen ... plakalı çekici aracın, dava dışı ... adlı şahsın sevk ve idaresinde iken, ... tarihinde ... plakalı aracın kaza yapmasına ve bu araç içinde yolcu olarak bulunan ...'in kaza sonucu sakat kalmasına sebebiyet verdiğini ve olay yerini terk ettiğini, olay tarihinde ... plakalı araç sürücüsü ...'in ...Jandarma Karakol Komutanlığına verdiği ifadesinde; "... tarihinde saat 15.00 sıralarında sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil, içinde eşi ve çocukları ile Kayseri-... Karayolunu takiben Kayseri İlinden ... İline doğru seyrettiklerini, Kayseri-... Karayolu ...Mahallesi mevkiine geldiğinde, seyrine göre sağından aynı istikamete doğru seyreden, marka ve plakasını göremediği çekicinin solundan geçmek istediği esnada, çekicinin kendi şeridine girdiği ve aracını sıkıştırmaya başladığında, korna ve fren yapsa dahi aracının kontrolünü kaybederek mıcıra kaptırdığını ,sonra toparlamaya çalışsa da kontrolü kaybederek yolun sağındaki şarampole girerek kaza yaptığını, kaza yapmasına sebebiyet veren çekicinin sürücüsünden şikayetçi olduğunu, dava konusu kaza sonucu, ... plakalı araç içerisinde yolcu olarak bulunan ve sakat kalan ...'in de ifadesi alındığını, kazanın oluş şekline ilişkin beyanları ...'in beyanlarını doğrular nitelikte olduğunu, ... plakalı çekici ve ... plakalı sigortalı araç sürücüsü ... ise ifadesinde; belirtilen tarihte bir aracı sıkıştırmadığını, kendisine gösterilen kamera kayıtlarındaki aracın kendisine ait olup olmadığını ve bilmediğini, kendi sevk ve idaresindeki aracını sollayan ... plakalı aracın, kendi önünden geçerek sağa doğru şarampole yuvarlandığını görmediğini, dava konusu kaza sonucu ... plakalı araç içinde yolcu olarak bulunan ...,'in İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafınca düzenlenen ... tarihli raporda ise ; kazazededeki sakatlık oranının %10 olduğu ve bunun da kalıcı sakatlık olduğunu, 25/07/2022 Tarihli İbraname, Feragat Beyanı ve Sulh Anlaşmasına göre; müvekkili ... Sigorta Şirketi tarafından 300.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 7.473,85-TL yargılama gideri, 23.230,51-TL KDV tevkifat tutarı ile stopaj hariç dava ve icra vekalet ücreti olmak üzere 330.704,36-TL ödeme yapılmasında anlaşmaya varıldığını, müvekkili şirket tarafından stopaj ve kdv tevkifat dahil 28/07/2022 tarihinde başvurucu vekili Av.... hesabına 338.273,85-TL ödeme yapıldığını, dava konusu olayda da Trafik Sigortası Genel Şartlar B4-f bendinde belirtildiği üzere sigortalı araç sürücüsünün, asli kusurlu olarak sebebiyet verdiği kazada sebepsiz olarak olay yerini terk ettiğini ve ... plakalı araç içindeki yolcu ... bu kaza sonucu sakat kaldığını, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla, borçlunun tüm itirazlarının iptalini, takibin kaldığı yerden Kayseri Genel İcra Müdürlüğünden devamını, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesini, tazminatın ödenme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri, avukatlık ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; müvekkili şirketin kazaya karıştığını, ...'in olay yerini terk edilip etmediği tespit edilemediğini, yani davacının davasını şüpheye yer vermeyecek şekilde ispat edemediğini, ispat dışında, kabul anlamına gelmemekle birlikte kazaya müvekkili şirket aracı karışmış olsa bile ...'in olay yerinden ayrılmasının "olay yerini terk etme" olarak adlandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yine kabul anlamına rücu miktarının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, zira davacının işbu bedeli neye göre nasıl hesapladığı anlaşılır olmadığını, ödemeye dair detayların dosyada mevcut olmadığını, davacı taraf "şartları oluşması halinde" kanunun gereği sadece tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda müvekkili şirkete rücu edebileceğini, ancak hayatın olağan akışına aykırı bir oranda bedel talep ettiğini, açıklanan nedenlerle resen gözetilecek nedenlerle, öncelikle davanın ...'e ihbarını, davanın reddini, yargılama ücreti ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Toplanan deliller alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davalı ...Anonim Şirketi'nin işletene olduğu ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı ... aracın kaza tarihinde kazaya sebebiyet veren dava dışı sürücüsünün olay günü orta refuj ile bölünmüş iki şeritli Kayseri - ... karayolunu takiben Kayseri istikametinden gelip, ... istikametine giderken aracının hızını, aracın yük ve teknik özelliğini, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadan ve ayrıca şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymadan solundan gelen ve kendisini sollamak isteyen araç trafiğini dikkate almadan yüksekliği ve uzunluğundan dolayı kör noktasında kalan seyrine göre solundan gelip aynı istikamete göre seyreden ve aracını sollamak isteyen müteveffa sürücü ...'in idaresindeki ve içerisinde başkaca yolcuların bulunduğu ... plakalı otomobilin şeridine doğru şerit ihlali yaparak ve bu aracı tehlikeye düşürerek otomobilin kendisine ayrılan şeritten çıkarak orta refüj üzerindeki kum ve mıcırlara girmesi ve daha sonra direksiyon hakimiyetini kaybederek çekici ve dorsenin önünden taşıt yolu üzerinden sağa doğru takla atmasına ve kazada her iki araçta çarpışma ve temas olmasa dahi kazanın oluşumuna asli olarak sebebiyet vermesinden ötürü sorumlu olmakla birlikte davalı işletenin sorumluluğu bakımından dava dışı araç sürücüsünün bu kaza sonrasında düzenlenen kolluk tutanakları kameri kayıtları ve teşhise uygun diğer tutanak belgelerle kesin olarak belirlenmiş olup davalı işletene sigorta ettiren sıfatıyla davacı sigortacının rücu koşullarının oluşması bakımından kaza yerini zorunlu haller hariç olmak üzere terk ettiği, her ne kadar sigorta tahkim komisyonu tarafından yapılan tahkim yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunda dava dışı çekici sürücüsünün %85 oranında kusurlu olduğu değerlendirilmiş ve tazminatta %15 oranında kusur indirimi yapılmış ise de; mahkememizce alınan ve benimsenen bilirkişi raporları çerçevesinde otomobil sürücüsü ...'e verilen %15'lik kusur oranının az olduğu, aracını kullanırken trafik şartlarına ve yol şartlarına tam olarak uymadığı, çekiciyi kullanan araç sürücüsünün korna, sinyal ve sellektör gibi sesli ve ışıklı uyarı cihazları ile yeterince uyarmadığı, aracı geçiş ve sollama esnasında kendisinin ve mahiyetindeki kimselerin can ve mal güvenliğini tehlikeye attığı ve bu sebeple araç sürücüsü ...'in bu kazadaki kusur oranının %25 olması gerektiği, davalının işleten sıfatıyla sorumlusu olduğu çekici sürücüsü ...'in ise %75 oranında kusurlu olduğu ve bu kusur oranları çerçevesinde bir hesaplama yapılarak rücu ilişkisinin ortaya konması gerektiği kanaatine varılmış, bu kapsamda hesaplama yaptırılmıştır. Davacının bu kaza nedeniyle yapmış olduğu tazminat ödemeleri oluşturulan hasar dosyası ve sigorta tahkim dosyası temin edilerek dosya içerisine getirtilmiş olup davacının poliçe limitleri çerçevesinde yapacağı tazminat ödemeleri sınırlandırıldığında bu hususa dikkat edilmiş olup kazada yaralanan ... isimli kişinin sürekli iş göremezlik zararı hesaplanmış, bu kapsamda dava dışı bu kişinin %10 engel oranına ve %25 kusur indirimine göre belirlenen sürekli iş göremezlik zararının 359.184,02-TL olduğu fakat davacının 300.000,00-TL ödeme yaptığı, gerçek zararın üzerinde fazladan bir ödeme yapılmadığı ancak alacağın ferileri ile birlikte 338.273,85-TL tuttuğu, bu tutarın ödenmesi suretiyle tazminat alacaklısı tarafından ibra edildiği bu tutara makul yargılama giderleri dava ve icra vekalet ücretlerinin girdiği bu ücretlere KDV, stopaj gibi zorunlu ödemelerinde dahil olduğu, itirazlar doğrultusunda yapılan değerlendirmelere göre alınan üçüncü ek rapor çerçevesinde davacının avans faizi talep edebileceğinin kabulü halinde 313.363,85-TL asıl alacak ve 3.921,34-TL işlemiş faiz olmak üzere takip tarihi itibariyle davalıdan 317.285,19-TL alacaklı olduğu, davalının ticaret şirketi olarak tacir olması ve tacirin borçları bakımından ticari işlere uygulanacak değişen oranlarda avans faizinin gündeme gelmesi nedeniyle davacının başlatmış olduğu icra takibinde avans faizi isteğinin yerinde olduğu ve bu çerçevede bilirkişi raporunun mahkemece benimsendiği, %75 kusurlu olan davalı işletenin davranışlarından sorumlu olduğu çekici sürücüsü bakımından davacı sigorta şirketi tarafından ödenmek zorunda kalınan poliçe kapsamındaki zarar tutarını rücuen tazminle yükümlü olduğu, bu nedenle başlatmış olduğu icra takibinde asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden taleplerinin kısmen yerinde olduğu, davacının fazlaya ilişkin isteminin sigorta tahkim yargılaması kapsamında alınan bilirkişi raporu çerçevesinde davalı işletenin davranışlarından sorumlu olduğu sürücünün %75 değil %85 oranında kusurlu olduğundan hareketle yapılan hesaplamadan kaynaklandığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına karar vermek gerekmiştir. Davalı her ne kadar başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz etmiş ise de takip konusu alacağın maddi tazminattan kaynaklı likit nitelikte olmayan alacak olması nedeniyle yasal koşulları bulunmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davacının davalı hakkında başlatmış olduğu Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya kapsamında davalı borçlunun yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, takip konusu asıl alacak 313.363,85 TL işlemiş faizi 3.921,34 TL olmak üzere toplam 317.285,19 TL alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı ve davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın konusu; davalı müvekkil şirketin sigorta şirketi olan davacı tarafın 3. Kişiye yaptığı ödemeyi, müvekkil şirketin araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği iddiası ile müvekkil şirkete rücu talebi olduğunu, bu nedenle huzurdaki davanın kabulü için öncelikle kazaya karışan aracın müvekkil şirket aracı olup olmadığı sonrasında ise eğer müvekkil şirket aracı ise sürücünün olay yerini terk edip etmediğinin tespiti gerektiğini, kazaya karışan aracın müvekkil şirket aracı olduğunu kabul anlamına gelmemekle ve itirazlarımızı aşağıda ayrıntılı olarak yapmak üzere; mahkeme bilirkişilerden "olay yerini terk olup olmadığının" tespitini talep etmesine rağmen alınan kök ve ek raporlarda buna ilişkin tespit yapılmadığını, raporda açıkça "...'in kazayı gördüğü bildiği ve buna rağmen olay yerini terk ettiği kanısına ulaşılıyorsa rücu şartlarının oluştuğunu, kazayı görmediği fark etmediği savunmalarına itibar ediliyorsa rücu şartlarının oluşmadığı" şeklinde rapor oluşturulmasına rağmen gerekçeli kararda; ...'in kazayı gördüğü, fark ettiği ve bilerek olay yerini terk ettiği kanısına nasıl varıldığı açıklanmadığını, dolayısıyla karar gerekçelendirilmediğini, öncelikle mahkemece tanzim edilen kararın Anayasa'nın 141. maddesine "kararların gerekçeli olması gerektiğine" aykırılık oluşturması nedeniyle esasa girmeden önce usulen işbu itirazı belirtmek istediklerini, zira beyan ettiği üzere mahkemenin bu karara nasıl vardığı gerekçeli karardan anlaşılamadığını, ayrıca, daha az tutarı kabul anlamına gelmemekle birlikte, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda iş görememezlik zararının 288.850,99-TL bulunmasına rağmen kararda asıl alacak 359.184,02-TL kabul edilerek ferileri düşüldüğünü, hem çelişki giderilmediğini hem de neden iş görememezlik zararının 359.184,02-TL kabul edildiği açıklanmadığını, usule ilişkin son itiraz ise; davanın müvekkil şirkete ait araç sürücüsü ...'e ihbarını talep etmelerine rağmen bu talebin değerlendirilmediğini ve eksik yargılama yapıldığını, bu husus da başlı başına nihai kararın hem yeterli araştırma yapmadan hem de savunma hakkını kısıtlar şekilde oluşturulduğunun bir göstergesi olup bozma nedeni olduğunu, davacı sigorta şirketin müvekkil şirkete ait olduğunu iddia ettiği aracı kullanan şoförün kazaya karışarak olay yerini terk ettiği iddiası ile sigorta genel şartları uyarınca müvekkil şirkete ödediği bedel tutarında rücu ettiğini, TTK 1409. maddesi gereğince sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olup, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya ait olduğunu, ancak davacı davasını ispat edemediğini, öncelikle kazaya karışan aracın müvekkil şirket aracı olup olmadığı sunulan delillerden net anlaşılmadığını, kazaya karışan aracın müvekkil şirket aracı olduğuna dair net bir tespiti olmadığını, gerek hukuk dosyasında gerekse ilgili ceza dosyasında kazaya karışan araç tespitine ilişkin tüm ifadeler "... olabileceği" şeklinde olduğunu, öncelikle bu husus net olarak ortaya konulmadan sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemenin poliçeye dayalı bir ödeme olup olmadığı soru işareti olduğunu, alınan kamera görüntülerinde aracın müvekkil şirkete ait olduğuna dair bir kanıya varmak mümkün olmadığını, bu nedenle davacı taraf kazaya karışan aracın müvekkil şirket aracı olduğunu dahi kanıtlayamamışken dolayısıyla müvekkil araç sürcüsünün olay yerini terk ettiği iddiasını da dolayısıyla ispatlayamadığını, ... ifadesinde kazayı görmediğini beyan ettiğini, görüntülerden kazaya karışan aracın müvekkil şirketin aracı olduğu da belli değildir, hal böyle iken ...'in olay yerinden kaçtığı, ağır kusurlu olduğu kabul edilemeyeceğini, bir an için kazaya karışan aracın müvekkil şirket aracı olduğu düşünülse bile; ... için "olay yerini terk etti" diyebilmek için öncelikle kazadan haberdar olması gerektiğini, sürüş halinde iken kaza meydana geldiğini fark etmeyen bir kişinin yoluna devam etmesinden başka bir şey beklenemeyeceğini, zira olay yerini terk "kasten" yapılan bir eylem olduğunu, kast söz konusu değilken müvekkil şirket araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğinden bahsetmek mümkün olmadığını, kazaya karışan aracın müvekkil şirket aracı olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte; olay yerinden terkin tek başına rücu için yeterli olmadığı davacı tarafça da beyan edildiğini, rücu için ...'in kasti yada ağır kusurlu bir hareketinin olması beklendiğini, her ne kadar olay yerini terk etse de bu hareket ağır kusur olarak değerlendirilmediğini, kaldı ki ... zaten ifadesinde kazayı farketmediğini dile getirmiştir. Sürücü kazayı fark etmediyse yola devam etmesi "olay yerini terk etme" olarak adlandırılamayacağını, konuya ilişkin Yargıtay Kararlarında da her olay mahalinde bulunmamanın rücu şartını sağlamayacağı, aranan ağır kusurlu "olay yerini terk" olarak değerlendirilemeyeceği vurgulandığını, kusur oranlarının tespitine ilişkin itirazların hiçbiri değerlendirilmediğini, soruşturma dosyası içerisinde ... isimli firmanın olay yerini ve anını gösterir kamera kayıtlarının da Mahkeme nezdinde tekrar incelenmesi gerekmekte ve talep edildiğini, zira davacı tarafından dosyaya sunulan raporda kazanın ve araç plakasının net bir şekilde görülmediği, ...'in ifadesinden farklı olarak 3-4 dk sonra değil olayın hemen meydana geldiği söylense de kamera görüntüsünde olayın hemen meydana geldiği belirtildiğini, yani yine tanık beyanları ve kamera görüntüsü dökümü raporu arasında da çelişkiler mevcut olduğunu, tüm bu hususları belirtmelerine rağmen müvekkil şirket sürücüsüne %75 kusur atfedilmesi kabul edilemeyeceğini, kamera görüntüsüne istinaden araç plakasının net olmadığı beyan edilmiş tır diye bahsedildiğini ve sollama olduktan hemen sonra olayın vuku bulduğu belirtildiğini, paragrafta bahsettiği üzere ...isimli tanığın ifadesiyle bu husus örtüşmediğini, tanık olayı sollamadan 3-4 dk sonra olayın meydana geldiğini iletmişti kamera görüntüsünde ise olayın hemen meydana geldiği bildirildiğini, kazanın daha nasıl meydana geldiği net bir şekilde ortaya konulmadan müvekkil şirket sürücünün olay yerini terk ettiği kansına nasıl varıldığı anlaşılamadığını, bir an için kazaya karışan aracın müvekkil araç olduğunu kabul ettiğinde, tespit edilmesi gereken şey ...'in kazayı fark edip etmediği olduğunu, bunun için de kazanın oluş şekli, kazanın meydana geldiği yol durumu, müvekkil şirkete ait aracın uzunluğu, boyutları, içerisindeki diğer araçlara nazaran yüksek gürültü vs incelenmesi gerektiğini, yargılama sırasında buna dair bir değerlendirme yapılmadığı gibi, somut olaya bakıldığında kazanın ... tarafından görülmesinin mümkün olmadığını, kaza; iddia edildiği gibi müvekkil şirket aracıyla oldu ise, ... sağ şeritten sol şeride geçmeye çalışırken arkasında olduğunu iddia eden ... kendiliğinden araç hakimiyetini kaybettiğini, ...'in kullandığı aracın boyutları gereği arkadaki aracın kör noktaya denk gelmesi ve/veya ...'in hız ve mesafesini ayarlayamamsı sebebiyle kazanın gerçekleştiği çok yüksek ihtimal olduğunu, öndeki aracın arkadaki aracı bile isteye sıkıştırması söz konusu olamayacağı gibi yine kabul anlamına gelmemekle birlikte öndeki araç şerit değiştirirken ya arkadaki aracı görmediğini yada görse bile yavaşlayabileceği bir mesafede olduğunu tespit etmesi halinde şerit değiştirdiğini, bu halde arkadaki araç hızını ve mesafesini ona göre ayarlaması gerektiğini, kaldı ki kazada öndeki aracın arkadaki aracı görmeden geçtiğini, müvekkil şirkete ait aracın uzunluğu, yüksekliği, araç içindeki ses/gürültünün normal araçtan çok daha fazla olması gibi bir çok sebeple ...'in ...'e ait aracın kaza yaptığını görmüş olması imkansız olduğunu, kaldı ki bilirkişi raporunda da açıkça yolda aydınlatma olmadığı, trafik lambası, trafik görevlisi, korkuluk vs olmadığı da açıkça belirtilmiştir. Özetle somut olayda tüm veriler, kazaya karışan araç sürücüsü ... ise kazayı görmediğini gösterdiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; Mahkemece tespit edilen asıl alacak miktarının hatalı olduğunu, rapora itirazların değerlendirilmediğini, hem iş görememizlik zararının 288.850,99-TL olması ile 359.184,02-TL olması arasındaki çelişki giderilmediğini, hem de yüksek zarar miktarı üzerinden gidilse bile kaza kusur oranına göre hatalı hesaplandığını, iş görememezlik zararının 288.850,99-TL olması durumunda, kusur oranın kabul etmemkle birlikte %75 ... kusurlu olduğunda ödenmesi gereken tutar 216.638,242-TL olduğunu, 359.184,02-TL olduğunda ise yine kusur oranına göre sigorta şirketinin ödemesi gereken tutar 269.388,015-TL olduğunu, iş göremezlik zararını yüksek olan zarar miktarı kabul etsek bile davacı sigorta şirketinin müvekkil şirketten talep edeceği tutar davada kabul edilen 317.285,19-TL olmadığını, kaldı ki davacı tarafın talep ettiği yargılama gideri ve vekalet ücreti işbu tutara dahil edilmediğini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/856 E. 2024/1034 K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde bozulmasına ve yeniden yargılama yapılarak talebimiz doğrultusunda davanın reddine, karar kesinleşinceye kadar icranın geri bırakılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap ve katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Bu suretle, ceza dosyası kapsamındaki diğer tutanaklardan ve tanık beyanlarından da anlaşıldığı üzere, sigortalı davalı firmaya ait ... plakalı tırın, dava konusu kazaya sebebiyet verdiği, buna rağmen durmaksızın olay yerini terk ettiği sabit olup davalının bu yöndeki istinaf itirazları yersiz olduğunu ve reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın harca esas değeri takip çıkış tutarı olan 342.944,82 TL olduğunu, bu tutar asıl alacak ve takip öncesi işleyen faizden ibaret olduğunu, mahkemece 313.363,85 TL ve işlemiş faizi 3.921,34 TL olmak üzere toplam 317.285,19 TL üzerinden takibin devamına karar verildiğini, asıl alacak yönünden 300.000,00 TL üzerinden talebi gibi hüküm kurulmuş ise de fer'iler yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması sebebiyle kararı katılma yolu ile istinaf etmek gereği doğduğunu, her ne kadar başvurucu ile müvekkil şirket arasında anlaşma sağlanarak, Sigorta Tahkim Komisyonunda yapılan yargılama esnasında ödeme yapıldığını, müvekkil şirketçe 23.230,51 TL vekalet ücreti ve bu tutara isabet eden 2.349,15 TL KDV tevkifat ücreti ve 5.220,34 TL stopaj ödemesi yapıldığını, mahkemece karara esas alınan 13/07/2024 tarihli 3. ek raporda 5.890,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, vekalet ücreti yönünden eksik hesaplama yapıldığını, ayrıca müvekkil şirketçe ödenen kdv tevkifat tutarı ile stopaj tutarı söz konusu hesaplamaya dahil edilmediğini, ... tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren “Dijital Hizmet Vergisi İle Bazı Kanunlarda Ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” kapsamında, bundan sonraki süreçte dava süreci sonrasında karşı tarafa ait avukatlık ücretinin şirketler tarafından ödenmesi gerektiğinden stopaj tutarının kesilerek vergi dairesine yatırılması gerekli olduğunu, müvekkil şirket tarafından STK dosyası başvurucu vekili namına takip eden ay vergi dairesine beyanla 2.349,15 TL KDV tevkifat ücreti ve 5.220,34 TL Stopaj ödemesi yapıldığını, yasa gereği müvekkil şirketçe ödenen bu tutarların da davalıya rücu edilmesi gerekirken,vekalet ücreti ve vergi kesintilerine ilişkin mahkemece bu yönde eksik hesaplama ile verilen kararı katılma yoluyla istinaf ettiklerini, davalının istinaf itirazlarının reddi ile HMK m.348 gereğince katılma yolu ile istinaf itirazlarımın değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Dava, sigortacının olaya yönelik poliçe genel şartları kapsamında dava dışı üçüncü kişiye ödediği tazminat bedelinin sigortalıdan rücuen tahsili talebiyle başlatılan ilamsız icra takibinde borca itirazın iptali talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı sigorta şirketinin rücu alacağı talebine esas olan davaya konu sigortalı aracın kaza yerini terki nedeniyle araç sürücüsü ... hakkında taksirle birden fazla kimseyi yaralama suçundan Yeşilhisar Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, davalının dava dışı üçüncü kişinin zararına sebebiyet vermediği ve kaza yerini terk etmediği savunması karşısında işbu dava dosyası sonucunda verilecek hükmün yargılamayı da etkileyecek nitelikte olacağı gözetilerek ilgili dava ceza dava dosyasının celbi ile incelenerek, yargılamaya konu uyuşmazlıkta hüküm verilebilmesi ceza dava dosyasında verilecek hükümle bağlantısı kapsamında gerektiğinde dava sonucunun bekletici mesele yapılması gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle ve eksik inceleme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmemiş, belirtilen gerekçelerle davalı istinafı yerinde görülmekle (davacının istinafı bu aşamada incelenmeksizin ve değerlendirilmeksizin) HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 21/11/2024 tarih ve 2022/856 E - 2024/1034 K sayılı kararın KALDIRILMASINA,
3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre esastan bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri GÖNDERİLMESİNE,
4-Kaldırma kararının niteliği nedeniyle davacının istinafının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
5-Davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde yatıran tarafa iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
8-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
9-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 13/02/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim