Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1963

Karar No

2024/2312

Karar Tarihi

20 Kasım 2024

T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/2183
KARAR NO: 2024/2315
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/05/2023
ESAS NO: 2022/828
KARAR NO: 2023/402
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rücuen Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2024
İSTİNAF KARAR
YAZIM TARİHİ: 20/11/2024
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/05/2023 tarih ve 2022/828 Esas - 2023/402 sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile bağlı iş yerlerine ait işçilik hizmet alımına dair ihalesini davalı firmanın aldığını, ihale nedeniyle yapılan hizmet alım sözleşmesi gereğince ihale konusu iş kapsamında oluşan işçilik alacaklarından münhasıran davalının sorumlu olduğunu, dava dışı işçi ...'ın müvekkili kuruluşça yapılan ihaleler kapsamında çalışmalarının tamamı yönünden ödeme yapıldığını, davalı firmanın dava dışı işçiyi bünyesinde çalıştırdığı 1 yıl 10 aylık döneme dair oluşacak işçilik alacaklarından sorumlu olacağını, işçinin kıdem tazminatı talebiyle müvekkili kuruluşa başvuru yaptığını ve genel müdürlük oluru ile işçiye 19/08/2021 tarihinde 22.976,61-TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, 10.539,31-TL'sinden davalı... A.Ş.'nin sorumlu olduğundan bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile dava dışı işçinin kıdem tazminatı ödemesine karşılık kendi dönemiyle sınırlı olmak üzere sorumluluğundan kaynaklı olarak 10.539,31-TL'nin 19/08/2021 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı firmadan tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı, duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliği edilmesine rağmen duruşmalara katılmamış, herhangi bir cevap dilekçesi de sunmamış, yargılama yokluğunda yapılıp bitirilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "....Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 4857 sayılı yasanın 112. maddesi gereğince dava dışı işçinin hakettiği 22.976,61-TL kıdem tazminatı davacı kurum tarafından ödenmiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşme ve teknik şartname hükümlerine göre; kıdem tazminatı tutarı sözleşme bedeli içerisinde olup yüklenici istihdam edilen özel güvenlik görevlisinin işvereni olarak kabul edilecek, mevzuattan doğan bütün borç ve yükümlülükler ile istihdam edilen özel güvenlik görevlisinin tüm özlük, yıllık ücretli izne ilişkin hakları ile ilgili kanun ve bunlara ilişkin tüzük, yönetmelik ve tebliğlerle belirlenmiş tüm yükümlülükler yüklenici tarafından yerine getirilecektir.
Kıdem tazminatı da belirlenen yükümlülükler arasına girmektedir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme ve teknik şartname hükümleri dikkate alındığında; davalı firmanın bünyesinde çalıştırdığı işçinin kıdem tazminatından çalıştırdıkları süre kadar sorumlukları bulunmaktadır. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 13.01.2020 tarihli 2019/316 esas 2020/31 karar sayılı ilamı da bu yöndedir.)
Mahkememizce de denetime elverişli kabul edilen bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde davacının davalıdan 8.031,83-TL alacaklı olduğu, ayrıca tarafların tacir olmaları nedeniyle avans faiz isteminin de yerinde olduğu gözetilerek ..." gerekçesiyle Açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 8.031,83-TL'nin 19/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İşbu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile bağlı işyerlerine ait işçilik hizmet alımına ilişkin dair ihale düzenlediğini ve ihaleyi davalı şirketin kazandığını, davalı şirketin sözleşme kapsamında işçi alımına gittiğini, işe alınan işçilerden davalı firma çalışanı ... (...), evlilik nedeni ile işten ayrıldığını ve çalıştığı dönemlere ilişkin olarak kıdem tazminatı ödenmesi talebiyle müvekkili şirkete başvurduğunu, müvekkili şirketin ise üst işveren sıfatıyla dava dışı işçinin talebi doğrultusunda Genel Müdürlük oluru ile 19.08.2021 tarihinde toplam 22.976,61-TL kıdem tazminatı ödendiğini, yerel mahkemenin işbu ödemeyi kabul etmekle birlikte, ödenen kıdem tazminatını işçinin çıplak ücreti üzerinden hesapladığını, bu hususta da davayı kısmen kabul kısmen reddettiğini, söz konusu hükmün hatalı olduğu gibi eksik inceleme ile meydana getirildiğini ve müvekkili şirketin zarara uğramasına yol açtığını, kıdem tazminatının 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. Maddesinde sözleşmenin sona erme hallerine göre işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatının ödeneceği şeklinde hüküm altına alındığını, öte yandan Yargıtay ve doktrin kararları istikrarlı olarak kıdem tazminatına esas ücretin işçinin giydirilmiş ücreti olduğunu, işçinin çıplak ücreti üzerinden kıdem tazminatı hesaplanmasının hatalı olduğunu ifade ettiğini, bu hususta Yargıtay'ın istikrarlı içtihatlarda bulunduğunu, Yargıtay 9. HD. 2020/2597 E. - 2021/5846 K. 09.03.2021 T., Yargıtay 22 HD, 16123/27787, 19.12.2018, somut olayda müvekkili şirketin rücuya konu tazminat ödemesini, dava dışı işçiye kanuna uygun olarak giydirilmiş ücret üzerinden hesapladığını ve 22.976,61-TL ödeme yaptığını, buna rağmen yerel mahkemenin hükmünü işçininin çıplak ücreti üzerinden hesapladığını ve 8.031,83-TL'lik kısmının kabulüne kalan kısım için ise davanın reddine karar verdiğini, detaylıca izah edildiği üzere işbu hususun kanuna ve yerleşmiş Yüksek Mahkeme içtihatlarına açıkça aykırılık içermekte olup, yapılacak istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılması gerektiğini, söz konusu hususta yeniden bir bilirkişi raporu alınmasını ve işçinin giydirilmiş ücreti üzerinden hüküm kurulması gerekirken, yerel mahkemenin hatalı olarak çıplak ücret üzerinden hüküm kurmasının açıkça hukuka aykırılık içerdiğini belirterek; istinaf dilekçesinde arz ve izah edilen nedenler, ayrıca re'sen göz önüne alınacak sebepler gereğince; yapılacak istinaf incelemesi sonucunda hukuka aykırı yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına, haklı davanın tam kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilemesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Dava, rücuen alacak istemine ilişkindir. Davacı tarafından 10.539,31 TL talep edildiği görülmüştür.
Mahkemece davacının talebinin kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Davacı taraf kararı istinaf etmiştir. İstinaf dilekçesinde netice olarak istinaf yoluyla kaldırılarak düzeltilmesi istenen karardaki redde konu miktarın/dava değerinin 2.507,48 TL olduğu, bilirkişi raporu ile davacının alacağının 8.031,83 TL olduğu belirlenerek bu miktar kabul edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar” başlığını taşıyan 341. maddesinin 2. fıkrasında açıkça; “Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.” 4. Fıkrasında :"(4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz." şeklinde düzenlenmiştir.
... tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ''istinaf yoluna başvurulabilen kararlar'' kenar başlığını taşıyan 341. maddesinin 2-3-4. fıkralarında değişiklik yapılarak "binbeşyüz" Türk Lirası ibaresi "üçbin" Türk Lirası olarak değiştirilmiş, yine 6763 sayılı Kanunun 47. maddesinde kanunun yayımı tarihi ile yürürlüğe gireceği aynı Kanunun "Parasal sınırların artırılması" başlıklı ek 1. maddesinde;"(1) 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.
(2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." hükmü getirilmiştir.
Mahkemece 24/05/2023 tarihinde nihai karar verilmiş olup, HMK 341/2-4 maddesi uyarınca hükmün verildiği tarih itibariyle kesinlik sınırı 17.830,00 TL’dir.
Dolayısıyla davacının istinaf talebine konu olan işbu nihai karar reddedilen karar miktarı itibariyle 17.830,00 TL nin altında olduğundan karar tarihi itibariyle KESİN nitelikte bir karardır.
"Ön inceleme
MADDE 352- (Değişik: 20/7/2017-7035/28 md.)
(1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda aşağıdaki durumlardan birinin tespiti hâlinde öncelikle gerekli karar verilir:
a) İncelemenin başka bir dairece veya bölge adliye mahkemesince yapılmasının gerekli olması
b) Kararın kesin olması
c) Başvurunun süresi içinde yapılmaması
ç) Başvuru şartlarının yerine getirilmemesi
d) Başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi
(2) Ön inceleme heyetçe veya görevlendirilecek bir üye tarafından yapılır ve ön inceleme sonunda karar heyetçe verilir.
(3) Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır." şeklindeki yasa hükmü gereğince dosya üzerinden yapılacak ön incelemede kararın kesin olduğunun tespiti halinde ön incelemede öncelikle gerekli kararın verilmesi gerekir.
Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna konu edilen hükmün dava/talep ve dolayısıyla redde konu miktarın/dava değerinin 2.507,48 TL' ye ilişkin olduğu görülmüş olup HMK 341/2-4 maddesi gereğince hükmün verildiği tarih itibariyle miktar veya değeri on yedi bin sekiz yüz otuz Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin verilmiş kararlar kesin olup istinaf kanun yoluna gidilemeyeceği hüküm altına alındığından, davacının istinaf başvuru dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346/1. maddesi uyarınca kararı veren mahkeme tarafından reddine karar verilmemiş ise de; aynı Kanun hükmü ve 352/1-b maddesi uyarınca, istinaf başvuru dilekçesinin kesin olan bir karara ilişkin olması sebebiyle davacının istinaf başvurusunun HMK 341/2-4 ve 352/1-b maddeleri gereğince usulden reddine dair dosya üzerinden yapılan ön incelemede karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 24/05/2023 tarih ve 2022/828 E. - 2023/402 sayılı nihai kararının istinafa konu dava değerinin/reddedilen karar miktarının karar tarihi itibari ile kesinlik (istinaf edilebilme) sınırı kapsamında kaldığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2-4 ve 352/1-b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf posta/yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafça yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; HMK'nın 359/4 maddesi gereğince de karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 20/11/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim