Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/2541
2026/244
12 Şubat 2026
T. C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/2541
KARAR NO: 2026/244
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/10/2024
NUMARASI: 2023/350 Esas, 2024/825 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 17.04.2023
İSTİNAF KARARININ
VERİLDİĞİ TARİH: 12.02.2026
YAZILDIĞI TARİH: 12.02.2026
Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/350 Esas, 2024/825 Karar sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ...'un 2022-2023 ... sezonu ... haftası boyunca ..., ..., ..., ... ve ... illerinde ... ticari işyeri üyeliği alım satımı konusunda tek yetkili satıcısı olduğunu, davalı şirktin 29/10/2022 tarihinde bireysel üyeliğini işyerinde ticari amaçla kullandığını, bireysel abonelik ile ticari abonelik ücreti arasında bir fiyat farkı bulunduğunu, bu nedenle yapılan yayınlara ilişkin bireysel abonelik söz konusu olduğunu, davalı tarafça ticari abonelik kapsamında kullanıldığını, ... Hotel'de ekranda ... logosu ile maç yayınının müşterilere izletildiğinin tespit edildiğini, bunun üzerine müvekkili şirketinin davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeni ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası kapsamında ilamsız icra takibi başlattığını, ancak davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu belirterek, davalı tarafın icra takibine yaptığı itirazın iptali ile Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından takibin 46.800,00-TL üzerinden devamına, davalı aleyhine %40'dan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; müvekkili şirketin ... Otel isimli otelin işletmeciliğini yaptığını, müvekkilinin maç yayınlarını içeren ... üyeliği bulunmadığını, davacı tarafça müvekkilinin taraf olduğu herhangi bir sözleşme sunulmadığını, müvekkilinin maç yayınlarına yönelik taraf olduğu bireysel abonelik bulunmadığını, davacı tarafça sunulan tutanak tarihinde ... ...spor ...spor maçı için ...spor kafilesinin ... otelde konakladığını, söz konusu tarihte oynanan ... ...spor ... maçı, ...spor kulüp yetkilileri ve futbolcularının tamamen kendi kişisel bilgisayarları vasıtasıyla maç yayını açtıklarını bu olayda müvekkilinin hiçbir dahilinin bulunmadığını, ayrıca ... tarafından tutulan tutanağın hukuka aykırı olduğunu, davacı taraf her ne kadar ...'un 2022-2023 sezonunda ... maçları için tek satıcısı olduğunu ileri sürerek müvekkilinin bireysel abonelik ile ticari kullanımda bulunduğu iddiasıyla tazminat talebinde bulunmuş ise de davacının iddialarını kabul etmediklerini, son değişiklikler ile birlikte ..., ... Anonim şirketine ait bir marka olduğunu, bu kapsamda TFF tarafından ...lig'in yayın haklarının 2022/2023 sezonu içinde de ...'e (...) verildiğini, ilgili sözleşmenin tarafının ... A.Ş olduğunu,... yayın haklarının davacıya verilmediğini, davacının iddia ettiği aykırılık durumunda dava dışı ... A.Ş'nin müvekkiline dava açması gerektiğini belirterek davanın reddi ile davacının takip tutarının %20'si oranında kütöniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; eldeki davada tanık beyanları, soruşturma dosyaları ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı şirkete ait otelde müşterilere maç yayını açıp izlettiğini ispatlamak için gizli video çekimi yapmak suretiyle hukuka aykırı delil elde edildiği görülmektedir. 01.10.2011'de yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat hakkı” başlığını taşıyan 189/2. maddesinde; “Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamız.” hükmü ile açıkça hukuka aykırı olarak elde edilmiş delilerin ispat gücü olmayacağı kabul edilmiştir. Böylece Hukuk Yargılamasında da ispat hakkının delillere ilişkin yönünün hukuki çerçevesi çizilmiş; bir davada ileri sürülebilecek her türlü delilin mutlaka hukuka uygun yollardan elde edilmiş olması, eş söyleyişle yasak delil niteliğinde olmaması esası getirilmiştir. Anılan düzenlemeye göre, hukuka aykırı olarak elde edildiği anlaşılan delillerin, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamayacağı düzenlenmek suretiyle yargılama sırasında taraflarca sunulan delillerin elde ediliş biçiminin mahkeme tarafından re'sen gözönüne alınması ve bu delillerin hukuken meşru yol ve yöntemlerle elde edildiği, delilin her ne suretle olursa olsun hukuka aykırı olarak elde edildiğinin tesbiti halinde, diğer tarafça bu konuda itiraz ileri sürülmese dahi mahkemece bu sunulan delillerin caiz olmadığına karar verilerek, dosya kapsamında değerlendirilmemesi ilkesi benimsenmiştir. Diğer taraftan, hukuka aykırı elde edilen delillerin yargılamada değerlendirilmesi konusunda 01.10.2011 tarihine kadar Medeni Usul Hukukunda açık bir yasa hükmü olmadığı halde, gerek mülga 1412 sayılı CMUK'nda gerekse de 5271 sayılı CMK'nda açık düzenleme yapılmıştır. Mülga 1412 sayılı CMUK'nun 254/2. maddesinde "Koğuşturma makamlarının hukuka aykırı şekilde elde ettikleri deliller hükme esas alınamaz.” denilmiş, 5271 sayılı CMK'nun 206/2-a maddesinde "ortaya konulması istenilen delilin, kanuna aykırı olarak elde edilmesi halinde reddolunacağı" düzenlendiği gibi Anayasa’nın 38. maddesinin altıncı fıkrasında, kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği açıkça hükme bağlandığından ve bu Anayasal kural, her ne kadar, ceza yargısına ilişkin gibi görünse de, tüm yargı çeşitleri, bu arada adlî yargı bütünü içinde yer alan hukuk yargısı bakımından da geçerlilik taşıyan bir düzenleme konumunda olduğu, yargısal uygulamalarda kabul edilmiştir. Bu şekilde davacının delil olarak dosyaya sunduğu kayıtların delil olarak değerlendirilemeyeceği açıktır.
Davacının iddiasına yönelik yürütülen Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/79109 sayılı soruşturma dosyasında da " Müşteki tarafından olay günü otelde müşterilere yasal yükümlülüklere aykırı olarak maç yayını izlettirildiğine dair düzenlenen ... tarihli tutanakta oturma kapasitesinin 15-20, izleyici sayısının ise 7 olduğu ve bireysel üyelik olduğunun belirtildiği, müşteki tarafından çekilen görüntülerin incelenmesi sonucu düzenlenen CD çözüm tutanağında ise 2 şahsın ekranda yansıtılan görüntüyü izlediğinin belirtildiği, şüphelinin atılı suçlamaları kabul etmediğine dair savunması ile maç yayınını izleyen kişilerin müşteri olduğunun tespitine dair dosyada bir evrak bulunmaması ve izleyen kişi sayısı dikkate alındığında şüphelinin üzerine atılı suçları işlediğine dair yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediği anlaşılmakla, CMK.nun 172/1. maddesi gereğince şüpheli hakkında atılı suçtan kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına," karar verildiği, müştekinin itirazının reddi suretiyle takipsizlik kararının kesinleştiği görülmektedir. Her ne kadar davacı tanıkları otelde maç yayını izletildiğini ileri sürmüş ise de ... Anonim Şirketi'nin 09/11/2023 tarihli müzekkere cevabında ise ... A.Ş. adına üyelik bulunmadığını belirtilmiş olmakla davalının hiç aboneliği yokken müşterilerine maç yayını izletmesi fiilen mümkün değildir. Davacı taraf yemin deliline dayanmakta ise de iddiaya konu vaka ceza soruşturmasına konu olacak bir husus olduğundan HMK'nın 226. maddesi kapsamında yemin teklif edilemeyeceği de açıktır. Sonuç itibariyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş olup şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine, dair karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili süresi içinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; davalının sahibi olduğu otelde ... logosu ile maç yayınını müşterilere izlettiğinin tespit edildiğini ve buna ilişkin tutanak düzenlendiğini, davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle oluşan zararın giderilmesi için hakkında icra takibi yapıldığını, itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, davalının bireysel aboneliğinin dahi olmadığını ve ticari amaçla umama izletmediğini ileri sürmüş ise de söz konusu iddianın gerçek dışı olduğunu, davalının haksız kazanç elde ettiğini, yapılan video kaydının kaybolma olasılığı bulunan delillerin kaybolmaması amacıyla yapıldığını, hukuka aykırı delil sayılamayacağını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dairemizce, HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınmak suretiyle yapılan incelemede;
Dava, bireysel aboneliğin bulunduğu ancak bu aboneliğin ticari amaçla kullanıldığı iddiasına dayalı olarak oluşan zarar nedeniyle yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre; davalı şirkete ait otelin herhangi bir abonelik sözleşmesinin bulunmadığı, otelde bulunan ...Spor Kafilesinden bir kişinin şahsi bilgisayarı üzerinden maç yayınını duvara yansıtmak suretiyle iki kişiye izlettiği, davalı şirketin herhangi bir bireysel aboneliğinin bulunmadığının tespit edildiği, bireysel aboneliği bulunmayan davalının ticari amaçla maç yayını izletmesinin mümkün olamayacağı, ayrıca davacı şirketin avukatı olduğu belirtilen kişinin şahsi olarak otele girip video kaydı yapmasının da ilk derece mahkemesi kararında da açıklandığı üzere hukuka aykırı delil mahiyetinde olduğu ve HMK'nın 189/2 maddesine göre mahkeme tarafından bir vakıanın ıspatında dikkate alınamayacağı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu haliyle; ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu vakıa ve hukuki değerlendirmede kanuna aykırılığın bulunmadığı, davanın reddine yönelik ilk derece mahkemesinin verdiği kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere)
1-) Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-) Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 304.40-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 uyarınca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-)Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-)Davacı tarafça istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatırana iadesine,
6-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin 6100 sayılı HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; tarafların yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b/1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1 -a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.
12/02/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.