mahkeme 2023/1623 E. 2023/1717 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1623
2023/1717
19 Ekim 2023
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1623
KARAR NO: 2023/1717
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/05/2023
NUMARASI: 2022/204 E. 2023/398 K.
DAVANIN KONUSU: Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/10/2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 19/10/2023
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 04/05/2023 tarih ve 2022/204 E - 2023/398 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Mülkiyeti müvekkiline ait ... İli ... İlçesi ... Mah. ... ada ... Parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 9 bağımsız bölüm numaralı taşınmaz üçüncü kişi ... 'in davalıdan kullandığı konut kredisi 04/02/2014 tarihinde belirtilen kişiye satıldığını, ancak bugüne kadar bu taşınmaza ilişkin satış tutarının müvekkiline ödenmediğini, taraflar arasında aynı taşınmazdaki 6 numaralı bağımsız bölümle ilgili davasının olduğunu ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21 Hukuk Dairesinin 2019/1354 Esas 2021/1094 Karar sayılı dosyası ile karara çıktığını, mahkemece satış nedeniyle ... tarafından 30.000,00 TL kredinin toplu konut kredilendirme sözleşmesi kapsamında kooperatif hesabına aktarıldıktan sonra taşınmaz satıcı olan davacı ... tarafından taşınmazın resmi satış işlemi yapıldığından anılan davacı hesabına yatırılması gerekirken, kooperatifin herhangi bir yazılı talimatı da bulunmadan ihbar olunan ... hesabına aktarılmasının usulsüz olduğu, taşınmaz satış bedelinin tahsilini kullandırılan kredi kapsamında davalı bankadan talep edileceği belirtilerek fazlaya ilişkin ihbar, ıslah, dava, ek dava vs.hak ve alacaklarının saklı kalmak kaydı ile 80.000,00 TL alacağın satış tarihi itibariyle işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının taraf sıfatının bulunmadığını, davacının her ne kadar bağımsız bölümün 04/02/2014 tarihine kadar kendisine ait olduğunu iddia etmişse de davacının bu beyanın gerçeğe aykırı olduğunu, ... ili ... ilçesi sakarya mah. ... ada ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak arsa sahipleri ile yüklenici arasında kayseri 6. noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında ifraz ve tevhid işlemleri yapılarak ... ada ... parsel sayılı taşınmaz ortaya çıktığını, kayseri 3. asliye hukuk mahkemesi'nin 08.04.2021 tarihli 2017/151 e. ve 2021/65 k. sayılı ilamında kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine, ... ada ... parsel 9 numaralı beytullah gencer adına kayıtlı bağımsız bölümün tapu kaydının iptaline, hisseleri oranında arsa sahipleri adına tesciline karar verildiğini,tapu tescil ve iptal kararı sonucunda davacının söz konusu bağımsız bölüm üzerindeki mülkiyet hakkı da ortadan kalktığını, ... ada ... numaralı parselde yer alan taşınmaza ilişkin mülkiyet arsa sahiplerine geçtiğinden, davacının müvekkili bankaya husumet yöneltmesi için gerekli olan taraf sıfatı bulunmadığını, bu nedenle davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmesini, davacının bu davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08.04.2021 tarihli 2017/151 esas ve 2021/65 karar sayılı ilamının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasını, dava konusu gayrimenkul, ... Yapı Koop. müvekkil/davalı banka ve ... (yüklenici sıfatıyla) arasında ''toplu konut kredi sözleşmesi'' nin imzalandığı tarihte adı geçen kooperatif bünyesinde bulunan bir daire olduğunu, kat mülkiyeti kanunu'nun 49. maddesi uyarınca davacının kat irtifakından doğan mülkiyet hakkı ortadan kalktığını, davacının kötü niyetli olup müvekkili bankadan haksız menfaat elde etmeye çalıştığını, Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/151 esas ve 2021/65 karar sayılı kararının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasını, davanın davacının taraf sıfatı olmaması nedeniyle reddini, davanın korunmaya değer hukuki menfaati olmaması nedeni ile reddini, davanın tbk. 72 maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle reddini, davanın HMK m.61, 62, 63 ve 64 uyarınca ... ile ... Yapı Koop.'ne ihbarına, müvekkili banka tarafından tüm işlemler hukuka uygun şekilde yapıldığından hukuki mesnetten yoksun davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkeme kararında; "...Dava konusu taşınmaz satışına ilişkin resmi senette satış bedelinin davacı ... tarafından nakden ve tamamen alındığı yazılı ise de, bu durumun aksi usulüne uygun delillerle ispatlanabilecek durumdadır.Davalı bankadan gelen bilgi ve belgeler, kredi ödeme dekontu incelendiğinde davalı bankanın 05/02/2014 tarihinde 80.000,00 TL krediyi toplu konut kredilendirme sözleşmesi kapsamında önce ihbar olunan kooperatif hesabına, anılan hesaptan da ... hesabına aktardığı görülmüştür. Kooperatif hesabından ... hesabına 80.000,00 TL kredinin aktarılmasına ilişkin kooperatif tarafından davalı bankaya verilen herhangi bir talimat bulunduğu ise davalı banka tarafından usulüne uygun delillerle ispatlanamamıştır. Taşınmaz satışı nedeniyle ... tarafından kullanılan 80.000,00 TL kredinin, toplu konut kredilendirme sözleşmesi kapsamında, kooperatif hesabına aktarıldıktan sonra taşınmaz satıcısı olan davacı ... tarafından taşınmazın resmi satış işlemi yapıldığından anılan davacı hesabına yatırılması gerekirken, kooperatifin herhangi bir yazılı talimatı da bulunmadan ihbar olunan ... hesabına aktarılmasının usulsüz olduğu, davacı ... 'in taşınmaz satış bedelinin tahsilini kullandırılan kredi kapsamında davalı bankadan talep edebileceği gözetilerek davacı ... tarafından açılan davanın kabulüne, davacı ... 'in hüküm altına alınan alacağına davalı bankanın ihbar olunan ... 'in kullandığı krediyi ... 'in hesabına aktardığı 05/02/2014 tarihinden itibaren, yapılan işlemin bankacılık işlemi olduğu gözetilerek, avans faizi işletilmesine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davanın kabulü ile, 80.000,00 TL alacağın 05/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili tarafından sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince tasınmaz satısı nedeniyle ... tarafından kullanılan 80.000,00 TL kredinin, toplu konut kredilendirme sözlesmesi kapsamında, kooperatif hesabına aktarıldıktan sonra tasınmaz satıcısı olan davacı ... tarafından tasınmazın resmi satış işlemi yapıldığından anılan davacı hesabına yatırılması gerekirken, kooperatifin herhangi bir yazılı talimatı da bulunmadan ihbar olunan ... hesabına aktarılmasının usulsüz olduğunu, davacı ... in tasınmaz satıs bedelinin tahsilini kullandırılan kredi kapsamında davalı bankadan talep edebilecegi gözetilerek davacı ... tarafından açılan davanın kabulüne, davacı ... 'in hüküm altına alınan alacagına davalı bankanın ihbar olunan ... 'in kullandıgı krediyi ... 'in hesabına aktardığı 05/02/2014 tarihinden itibaren, yapılan islemin bankacılık islemi olduğu gözetilerek, avans faizi isletilmesine karar verildiğini, işbu karar eksik incelemeye dayalı usul ve yasaya aykırı bir karar olduğunu, hatta ilk derece mahkemesinin davayı kabul gerekçesi dahi hatalı oluşturulduğunu, ihbar olunan kooperatif hesabından ... hesabına 80.000 TL tutarında para çıkışı olmadığını, ilk derece mahkemesi gerekçeli kararında, müvekkil bankanın, ... tarafından kullanılan 80.000,00 TL kredinin, toplu konut kredilendirme sözlesmesi kapsamında, kooperatif hesabına aktarıldıktan sonra taşınmaz satıcısı olan davacı ... tarafından tasınmazın resmi satış işlemi yapıldığından anılan davacı hesabına yatırılması gerekirken, kooperatifin herhangi bir yazılı talimatı da bulunmadan ihbar olunan ... hesabına aktarılmasının usulsüz olduğu şeklinde gerekçe hazırlandığını, ancak müvekkil banka, hiçbir şekilde ihbar olunan kooperatif hesabından ... hesabına talimatlı veya talimatsız para transferi yapmadığını, ilk derece mahkemesi dosyaya sunulu hesap hareketlerini ve dekontlarını hatalı olarak yorumladığını, müvekkil banka tarafından dosyaya sunulan ihbar olunan kooperatif hesaplarına ait ekstreler incelendiğinde diğer ihbar olunan ... 'e kullandırılan kredi bedeli kendisinden alınan mal bedeli ödeme talimatı ile kooperatif hesabına ödendiğini, daha sonra bu hesaptan tekrar ... 'e ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir kayıt, dekont ve/veya ekstre dosyaya sunulu olmadığını, ilk derece mahkemesi banka dekontu ve hesap ekstresi incelemeyi bilmemesine karşın dosyayı konusunda uzman bilirkişiye tevdii etme gereği duymadığını, müvekkil bankaya kayıtlarında ve dosyaya sunulan dekont ve ekstrelerde müvekkil bankanın talimatlı yada talimatsız şekilde kooperatif hesabından ... hesabına para çıkışı yapıldığına dair evrak bulunmadığını, dosyaya sunulan evrakların ilk derece mahkemesince hatalı incelendiği ve değerlendirildiğini, bu nedenle kararın ortadan kaldırılması gerektiğini, davanın esasını doğrudan etkileyen hususlarda ilk derece mahkemesince hiç bir inceleme yapılmadığını, yaptırılmadığını, davacının taraf sıfatı bulunmadığına dair yapılan açıklamaların hiç biri dikkate alınmadığını, davacı, her ne kadar bağımsız bölümün 04.02.2014 tarihine kadar kendisine ait olduğunu iddia etmişse de davacının bu beyanı gerçeğe aykırı olduğunu, ... İli ... İlçesi ... Mah. ... Ada ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak arsa sahipleri ile yüklenici arasında Kayseri 6. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında ifraz ve tevhid işlemleri yapılarak ... ada ... parsel sayılı taşınmaz ortaya çıktığını, söz konusu ... ada ... parsel taşınmaz üzerine inşaat yapılması için dava dışı ... Yapı Kooperatifi ve davacının eşi yüklenici ... müvekkil bankaya müracaat ettiğini, taraflarla 2013 ve 2015 yıllarında Toplu Kredilendirme Sözleşmesi imzalandığını, ... Yapı Kooperatifi ... Ada ... parsel üzerinde yapmayı planladığı dairelerin kat irtifakı kurularak ile ferdileştirilmelerine karar vererek üyeleri adına tapuda tescil edildiğini, işbu parsel üzerinde inşaat tamamlanmamışken, arsanın malikleri tarafından Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/151 E. ve 2021/65 K. Sayılı dosyası ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine, tapu kaydının iptali ve tescil davasını ikame edildiğini, Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08.04.2021 tarihli 2017/151 E. ve 2021/65 K. Sayılı ilamında Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine, ... ada ... parsel ... numaralı ... adına kayıtlı bağımsız bölümün tapu kaydının iptaline, hisseleri oranında arsa sahipleri adına tesciline karar verildiğini, tapu tescil ve iptal kararı sonucunda davacının söz konusu bağımsız bölüm üzerindeki mülkiyet hakkı da ortadan kalktığını, ... Ada ... numaralı parselde yer alan taşınmaza ilişkin mülkiyet arsa sahiplerine geçtiğinden, davacının müvekkil bankaya husumet yöneltmesi için gerekli olan taraf sıfatı bulunmadığını, bu nedenle davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08.04.2021 Tarihli 2017/151 E. Ve 2021/65 K. sayılı ilamının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasını talebinin neden reddedildiğine dair gerekçeli kararda bir açıklama bulunmadığını, Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen tapu iptal ve tescil kararının dava dışı ... yönünden kesinleşip kesinleşmediğinin öğrenilmesi, kesinleşmemişse kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının davacı yanın taraf sıfatı ve hukuki menfaati ile doğrudan ilişkili olduğunu, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca davacının kat irtifakından doğan mülkiyet hakkı ortadan kalktığını, dava konusu olayda kat irtifakına konu olan ... Ada ... parselde bulunan arsa üzerine bina yapımı Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/151 E. Sayılı dosyasından verilen karar ile hukuken imkansız hale geldiğini, ek olarak 49. Maddenin 3. Fıkrasında "Kat irtifakına konu olan arsa üzerinde, bu irtifakın kurulması sırasında verilen plana göre beş yıl içinde yapı yapılmazsa maliklerden birinin istemi üzerine, sulh hâkimi, gerektiğinde ilgilileri de dinleyerek, duruma göre kat irtifakının sona ermesine veya belli bir süre için uzatılmasına karar verir." hükmü uyarınca, söz konusu arsa üzerinde yapılması planlanan yapının 5 yıldan uzun süredir tamamlanmadığı hukuken ve fiilen ortada olduğundan davacının kat irtifakı ile elde ettiği mülkiyet hakkının da tartışmaya açık bir hal aldığı izahtan vareste olduğunu, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun açık hükmü ve Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararı ilk derece mahkemesince değerlendirilmeye alınmadığını, davacı kötü niyetli olduğundan müvekkil bankadan haksız menfaat elde etmeye çalıştığını, ilk derece mahkemesi davacı ile müvekkil banka arasındaki ilişkiyi sözleşme ilişkisi olarak değerlendirmişse de bu tespitte hatalı olduğunu, müvekkil banka ile davacı arasında imzalanan bir sözleşme bulunmadığını, davacı haksız fiili, bu fiil sonucunda doğan zararını ve haksız fiil sorumlusunu bilmesine rağmen satış işlemini gerçekleştirdiği 2014 yılından dava tarihine kadar müvekkil bankaya zararının giderilmesi için herhangi bir başvuruda bulunmadığını, Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/151 E. 2021/65 K. Sayılı kararından bu dava da taraf olan eşi ... nedeni ile haberdar olan davacı, dava konusu ... numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının geriye etkili olarak iptal edildiğini öğrenir öğrenmez müvekkil bankadan haksız menfaat sağlamak adına işbu davayı ikame ettiğini, ek olarak ihbar olunan kooperatif hesabına yatırılan kredi bedelleri, davacının eşi ve inşaatın yüklenicisi ... 'e inşaatı tamamlamak üzere kooperatifin talimatı ile gönderildiğini, davacı satış işleminin başından itibaren hem kendisi hem de eşi vasıtası ile bu sürece hakim olduğunu, yıllar sonra müvekkil bankaya dava yöneltmesi hakkın kötüye kullanımının açık bir örneği olduğunu, ilk derece mahkemesince bu durumun incelenmemiş olması dahi kararın ortadan kaldırılması için tek başına yeterli bir sebep olduğunu, açıklanan ve resen takdir edilecek nedenlerle; ilk derece mahkemesinin usul ve yasaya aykırı kararının ortadan kaldırılmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili tarafından sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafından dosyaya sunulan istinaf dilekçesini haksız ve hukuka aykırı bulduğunu, Dava dilekçesinde de izah edilen o dönem mülkiyeti müvekkile ait ... ili ... ilçesi ... mah. ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ... bağımsız bölüm numaralı taşınmaz üçüncü kişi ... 'in davalıdan kullandığı konut kredisiyle 04.02.2014 tarihinde belirtilen kişiye satıldığını, ancak bugüne kadar bu taşınmaza ilişkin satış tutarı karşı tarafla yapılan görüşmelere ve taleplere rağmen müvekkile ödenmediğini, istinaf dilekçesinde kabul ve beyan edildiği üzere o dönem mülkiyeti müvekkile ait taşınmazın satış bedeli müvekkilin herhangi bir yazılı veya sözlü talimatı olmaksızın ihbar olunan ... 'e kullandırılan kredi bedeli, kendisinden alınan mal bedeli ödeme talimatı ile kooperatif hesabına ödendiğini, taşınmazın mülkiyeti müvekkile ait ve tapudaki satış işlemi de müvekkil ve ... arasında olmasına rağmen üçüncü şahıs konumundaki kooperatif hesabına bu ödemenin müvekkilin bilgisi ve talimatı dışında yapılması hukuka aykırı olduğu gibi haksız ve yersiz olduğunu, taraflar arasında aynı taşınmazdaki 6 numaralı bağımsız bölümle ilgili daha önce görülen ve sonuçlanan davada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 2019/1354 esas, 2021/1094 karar sayılı dosyasında "Davalı bankadan gelen bilgi ve belgeler, kredi ödeme dekontu incelendiğinde davalı bankanın 05/02/2014 tarihinde 30.000,00 TL krediyi toplu konut kredilendirme sözleşmesi kapsamında önce ihbar olunan kooperatif hesabına, anılan hesaptan da ... hesabına aktardığının görüldüğünü, kooperatif hesabından ... hesabına 30.000,00 TL kredinin aktarılmasına ilişkin kooperatif tarafından davalı bankaya verilen herhangi bir talimat bulunduğu ise davalı banka tarafından usulüne uygun delillerle ispatlanamadığını, bu durumda mahkemece taşınmaz satışı nedeniyle ... tarafından kullanılan 30.000,00 TL kredinin, toplu konut kredilendirme sözleşmesi kapsamında,kooperatif hesabına aktarıldıktan sonra taşınmaz satıcısı olan davacı ... tarafından taşınmazın resmi satış işlemi yapıldığından anılan davacı hesabına yatırılması gerekirken, kooperatifin herhangi bir yazılı talimatı da bulunmadan ihbar olunan ... hesabına aktarılmasının usulsüz olduğu, davacı ... 'in taşınmaz satış bedelinin tahsilini kullandırılan kredi kapsamında davalı bankadan talep edebileceği gözetilerek davacı ... tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğini, dairece ilk derece mahkemesi kararı kaldıralarak davacı ... 'in hüküm altına alınan alacağına davalı bankanın ihbar olunan ... 'ın kullandığı krediyi ... 'ın hesabına aktardığı 05/02/2014 tarihinden itibaren, yapılan işlemin bankacılık işlemi olduğu gözetilerek, avans faizi işletilmesine karar verilmiştir." şeklinde karar verildiğini, davalı tarafın diğer istinaf gerekçelerinin de davanın esasıyla bir ilgisi bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davalının istinaf başvurusunun reddini talep etmek gerektiğini, açıklanan nedenlerle davalının haksız ve hukuka aykırı istinaf başvurusunun reddiyle hukuka ve hakkaniyete uygun yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dava uğranılan zarar talebine ilişkindir.Davalı banka ile dava dışı kooperatif arasında 22.01.2015 tarihli kredi toplu kredilendirme sözleşmesi imzalanmış olup sözleşmenin 3. Ve 4. Maddelerinde kredi tahsisi için gerekli koşullar sayılmıştır.Sözleşmenin 4.5 maddesi incelendiğinde: tahsise karar verilen kredi tutarının kredi kullandırma talimatında yer alan havale talimatına istinaden Kooperatifin banka nezdindeki hesabına aktarılacağı düzenlenmiştir.Dava dışı ... 'ın 05.02.2014 tarihli imzalı beyanında kredinin ... Kooperatifinin Kayseri ... nezdinde yer alan ... numaralı hesabına aktarılmasını talep ettiği görülmüştür.Davaya konu taşınmazın 12/11/2013 tarihinde ferdileştirilme suretiyle davacı ... adına tescil edildiği, davacı tarafından taşınmazın 04/02/2014 tarihinde dava dışı ... 'e satıldığı Tapu Sicil Müdürlüğünün kayıtlarından anlaşılmaktadır.Dosya incelendiğinde; Mahkeme tarafından davalı banka ve kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yapılmadan karar verildiği görülmüş olup, uyuşmazlığın çözümü açısından davalı banka ve dava dışı kooperatif kayıtları üzerinde bahse konu kredi sözleşmelerindeki hükümler, ödeme belgelerinin bankacı ve hukukçu bilirkişi marifetiyle inceleme yapılarak dava dışı ... 'in taşınmazın satışı tarihi itibariyle kooperatife borcunun bulunup bulunmadığı, davacı ... 'in satım tarihi itibariyle kooperatif üyesi olup olmadığı, davacı ... tarafından banka tarafından yapılacak ödemenin dava dışı kooperatife yapılması yönünde bir talimatının bulunup bulunmadığı, bahse konu kredinin bağlı kredi olup olmadığı hususlarında rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle sonuç olarak HMK'nun 355. Maddesi uyarınca istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda,istinaf eden davalı vekilinin istinaf sebepleri yukarıda belirtilen yönlerden yerinde görüldüğünden, HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince istinafa konu edilen yerel mahkeme kararın kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 04/05/2023 tarih ve 2022/204 E - 2023/398 K sayılı kararın KALDIRILMASINA,
3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
4-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine ,
5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve isitnaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
7-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.19/10/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.