mahkeme 2023/1628 E. 2023/1709 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1628

Karar No

2023/1709

Karar Tarihi

19 Ekim 2023

T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1628
KARAR NO: 2023/1709
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/07/2023
NUMARASI: 2022/188 E. 2023/651 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/10/2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 19/10/2023
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 05/07/2023 tarih ve 2022/188 E - 2023/651 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Almanya'da faaliyet gösteren ... şirketi ile profil aliminyum satışı hususunda anlaştığını, anlaşma ve içeriklerin mail üzerinden gerçekleştiğini, buna göre ... şirketinin müvekkili yahut göstereceği kişiden istediği profil ve ölçekte profil aliminyum satın alacağını, müvekkili şirket ile davalı ... A.Ş. Arasındaki ilişkinin ise müvekkili şirket sahibi ... ve davalı şirket sahibi ... isimli kişilerin tanışıklığı nedeniyle ... şirketine satışı yapılacak profil aliminyum tedarikinin davalı şirket tarafından yapılması ve neticeten satıştan elde edilen karın her iki şirketçe yarı yarıya paylaşılmasından ibaret olduğunu, davacı ve davalı şirketlerin yaptığı işbirliği sonucunda davalı şirketin dava dışı ... Ltd.Şti.'den satın aldığı 37,56 ton aliminyum profili ... şirketi'ne 2021 yılı itibariyle satıp teslim ettiğini, bu satışlardan elde edilen karın paylaşımı hususunda; davalı şirketçe kesilen 09.08.2021 tarihli ... nolu 32.756,68TL bedelli fatura karşılığı 25.940TL ödeme yaptığını, satıştan elde edilen karın kalan kısmı için ise müvekkili tarafından ... tarihli ... nolu 4.515,60 Euro karşılığı 104.469,87TL bedelli dava konusu takip dayanağı faturayı kestiğini, davalı şirketçe faturaya itiraz edilmediğini, ödeme de gerçekleştirilmediğini, davalı şirketçe Kayseri Genel İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasıyla takibe girişildiğini, takibin borçlu şirketin itirazı üzerine durduğunu, itirazın (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 1.000 TL lik kısmının iptalini, %20 den aşağı olmamak üzere tazminatın, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini, talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkeme kararında; "... Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, takip konusu ... tarihli fatura alacağı nedeni ile davacının alacaklı olup olmadığının tespiti için deliller toplandıktan sonra bilirkişilerden ... tarihli ve ... tarihli rapor alınmış ve raporlarda, takip konusu faturanın taraflarca form BS-BA ile vergi dairelerine beyan edildiği ve davalının söz konusu fatura bedelinin ödediğinin tespit edilemediğinin belirtildiği görülmüş olmakla, davalı tarafça dava konusu faturanın form BA ile beyan edilmiş olması ile hizmeti aldığı ve ödeme yapmadığı dikkate alınarak davacının takip konusu faturadan dolayı alacaklı olduğu görülmüş, davacı vekilinin ... tarihli ıslah dilekçesi de esas alınmış ve böylece, davanın kabulü ile, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın iptali ile takibin 8.868,41 Euro asıl alacak üzerinden devamına, kabul edilen alacak bedeli olan (takip tarihindeki kur gereğince) 138.427,89’nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın kabulü ile, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın iptali ile takibin 8.868,41 Euro asıl alacak üzerinden devamına,..." şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili tarafından sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket karşı tarafça gönderilen faturayı tebliğ almamıştır, kendisi bu faturayı BA formunda beyan etmediğini, bu faturayı herhangi bir kar - zarar - vergi - mahsup gibi hiçbir işlemde kullanılmadığını, müvekkil şirketin kendi beyannamesinde Kasım 2021 dönemi BA formu boş olarak verildiğini, yerel mahkeme salt karşı tarafın BS Formunda yer alan ve müvekkil şirketin ticari defterinde olmayan faturayı dikkate alarak hizmetin sağlandığını, davacı tarafın haklı olduğunu belirlendiğini, bu kararın hukuka aykırı olduğunu, Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (sıra No: 396)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğine göre 1 Temmuz 2021 tarihinden itibaren 5.000 TL üzerinde fatura kesildiğinde bu faturanın elektronik olarak kesilmesinin zorunlu olduğunu, karşı taraf da bu tebliğ hükümleri uyarınca Kasım 2021 döneminde elektronik ortamda fatura kesildiğini, sistem sanal bir BA formu oluşturduğunu, yani bu faturanın tebliğ edilip edilmediğine bakılmaksızın sistem bir BA formu oluşturduğunu, müvekkil şirket adına kendisi herhangi bir beyanda bulunmadan sanal bir BA formu oluşturulması bu faturayı müvekkilin tebliğ aldığını veya kabul ettiğini göstermediğini, sadece fatura kesilmesi hizmetin, edimin yerine getirildiğini ispatlamayacağını, yerel mahkeme, salt BA Formunun olması ve davacı tarafın fatura kesmesini hizmetin ifasına gerekçe gösterdiğini, davanın başından bu yana iddianın söz konusu BA Formlarının sistemden karşı taraf BS Formlarını düzenlediği için kendiliğinden ortaya çıktığını, karşı tarafın faturasının bir ürün faturası değil hizmet faturası olduğunu, bu hizmetin nasıl ve kimin tarafından ifa edildiğine dair herhangi bir delil bulunmadığını, bir şirketin fatura kesip bu faturayı tebliğ dahi etmeden diğer şirketi borçlandırabilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemece alınan bilirkişi raporunda karşı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, söz konusu faturanın bu defterlerde yer aldığını, bu faturanın E-Arşiv Fatura şeklinde düzenlendiğini ve bu faturaların E-Posta bölümünde iletildiği bir e-posta adresi bulunmadığı ortaya koyulduğunu, bilindiği gibi bir hizmet veya mal için fatura kesilmesi bu borcun olduğunu ortaya koymayacağını, karşı tarafın e-arşiv olarak kestiğini, müvekkile tebliğ etmediği fatura nedeniyle müvekkilin borcu olduğundan bahsedilemeyeceğini, müvekkile herhangi bir fatura tebliğ edilmediği hususunda bilirkişi raporunda tespit yapıldığını, İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesi'nin 14/04/2022 tarih ve 2020/839E-2022/452K sayılı kararında bilirkişi raporunda belirtildiği gibi bir tarafın ticari defterinde o faturanın bulunması bu faturaya konu işlemin yapıldığını veya hizmetin verildiği anlamını taşımayacağını, müvekkile gönderilen herhangi bir fatura bulunmadığından icra takibine veya bu davaya konu herhangi bir borç bulunmadığını, yerel mahkemenin verdiği karar hukuka aykırı olduğundan kararın kaldırılması gerektiğini, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 06.10.2005 tarih ve 2005/8385E-2005/9627K sayılı kararında ve Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 22.1.2014 tarih ve 2013/7406E-2014/358K sayılı kararında görüleceği üzere faturanın iki tarafın da kabulünde olan bir sözleşmeye istinaden kesilmesi ve usulüne uygun olarak karşı tarafa tebliğ edilmesi gerektiğini, somut olayda bu iki unsur da da gerçekleşmediğinden yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkeme salt faturaya ve BA formuna odaklandığını, faturanın tebliğ edilmediğini, ticari deftere işlenmemiş olduğu hususları dikkate alınmadığını, dava konusu fatura, E-Arşiv şeklinde kesildiği için mail veya posta yoluyla muhataba tebliğinin zorunlu olduğunu, bu fatura kesildikten sonra müvekkile gönderilmediğini, tebliğ edilmediğini, bu husus bilirkişi raporuyla da ortaya koyulmuşken yerel mahkemenin bu hususu dikkate almaması hukuka aykırı olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında bu faturanın müvekkil şirketin ticari defterlerinde olmadığı sonucuna ulaşıldığını, yerel mahkemenin bu aşamadan sonra yapması gereken BA Formlarının sistemden kendiliğinden mi oluşturulduğu yoksa borçlu davalı şirketin bu formları kendisinin mi düzenlendiğinin araştırılması gerektiğini, ancak yerel mahkeme bu araştırmaya girmeden doğrudan faturanın ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiğini, bu karar hukuka aykırı olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmesi hukuka aykırı olduğunu, söz konusu dosyada yargılama yapıldığını, bilirkişi raporları alındığını, alacağın likit olmadığı ortaya koyulduğunu, buna rağmen yerel mahkeme hiçbir gerekçe göstermeden icra inkar tazminatına hükmedildiğini, bu karar hukuka aykırı olduğundan istinaf başvurusunun kabulüyle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, yerel mahkeme kararı hukuka aykırı olduğundan tehiri icra kararı verilmesi gerektiğini, yerel mahkeme kararı açıkça hukuka aykırı olduğundan takibin yapıldığı icra hukuk mahkemesinden tehiri icra kararı alınacağını, bu nedenle huzurdaki dava dosyası tehiri icra talepli olarak istinaf edildiğini, tarafça derkenar verilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili tarafından sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle;Yerel mahkeme tarafından verilen karar usul ve yasaya uygun olduğunu, davalının isteminin reddi gerektiğini, müvekkil şirket ... Ltd. Şti. ve ... şirketi, ... şirketinin müvekkil şirketten yahut göstereceği kişiden profil alüminyum satın alması konusunda anlaşıldığını, müvekkil şirket ve davalı ... A.Ş. şirketi ise profil alüminyumların, ... A.Ş.'nin ... şirketine satmasını, neticeten satıştan elde edilecek karın her iki şirketçe yarıya yarıya paylaşılması husunda anlaşıldığını, söz konusu anlaşmaya uygun olarak davalı şirket dava dışı ... Ltd. Şti'den satın aldığı 37,56 ton alüminyum profili ... şirketine 2021 yılı itibariyle satıp teslim edildiğini, bu satıştan elde edilen karın paylaşımı hususunda davalı şirket, müvekkil şirketçe kesilen 09.08.2021 tarihli ... no lu 32.756,68 TL bedelli fatura karşılığı daha önce mahkemeye sunulan dekontta görüldüğü üzere 25.940 TL ödeme yapıldığını, satıştan elde edilen karın kalan kısmı için ise müvekkil tarafından ... tarihli ... no lu 4.515,60 Euro karşılığı 104.469,87 TL bedelli dava konusu takip dayanağı fatura kesildiğini, ancak davalı şirketçe faturaya itiraz edilmediği gibi ödeme de gerçekleştirilmediğini, davalı dava konusu faturayı tebliğ almadığını, buna ilişkin bilirkişi raporunda tespit yapıldığını iddia ettiğini, bu iddia asılsız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, keza dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda davalının ticari defterlerini sunmamış olduğunu, davalının dava konusu alacağa esas ... numaralı 104.469,87 TL'lik faturayı 2021 yılı 11. Ay form BA ile beyan etmiş olduğunu, aynı zamanda ilgili faturanın yevmiye defterine kayıt edilmemesine rağmen ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne ibraz edilen ... onay tarihli BA formunda davalı tarafça ibraz edildiğinin tespit edildiğini, ilgili raporda davalı tarafından BA formunda ibraz edildiğinden faturanın tebliğ alındığını, BA formunda beyan edildiğini ancak ticari defterlerine kayıt edilmediğinin tespit edildiğini, 'Türk Ticaret Kanunu'nun 21. Maddesinin ikinci fıkrasına göre, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Dolayısıyla davalının herhangi bir itirazda bulunmamış olması ve aynı zamanda buna ilişkin herhangi bir dayanak sunmaması da faturanın kabul edilmiş olduğunu doğrular niteliktedir. Zira söz konusu bilirkişi raporunda da bu husus; Davalı taraf 18.11.2021 tarihli faturasından haberdar olduğu ve ... tarihli BA formunda beyan ettiğinden dolayı beyan tarihinden itibaren sekiz gün içinde beyan ettiğine dair bir belge dosyaya sunulmamıştır.' şeklinde tespit edildiğini, dolayısıyla raporda da belirtildiği üzere davalı taraf faturaya hiçbir şekilde itirazda bulunmadığını, söz konusu faturayı kabul etmiş sayılması gerektiğini, dava konusu olay ile ilgili Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/1189 E., 2022/4846 K. sayılı emsal yargı kararlarının da bu yönde olduğunu, davalı sadece faturaya ve BA formuna odaklanıldığını, faturanın tebliğ edilmediğini, ticari deftere işlenmemiş olduğu hususlarının dikkate alınmadığını iddia ettiğini, bu iddia soyut bir söylemden öteye gitmediğini, ilgili faturanın tebliğ alındığı bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, keza faturanın tebliğ alınmadığına dair herhangi bir itiraz da mevcut olmadığını, bununla birlikte davalı taraf ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne ... onay tarihli BA formunu da ibraz ettiğini, BA/BS formu vergi dairesine ibraz edilmeksizin uluslararası nakliye işleminin gerçekleşmesi mümkün olmayacağından davalının bu iddiası yersiz ve kötü niyetli olduğunu, davalı icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürdüğünü, İcra İflas Kanunu'nun 67/2. maddesinde 'Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.' şeklinde belirtildiği üzere mahkemece verilen kararın yerinde olduğunu, bilirkişi raporunda da ' Takip tarihinde ilgili faturanın Mahkemenizce kabul görmesi halinde davacının alacak bakiyesi fatura bedeli olan 8.868,41 Euro asıl alacaktır.' denildiği üzere alacağın likit olduğunu, tazminata hükmedilmesinin hukuka uygun olduğunun görüleceğini, mahkemenin istemi üzerine usulüne uygun şekilde sunulan ticari defter ve kayıtların, bilirkişi raporu, BA formu ve davalının ticari defter ve kayıtlarını sunmaması birlikte değerlendirildiğinde mahkemenin verilen kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, yerel mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gibi davalılar tarafından ileri sürülen haksız iddialar da ispat olunmadığını, bu nedenle davalıların haksız istinaf isteminin reddi gerektiğini, açıklanan ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle davalıların haksız istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava faturaya dayalı olarak başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır.Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 8.868,92 Euro alacak nedeniyle ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağı olarak fatura 8.868,41 Euro olarak gösterildiği borçluya ödeme emrinin ... tarihinde tebliğ olduğu, borçlunun itirazı üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Somut olayda ispat külfeti davacıda olup davacı takibe konu ettiği faturadaki mal ve hizmeti davalıya verdiğini ispat külfeti altındadır,Mahkemece taraf defterleri incelenmiş olup ilgili faturanın taraflarca vergi dairesine beyan edilip edilmediği sorulmuştur.Tarafların takibe konu ... numaralı, 104.469,87TL lik Faturayı vergi dairesine bildirdikleri görülmüştür.Bu nedenle davalı takibe konu faturadaki mal ve hizmetin verilmediğini yada borcu ödediğini ispat yükü kendisinde olmasına rağmen bu yönlerden ispata yarar delil dosyaya sunmadığı, süresinde cevap dilekçesi sunmadığı bu anlamda yemin deliline de dayanmadığı görülmüştür.Ancak davacı dava dilekçesinde davalı tarafından 24.02.2022 tarihinde 25.940 TL başka bir faturaya istinaden ödeme yaptığını kabul etmiş olup davacı ve davalı defterleri incelenerek hazırlanan bilirkişi raporlarında taraflara arasında başka bir faturanın olmadığı anlaşılmaktadır.İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Kısmi ifaya ilişkin kurallar da (icra takibinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan) 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 100 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kanun’un 101. maddesine göre birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir. Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır. 102. maddeye göre de kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.05.2006 tarihli ve 2006/19-260 E., 2006/251 K.; 09.06.2010 tarihli ve 2010/19-262 E. 2010/304 K; 27.01.2016 tarihli ve 2015/15-1830 E.,2016/98 K.; 25.04.2018 tarihli ve 2017/19-903 E., 2018/974 K. sayılı kararlarında da bu yönde açıklamalar yer almaktadır.Takip tarihi 10.02.2021 dava tarihi 04.03.2022 tarihi olup davalı tarafça 24.02.2022 tarihinde cari hesaba ödeme açıklamasıyla ödeme yapıldığı görülmüştür.6098 sayılı TBK 101 ve 102 maddeleri uyarınca davalı tarafça yapılan bu ödemenin takibe konu fatura için yapıldığının kabulü gerekmektedir. Bahse konu ödemenin takip tarihinden sonra fakat itirazın iptali davasından önce olduğu sabit olup mali müşavir bilirkişiden: 24.02.2022 itibariyle Türk Lirası cinsinden yapılan bu ödemenin yabancı paraya çevrilip öncelikle faiz ve giderlere yapıldığı kabul edilerek ödeme tarihi itibariyle asıl alacak belirlenmesi hususunda ek rapor alınarak ödeme tarihi itibariyle asıl alacağın 8.868,41 Euro altında kaldığının tespiti halinde davacının bu meblağ yönünden dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı kabul edilip oluşacak sonucu göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 05/07/2023 tarih ve 2022/188 E - 2023/651 K sayılı kararın KALDIRILMASINA,
3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
4-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine ,
5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
7-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 19/10/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim