Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/185
2025/350
13 Şubat 2025
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/185
KARAR NO: 2025/350
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/11/2024
ESAS NO: 2022/252
KARAR NO: 2024/1003
DAVA: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
Birleşen Dava Bilgiler: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1395 - 2022/1020 E-K
DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/02/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 14/02/2025
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/11/2024 tarih ve 2022/252 E -2024/1003 sayılı kararı asıl ve birleşen dosya davalıları vekili ile davacı vekili tarafından asıl ve birleşen dava yönünden istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... Konut Yapı Kooperatifinin üyesi olduğunu ve kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirdiğini, davalılardan ...'ın kooperatifin inşaat yapmış olduğu arsada, arsa sahibi konumunda olduğunu, davalı kooperatifin KKİS gereğince diğer davalılara devri gereken daireleri devrettiğini, dava konusu dairenin yapılan sözleşme gereğince kooperatife devredilmesi gerektiğini, dava konusu dairenin Kayseri 7. Noterliği'nin 07.02.2010 tarih, ... numaralı kura zaptında müvekkiline isabet ettiğini, ilgili dairenin müvekkiline tahsis edildiğini ancak müvekkilinin tescil talebinin kooperatif tarafından yerine getirilmediğini, müvekkilinin üye hesap ekstresi ve muavin dökümünde görüleceği üzere 21 numaralı daire için 156.750,00-TL, 54 numaralı daire için de 156.750,00-TL ödeme yaptığını, müvekkilinin davacı davalı kooperatife en yüksek aidat ödeyen kişilerden olduğunu, daha az aidat ödemesine rağmen bir kısım üyelerin tapu devirlerinin yapıldığını, Kooperatifler Kanunu 23.maddesinde geçen eşitlik ilkesi uyarınca müvekkilinin de kooperatiften dairesini alması gerektiğini, kooperatif ile dava dışı kooperatif yüklenicisi arasındaki hukuki uyuşmazlık nedeni ile ...'ın daireleri kooperatife devretmekten imtina ettiğini, eldeki davanın Kayseri İli, ... İlçesi, ...Mah. ... Ada ... Parsel 21 ve 54 bağımsız bölümün aynına ilişkin olduğunu, bu nedenle yaklaşık ispatın gerçekleştiğinden bahisle, öncelikle dava konusu Kayseri İli ... İlçesi ...Mah. ... ada ... parsel 21 ve 54 bağımsız bölüm numaraları daireler üzerine üçüncü kişilere devrini ve cebri satışı önler nitelikte ihtiyati tedbir konulmasına, davanın kabulü ile Kayseri İli ... İlçesi ...Mah. ... Ada ... Parsel 9 kat ve 21 ve 54 bağımsız bölüm numaralı dairelerin müvekkili adına tesciline, yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; müvekkillerinin arsa sahibi olduğunu, söz konusu dairenin arsa sahibi olan müvekkillerine isabet eden dairelerden olmadığını, kat irtifakı tesis edilirken arsa sahibi adına tesis edilen dairelerden olduğunu, KKİS gereği müteveffa arsa sahibi ...'ın mirasçıları üzerinde Kayseri ili, ... ilçesi, ...mah. ... ada, ... parselde müvekkili ... adında 48 ve 54 nolu dairelerin, ... adına 21 nolu dairenin ve ... adına 38 nolu dairenin durduğunu, müvekkillerinin hak sahibi kim ise daireye ona vermeye hazır olduklarını ancak bu konuda tereddüt olması ve sözleşmenin hükümlerinin tam olarak ifa edilmemesi nedeniyle devrin yapılmadığını, dava konusu 21 ve 54 nolu dairelerin ... adına kayıtlı olmasına rağmen ...'a karşı dava açıldığını, bu yönden müvekkili ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, 48 numaralı daire için Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/911 esas sırasına dava açıldığını, 38 nolu daire için ise Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/886 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve davaların halen görülmekte olduğunu, müvekkilleri olan arsa sahiplerinin bu güne kadar üzerine düşen edimleri yerine getirerek vermeleri gereken daireleri teslim ettiklerini, söz konusu dairelerin geç de olsa teslim edildiğini, gecikmeden kaynaklı olarak müvekkillerinin kira tazminatı alamadığı gibi mesken tapu harçlarının yükleniciye ait olmasına rağmen kat irtifakı kurulurken düşük gösterildiği için müvekkillerinin her birine ayrı ayrı tapu harcı tarhiyatı ve vergi cezası geldiğini, davacının muhatabının müvekkilleri değil kooperatif olduğunu, müvekkillerinin iyi niyetli olduğunu ve halen kooperatif üyeleri tarafından kullanılan daireleri ileride hukuki sorunlarla karşılaşmamak adına üzerinde tuttuklarını, davanın kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tamamlanabilmesi için belirttikleri mesken ve tapu harçlarının müvekkillerine ödendikten sonra hak sahibi kim ise onun adına tescilini kabul ettiklerini, müvekkillerinden ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı müflis kooperatif süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.Birleşen Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1395 esas sayılı dosyasının dava dilekçesinde: müvekkilinin ... Konut Yapı Kooperatifi'nin üyesi olup tüm karşı edimlerini yerine getirdiğini, ...'ın ise kooperatifin yapmış olduğu arsa sahibi konumunda olduğunu, davalı kooperatifin KKİS gereğince diğer davalılara devri gereken daireleri devrettiğini, dava konusu dairenin yapılan sözleşme gereğince kooperatife devri gereken daireleri devrettiğini, dava konusu dairenin kooperatife devredilmesi gerektiğini, dava konusu dairenin Kayseri 7. Noterliği'nin 07/02/2020 tarih ... numaralı kura zaptında müvekkiline isabet ettiğini, ilgili dairenin müvekkiline tahsis edildiğini ancak müvekkilinin tescil talebinin davalı kooperatifçe yerine getirilmediğini, müvekkilinin davalı kooperatife 156.750,00 TL ödeme yaptığını, müvekkilinin kooperatife en yüksek aidat ödeyen üyelerden olduğunu diğer üyelerin 115.000,00 - 150.000,00 TL arasında ödemelerinin bulunmasına rağmen dairelerinin tescil edildiğini, Kooperatifler Kanunu'nun 23. Maddesi'nin amir hükmünde olduğunu ileri sürerek; davanın Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/252 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davanın kabulü ile, Kayseri ili, ... İlçesi ...Mah. ... ada ...parsel 54 bağımsız bölüm numaralı dairelerin müvekkili adına tesciline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen dosya davalısı ... vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde: müvekkilinin arsa sahibi olduğunu, söz konusu dairenin arsa sahibi olan müvekkillerine isabet eden dairelerden olmadığını, kat irtifakı tesis edilirken arsa sahibi adına tesis edilen dairelerden olduğunu, KKİS gereği müteveffa arsa sahibi ...'ın mirasçıları üzerinde Kayseri ili, ... ilçesi, ...mah. ... ada, ... parselde müvekkili ... adında 48 ve 54 nolu dairelerin, ... adına 21 nolu dairenin ve ... adına 38 nolu dairenin durduğunu, müvekkillerinin hak sahibi kim ise daireye ona vermeye hazır olduklarını ancak bu konuda tereddüt olması ve sözleşmenin hükümlerinin tam olarak ifa edilmemesi nedeniyle devrin yapılmadığını, müvekkilinin davacı ile arasında herhangi bir sözleşme bulunmaması nedeniyle husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, eldeki davanın 3.kişinin arsa sahibine karşı açtığı dava mahiyetinde olduğunu, bu tarz davalarda asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, dosyanın görevsizlik kararı verilerek asliye hukuk mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, müvekkilleri olan arsa sahiplerinin bu güne kadar üzerine düşen edimleri yerine getirerek vermeleri gereken daireleri teslim ettiklerini, söz konusu dairelerin geç de olsa teslim edildiğini, gecikmeden kaynaklı olarak müvekkillerinin kira tazminatı alamadığı gibi mesken tapu harçlarının yükleniciye ait olmasına rağmen kat irtifakı kurulurken düşük gösterildiği için müvekkillerinin her birine ayrı ayrı tapu harcı tarhiyatı ve vergi cezası geldiğini, davacının muhatabının müvekkilleri değil kooperatif olduğunu, müvekkillerinin iyi niyetli olduğunu ve halen kooperatif üyeleri tarafından kullanılan daireleri ileride hukuki sorunlarla karşılaşmamak adına üzerinde tuttuklarını, kooperatif tarafından edimler yerine getirilmediği gibi bu dairelerin tesciline ilişkin kooperatif tarafından müvekkillerine gönderilmiş bir bildiri de bulunmadığını, davanın kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tamamlanabilmesi için belirttikleri sgk, mesken ve tapu harçlarının denkleştirici adalet sistemine göre ödemiş oldukları bedellerin müvekkillerine ödendikten sonra hak sahibi kim ise onun adına tescilini kabul ettiklerini, davanın reddine karar verilmesi halinde yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemenin 2022/1395 esas sayılı dosyasında verilen birleştirme kararı neticesinde dosyanın mahkeme dosyası ile birleştirildiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "....Somut olayda davacı kooperatif üyesi olarak adına tahsis edilen konutun tapu iptal ve tescilini talep etmiştir. Ancak İİK 198 maddesi uyarınca kooperatiften doğan tescil hakları para alacağına çevrildiğinden davacının tescil hakkı kanunen mümkün olmadığından reddedilmiştir.
-Davacının alacağının sıra cetveline kayıt kabul olarak görülüp görülemeyeceği hususu;
Davacının talebi kooperatif üyesi olarak adına tahsis edilen konutun tapu iptal ve tescili istemine ilişkin olup, 1163 sayılı Kanun’un 98'inci maddesi uyarınca bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Türk Ticaret Kanunundaki anonim şirketlere ait hükümler uygulanır. TTK'nın 329 uncu maddesinde, belli istisnalar haricinde şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği öngörülmüş, buna paralel olarak TTK'nın 405/2 maddesinde ise "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur" hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle, anonim şirket ortağı ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olmaz. Zira, ortakların payları için yapılan ödemeler ortaklığın sermayesini oluşturur. Sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından ortaklığın iflası halinde ortaklar kural olarak iflas alacaklısı olamazlar. Diğer bir anlatımla, ortaklar ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremezler. Ancak, pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan sonra ve İİK'nın 196 ncı maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılması mümkündür. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 379. ve 480/3. maddeleri kapsamında bir alacak olmadığı halde, iflas masasına kaydı mümkün alacak olarak kabulü edilemeyeceğinden davanın sıra cetveline kayıt kabul olarak görülmesi de mümkün değildir. (Bknz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2022/5348 E., 2023/1558 K. Sayılı ilamı)
Davacı Yargıtay uygulaması gereği kooperatif üyesi olduğundan taşınmazın bedelinin sıra cetveline kaydı da mümkün olmadığından bu husus da mahkememizce kabul görmemiş...." gerekçesiyle ASIL VE BİRLEŞEN DAVANIN REDDİNE karar verilmiştir.
İşbu kararı Asıl ve birleşen dosya davalıları vekili ile davacı vekili süresinde asıl ve birleşen davayı istinaf etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Asıl ve birleşen dosya davalıları vekili istinaf başvuru dilekçesinde ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından her ne kadar harcın tamamlanmamışsa da vekalet ücretinin her iki dava yönünden de davanın nispi harca tabi olan davalardan olması nedeniyle keşifte belirlenen miktarlar yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken sadece 30.000 TL miktarlı tek vekalet ücretine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, biran için harçların tamamlanmadığı ve dava açılırken belirtilen dava miktarlarına göre vekalet ücretine karar verilmesi gerektiği düşünülse dahi bu durumda da dosyada asıl dava ve birleşen dava olmak üzere iki ayrı dava olup her iki davanın da dava açılış miktarları 30.000 TL olup her iki dava reddedildiğinden hem asıl dava hem birleşen dava yönünden ayrı ayrı lehlerine 30.000'er TL vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken tek vekalet ücretine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/11/2024 gün ve 2022/252 E., 2024/1003 K. Sayılı ilamının sadece 7. maddede belirtilen vekalet ücreti yönünden kaldırılarak istinaf talebi doğrultusunda lehlerine asıl ve birleşen davadan dolayı dava konusu taşınmazların miktarlarına göre ayrı ayrı olmadığı takdirde dava açılış miktarına göre asıl ve birleşen davadan dolayı lehlerine ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesini, mahkemenin ret kararının doğru olduğunu, istinaf nedenleri KKİS, yasa ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğu için davacı yanın istinaf taleplerinin reddini talep etmiştir. Davacı vekili asıl ve birleşen dava yönünden istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin, davalı ... Konut Yapı Kooperatifinin üyesi olup kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirdiğini, iki davalı arasındaki sözleşmenin davalı kooperatiften celbinin talep edildiğni ancak davalı kooperatifçe herhangi bir evrak sunulmadığını, dairenin Kayseri 7. Noterliği'nin 07.02.2010 tarih, ... numaralı kura zaptı ile müvekkiline isabet etmiş olup, ilgili dairenin yıllar önce müvekkiline tahsis edildiğini ancak müvekkilinin tescil talebinin davalı kooperatifçe yerine getirilmediğini, İflas idaresinin yazı cevabında açıkça anlaşılacağı üzere tasfiye tadil edilmiş olup ikinci alacaklılar toplantısı yapılmadığını, İflas idaresinin yazı cevabında Müdürlüğün iflas dosyasından yapılan araç ve taşınmaz sorguları ile Müflis kooperatifin adreslerinde yapılan taşınır malın tespiti neticesinde borçlu müflis kooperatife ait herhangi bir taşınır ve taşınmaz mal ve araç bulunmadığı için İİK.217.maddesi uygulanmış denildiğini, taraflarınca üyenin hak etmiş olduğu dairenin arsa sahibinin kayden mülkiyetinde olup kooperatifin üzerinde kayıtlı olmadığını belirterek; istinaf dilekçesinde arz ve izah edilen sebeplerle ve dairece resen gönderilen sebepler ile Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin2022/252 E. 2024/1003 K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını davanın kabülüne karar verilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Kooperatifçe bir konutun ortağa tahsisi ortağa şahsi hak sağlar. Kooperatifçe bir dairenin geçerli bir tahsis işlemiyle bir ortağa tahsisi halinde, tahsis edilen ortağın rızası olmaksızın, ortaklığı devam ettiği sürece konutun başka bir ortağa tahsisi mümkün değildir. Kooperatif tarafından taşınmazın ortağa tahsisi, mülkiyeti geçiren bir işlem olmayıp, kooperatifle olan iç ilişkide bir hak bahşeden ve koşulları oluştuğunda kooperatife karşı tapu iptal ve tescil talebinde bulunma hakkı yanında ortağa, tahsis hakkına karşı yapılan haksız saldırılarda üçüncü kişilere karşı müdahalenin men'i ve ecrimisil davası açmaya izin veren bir haktır. Bu hak ortağa ayni hak bahşetmez. Öte yandan İİK'nın 198. maddesi, "Mevzuu para olmıyan alacak ona muadil bir kıymette para alacağına çevrilir. Şu kadar ki iflas idaresi taahhüdün aynen ifasına deruhte edebilir. Bu takdirde alacaklı talep ederse iflas idaresi teminat gösterir...Borçlar Kanununun 290 ncı maddesi hükümleri mahfuzdur." hükmünü içermektedir.
Dava konusu bağımsız bölümün davacı ortağa tahsisinin davalı kooperatiften tapu iptali ve tescil istemi yönünden davacı ortağa şahsi hak bahşettiği, ancak davalı kooperatifin iflasıyla artık tapu iptali ve tescil isteminin İİK'nın 198. maddesi uyarınca para alacağına dönüştüğü, taahhüdün aynen ifasının yani tapu kaydının devrinin tasfiye durumuna göre iflas idaresinin takdirinde olduğu, davacı ortağın borçlu olmadığının tespiti halinde İİK'nın 198. maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil isteyemeyeceği ancak artık para alacağına dönüşen alacağının kayıt ve kabul isteminde bulunabileceği uyuşmazlığın kayıt ve kabul istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davacının talebi kooperatif üyesi olarak adına tahsis edilen konutun tapu iptal ve tescili istemine ilişkin olup, 1163 sayılı Kanun’un 98'inci maddesi uyarınca bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Türk Ticaret Kanunundaki anonim şirketlere ait hükümler uygulanır. TTK'nın 329 uncu maddesinde, belli istisnalar haricinde şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği öngörülmüş, buna paralel olarak TTK'nın 405/2 maddesinde ise "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur" hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle, anonim şirket ortağı ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olmaz. Zira, ortakların payları için yapılan ödemeler ortaklığın sermayesini oluşturur. Sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından ortaklığın iflası halinde ortaklar kural olarak iflas alacaklısı olamazlar. Diğer bir anlatımla, ortaklar ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremezler. Ancak, pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan sonra ve İİK'nın 196 ncı maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılması mümkündür. Bu açıklama doğrultusunda davacının alacağını masaya kaydettiremeyeceği, kooperatif ortağının taşınmaz bedelinin tahsili talebi 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 379. ve 480/3. maddeleri kapsamında bir alacak olmadığı, iflas masasına kaydı mümkün alacak olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenlerle davacının talebinin reddi yönündeki ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur.Davalıların istinaf talebi yönünden yapılan incelemede; Aralarında bağlantı bulunduğu için birden çok davanın 6100 sayılı HMK’nın 166/1. maddesi çerçevesinde birleştirildiği durumlarda; yargılama birlikte görülmüş olsa dahi ortada birleştirilen dava sayısı kadar birbirinden bağımsız davalar bulunur. Bu nedenle 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesinde sayılan hükmün unsurları hem asıl hem de birleşen dava yönünden geçerlidir ve gerekçeli kararda yer almalıdır. Dolayısıyla, tek bir dosya üzerinden sürdürülmekle birlikte, bağımsızlığını koruyan her bir dava bakımından talepler ayrı ayrı değerlendirilerek gerekçe yazılması, karar başlığında da asıl ve birleşen dava bilgileri belirtilmek suretiyle hüküm kurulması, harç, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin her dava için ayrı ayrı belirlenerek hüküm altına alınması zorunludur (Bkz. Yargıtay HGK'nın 09/12/2021, E. 2017/(15)6-3099, K. 2021/1647, §22). Asıl ve birleşen davalarda davalıların kendini vekille temsil ettirdiği, dava değerinin dava dilekçesinde ayrı ayrı 30.000,00 TL gösterilerek bu değer üzerinden davanın harçlandırılarak açıldığı anlaşılmakla AAÜT 13/1 ve 13/2 maddesi gereği ayrı ayrı davalılar lehine 30.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, bu nedenlerle davalıların istinaf talebinin kabulü gerekmiştir. Bu husus ayrıca yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalıların istinaf isteminin bu nedenle kabulü ile kararın kaldırılarak, hükmün bu yönleriyle HMK.353/1-b.2 mad gereği düzeltilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A-1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 06/11/2024 tarih ve 2022/252 E - 2024/1003 sayılı nihai kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 615,40 TL+ 615,410 TL olmak üzere toplam 1.230,80 TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davacı tarafından peşin yatırılmış 427,60 TL+ 427,60 TL olmak üzere toplam 855,20 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 375,60 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
B-1-Asıl ve birleşen dosya davalıları vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; HMK'nın 353/1-b,2. maddesi gereğince düzelterek yeniden karar verilmek üzere KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 06/11/2024 tarih ve 2022/252 E - 2024/1003 sayılı nihai kararının KALDIRILMASINA,
Düzeltilerek yeniden bir karar verilmesine, buna göre;
"1-ASIL VE BİRLEŞEN DAVANIN REDDİNE,
2-Asıl dava yönünden: 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 427,60-TL ilam harcının, tahsil edilen 512,33-TL peşin harcın mahsubuna, artan 84,73-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine,
3-Birleşen dava yönünden: 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 427,60-TL ilam harcından, tahsil edilen 80,70-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 346,90-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ...'ın yaptığı 964,25-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine,
6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
7-Asıl davada davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalı ...'e ödenmesine,
8-Birleşen davada davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalı ...'a ödenmesine,"
2- Asıl ve birleşen dosya davalıları tarafın istinaf aşamasında yatırmış olduğu 427,60 TL+ 427,60 TL olmak üzere toplam 855,20 TL istinaf karar harcının talep halinde Asıl ve birleşen dosya davalılarına iadesine,
3-Asıl ve birleşen dosya davalıları tarafın istinaf aşamasında yapmış olduğu posta gideri 400,00 TL'nin ve 1.169,40 TL+1.169,40 TL olmak üzere toplam 2.338,80 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak Asıl ve birleşen dosya davalılarına verilmesine,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK'nın 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.