Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/188
2025/352
13 Şubat 2025
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/188
KARAR NO: 2025/352
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/11/2024
ESAS NO: 2023/397
KARAR NO: 2024/1013
DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/02/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 14/02/2025
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/11/2024 tarih ve 2023/397 Esas- 2024/1013 sayılı kararı davalı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı kooperatifin 2007 yılında kurularak faaliyete başladığını, bu kapsamda üyeler için 95, arsa sahipleri için 55 olmak üzere 150 konut hedeflendiğini, bunlardan 54 ortağa ve 14 arsa sahibine konutların tamamlanarak teslim edildiğini, bir kısım arsa sahipleri ile yaşanan sorunlar sebebiyle 41 ortağa tapu verilmesinin imkansız hale geldiğini, üyelerden 10 kişinin istifa ettiğini, bunun üzerine 31 ortağa konut tesliminin mümkün olmayacağının anlaşıldığını ve 14.08.2021 tarihli olağan genel kurulda tasfiyenin tamamlanarak konut kesin maliyet hesaplarının yapılması, ortaklara tebliğ edilmesi, tebliğden 15 gün sonra başlamak üzere 4 eşit taksitte ortaklardan bedelin tahsil edilerek ödemeyenlere aylık %1,5 oranında gecikme cezası uygulanması kararı alındığını, aynı genel kurulda tapu verilemeyen ortaklara Yargıtay'ın belirlediği yerleşik içtihat doğrultusunda tazminat hesaplanarak kesin maliyet hesabına borç olarak eklenmesi kararı alındığını, genel kurulun ya da alınan kararın iptaline yönelik bir dava açılmadığını ve kararların kesinleştiğini, ana sözleşme doğrultusunda 3 kişilik teknik heyet belirlendiğini ve hazırlanan raporun imzaların doğruluğu bakımından noterce onaylandığını ve davacı kooperatife teslim edildiğini, yapılan hesaplamaya göre davalının ödemesi gereken tutarın 116.654,23 TL olduğunu, kesin maliyet hesaplarının davalı dahil tüm ortaklara 21.09.2022 tarihinde taahhütlü olarak gönderildiğini, davalıya 23.09.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, tebliğden sonra davalı ya da diğer ortaklar tarafından itiraz edilmediğini ve ana sözleşme hükümleri uyarınca kesinleştiğini, davalının kendisine yapılan tebliğlere rağmen ödeme yapmadığını, genel kurul kararına göre 7.860,66 TL gecikme cezası borcu bulunduğunu, davalının ödemeyi yapmamasının eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ve savunulabilir bir tarafi bulunmadığını, davalının peşin ya da sabit ödemeli ortak olmadığını, yapmış olduğu ödemelerin dosyaya sunulduğunu belirterek şimdilik kesin bedeli için 9.000 TL; gecikme cezası için 1.000 TL. olmak üzere 10.000 TL alacağın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından 05/11/2015 tarihinde kesin hesap neticesinde 19.564,42-TL borcunun olduğu bildirilerek ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini, davalının çıkarılan tüm hesaları ödediğini ve kendisine 14/06/2016 tarihli borcu yoktur belgesi verildiğini, davacı ve davalının ibralaşarak üyelikten 14/06/2016 tarihinde istifa ettiğini, davacı kooperatifin, 15/07/2016 tarihinde istifanameyi onayladığını, davalının kooperatifle herhangi bir ilişiği kalmadığının tutanak altına alındığını, davacı kooperatifçe 2019 yılında yapılan olağan genel kurul toplantısı hazirun listesinde davalının isminin olmamasına rağmen, 2021 yılında yapılan olağan genel kurul toplantısına davalının davet edildiğini, davalının 2016 yılında üyeliğinin sonlanması sebebiyle bu tarihten sonraki genel kurullarda alınan kararların davalıyı bağlamadığını, zira davalının genel kurula katılma, görüş bildirme, itiraz etme, şerh düşme gibi olanağı bulunmadığını, davacı tarafça yeniden borç çıkarılmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu ve TMK 2. Hükmüne göre davacının dürüstlük kuralına uymak zorunda olduğunu, davacının yasaldaki boşlukları kullanmak suretiyle dürüstlük kuralını ihlal ettiğini ve davalıya zarar verdiğini, davalının 2016 yılında üyelikten ayrılmasına rağmen 6 yıl gibi uzun bir zaman sonra tekrar aleyhine borç çıkarıldığını, bu durumun davacının sebepsiz zenginleşmesine sebep olacağını, Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş ise de yapı kooperatiflerinin sürekli üyeleri aleyhine maliyet çıkararak hakkını kötüye kullandıklarından dolayı 7410 sayılı yasayla kooperatifler kanununa geçici 11. Madde eklendiğini, davacının yeniden hesaplama yapmasının hakkın kötüye kullanımı olduğunu ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "...Bilirkişi raporunda kesin maliyet hesaplamasında endeksleme yapılması gerektiği belirtilmişse de Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/6329 Esas 2022/522 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere kooperatif ana sözleşmesinin 61.maddesinde yapılan değişiklik ile etap etap inşaat yapılması ve %10' unu ödeyen ortağın, ortaklıktan çıkmasının belirtildiği, bu nedenle sözleşme hükmünün yok hükmünde olduğunun belirtildiği, iş bu dosyamıza konu kooperatif ana sözleşmesinin 61.maddesinde yapılan değişikliğinde aynı mahiyette olduğu, bu nedenle yok hükmünde olduğu, bu halde hesaplamanın değişiklik öncesi hükme göre yapılması gerektiği ve değişiklik öncesinde endeksleme yapılacağı yer almadığından raporun bu yönüne itibar edilmemiştir. Yine bilirkişi raporunda davalının kesin maliyete itiraz ettiği ve kurulacak yeni bir heyet tarafından itirazı incelendiğine dair dosyada belge yer almadığı belirtilmişse de, değişiklik öncesi Kooperatifler Kanununun 61.maddesinde kıymet takdirine itirazdan (şerefiye bedeline) bahsedildiği, davalının Kayseri 5. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarı ile yapmış olduğu itirazın içeriğinin kooperatife karşı edimlerini yerine getirdiği ve borcu olmadığına ilişkin olduğu, bu nedenle kıymet takdirine itiraz niteliğinde bulunmadığı göz önüne alınarak raporun bu kısmına da itibar edilmemiş..." 1-Davanın KABULÜ ile, 116.036,00-TL kesin maliyet alacağı ile 8.640,71-TL gecikme cezası toplamı 124.676,71-TL' nin 10.000-TL' sinin dava tarihi olan 27/04/2023 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile, bakiye 114.676,71-TL' sinin ıslah tarihi olan 31/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, dair karar verilmiştir.
İşbu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Öncelikle somut olayda müvekkilinin ortaklık sıfatı bulunmamasına rağmen yerel mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, müvekkilinin kooperatifle herhangi bir ilişiği kalmadığının tutanak altına alındığını, müvekkilinin ilişiğinin kesilmesinden dolayı (Ortaklık sıfatı kalmadığından) davalı Kooperatifçe 2019 yılında yapılan Olağan genel Kurul Toplantısında Hazirun cetvelinde yer verilmemesine rağmen 2021 yılında yapılan Olağan Genel Kurul toplantısında müvekkilinin toplantıya davet edildiğini, müvekkilinin kesin maliyet hesabının usulüne uygun olarak süresi içerisinde itiraz ettiğini, müvekkilinin itirazı sonrası kooperatifçe belirlenen usullerin yerine getirilmemesi sebebiyle maliyet hesabının kesinleşmediğini, dosya kapsamında mali müşavirin bilirkişi incelemesinde belirtilen endeksleme incelemesinin yerel mahkemece dikkate alınmadığını, Yargıtay'ın Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 20220/1705 e. 2022/2187 k. Sayılı ilamı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 20220/1706 e. 2022/2186 k. Sayılı ilamları ile de yerleşmiş içtihatları olduğunu, davacının kooperatif hakkını kötüye kullandığını, hakkın kötüye kullanımı olup, dürüstülük ilkesine de aykırılık teşkil ettiğini, davalı tarafın sebepsiz olarak zenginleşeceğini, istinaf dilekçesinde izah edilen nedenlerle müvekkilinin ortaklık sıfatı bulunmadığından son genel kurul kararının müvekkili açısından bağlayıcı olmayacağı, keza müvekkilinin borçlarını ödemesinden dolayı kooperatifle ilişkisi kalmadığının tutanak ile sabit olduğunun, ayrıca müvekkilinin istifa etmesinden uzun bir süre sonra davalı tarafından borçlandırılmasının hakkın kötüye kullanımı olduğu ve dürüstlük ilkesi ile bağdaşmayacağı, Hesap maliyetine itiraz edilmesine rağmen yeni bir heyetin kurulmadığı ve maliyet hesabının kesinleşmediği ve arz edilen diğer nedenler çerçevesinde istinaf incelemesi yapılarak istinaf talebinin kabulüyle, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/397 esas 2024/1013 karar sayılı ilamının kaldırılmasına, istinaf incelemesinin duruşmalı yapılmasına, söz konusu ilamın icraya konulmasından dolayı tehir-i icra kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Dava, davacı Kooperatif tarafından, Kooperatif üyesi olan davalı aleyhine açılan konut kesin maliyet bedeli ve gecikme cezası alacağının tahsili talebine ilişkindir.
Konut Yapı Kooperatif Anasözleşmesinin 61. Maddesinde konutun kesin maliyet bedelinin nasıl belirleneceği düzenlenmiş olup bu düzenlemeye göre;
"Arsa bedeli ile yapı masrafları ve yol, su, elektrik gibi müşterek tesis masrafları, okul, kütüphane, satış mağazaları, bahçe ve spor alanı gibi genel hizmet tesis bedellerinden her konuta düşecek olan miktar ile genel giderler ve yönetim masraflarından ortaklara düşecek paylar hesaplanmak suretiyle konutların geçici maliyetleri bulunur. Bundan sonra yönetim kurulu kararı ile oluşturulacak en az üç kişilik bir teknik heyet tarafından konutların yeri, yapı durumu ve sair özelliklerine göre kıymet takdir olunur.
Teknik heyet kararı bir rapora bağlanarak, tanzim tarihi ve imzaların doğruluğu bakımından noterce onandıktan sonra yönetim kuruluna tevdi edilir. Bu rapor, yönetim kurulunca, noter vasıtasıyla, taahhütlü mektupla veya elden imza karşılığında ortaklara tebliğ edilir. Ortaklar tebliğ tarihinden İtibaren 15 gün içinde bu kıymetlere itiraz edebilirler. 15 günün geçmesiyle itiraz hakkı kesin olarak düşer. İtiraz edildiği takdirde, teknik heyet ile yönetim kurulunun kendi üyeleri arasından birer, itirazda bulunan ortaklar tarafından seçilecek bir kişiden oluşan 3 kişilik yeni bir kurul marifetiyle tekrar kıymet takdir olunur. Bu heyet tarafından takdir olunan fark, geçici maliyet bedellerine eklenir veya bu bedelden indirilir. Geçici maliyet tespitinden sonra yapılan masraflar kesinleşen kıymet takdiri ile orantılı olarak bölünerek kesin maliyet bulunur.İtiraz taksitlerin ödenmesini geciktiremez. Her ortak kendisine düşen konutu kesin maliyet bedeli üzerinden kabule mecburdur. Ortaklar, yönetim kuruluna yazı ile bilgi vermek şartıyla kendilerine düşen konutları diğer ortakların konutları ile değiştirebilirler." düzenlemesinin olduğu görülmüştür.
Kayseri 1. Noterliğinin 16.09.2022 tarih ... yevmiye numarası ile onaylanan kesin hesap maliyet raporu incelendiğinde; üç kişilik teknik heyet tarafından ana sözleşmenin 61. Maddesine dayanılarak hazırlandığı hazırlanan raporda; davalının 116.454,23 TL borcunun bulunduğunun belirtildiği komisyon raporunun davalıya tebliğ edildiği görülmüştür. Davalı kooperatif ortağı olmadığını, kooperatiften taşınmazı devir aldıktan sonra hiç bir genel kurula çağrılmadığını, bu doğrultuda kesin maliyet adı altında kendisinden herhangi bir alacağın istenemeyeceğini beyan ederek karara karşı istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür. Bir kooperatif ortağı istifasının noter ihtarı ile kooperatife ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarihe kadar aidat borçlarından 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/son maddesi uyarınca sorumlu olup, üyelerin ödemeleri arasındaki eşitliğin istifanın ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarih itibariyle bu şekilde sağlanması gerekir. Kural olarak ortak, üyesi olduğu davacı kooperatifin belirlediği inşaat finansmanı ve genel giderlere ilişkin aidat borçlarının, sonradan istifa etmiş ya da ihraç edilmiş olsa dahi istifanın ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarihe kadar doğan kısmından sorumludur. İstifanın ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarihten sonra doğan aidat borçlarından ortak sorumlu değil ise de, istifanın ulaşmasından ya da ihracın kesinleşmesinden sonra daireyi kooperatife geri vermeyip, kullanmaya devam etmiş ve genel hizmetlerden yararlanmakta ise, bu yararlanmanın karşılığı olan genel giderlerden de talep halinde sorumlu olacaktır.Kooperatif ortaklığı, kooperatif yetkili organlarının bu hususta alacağı açık bir kararla gerçekleşebileceği gibi, bu hususta açık bir karar olmasa bile kooperatifin bu kişi ile üyesi sıfatıyla yazışmalar yapması, onu genel kurullara çağırması, belirli miktarda ödeme kabul etmesi veya konut tahsis ve teslim etmesi ve tadilata izin verilmesi şeklinde somut ilişkiler ile zımnen de gerçekleşebilir. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2015/9334 Esas 2016/1573)
Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması halinde kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez. ( Yargıtay 23 HD 2016/7545 Esas 2019/5329 Karar)
Yine Kooperatifler Kanun'un 27/son cümlesinde, ortaklığın düşmesinin ortağın anasözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmeyeceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Bununla birlikte; Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D 2011/933 Esas 2011/936 Karar)
Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir. Davacı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 HD 2016/7545 Esas 2019/5329 Karar) Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramaz. Bununla birlikte Kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.( Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2017/391 Esas 2020/1615 Karar)
Yine bir kooperatif ortağının bağımsız bölümüne ait tapu kaydının adına tescil edilebilmesi için, ortağın taşınmazına yönelik olarak kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirmiş olması gerekmektedir. Davacı kooperatifçe, bu ilkeye uygun olarak, davalı ortağın bağımsız bölüm davalı adına tescil edilmiştir.
Kooperatifçe taşınmaz davalı adına tescil edilmiş ise de, kooperatifin inşaatlarının devam etmesi, ana sözleşmede belirtilen kesin hesabın somut olayda sözkonusu olmadığı, yapılan hesabın tapu tescili öncesi ortağın borcunun belirlenmesine yönelik olduğu açıktır. Böyle bir durumda kooperatifçe davalının borcu bulunmadığına yönelik yapılan işlemler, tapu tescili öncesi hiçbir borcunun kalmadığının belirlenmesine yönelik olup, ileride doğacak borçların talep edilmeyeceği anlamını içermemektedir.
Bu açıklamalar ışığında davalının ibra edildiği yönündeki iddiası yerinde görülmemiştir.
Somut olayda davalının sabit ücretli üye olduğuna yada istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi davalının kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği bu durumda heyete bir inşaat mühendisi de eklenerek inşaatların devam edip etmediği, davacının tasfiye halinde olup olmadığı, davacı kooperatifçe davalıdan istenen kesin maliyet bedelinin ve gecikme cezasının Kooperatif Ana sözleşmenin 61. Maddesindeki usule uygun şekilde hazırlanıp hazırlanmadığı hususları birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken davanın kabulü yerinde görülmemiştir.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle sonuç olarak HMK'nın 355. Maddesi uyarınca istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda istinaf eden davalı vekilinin istinaf sebepleri yukarıda belirtilen yönlerden yerinde görüldüğünden HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince istinafa konu edilen yerel mahkeme kararın kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 15/11/2024 tarih ve 2023/397 Esas - 2024/1013 sayılı nihai kararın KALDIRILMASINA,
3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davalıya iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
7-HMK'nın 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 13/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.