mahkeme 2023/1612 E. 2023/1705 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1612

Karar No

2023/1705

Karar Tarihi

19 Ekim 2023

T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1612
KARAR NO: 2023/1705
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/07/2023
NUMARASI: 2022/901 E. 2023/679 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/10/2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 19/10/2023
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 12/07/2023 tarih ve 2022/901 E - 2023/679 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu ...'ın eski eşi borçlu ... ile davacı banka arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmış olup Genel Kredi Sözleşmesi ile kredi hesabı açılmış ve ticari hesaba bağlı kredi kartı tanımlanmış olduğunu, söz konusu kredi sözleşmesinde ... müteselsil kefil olarak borçlu olup kefalet hükümleri gereği borcun tamamından sorumlu olduğunu, iş bu krediye ilişkin borçlar ödenmemiş olup ödenmeyen borçlar sebebiyle davacı banka tarafından Kayseri 'Banka Alacakları İcra Müdürlüğu'nün ... E, sayılı dosyası ile müteselsil kefil olarak borçlu ... aleyhine icra takibi başlatılmış, davalı borçlu ... 28.03.2022 tarihinde borca itiraz etmiş olup Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğünce icra takibinin durdurulmasına karar verilmiş olduğunu, iş bu kredi kullanımları neticesinde kredi borcu ödenmemiş olup müteselsil kefil olarak borçlu ...'a davacı banka tarafından 03.02.2022 tarihinde borun muaccel hale geldiği ve ödenmesi gerektiği hususu ihtarmame ile bildirilmiş olduğunu, davacı banka yasa doğrultusunda üzerine düşen bütün edimleri yerine getirmiş olduğunu, davalı borçlu borca kötü niyetli itiraz etmiş olmakla İİK gereği asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerekmekte olduğunu, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen sonuç alınamadığını, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunı Madde 67/2 hükmüne göre; açılan itirazın iptali davasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, diğer tarafın talebin üzerine hükmolunan değerin yüzde yirmisinden az olmamak üzere uygun bir tazminata mahkum edilir denildiğini, davacı bankanın yasa doğrultusunda üzerine düşen bütün edimleri yerine getirmiş olduğunu, Davalı borçlu borca kötü niyetli itiraz etmiş olmakla; mevcut borcunu inkar etmekte olduğunu, davalı borçlunun itiraz dilekçesindeki iddiaları genişletmesine muvafakatleri olmadığını belirterek davanın kabulü ile; davalı borçlunun Kayseri Banka Alacakları icra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin kaldığı yerden devamına, davalı-borçlu aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkeme kararında; "...Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davalı tarafça davacı bankaya borcunun bulunmadığı belirtilerek takibe itiraz edilmiş ve bunun üzerine mahkememizde itirazın iptali davası açılmış ise de, davacı tarafça dosyaya sunulan belgelerden ve bilirkişiden alınan 02/05/2023 tarihli rapordan anlaşıldığı üzere, davalı ...’ın, dava dışı ... ’ın davacıdan almış olduğu krediye kefil olduğu ve dava dışı asıl borçlu ile davalının kefil olarak borçlarını ödemedikleri ve bu şekilde taleple bağlı kalınarak 77.213,40 TL asıl alacak + 12.036,23 TL işleyen faiz (27.07.2021- 17,02.2022 9427,36) + 601,81 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 89.851,44 TL davalının kefil sıfatı ile davacıya borçlu olduğunun tespit edilmesi karşısında dosya kapsamı ile uyumlu, denetime elverişli bilirkişi raporu dikkate alınmış ve böylece, Davanın Kabulü ile, Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takipte davalı borçlunun itirazının iptali ile takibin taleple bağlı kalınarak 77.213,40 TL asıl alacak + 12.036,23 TL işleyen faiz (27.07.2021- 17,02.2022 9427,36) + 601,81 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 89.851,44 TL alacak üzerinden devamına, İtirazın iptaline ve takibin devamına karar verilen toplam alacak miktarı olan 89.851,44 TL’nin %20'si oranında icra inkâr tazminatının İİK mad 67 gereğince davalı borçludan tahsili ile davacı alacaklıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. davanın kabulü ile, Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takipte davalı borçlunun itirazının iptali ile takibin Taleple bağlı kalınarak 77.213,40 TL asıl alacak + 12.036,23 TL işleyen faiz (27.07.2021- 17,02.2022 9427,36) + 601,81 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 89.851,44 TL alacak üzerinden devamına, ..." şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili tarafından sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Bilgileri verilen dosyanın yapılan yargılamasında davacının icra dosyasına yapılan itirazının kaldırılması taleplerin kabul edildiğini ve davanın tam kabulüne karar verildiğini, söz konusu karar hukuken ve vicdanen kabul edilebilir nitelikte olmadığını, işbu kararın kaldırılması ile hukuka, yasaya ve vicdana uygun yeni bir karar tesis edilmesi gerektiğini, davaya konu edilen alacak, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacak olduğunu, müvekkilin asıl borçlu olan eski kocasına müteselsil kefil olduğu iddiası ile söz konusu alacak talep edildiğini, ancak müvekkilin genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil olduğu iddiası doğru olmadığını, alacaklı sıfatına sahip davacı tarafın basiretli tacir olarak özellikle genel kredi sözleşmelerinde bu şekli şartlara riayet etmesi gerektiğini, müvekkilin tacir sıfatının bulunmadığı da bu aşamada gözetilmesi gerektiğini, kefalet, akdi ve muaccel bir borç için söz konusu olabildiğini, gelecekte doğacak olan ve henüz doğmamış olan borca kefil olunamadığını, diğer yandan kefilin borçlu olduğu tutarın da likit olarak belirlenmesi, özetle borcun somut bir şekilde ortaya konması gerektiğini, dava konusu edilen alacak kalemi, genel kredi sözleşmesi kapsamında ... ’a kullandırılan kredi kartından kaynaklandığını, kredi kartı kullandırılmış olmasını, halihazırda muaccel bir borç doğduğu anlamına gelmediğini, müvekkilin bu aşamada müteselsil kefalet sözleşmesi yapması da, kefalet sözleşmesinin unsurlarını taşımadığından mütevellit geçersiz sayılması gerektiğini, 6098 sayılı yasanın 581 vd. maddeleri gereğince bir diğer husus, azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması halinde bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini, müvekkilin kefalet sözleşmesinde kendi el yazısı ile belirtmesi şartı olduğunu, söz konusu alacağa dayanak gösterilen genel kredi sözleşmesinde müvekkilin el yazısı ile bu hususların belirtilmediğini, matbu evrakların imza ettirildiği görüleceğini, söz konusu kefilliğin bu nedenle de geçerli olmayacağı tespit edilmesi gerektiğini, kefalet sözleşmelerinde sonradan yapılan, müvekkilin kefil olduğu miktarı artıran bazı değişikliklerin olması halinde de müvekkilin sorumluluğuna gidilemeyeceğinin açık olduğunu, müvekkilin sorumlu olduğu miktarın üzerinde bir bedel ile müvekkile ihtarname keşide edilmesi ve devamında icra takibine girilmesi açıkça yasaya aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilin borçlu olduğu iddia edilen dava konusu alacak kalemi için bir diğer önemli nokta da sözleşmenin kefil açısından sübjektif esaslı noktalarının sözleşmede yer alması hususu olduğunu, şekle bağlı bir sözleşmede, şekil şartının yerine getirilmiş sayılması için, sübjektif bakımdan esaslı olan noktaların da şeklin kapsamı içerisinde yer alması gerektiğini, huzurdaki dosyaya konu genel kredi sözleşmesine bakıldığında, müvekkil için sübjektif esaslı noktalar olarak nitelendirilen hususların kefalet sözleşmesinin şekli şartları içinde yer almadığının görüldüğünü, müvekkil, eski kocası olan ... ’ın kredi kullanabilmesi için eş olarak kendisinin rızasının olduğundan bahisle söz konusu belgelere imza attığını, kendisine herhangi bir açıklama yahut bilgilendirme yapılmadığını, müvekkil, kefil olarak değil rıza verdiğini beyan etmek için imza attığı şeklinde bir yanılsamaya maruz kaldığını, keza müvekkilin herhangi bir gelirinin bulunmadığını, tüm bu nedenler birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle kaldırılması gerektiğinin tartışmasız olduğunu, açıklanan sebeplerden ötürü istinaf kanun yoluna başvurma zarureti hasıl olduğunu, arz ve izah edilen nedenler ile re’sen gözetilecek sair sebeplerden dolayı; ilk derece mahkemesi tarafından verilen davanın tam kabulüne ilişkin hükmün kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine yahut mahkemece yeniden karar verilmesini, davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili tarafından sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 12.07.2023 tarihli, 2022/901 Esas ve 2023/679 Karar sayılı ilamına karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafın iddiaları hukuki mesnetten yoksun olup cevap verme gereğinin hasıl olduğunu, 02.05.2023 tarihli birikişi raporunda bilirkişi tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde iddiaların doğruluğu ve haklılığın sübuta erdiğini, bilirkişi tarafından tespit edilen borç miktarı ile müvekkil bankanın davalı aleyhine başlattığı icra takibinde yer alan borç miktarı birebir aynı olduğunu, nitekim bilirkişice yapılan inceleme sonucu dosyaya sunulan sözleşme belgelerinin incelenmesi ile davalı ...'ın 22.11.2019 tarihli 100.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesine yine 22.11.2019 tarihli Kefalet Sözleşmesi ile 110.000,00 TL limitle müteselsilen kefil olduğu belirlendiğini, nitekim kefilin eş rızası beyanı da sözleşmede bulunduğunu, kefalet sözleşmesinde el yazısı ile yazılmış olarak kefil olunan miktar, kefalet türü ve kefalet tarihi bilgileri yer aldığını, İşbu sözleşmede de davalı tarafça ileri sürülen ve sıkı sıkıya riayet gereken şekil şartları eksikliği iddiası bilirkişice de incelenen ve tasdiklenen davalının el yazısıyla gerekli bilgileri tamamlaması ile bertaraf edildiğini, kefalet sözleşmesi kanunda yer alan şekil şartlarına uygun şekilde tanzim edildiğini, davalının, eş rızası için imza attığını, kefil olduğunu bilmediği iddiaları da davalının kendi el yazısıyla müteselsil kefalet, kefalet tarihi, kefalet miktarı gibi ibareleri yazması sonucu yine mesnetsiz kalacağını, davalı taraf istinaf dilekçesinde her ne kadar matbu evraklar imzalatıldığı yönünde hukuki mesnetten yoksun iddialarda bulunmuş ise de davalının kendi el yazısının yer aldığı ve kanunda tanımlanan şekil şartlarına uygun kefalet sözleşmesi imzalandığı dosyaya sunulan sözleşmeler ile sabit olduğunu, davalı taraf istinaf dilekçesinde, sözleşmenin kefalet sözleşmesi olduğunu bilmediği yönünde iddiada bulunduğunu, davalı kefil ...'ın kendi temerrüdüne göre yapılan hesaplamayla kefaletten dolayı sorumluluğu azami sorumluluk miktarı olan 110.00,00 TL'yi aşmadığını, Genel Kredi Sözleşmesini hükümlerinde madde 9 Kefalet başlığı altında kefilin sorumluluklarını ve sınırlarını açıklandığını, sözleşmeye taraf olmak adına imzalar atılırken ortalama dikkat ve özen yükümlülüğü çerçevesinde davalının okumadan veyahut anlamadan sözleşmeyi imzalaması ve kendi özensizliğine dayanarak müvekkil bankayı hak kaybına uğratması hukuka aykırı olacağını, nitekim imzalandığı sırada kredi sözleşmesinde kefalet miktarı açıkça belli olduğundan ayrıca kredi kartı limiti de alenen belli olduğundan tutarın likit olmaması iddiası iyi niyetten yoksun bir iddia olduğunu, davalı tarafın hukuki mesnetten yoksun iddialarına cevap verme gereğini hasıl olduğunu, izah edilen ve re'sen değerlendirilecek nedenlerle Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 12.07.2023 tarihli, 2022/901 Esas ve 2023/679 Karar sayılı ilamının kabulünü, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava itirazın iptali davasıdır.Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının T.C. ... A.Ş olduğu, borçlunun ... olduğu, takibin 77.213,40 diğer (istenen %27.36 yıllık diğer), 12.036,40 TL 03/02/2021 - 17/02/2022 işlemiş faiz 601,81 TL BSMV olmak üzere toplam 89.851,44 TL alacak nedeniyle ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağı olarak 22.11.2019 tarihli genel kredi sözleşmesinin gösterildiği görülmüştür.Davalının 22.11.2019 tarihli genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzalamıştır.Mahkemece aldırılan 02.05.2023 tarihli bankacı bilirkişi raporunda; takibe konu edilen kredi ürününün ... ... numaralı ticari kredi kartı olduğu belirtildiği görülmüştür.Banka ticari kartı davalının fiili kullanımında olduğu yönünde bir iddiası olmadığı gibi dosyaya bu yönde delil de sunmadığı görülmektedir.Bilindiği üzere kefilin ticari kredi kartından kaynaklanan borçtan sorumlu olabilmesi için genel kedi sözleşmesinde bu yönde açık bir hüküm yada ticari kredi kartı sözleşmesinden dolayı ayrı bir sözleşme olup kefilin bunu imzalaması gerekmektedir. (Yargıtay 11 H.D 2020/2883 Esas 2020/5804 Karar- 19. H.D 2015/8600 Esas 2016/2222 Karar )Hükme esas alınan bilirkişi raporunda taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde bu yönde açık bir hüküm olup olmadığı yada ticari kredi kart borcuna kefil olduğuna dair imzalanmış ayrı bir sözleşme olup olmadığı irdelenmeden hazırlanmış olunup eksik incelemeye dayalı rapora dayanılarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Açıklamalar ışığında davalının istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 12/07/2023 tarih ve 2022/901 E - 2023/679 K sayılı kararın KALDIRILMASINA,
3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
4-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine ,
5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
7-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 19/10/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim