Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/202

Karar No

2025/349

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/202
KARAR NO: 2025/349
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/10/2024
ESAS NO: 2023/1020
KARAR NO: 2024/828
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Kasko Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/02/2025
İSTİNAF KARAR
YAZIM TARİHİ: 14/02/2025
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/10/2024 tarih ve 2023/1020 Esas - 2024/828 sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından Genişletilmiş Kasko Poliçesi düzenlenen ... plaka numaralı aracın...tarihindeki kazası sonrası söz konusu araç için pert işlemi uygulandığında ve akabinde 23/03/2022 tarihinde 466.200,00-TL ve 25/03/2022 tarihinde 258.800,00-TL olmak üzere toplamda 725.000,00-TL ödeme yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin eksik ve belirlenen 725.000,00-TL'lik bedelin rayice uygun olmadığını, buna göre kalan bakiye pert-total bedelinin kendilerine ödenmesi gerektiğini bildirerek belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100,00-TL'nin kazanın gerçekleşme tarihi olan...tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafça davaya karşı cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla, HMK hükümleri gereği davanın reddini istediği kabul edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; ".... ... plaka numaralı araca ilişkin hasar dosyası, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi kayıtları ve Tüvtürk kayıtları celp edilerek dosyanın makine mühendisi bilirkişiye tevdi ile davaya konu trafik kazasında kazaya karışan ... plakalı aracın hasar durumu gözetilerek pert işlemi uygulanmasının yerinde olup olmadığının tespiti, kaza tarihindeki pert bedelinin belirlenmesi, sovtaj bedelinin açıkca tespit edilmesi, kasko şirketi tarafından yapılan ödemelerin mahsubu sonucu bakiye zarar bulunup bulunmadığının tespiti istenilmiştir. Makine Mühendisi bilirkişisinin 24/07/2024 tarihli raporunda; ... plakalı sayılı aracın tamiri/onarımı Ocak 2022 itibariyle hasar onarım bedelinin (644.547,59 TL), ortalama araç rayiç bedeli (725.000 TL) ile sovtaj bedeli (258.800 TL) oranı açısından kıyaslandığında (644.547,59 TL +258.800 TL > 725.000 TL) araç tamirinin ekonomik olmadığı ve pert total işlemi uygulanmasının doğru olduğu, ... tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davacının ... plaka sayılı aracının (Çekici- Kamyon) daha önceki kazaları irdelendiğinde 8 adet geçmiş hasar kaydının (dosyada mevcut SBGM Kayıtları) bulunduğu, kullanılmışlık düzeyinin 750.000 km olduğu göz önünde bulundurulduğunda aracın kaza öncesi piyasa rayiç değerinin 725.000 TL olduğu, Sigorta Firması tarafından tespit edilen piyasa rayiç bedelinin (725.000 TL) uygun olduğu, davacının sunduğu... firması tarafından yazılı yedek parçaların meydana gelen kaza sonrası hasar gören parçalarla uyumlu olduğu, ancak ... plakalı aracın tamirinde kullanılmadığı, pert işlemi uygulandığı, pert işleminde emsal hasarlı araç (sovtaj) bedelinin 258.800 TL olduğu, dolayısıyla karşılanmayan hasar bedelinin bulunmadığı tespit edilmiş olmakla, denetime ve hüküm kurmaya elverişli teknik bilirkişi raporu hükme esas alınarak...."gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İşbu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İstinaf kanun yoluna başvurulan hükmün eksik inceleme ve araştırma, değerlendirme ile kurulduğunu, şöyle ki fahiş maddi hatalar içeren, bilimsel ve teknik değerlendirmeden uzak, hüküm kurmaya elverişli ve kabulü mümkün olmayan 24/07/2024 tarihli bilirkişi raporu ile sonuca gidildiğini, rapora karşı itirazların sunulmuş, ek yahut yeni bir rapor talep etmiş olsalarda mahkemece gerekçesiz bir şekilde itirazları ve talebin kabul edilmediğini, dikkate alınmadığını, dava konusu aracın 750.000 Km'de olmadığını, dosya arasındaki aracın TÜVTÜRK muayene kayıtlarına göre km bilgisinin 723.435 olduğunu, kilometre niceliği üzerinde dahi bilirkişi raporunda hatalı incelemede bulunulduğunu, yine dava konusu aracın 8 adet geçmiş hasar kaydının bulunduğu hususunun da hatalı olduğunu, söz konusu aracın tramerinde 7 farklı hasar tarihi olmakla birlikte bu hasarların en az 5'i plastik aksamda, karşı tarafta oluşan, araç değerine etki etmeyen kazaların olduğunu, kazaların oluşuna ve neticelerinde irdelemeye gidilmeksizin sayıda dahi yanılgıya düşülerek bakiye zarar noktasında aleyhlerine tespitte bulunulduğunu, mahkemece hiçbir şekilde itirazların dikkate alınmadığı söz konusu rapordaki diğer ve çok büyük bir maddi hatanın ise dava dilekçesi ekinde sunulan emsal araç ilanlarının dava konusu araç ile nitelik olarak uyuşmadığı noktasında olduğunu, raporda kullanılan kasko değer listesi rayiç bedel belirlemede uygun bir yöntem olmadığını, dönemin piyasa koşulları ile de örtüşmediğini, hal böyleyken, fahiş maddi hatalar içeren hüküm kurmaya elverişli olmayan 24/07/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı itirazların hukuka aykırı olarak reddedilerek ek yahut yeni bir bilirkişi rapor alınmadan karar verildiğini belirterek; istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve gerekçelerce, ayrıca kamu düzeninden olup re'sen gözetilecek hususlar da dikkate alınarak yerel mahkeme tarafından verilen hükmün kaldırılması suretiyle yeni yahut ek bilirkişi raporu alınmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı sigortalı, kasko sigorta sözleşmesine dayanarak davalı sigorta şirketi aleyhine maddi tazminat isteminde bulunmuştur.
Kasko Sigorta Sözleşmesinin, sigorta ettirenin ve sigortadan faydalanan kimsenin veya eylemlerinden hukuken sorumlu oldukları kimselerin de kusurlu davranışlarından kaynaklanan ve araçta meydana gelen hasar ve ziyaı karşılamayı sigortacı tarafından taahhüt edilen, yani sigorta ettirenin bizzat uğradığı zararların sigorta güvencesine alındığı mal sigortası türü olmakla, bu sigorta türünde sigorta ettirenin dolayısıyla davacının kaza sırasındaki kusuru tazminat miktarını etkilemeyeceği açıktır.
Kasko sigortası, sigorta ettirenin ödeyeceği sigorta primi karşılığında aracın maruz kalacağı kasko rizikolarının sigortacı tarafından teminat altına alınmasını öngören bir sigorta sözleşmesidir. Bu tür sigortada sigortacı, aracın kasko rizikolarına karşı sigorta himayesi sağlamakla, sigorta edilen rizikonun gerçekleşmesi sonucu sigorta ettirenin malvarlığının aktifinde ortaya çıkacak olan zararları üzerine almaktadır. Sigortacı bu zararı karşılayacağına göre kasko sigortası bir zarar sigortasıdır. Zarar sigortalarında sigortacıların ödeyeceği bedel sigorta kapsamı edilir. Zarar sigortalarında amaç sadece sigorta edilen rizikonun gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan zararın sigortacı tarafından tazminidir. Kasko sigortasında sigorta teminatını doğuran riziko gerçekleştiğinde sigortacı kasko sigorta sözleşmesinin karşı tarafı olan sigorta ettirene sigorta ettirdiği menfaatin riziko gerçekleştiği andaki gerçek ve somut zarar miktarı kadar sigorta tazminatı ödemekle yükümlüdür. Kasko sigortasında sigorta ettirenin rizikonun gerçekleşmesinde kusurlu olmasının ödenecek tazminat bedeli hesaplanmasında bir etkisi yoktur. Sigorta şirketi rizikonun gerçekleşmesi halinde araç sigortalı tarafından tamir ettirilsin ya da ettirilmesin ya da bir başkasına satılmış olsun meydana gelen gerçek zarar miktarından sorumludur. Önemli olan rizikonun ve hasarın meydana gelmiş olmasıdır. Kasko sigorta şirketleri riziko nedeniyle meydana gelen gerçek zarardan sorumludur.
Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen kaza ve poliçenin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A/1 maddesine göre, gerek hareket gerekse durma hâlinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK’nın1409/1. maddesi uyarınca sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi 6102 sayılı TTK’nın 1409/2 maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi hâlinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hâllerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartları’nın 1.5 maddesi ve 6102 sayılıTTK’nın 1446. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı olacak şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminat içinde imiş gibi ihbar ederse, ispat külfeti yer değiştirip, oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçer.
Görüldüğü gibi, rizikonun gerçekleştiğini ve gerçekleşen bu rizikonun teminat kapsamı içinde kaldığını sigortalı ispatlamak zorunda iken; kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddia ise sigortacı tarafından kanıtlanmalıdır. Aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 10.12.1997 tarihli ve 1997/11-772 E., 1997/1043 K., 16.12.1998 tarihli ve 1998/11-872 E., 1998/905 K., 08.12.2010 tarihli ve 2010/17-596 E., 2010/641 K., 22.12.2010 tarihli ve 2010/17- 655 E., 2010/688 K., 05.06.2015 tarihli ve 2013/17-2303 E., 2015/1497 K., 17.01.2019 tarihli ve 2017/17-1084 E., 2019/18 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.
Trafik kayıtlarında davacı adına kayıtlı olan aracın kasko sigortası ile davalı şirket tarafından sigortalandığı, trafik kazası sonucunda davacının aracının hasarlandığı, aracın pert olduğu, davalı kasko sigorta şirketinin hasardan sorumlu olduğu hususunda taraflar arasında ihtilaf olmadığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu, gerçek zararın ne olduğu, hasar bedeli noktasında toplanmaktadır.
HMK'nın Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren haller başlıklı 266. Maddesinde bilirkişiye hangi hallerde baş vurulacağı açıkça düzenlendiğini, maddeye göre "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." HMK 266 madde kapsamında çözümü özel veya teknik bir bilgi gerektirir bir ihtilaf olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. İhtilaf hukuk bilgisi kapsamında olmamakla, HMK 266. maddenin ikinci cümlesine göre "Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz." bu yönüyle de bilirkişiye başvurulması gereken bir durum bulunmaktadır.
Yukarıdaki bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince tekli makine mühendisinden rapor alınmışsa da davacı yanın bilirkişi raporuna itirazda bulunduğu, itirazında aracın kaza anındaki kilometresi, önceki kazaları ve aracın niteliği, ekipmanı, aracın modeli itibariyle bilirkişi raporunda bahsedilenden farklı özellikte olduğu bu nedenle pert tutarının daha fazla olduğu hususlarında esasa etkili olabilecek nitelikte itirazları olduğu nazara alındığında bu itirazları bilirkişi tarafından giderilmesi yerinde olup bu itirazları giderir surette gerekçeli, hüküm kurmaya elverişli ek rapor alınmadan hüküm tesisi yerinde görülmemiştir.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle sonuç olarak HMK'nın 355. Maddesi uyarınca istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda istinaf eden davacı vekilinin istinaf sebepleri yukarıda belirtilen yönlerden yerinde görüldüğünden HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince istinafa konu edilen yerel mahkeme kararın kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 01/10/2024 tarih ve 2023/1020 Esas - 2024/828 sayılı nihai kararın KALDIRILMASINA,
3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
7-HMK'nın 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 13/02/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim