mahkeme 2025/1485 E. 2025/1461 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1485
2025/1461
5 Eylül 2025
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/1485
KARAR NO : 2025/1461
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/05/2025 ARA KARAR
NUMARASI : 2025/303 Esas
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)|Tapu İptali Ve Tescil
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/09/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM
TARİHİ: 05/09/2025
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/303 Esas sayılı, 20/05/2025 tarihli ara kararına karşı , davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; 14/04/2025 tarihli ara kararı ile Kayseri, ...İlçesi, ... Mahallesi, ...Mevkii, ... ada, ... parselde kayıtlı ana taşınmazda mevcut tapuda davalı şirket müdürü ...adına kayıtlı ... Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmaz ile davalı şirket yetkili vekili davalı... adına kayıtlı ... Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmazların üzerine ihtiyati tedbir konulmasına yönelik talebinin kabulüne, HMK'nın 389 vd, 392/1. Maddesi gereğince takdiren 500.000,00-TL nakdi teminat ya da aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubunun dosyaya ibraz edilmesi halinde Kayseri, ... İlçesi, ... Mahallesi, ...Mevkii, ... ada, ... parselde kayıtlı ana taşınmazda mevcut tapuda davalı şirket müdürü ...adına kayıtlı ... Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmaz ile davalı şirket yetkili vekili davalı... adına kayıtlı ... Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmazların üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiğini, yaklaşık ispat şartının ve ihtiyati tedbir talebinin koşullarının somut olayda gerçekleşitği9ni, davalıların iyiniyetli 3. Kişi konumunda olmadıklarını, aksine davalıların yetkili şirket müdürü ve yetkili vekilinin akrabalık bağ olduğunu, tapu devirlerinin anı gün topluca muvazalı ve suç niteliğindeki işlemleri ile devir ve temlik edildiğini, taşınmazların tapuda şirket müdürü davalı ...ile şirket yetkili vekili ilgili şirket yetkili müdürü ...'un oğlu... adına kayıtlı olduğunu, davanın mahiyetinin tapu iptali ve tescil olduğunu dikkate alınarak davacıların telafisi güç zarara uğramaması için ihtiyati tedbir kararının öncelikle teminatsız olarak, aksi halde uygun miktarda teminat alınmasını talep etmiştir.
Davalılar vekilinin 29/04/2025 tarihli talep dilekçesi özetle; Mahkememizin 14/04/2025 tarihli ara kararı ile verilen tedbir kararının usul ve esasa yönünden hatalı olduğunu, tedbir kararının ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu, öncelikle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, alınan karar gereğince müvekkillerin iki adet villalarına gayet cüzi meblağ olan 500.000,00 TL teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verildiğini, mahkemece her iki villa için 500.000,00 TL gibi düşük bir rakamda teminat kararı verilmesi hatalı olduğunu belirterek öncelikle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, aksi halde teminat miktarının artırılarak 5.000.000,00 TL olarak artırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece Mahkemesi kararı ile; Kayseri, ...İlçesi, ... Mahallesi, ...Mevkii, ... ada, ... parselde kayıtlı ... Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmaz ile ... Blok ... bağımsız bölüm nolu her iki taşınmaza ilişkin toplam 500.000,00-TL teminat ( nakdi teminat ya da aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu) takdir edilmiştir. Davacılar vekili teminat alınmaması gerektiğini ileri sürerken davalılar vekili ise taşınmazların değeri dikkate alındığında teminatın düşük belirlendiğini iddia ederek teminat miktarına itiraz etmektedir. Ancak Mahkememizce eldeki dosyanın bu aşamadaki delil durumu, taşınmazların bulunduğu mevki ve villa niteliği gözönüne anılarak teminat miktarı belirlenmiş olup taraf vekillerinin teminata ilişkin itirazları da yerinde görülemeyerek "1- Davalılar vekilinin ihtiyati tedbire ve teminat miktarına yönelik İTİRAZIN REDDİNE, 2- Davacılar vekilinin teminat miktarına yönelik İTİRAZIN REDDİNE," şeklinde ara karar kurulmuştur.
Davalılar vekili işbu ara karara karşı yasal süresi içerisinde itiraz etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle ; İş bu karara karşı itiraz edildiğini ve sayın yerel mahkeme tarafından 20.05.2025 tarihinde duruşma açıldığını ve bu duruşmada itirazların dinlendiğini ancak itirazların reddedildiğini,''Somut uyuşmazlık, yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde, eldeki davadaki talepler arasında Kayseri, ... İlçesi, ... Mahallesi, ...Mevkii, ... ada, ... parselde kayıtlı ana taşınmazda mevcut tapuda davalı şirket müdürü ...adına kayıtlı ... Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmaz ile davalı şirket yetkili vekili davalı... adına kayıtlı ... Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmazların tapu kaydının iptali ile şirket adına tescilinin talep edildiği ayrıca davacılar vekilinin davaya konu taşınmazlar üzerine üçüncü kişilere devrini önler nitelikte ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiği, taşınmazların bizatihi uyuşmazlık konusu olduğu, uyuşmazlık konusu olan mal ve haklar üzerine ihtiyati tedbir konulmasının HMK 389. vd. maddesine göre mümkün olduğu, dosya arasına sunulan belgelerden ihtiyati tedbir için yasaca aranan yaklaşık ispat koşulunun bulunduğu anlaşılmakla; davalılar vekilinin ihtiyati tedbirin şartları oluşmadığına ilişkin itirazları haklı bulunmadığını, mahkemece Kayseri, ... İlçesi, ... Mahallesi, ...Mevkii,... ada, ... parselde kayıtlı ... Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmaz ile ... Blok ... bağımsız bölüm nolu her iki taşınmaza ilişkin toplam 500.000,00-TL teminat ( nakdi teminat ya da aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu) takdir edildiğini, davacılar vekili teminat alınmaması gerektiğini ileri sürerken davalılar vekili ise taşınmazların değeri dikkate alındığında teminatın düşük belirlendiğini iddia ederek teminat miktarına itiraz ettiğini, mahkemece eldeki dosyanın bu aşamadaki delil durumu, taşınmazların bulunduğu mevki ve villa niteliği gözönüne anılarak teminat miktarı belirlenmiş olup taraf vekillerinin teminata ilişkin itirazları da yerinde görülemeyerek , ihtiyati tedbir kararı kanunlarınca oluşturulan 'ÖLÇÜLÜLÜK' ilkesine aykırı bir karar olduğunu, davacıların sadece somut iddialarıyla böyle bir tedbir kararının verilmesi ölçülülük ilkesine tamamen aykırılık teşkil ettiğini, mahkeme kararından da anlaşıldığı üzere bu tedbirin nedeni sadece ve sadece tapu iptal ve tescil talebinin olmasından kaynaklandığını, halbuki ihtiyati tedbir kararı verilmesi için davacıların davadaki haklılığını yaklaşık olarak kanıtlamaları gerektiğini, ancak dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde davacıların aynı cümleleri tekrar tekrar yazdığı aynı minvalde hilaf-i hakikat iddialarla dolu bir dilekçe olduğu göründüğünü, cevap dilekçesi sunulduğunu ve davacı yanın iddialarına cevap verildiğini, müvekkillerin hakkına tedbir konulması yukarıda izah edildiği üzere ölçülülük ilkesine tamamen aykırı olmakla birlikte sadece tapu iptal davası olarak görülen davada bile bu tedbirin ağır olduğu bütün YARGITAY ve BAM kararlarında sabit olduğunu, bilahare 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 389. maddesi, ihtiyati tedbirin ancak korunmaya değer açık bir hakkın varlığı ve ciddi bir zarar riski durumunda verilmesi gerektiğini düzenlediğini, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2020/3897 E., 2020/6421 K. sayılı kararında, ihtiyati tedbirin dava konusunu güvence altına almak için makul ve gerekli olması gerektiği belirtildiğini, somut olayda, müvekkillerin taşınmazlarına ihtiyati tedbir uygulanması için davacılar tarafından somut, hilaf-i hakikat iddialar dışında hiçbir delil sunulmadığını, müvekkil... davalılarca şirketle ilişkisi kurulmaya çalışıldığını ancak şirketle fiilen hiçbir ilişkisi bulunmadığını, soyut iddianın dışına geçemediğini, müvekkil..., şirketle fiili bir ilişkisi bulunmayan bir üçüncü kişi statüsünde olduğunu, dava sürecinde hiçbir somut hukuki dayanak olmadan müvekkilin bağımsız taşınmazlarına ihtiyati tedbir konulduğunu, bu durum hukuka aykırı bir mağduriyet yarattığını, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.04.2025 Tarihli Müteferrik Kararı ile 20.05.2025 tarihli ara kararının kaldırılarak; öncelikle her iki taşınmaz açısından ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, şayet bu mümkün değilse...'un iyi niyetli 3. Kişi olması da göz önüne alınarak...'un taşınmazına konulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, şayet buda mümkün değilse her iki taşınmazın değerleri göz önüne alınarak teminat miktarının en az 5.000.000,00 TL'ye arttırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu Düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ :
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2025/303 Esas sayılı 14/04/2025 tarihli ara kararına karşı , davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;
Dairemizin 2025/1052 esas-2025/1107 karar sayılı ilamıyla:
"...TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; 14/04/2025 tarihli ara kararı ile Kayseri, ... İlçesi, ... Mahallesi, ...Mevkii, ... ada, ... parselde kayıtlı ana taşınmazda mevcut tapuda davalı şirket müdürü ...adına kayıtlı ... Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmaz ile davalı şirket yetkili vekili davalı... adına kayıtlı ... Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmazların üzerine ihtiyati tedbir konulmasına yönelik talebinin kabulüne, HMK'nın 389 vd, 392/1. Maddesi gereğince takdiren 500.000,00-TL nakdi teminat ya da aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubunun dosyaya ibraz edilmesi halinde Kayseri, ... İlçesi, ... Mahallesi, ...Mevkii, ... ada, ... parselde kayıtlı ana taşınmazda mevcut tapuda davalı şirket müdürü ...adına kayıtlı ... Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmaz ile davalı şirket yetkili vekili davalı... adına kayıtlı ... Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmazların üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiğini, yaklaşık ispat şartının ve ihtiyati tedbir talebinin koşullarının somut olayda gerçekleşitği9ni, davalıların iyiniyetli 3. Kişi konumunda olmadıklarını, aksine davalıların yetkili şirket müdürü ve yetkili vekilinin akrabalık bağ olduğunu, tapu devirlerinin anı gün topluca muvazalı ve suç niteliğindeki işlemleri ile devir ve temlik edildiğini, taşınmazların tapuda şirket müdürü davalı ...ile şirket yetkili vekili ilgili şirket yetkili müdürü ...'un oğlu... adına kayıtlı olduğunu, davanın mahiyetinin tapu iptali ve tescil olduğunu dikkate alınarak davacıların telafisi güç zarara uğramaması için ihtiyati tedbir kararının öncelikle teminatsız olarak, aksi halde uygun miktarda teminat alınmasını talep etmiştir.
Davalılar vekilinin talep dilekçesi özetle; Mahkememizin 14/04/2025 tarihli ara kararı ile verilen tedbir kararının usul ve esasa yönünden hatalı olduğunu, tedbir kararının ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu, öncelikle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, alınan karar gereğince müvekkillerin iki adet villalarına gayet cüzi meblağ olan 500.000,00 TL teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verildiğini, mahkemece her iki villa için 500.000,00 TL gibi düşük bir rakamda teminat kararı verilmesi hatalı olduğunu belirterek öncelikle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, aksi halde teminat miktarının artırılarak 5.000.000,00 TL olarak artırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ :"...KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin, davalılar ... ve ...'un ... Ltd. Şti’ndeki yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılarak şirkete kayyım atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,
2-Davacılar vekilinin Kayseri, ... İlçesi, ... Mahallesi, ...Mevkii,... ada,... parselde kayıtlı ana taşınmazda mevcut tapuda davalı şirket müdürü ...adına kayıtlı ... Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmaz ile davalı şirket yetkili vekili davalı... adına kayıtlı ... Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmazların üzerine ihtiyati tedbir konulmasına yönelik talebinin KABULÜNE, HMK'nın 389 vd, 392/1. Maddesi gereğince takdiren 500.000,00-TL nakdi teminat ya da aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubunun dosyaya ibraz edilmesi halinde Kayseri, ... İlçesi, ... Mahallesi, ...Mevkii, ... ada, ... parselde kayıtlı ana taşınmazda mevcut tapuda davalı şirket müdürü ...adına kayıtlı ... Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmaz ile davalı şirket yetkili vekili davalı... adına kayıtlı ... Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmazların üzerine İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA,..." dair ara karar vermiştir.
Davacılar vekili işbu ara kararının redde ilişkin 1 nolu kısmını yasal süresi içerisinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle ; Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/303 E. sayılı 14.04.2025 tarihli ara kararı 15.04.2025 tarihinde tarafımıza UETS vasıtasıyla iletilmiş olup, 20.04.2025 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığını, gelinen aşama itibariyle Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/303 E. Sayılı 14.04.2025 tarihli dosya kapsamına ve hukuka aykırı ara kararına karşı davacı istinaf başvuru dilekçesinin sunulması gerektiğini, davalı şirket müdürleri ile davalı şirket ilgilisi ve yetkili vekili konumundaki davalının kanun tanımaz ve suç işlenmesi niteliğindeki davranışları sonucu azınlık ortağı konumundaki biz davacıların zararı her geçen gün arttığından, davacıların telafi edilemez zararlara duçar olmamalarını temin için davanın ve taleplerin mahiyeti yaklaşık ispat şartının gerçekleştiği, nazara alınarak, davacıların istinaf başvurularının kabulü ile usul ve yasaya, somut uyuşmazlığın niteliğine dosya kapsamına, emsal yüksek mahkeme kararlarına açık şekilde aykırı Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/303 E. sayılı dosyasında 14.04.2025 tarihli davacılar vekilinin, davalılar ... ve ...'un ... Ltd. Şti'deki yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılarak şirkete kayyım atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE şeklindeki 1 nolu müteferrik ara kararının kaldırılmasına, öncelikle, davalı şirket müdürlerinin müdürlük hak ve yetkisini ağır ve suç teşkil edecek şekilde zincirleme olarak ihlal ettikleri, görevlerine devam ettikleri takdirde şirketin ekonomik ve hukuki bakımdan mahvına ve ticari faaliyet sürdürememesine sebep olacak sonuçlar doğurabileceğinden, telafi güç ve imkânsız zarartarla karşılaşılmaması bakımından, davacıların ... Ltd. Şti nin ortaklık sıfata binaen aynı şirketin müdürü olan davalı ... ve ...'un, şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde düzeltme ve güncelleme, değişiklik yapılması, Değeri ne olur ise olsun tüm gayrimenkul alış ve satış şirket aktiflerinin devir edilmesi, şirketin sahip oluğu herhangi bir gayrimenkul ya da varlık üzerinde üçüncü kişiler lehine herhangi bir ayni hak, takyidat ya da benzeri hukuki kısıtlama teyis edilmesi (kamu hizmeti yapan kuruluşlar lehine kurulacak ve şirketin gayrimenküllerinin değerini olumsuz etkilemeyecek irtifak veya benzeri haklar hariç); mülkiyeti kısıtlayıcı, şirket varlıklarını eksilten nitelikteki tapu işlemlerini yapma; Alım veya satım değeri 1.000.000 Türklirası veya muadilini aşan her türlü varlık alış ve satış işlemleri ile yine aym tutarı aşan ilave yatırımlara girişilmesi; Şirketin 1.000.000 Türk lirası veya muddilini aşan tutarda ilave mali taahhüt altına girmesi sonucunu verecek olan, garanti verilmesi, taahhütte bulunulması, borç senedi tanzim edilmesi, döner sermaye veya yupısal veya proje finansmanında kullanılmak üzere) kredi alınması ve kredi verilmesi işlemleri, Şirketle hissedarları, yetkilileri veya iştirakleri arasında yapılacak tüm sözleşmeleri yapma: Yıllık iş planı ve bütçenin onaylanması ile yıllık iş plamı ve bütçeden önemli derecede sapılması sonucunu doğuracak işlemler; Şirket Müdürleri ve yakınları ile ilgili hizmet/iş sözleşmelerinin akdedilmesi veya feshedilmesi ile emekliliklerine ilişkin işlemler ve maaş-huzur hakkı ödenmesi, şirket müdürü davalıların ortağı ve sahibi oldukları tespit edilen ... Ltd. Şti ile ticari alış veriş yapmaları, düşük fiyat ve uzun vade ile mal satmaları ile ilgili yönetim ve yetkisinin tedbiren kaldırılmasına, yargılama boyunca şirket faaliyetlerinin devamını temin için şirket müdürü olarak tedbiren tarafsız bir kayyım görevlendirilmesine, yönetim hakkı ve yetkisinin kaldırılması ile ilgili ihtiyati tedbir talebi kabul edilmediği takdirde, davalı şirket müdürlerinin tek başlarına sirketi borçlandırıcı ve şirket aktiflerini devir edici nitelikteki yetkilerinin kısıtlanmasına, "fevkalade nitelikte yapılacak şirket iş ve işlemlerinde, tüm ortakların hazır bulunacağı ortaklar kurulunda ortakların oy birliği ile karar alınmasının. zorunlu olmasının şart olduğu “ şeklinde müdür yetkilerine tedbiren sınırlama getirilmesine, değeri ne olur ise olsun tüm gayrimenkul alış ve satış, şirket aktiflerinin devir edilmesi, şirketin sahip oluğu herhangi bir gayrimenkul ya da varlık üzerinde üçüncü kişiler lehine herhangi bir ayni hak, takyidat ya da benzeri hukuki kısıtlama tesis edilmesi (kamu hizmeti yapan kuruluşlar lehine kurulacak ve şirketin güayrimenkullerinin değerini olumsuz etkilemeyecek irtifak veya benzeri haklar hariç), mülkiyeti kısıtlayıcı, şirket varlıklarını eksilten nitelikteki tapu işlemlerini yapma; b) Alım veya satım değeri 1.000.000 Türk lirası veya muadilini aşan her türlü varlık alış ve satış işlemleri ile yine aynı tutarı aşan ilave yatırımlara girişme; şirketin 1.000.000 Türk lirası veya muadilini aşan tutarda İlave imali taahhüt altına girmesi şonucunu verecek olan, garanti verilmesi, taahhütte bulunulması, borç senedi tanzim edilmesi, kredi alınması ve kredi verilmesi, borçlanma, işlemlerini yapma, Şirketle hissedarları, yetkilileri veya iştirakleri arasında yapılacak tüm sözleşmeleri yapma; Yıllık iş planı ve bütçenin onaylanması ile yıllık iş planı ve bütçeden önemli derecede sapılması sonucunu doğuracak işlemleri yapma; Şirket Müdürlerine ve yakınlarına ilişkin hizmet/iş sözleşmelerinin akdedilmesi veya feshedilmesi ile emekliliklerine ilişkin işlemleri yapma; Şirketin gayrimenkulleri ile ilgili yönetim, işletme, proje geliştirme, danışmanlık ve inşaat sözleşmelerinin akdedilmesi veya feshedilmesi, işlemlerini yapma, şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde düzelime ve güncelleme, değişiklik yapılması işlemlerini yapma, Şirkete Vergi danışmanı, mali müşavir veya bağımsız denetçi tayini ya da bu kişilerle yapılmış hizmet sözleşmelerinin feshi hususunda kararlarını alma, Şirketin olağan ve günlük faaliyetleri haricinde kalan iş veya işlemleri yapma, konuları başta olmak üzere, sayın mahkemenin belirleyeceği şekilde şirket müdürü davalılar ... ile ...'un yönetim hakkının ve temsil yetkisinin tedbiren sınırlandırılmasına, kayyım atama yada yönetim yetkisi kesıtlama kararının Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili istinaf dilekçesine karşı sunduğu cevap dilekçesinde özetle ; Yerel Mahkeme kararının ihtiyati tedbir kararı kanunları ile oluşturulan 'ölçülülük' ilkesine uygun bir karar olduğunu, davacıların müvekkillerle hisse payı pazarlığına girdiğini ve afaki rakamlar istediğini, bu husus üzerine davalılar müvekkilleri hukuk eliyle korkutmak ve caydırmak için iş bu davaları açmışlar aynı zamanda suç duyurusunda da bulunduğunu, davaya gelen cevabi yazılardan da anlaşılacağı üzere müvekkiller hakkında KYOK kararları verildiğini, davacılar kötü niyetli olarak iş bu davayı ikame etmiş aynı zamanda istenilen tedbirle müvekkillerin şirketi yönetmesini engellemeye çalışarak %87.50 hisseyi zapt altına almaya ve korkutmaya çalıştığını, davacıların sadece somut iddialarıyla böyle bir tedbir kararının verilmesi ölçülülük ilkesine tamamen aykırılık teşkil edeceğini, ihtiyati tedbirin asıl amacı karşı tarafa verilecek zararı engellediğini, davacı yanın dilekçesi okunduğunda sadece soyut iddiaların dışında hiçbir somut iddia bulunmamakta olup cümlelerin tamamı tekrar mahiyetinde olduğunu, bu iddiaların tamamı da hilaf-i hakikat iddialar olmakla sürekli aynı dilekçeyi hiçbir gerekçe sunmadan sayın mahkemeye sunduğunu, davacı yan bile isteye mahkemeyi yanıltmak istediğini ve şirketin karlarını dahi düşük gösterdiğini, mahkeme ilamında görüleceği üzere şirkete kayyım atanmasının şartları sırasıyla sayıldığını, dosya kapsamı incelendiğinde dosyamıza kayyım atanması için gereken hiçbir şart olmadığını, bu minvalde yerel mahkemenin verdiği kararın usul ve esas açısından doğru olduğunu, sayın yerel mahkemenin vermiş olduğu hukuka ve hakkaniyete uygun bir karar olduğunu, iş bu nedenlerden ve sayın başkanlığınızca haklı görülecek sair nedenlerden ötürü davalı yanın istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu Düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ : Yapılan inceleme sonunda derdest davanın: "...KONUSU :1-)Davalı; 1-2 deki şirket müdürü ve 3 deki şirket yetkilisi davalıların, ... Ltd.Şti ( kısaca şirket olarak anılacaktır) TCK 37 maddesi delaleti ile TCK 155/2-43/1; TCK 158/1-h,3-43/1, TCK 204-43/1; VUK 358-43/1, TCK 235 maddelerinde düzenlenen suçların yasal unsurlarını oluşturacak nitelikteki, ayrca, TFK 613/2 maddesinde düzenlenen ortakların bağlılık ve rekabet yasağına aykırı davranmama, TTK 626 maddesinde düzenlenen “özen ve bağlılık yükümlülüğüne, rekabet yasağına aykırı davranmama yükümlülüklerine aykırı ve baksız fiil niteliğindeki eylemleri şirket aktif varlıklarının-gelirlerinin azaltılması, pasiflerinin arttırılması, kar transferi vb işlemleri sonucu sebep oldukları, davacıların ortağı olduğu şirketin uğramış olduğu zararların tespiti ile tespit edilecek zarar ve şirket alacaklarının TTK 553-TBK 49 maddesi hükmü uyarınca ticari (reeskont avans) faizi ile birlikte tahsili ile şirkete ödenmesine dair 600.000 TL değerli belirsiz alacak,
2-) Şirket müdürü davalı ...adına kayıtlı Kayseri, ..., ... ada, ... parsel nolu ana taşınmaz,... Blok | b.b. nolu taşınmaz ile şirket müdürü davalh ... tun oğlu ve şirket ilgilisi davalı... adına kayıtlı, Kayseri, ..., ... ada, ... parsel nolu ana taşınmaz; ... Blok ... b.b.nolu taşınmaz tapu kayıtlarının muvazaa nedeni ile iptali ile ... Ltd.Şti adına tapuya kayıt ve tescili-aksi hatde normal şartlarda satış olsa idi elde edilmesi gereken gelirin hükme en yakın tarihteki değeri hesaplanarak ticari faiz ( reeskont avans) ile birlikte tahsili ( 600.000 TLA600.000 TL olmak üzere; 1.200.000 TL )
3-) TTK 630/3 md kabul edilen haklı sebeplerin varlığı nedeni ile TTK 630/2 md uyarınca davalı şirket müdürlerinin yönetim ve temsil hakkının kaldırılması, bu talep kabul edilmez ise sınırlanması, taleplerine havi dava ve ihtiyati tedbir talebidir.
H.ESAŞ DEĞER: 600.000 TL4*600.000 TLA 600.000 TL olmak üzere şimdilik 1.800.000- TL..." taleplerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafça istenen ihtiyati tedbirler yönünden mahkemece verilen 14/04/2025 tarihli gerekçeli arda kararla : "...HMK 389/1 maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
HMK 390/2 maddesi göre de talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde hakim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. HMK 392 göre ise mahkemem gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmaksızın ihtiyati tedbire karar verebilir.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
İhtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi için "Yaklaşık İspat" yeterlidir yani çekişmeli vakanın gerçeğe yakın bir derecede kanıtlanması esastır. Mahkeme mevcut delillere göre tedbir isteyenin hakkını muhtemel görmeli ve tedbir verilmesini icap ettiren sebeplerinde varit görülmesi gerekir.
Anonim şirketlere kayyım atanmasına ilişkin düzenleme TTK'da mevcut olmayıp, 4721 sayılı TMK'nun "Temsil" başlıklı 426. maddesinin 3. bendinde "Yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa" ve TMK'nun "Yönetim" başlıklı 427. maddesinin 4. bendine göre ise; "Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa" kayyım atanabilir.
TMK 403/2 maddesine göre kayyım belirli işlemi görmek ve mal varlığını yönetmek için atanır. Kayyım tayinini gerektiren haller başlıklı TMK 426/3 maddesine göre "yasal temsilcisinin görevini yerine getirmesine engel olmaz."
TMK 427/4 maddesinde de "bir tüzel kişi gerekli organlarından yoksun kalırsa ve yönetim başka yoldan sağlanamazsa" kayyım atanabilir.
Organlar iş başında olduğu sürece TMK m. 403 hükmünün uygulama alanı yoktur. Çünkü bu durumda TMK m. 427/4 hükmü uygulanacaktır. Şirket organları (genel kurul, yönetim kurulu, denetçiler) TMK 426/3 kapsamında olmadığından madde hükmü bu organları kapsamaz. Çünkü bu organlar temsilci değil şirketin bir parçasıdırlar.
Ticarî faaliyetlerine hali hazırda devam etmekte olan ve görünen durum itibariyle hali hazırda müdürleri bulunan şirketi, geçerli temsil yetkisi sınırlamaları ile birlikte ve mevcut hali ile yönetmesi ve şirketin faaliyetlerine devam etmesi kolay olan ve normal olandır. O halde ölçüsüz ve orantısız şekilde, en önemlisi şirketin amacını sekteye uğratacak sonuçlara yol açabilecek bir tedbir kararı ile şirketin yönetimine bu aşamada müdahale edilmesi, şirket müdürlerinin yönetim ve temsil yetkisinin sınırlandırılması telafisi imkansız veya zor durumlara dahi yol açabilecektir. Elbette açıklanan ölçüler çerçevesinde tedbir kararının verilmesini gerektirir delillerin toplanması, yaklaşık ispat koşulunun oluşması durumunda ise ve talep halinde tedbir talebi yeniden ele alınabilecektir. (Benzer İstanbul BAM 43. HD'nin 16.04.2021 tarih, 558-509 sayılı kararı) Dolayısıyla şirkete "yönetim kayyımı" atanması, dosyada mevcut delil ve belge durumu gözetildiğinde olanaklı gözükmemektedir.
Somut uyuşmazlık, yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davalı şirketin kötü yönetildiği, şirketin zararına hareket edildiği, davalı şirket müdürünün kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal ettiği ve/veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybettiği yaklaşık da olsa ispatlanamadığından davacılar vekilinin, ... Ltd. Şti’ne yönetim kayyımı atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. (Benzer İstanbul BAM 13. HD'nin 2019/1399 Esas - 2021/842 Karar sayılı kararı)
Bunun yanı sıra davacılar vekilince davaya konu Kayseri, ...İlçesi, ... Mahallesi, ...Mevkii, ... ada, ... parsel nosu ile kayıtlı ana taşınmazda mevcut tapuda davalı şirket müdürü ...adına kayıtlı ... Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmaz ile şirket müdürü davalı ...’un öz oğlu ve şirket yetkili vekili davalı... adına kayıtlı ... Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmazların tapu kayıtları üzerine de ihtiyati tedbir konulması talebinde bulunulduğu görülmekle, dava dilekçesinde bu taşınmazlar yönünden tapu iptali ve tescil talebinde de bulunulduğu gözetilerek Kayseri, ... İlçesi, ... Mahallesi, ...Mevkii, ... ada, ... parsel nosu ile kayıtlı ana taşınmazda mevcut tapuda davalı şirket müdürü ...adına kayıtlı ... Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmaz ile şirket müdürü davalı ...’un öz oğlu ve şirket yetkili vekili davalı... adına kayıtlı ... Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına ilişkin talebin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacılar vekilinin, davalılar ... ve ...'un ... Ltd. Şti’ndeki yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılarak şirkete kayyım atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,
2-Davacılar vekilinin Kayseri,... İlçesi, ... Mahallesi, ...Mevkii, ... ada, ... parselde kayıtlı ana taşınmazda mevcut tapuda davalı şirket müdürü ...adına kayıtlı ... Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmaz ile davalı şirket yetkili vekili davalı... adına kayıtlı ... Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmazların üzerine ihtiyati tedbir konulmasına yönelik talebinin KABULÜNE, HMK'nın 389 vd, 392/1. Maddesi gereğince takdiren 500.000,00-TL nakdi teminat ya da aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubunun dosyaya ibraz edilmesi halinde Kayseri, ... İlçesi, ... Mahallesi, ...Mevkii, ... ada, ... parselde kayıtlı ana taşınmazda mevcut tapuda davalı şirket müdürü ...adına kayıtlı ... Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmaz ile davalı şirket yetkili vekili davalı... adına kayıtlı ... Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmazların üzerine İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA,
3-Teminat yatırılması halinde taşınmazlar yönünden tedbir kararının infazı hususunda Melikgazi Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına,
4-Karardan bir suretin taraflara tebliğine, masrafın davacı gider avansından karşılanmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kabulüne karar verilen kısım yönünden işbu müteferrik kararın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde mahkememizde itiraz yolu açık olmak üzere oy çokluğu ile, reddine karar verilen kısım yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, oybirliği ile karar ..." karar verilmiştir.
Davacılar vekili işbu ara kararının hüküm kısmının 1 nolu bendindeki kayyım atanması yada yetki kısıtlanması ile ilgili ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kısmını süresinde istinaf etmiştir. Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen istinaf sebepleri yönünden esastan inceleme yapılmıştır.
İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri , mahkemece verilmiş ve istinaf edilmiş olan 14/04/2025 tarihli gerekçeli ara kararının 1 nolu bendindeki Davacılar vekilinin, davalılar ... ve ...'un ... Ltd. Şti’ndeki yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılarak şirkete kayyım atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin gerekçeli ara kararda yazılı ayrıntılı açıklamalar, yasal sebep ve gerekçeler ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde; sözkonusu ihtiyati tedbir talebine dayanak olarak sunulanların, ihtiyati tedbir talebinin kabulü için HMK 389 vd ile 4721 sayılı TMK'nun "Temsil" başlıklı 426. maddesinin 3. bendinde, TMK'nun "Yönetim" başlıklı 427. maddesinin 4. bendinde,TMK 403/2 maddesinde, TMK 426/3 maddesinde ve TMK 427/4 maddesinde yasaca aranan gerekli
ve yaklaşık ispata dair yeterli görülmemesi, bu nedenlerle de sözkonusu ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair yasal ve yeterli koşulların bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulunmaması nedenleriyle davacılar vekilinin işbu ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de , 14/04/2025 tarihli gerekçeli ara kararının istinaf edilen 1 nolu bendiyle davacı tarafın söz konusu ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, işbu ara kararının istinaf edilen kısmında usul, yasa ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı , ara kararının hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle de davacılar vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/303 Esas sayılı, 14/04/2025 tarihli ara kararının istinaf edilen karar kısmının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı taraftan peşin olarak alındığından harçla ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
Davacılar tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,
İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ile 391/3 md leri uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar ..." şeklinde karar verilmiştir.
İhtiyati tedbire itirazlar yönünden ise ilk derece mahkemesince duruşmalı inceleme yapılmıştır.20/05/2025 tarihli duruşmada hazır olan taraf vekilleri mahkemece dinlenmişler ve aynı celsedeki kısa ara kararıyla davalılar vekilinin ihtiyati tedbire ve teminat miktarına yönelik itirazının reddine,davacılar vekilinin de teminat miktarına yönelik itirazının reddine karar verilmiştir.Bu kısa ara karar yönünden mahkemesince 20/05/2025 tarihli gerekçeli ara karar yazılmıştır.
İşbu gerekçeli ara kararda da: "... GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekilinin 21/04/2025 tarihli talep dilekçesi özetle; 14/04/2025 tarihli ara kararı ile Kayseri, ...İlçesi, ... Mahallesi, ...Mevkii, ... ada, ... parselde kayıtlı ana taşınmazda mevcut tapuda davalı şirket müdürü ...adına kayıtlı ... Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmaz ile davalı şirket yetkili vekili davalı... adına kayıtlı ... Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmazların üzerine ihtiyati tedbir konulmasına yönelik talebinin kabulüne, HMK'nın 389 vd, 392/1. Maddesi gereğince takdiren 500.000,00-TL nakdi teminat ya da aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubunun dosyaya ibraz edilmesi halinde Kayseri, ... İlçesi, ... Mahallesi, ...Mevkii, ... ada, ... parselde kayıtlı ana taşınmazda mevcut tapuda davalı şirket müdürü ...adına kayıtlı ... Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmaz ile davalı şirket yetkili vekili davalı... adına kayıtlı ... Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmazların üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiğini, yaklaşık ispat şartının ve ihtiyati tedbir talebinin koşullarının somut olayda gerçekleşitği9ni, davalıların iyiniyetli 3. Kişi konumunda olmadıklarını, aksine davalıların yetkili şirket müdürü ve yetkili vekilinin akrabalık bağ olduğunu, tapu devirlerinin anı gün topluca muvazalı ve suç niteliğindeki işlemleri ile devir ve temlik edildiğini, taşınmazların tapuda şirket müdürü davalı ...ile şirket yetkili vekili ilgili şirket yetkili müdürü ...'un oğlu... adına kayıtlı olduğunu, davanın mahiyetinin tapu iptali ve tescil olduğunu dikkate alınarak davacıların telafisi güç zarara uğramaması için ihtiyati tedbir kararının öncelikle teminatsız olarak, aksi halde uygun miktarda teminat alınmasını talep etmiştir.
Davalılar vekilinin 29/04/2025 tarihli talep dilekçesi özetle; Mahkememizin 14/04/2025 tarihli ara kararı ile verilen tedbir kararının usul ve esasa yönünden hatalı olduğunu, tedbir kararının ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu, öncelikle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, alınan karar gereğince müvekkillerin iki adet villalarına gayet cüzi meblağ olan 500.000,00 TL teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verildiğini, mahkemece her iki villa için 500.000,00 TL gibi düşük bir rakamda teminat kararı verilmesi hatalı olduğunu belirterek öncelikle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, aksi halde teminat miktarının artırılarak 5.000.000,00 TL olarak artırılmasını talep etmiştir.
HMK 389/1 maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
HMK 390/2 maddesine göre de talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde hakim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. HMK 392. maddesine göre ise mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmaksızın ihtiyati tedbire karar verebilir.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
İhtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi için "Yaklaşık ispat" yeterlidir yani çekişmeli vakanın yakın bir derecede kanıtlanması esastır. Mahkeme mevcut delillere göre tedbir isteyenin hakkını muhtemel görmeli ve tedbir verilmesini icap ettiren sebeplerinde varit görülmesi gerekir.
Mahkememizin 14/04/2025 tarihli ara kararı ile " 2-Davacılar vekilinin Kayseri, ... İlçesi, ... Mahallesi, ...Mevkii, ... ada, ... parselde kayıtlı ana taşınmazda mevcut tapuda davalı şirket müdürü ...adına kayıtlı ... Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmaz ile davalı şirket yetkili vekili davalı... adına kayıtlı ... Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmazların üzerine ihtiyati tedbir konulmasına yönelik talebinin KABULÜNE, HMK'nın 389 vd, 392/1. Maddesi gereğince takdiren 500.000,00-TL nakdi teminat ya da aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubunun dosyaya ibraz edilmesi halinde Kayseri, ...İlçesi, ... Mahallesi, ...Mevkii, ... ada, ... parselde kayıtlı ana taşınmazda mevcut tapuda davalı şirket müdürü ...adına kayıtlı ... Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmaz ile davalı şirket yetkili vekili davalı... adına kayıtlı ...Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmazların üzerine İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA," karar verilmiş olunup davacı tarafça teminatın yatırılması nedeniyle tedbir kararının tapu kayıtlarına infaz edilmesi için Melikgazi Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazıldığı, tedbir kararın infaz edildiği görüldü.
Somut uyuşmazlık, yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde, eldeki davadaki talepler arasında Kayseri,... İlçesi, ... Mahallesi, ...Mevkii, ... ada, ... parselde kayıtlı ana taşınmazda mevcut tapuda davalı şirket müdürü ...adına kayıtlı ... Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmaz ile davalı şirket yetkili vekili davalı... adına kayıtlı ... Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmazların tapu kaydının iptali ile şirket adına tescilinin talep edildiği ayrıca davacılar vekilinin davaya konu taşınmazlar üzerine üçüncü kişilere devrini önler nitelikte ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiği, taşınmazların bizatihi uyuşmazlık konusu olduğu, uyuşmazlık konusu olan mal ve haklar üzerine ihtiyati tedbir konulmasının HMK 389. vd. maddesine göre mümkün olduğu, dosya arasına sunulan belgelerden ihtiyati tedbir için yasaca aranan yaklaşık ispat koşulunun bulunduğu anlaşılmakla; davalılar vekilinin ihtiyati tedbirin şartları oluşmadığına ilişkin itirazları haklı bulunmamıştır.
Mahkememizce Kayseri, ... İlçesi, ... Mahallesi, ...Mevkii, ... ada, ... parselde kayıtlı ... Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmaz ile ... Blok ... bağımsız bölüm nolu her iki taşınmaza ilişkin toplam 500.000,00-TL teminat ( nakdi teminat ya da aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu) takdir edilmiştir. Davacılar vekili teminat alınmaması gerektiğini ileri sürerken davalılar vekili ise taşınmazların değeri dikkate alındığında teminatın düşük belirlendiğini iddia ederek teminat miktarına itiraz etmektedir. Ancak Mahkememizce eldeki dosyanın bu aşamadaki delil durumu, taşınmazların bulunduğu mevki ve villa niteliği gözönüne anılarak teminat miktarı belirlenmiş olup taraf vekillerinin teminata ilişkin itirazları da yerinde görülemeyerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davalılar vekilinin ihtiyati tedbire ve teminat miktarına yönelik İTİRAZIN REDDİNE,
2- Davacılar vekilinin teminat miktarına yönelik İTİRAZIN REDDİNE,
3- İş bu müteferrik kararın bir suretinin taraflara tebliğine,
Dair, ihtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekili ile ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı." şeklinde belirtilmiştir.
İşbu ara kararını davalılar vekili 10/06/2025 tarihli dilekçesiyle süresinde istinaf etmiştir.
Davacılar vekili de 24/06/2025 tarihli dilekçesiyle istinafa cevap vermiş ve ayrıca bu dilekçesiyle HMK 348. Md uyarınca katılma yoluyla istinaf etmiştir.
Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından hem davalılar vekilinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hem de davacılar vekilinin katılma yoluyla istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü istinaf sebepleri yönünden ayrı ayrı esastan inceleme yapılmıştır.
İstinaf ve katılma yoluyla istinaf dilekçelerinde ileri sürülen istinaf sebepleri , mahkemece verilmiş ve istinaf edilmiş olan 20/05/2025 tarihli tarihli gerekçeli ara kararında mahkemesince yazılı ayrıntılı açıklamalar,yasal sebep ve gerekçeleri ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde;Duruşmalı inceleme sonucu verilen ve taraflarca istinaf edilen işbu ara kararında usul, yasa ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı , ara kararının hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle de davalılar vekilinin istinaf dilekçesinde,davacılar vekilinin de katılma yoluyla istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri ve yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/303 Esas sayılı, 20/05/2025 tarihli ara kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davalılar vekilinin istinaf ve davacılar vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken istinaf karar ve ilam harçları istinaf eden taraflardan peşin olarak alındığından harçla ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
İstinaf eden Davacılar ve davalılar tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,
İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ile 394/5 md leri uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 05/09/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.