mahkeme 2024/333 E. 2025/655 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/333

Karar No

2025/655

Karar Tarihi

8 Nisan 2025

T. C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/333
KARAR NO: 2025/655
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/11/2023
NUMARASI: 2022/49 Esas 2023/1043 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 18/01/2022
İSTİNAF KARARININ
VERİLDİĞİ TARİH: 08/04/2025
YAZILDIĞI TARİH:10/04/2025
Yukarıda ayrıntılı bilgileri yazılı Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/49 Esas, 2023/1043 Karar sayılı kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.02.2021 tarihinde, plakası ve kimliği tespit edilemeyen dava dışı sürücünün sevk ve idaresindeki plakası tespit edilemeyen araç ile ... Bulvarı üzerinden yaya olarak karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacının ayağının üzerinden geçmesi ve davacının yaralanması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, davacının meydana gelen işbu trafik kazası sebebiyle ağır şekilde yaralandığını, kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, aynı zamanda bakıcı ihtiyacı doğduğunu, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde, davacının hiçbir kusurunun bulunmadığını, dava konusu trafik kazasına kusuruyla sebebiyet veren araç ya da sürücüsünün tespit edilemediğini, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 2021/33526 sayılı dosya üzerinden soruşturma yapıldığını ve daimi arama kararı verildiğini, davacının dava açmadan önce zararının giderilmesi için KTK’nun 97.maddesi uyarınca davalıya başvurduğunu ancak davalının ödeme yapmadığını belirterek kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik, 100,00 TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 100,00 TL ve bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik, 100,00 TL olmak üzere toplam 300,00 TL’nin kaza tarihi olan 01.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı Güvence Hesabı'ndan (teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Suriye uyruklu olduğunu, Türkiye vatandaşı olmadığını, Türkiye Cumhuriyeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti arasında da teminattan muafiyete yönelik herhangi bir yürürlükte anlaşma olmadığını, davacı tarafa MÖHUK gereğince teminat yatırmak üzere süre verilmesi gerektiğini, aksi takdirde davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının dava tarihinden önce KTK’nun 97.maddesine uygun bir şekilde başvuru yapmadığını, sunması gereken belgelerin tamamını sunmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeni davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; Davanın kısmen kabulü ile, 1.412,95-TL geçici iş göremezlik zararı, 51.998,76-TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 53.411,71-TL maddi tazminattan geçici iş göremezlik zararının ZMMS poliçesi sağlık/tedavi giderleri limitinden karşılanmak, sürekli iş göremezlik zararının ise ZMMS poliçesi sakatlık/ölüm teminatı giderinden karşılanmak ve ZMMS poliçesi teminat limitleri ile sınırlı sorumlu olmak üzere temerrüt tarihi olan 18/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Güvence Hesabı'ndan alınarak davacıya verilmesine, Davacının bakıcı gideri zararı bulunmadığından isteminin reddine, Davacının avans faizi talebinin reddine, karar verildiği görülmüştür.
TARAFLARCA İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, 18/01/2024 havale tarihli istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın hakkaniyete dosya kapsamına ve somut olayın özelliklerine aykırı olduğunu, istinafa konu karara esas alınan bilirkişi raporunda müvekkiline atfedilen kusuru kabul etmediklerini, müvekkilinin maluliyetine sebep veren kazada plakası ve kimliği belirlenemeyen araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, hesaplanan tazminatın asgari ücret, kusur oranı veya artan maluliyet oranına bağlı olarak değişme ihtimali gözetildiğinde bu hususta ilerde araç sürücüne ve malikine ve yahut başkaca sorumlulara karşı ikame edilecek davalar bakımından; eldeki dosyada alınan raporların usuli kazanılmış hak oluşturmayacağını, asgari ücret, kusur oranı veya artan maluliyet oranına ilişkin olarak bir değişiklik olması durumunda maddi tazminat bakımından fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını hükmün kanuna aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, talepleri doğrultusunda hüküm kurulmasını talep etmiştir. Davalı Güvence Hesabı Vekili 04/01/2024 Tarihli Tehir-i İcra Talepli İstinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın başvuru şartlarını yerine getirmediğini, genel şartların B.2maddesi kapsamında ki talep edilen belgeler ibraz edilmediği sürece de başvuru şartı yerine getirilmiş sayılmaz.. Bu nedenle davacı tarafından başvuru şartı tam olarak yerine getirilemediğinden 6704 sayılı kanun gereği başvuru şartı tam olarak yerine getirilmeksizin açılan huzurdaki davanın başvuru şartı eksikliği nedeniyle REDDİ gerektiğini, davacı tarafın beyanı dışında kazaya ilişkin her hangi bir somut delilin sunulmadığını, dosya içeriğinde kaza tutanağı, ambulans formu, muayene formunun bulunmadığını, tek taraflı beyan ile kaza tespit tutanağının oluşturulduğunu, maluliyet raporunda esas alınan yönetmeliğin hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik zararlarından müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, maddi tazminat talebinin reddi gerektiği, zorunlu trafik sigortalarında geçici iş göremezlik tazminat teminatlarının yer almadığını, müvekkil kurumun tedavi giderlerinde de sorumluluğunun bulunmadığını, Sosyal güvenlik Kurumundan davacı tarafa her hangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin değerlendirilerek incelemeye alınabilmesi için Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarının gerçekleşmiş olması zorunludur. Bu maddede sayılan koşullardan birinin mevcut olmaması halinde istinaf başvurusunun usulden reddedilmesi gerekir. Bu şartlar kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmaktadır. İstinaf talebine konu eldeki dosya kapsamı incelendiğinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarında herhangi bir eksiklik bulunmadığı, davacı vekili ile davalı Güvence Hesabı vekilinin istinaf başvurusunun ön inceleme bakımından kabul edilebilir olduğu ve inceleme aşamasına geçilmesi gerektiği tespit edilmiştir.6100 sayılı HMK'nın 355. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin, incelemesini kamu düzenine ilişkin hususlar hariç olmak üzere istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplere bağlı olarak yapması gerektiği hususu düzenlenmiştir. (Aynı yönde Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2018/9860 Esas ve 2018/14781 Karar sayılı ilamında da Bölge Adliye Mahkemelerinin istinaf sebepleri ile bağlı olduğu vurgulanmıştır.)
Yukarıda açıklaması yapılan 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince davacı vekili ile davalı Güvence Hesabı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar ile bağlı kalınarak ilk derece mahkemesine ait dava dosyası esas bakımından incelendiğinde;
İstinaf incelemesine konu dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile, 1.412,95 TL geçici işgöremezlik zararı, 51.998,76 TL sürekli işgöremezlik tararı olmak üzere toplam 53.411,71 TL maddi tazminatın 18/11/2022tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine dair karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile davalı Güvence Hesabı vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekilince davaya konu kazanın meydana geldiğinin ispat edilemediği belirtilerek karar istinaf edilmiş ise de davacının beyanı, davacıya ait dosya kapsamında alınan doktor raporları ile davacı tarafından sunulan doktor raporu, yine dosya kapsamında dinlenen tutanak mümzii beyanı ve olayla ilgili Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/33526 soruşturma nolu dosyası ile olayın gerçekleştiğinin kabulü ile daimi aramaya alınmış olması birlikte değerlendirildiğinde, davacının iddiasına konu kazanın meydana geldiği ve davacının yaralanmasının iddiaya konu kaza nedeniyle oluştuğu kanaatine varılmış olup, aksi yöndeki davalı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Davacı tarafça dava açılmadan önce davalı Güvence Hesabına eksik belgeler başvurmuş olması nedeni ile dava tarihine kadar davalı temerrüdü oluşmadığından, dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi usul ve yasaya uygun olup, aksi yöndeki davalı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E:2021/11777, K:2022/4888 sayılı ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E:2021/12597, K:2022/4965 sayılı kararları da aynı yöndedir.) Somut olayımızda kaza 01/02/2021 tarihinde gerçekleşmiş olup, 20/02/2019 tarihinden sonra uygulanması gereken Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanan Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 18/01/2023 tarihli maluliyet raporu hükme esas alınarak karar verilmesi doğrudur. Dolayısıyla davalının maluliyet yönetmeliğinin hatalı olduğu, raporunun yetersiz olduğu ve maluliyet oranı bakımından çelişki bulunduğu kapsamındaki istinaf itirazlarının da yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E:2020/8835, K:2021/2355 sayılı kararındaki açıklamalar da nazara alındığında; davacı için, TRH 2010 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması doğru olup davalı Güvence Hesabı'nın %1,8 teknik faiz uygulanarak tazminatın hesaplanması gerektiği yönündeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamında bulunan Melikgazi Sosyal Güvenlik Müdürlüğü'nün 21/02/2022 tarihli yazı cevabında, davacıya geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı bildirildiğinden bu yönüyle eksik araştırmayla karar verildiği şeklindeki davalı Güvence Hesabı istinaf itirazı da haklı bulunmamıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E:2015/7677, K:2015/10693 sayılı kararında da belirtildiği üzere davalı Güvence Hesabı, bedensel zararlardan sorumlu iken ve Güvence Hesabı hakkında düzenlenen hükümlerde hesabın geçici iş göremezlik tazminatından ve tedavi gideri ile bakıcı giderinden sorumlu olmadığı yönünde bir hüküm bulunmamasına göre geçici iş görememezlik zararının Güvence Hesabı teminatının kapsamında kaldığı yönündeki ilk derece mahkemesi kararı doğru olup aksi yöndeki davalı istinaf itirazı yerinde bulunmamıştır. Öte yandan KTK'nın 6704 sayılı Yasayla değişik 90, 92, 93, 97 ve 99. maddelerinin kimi yönlerden Anayasanın bir kısım hükümlerine aykırılık oluşturacağından bahisle yapılan itiraz başvuruları üzerine, 09/10/2020 günlü ve 31269 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 esas ve 2020/40 karar sayılı ilamında; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 14/04/2016 tarihli ve 6704 sayılı Yasası'nın 3. maddesiyle değiştirilen 90. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "... ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda .." ibaresi ile ikinci cümlesinde yer alan "... ve genel şartlarda..." ibaresinin; aynı Kanunun 92'nci maddesine 6704 sayılı Yasa'nın 4. maddesiyle eklenen "i" bendinin; Anayasaya aykırı olduğundan iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle, davalının sorumluluğunun kapsamının 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinde yapılan değişiklikle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre belirleneceği söylenemez. Dolayısıyla da 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.5. maddesinin (b) bendine göre geçici iş göremezlik tazminatından Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olacağı düzenlemesinin de olayımızda uygulanma imkanı kalmayıp geçici iş göremezlik tazminatından davalının sorumlu tutulması doğrudur.
Dosya kapsamında ilk derce mahkemesince tarafların kusur oranına ilişkin rapor alınmış alınan raporda davacı %75, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç %25 kusurlu bulunmuş, raporun ve kusurun olayın oluşuna uygun olduğu değerlendirildiğinden, davacı vekilinin kusura ilişkin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
İlk derece mahkemesince, hesap bilirkişisinin hükme esas alınan ek raporunda 2023 tarihinde geçerli olan asgari ücret esas alınmış, nihai karar 21/12/2023 tarihinde verilmiş olup, hüküm tarihinde en yakın asgari ücrete göre tazminat hesabı yapıldığından davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesinde belirtilen koşulların varlığı halinde, incelenen ilk derece mahkemesine ait dava dosyasındaki kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması durumunda istinaf incelemesi sırasında istinaf talebinin esastan reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Bu durum istinaf incelemesi sırasında duruşma yapılmadan karar verilebilecek haller kapsamında yer almaktadır.
Hal böyle olunca yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; istinaf başvurusunda bulunanın sıfatı ve istinaf nedenleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme üzerine; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı vekili ile davalı Güvence Hesabı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği anlaşılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere)
1-) Tarafların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-) a-)Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacıdan peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile eksik kalan 187,80 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
b-) Alınması gereken 3.648,56 TL istinaf karar harcından davalı tarafından yatırılan 912,14 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.736,42 TL daha harcın davalı Güvence Hesabından alınarak Hazineye irat kaydına,
3-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 uyarınca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-) Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
5-) Taraflarca istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatıranlara İADESİNE,
6-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin 6100 sayılı HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; tarafların yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b-1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1 - a maddesi uyarınca uyuşmazlık miktarı itibariyle Yargıtay'da temyiz yolu kapalı (kesin) olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 08/04/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim