mahkeme 2024/225 E. 2024/605 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/225

Karar No

2024/605

Karar Tarihi

16 Nisan 2024

T. C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/225
KARAR NO: 2024/605
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/11/2023
NUMARASI: 2023/1016 Esas (ARA KARAR9
DAVA TÜRÜ: Trafik Sigortası Kaynaklı
İSTİNAF KARARININ
VERİLDİĞİ TARİH:16/04/2024
YAZILDIĞI TARİH:16/04/2024
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2023/1016 Esas sayılı dosyasında verilen 29/11/2023 tarihli ara kararı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/04/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davalının malik olduğu aracına ve menkullere, gayrimenkullere ilişkin olarak tasarruflarının sınırlandırılması ve menkuller ve gayrimenkuller yönünden teminatsız olarak satış ve devir men şerhli tedbir konulmasına, sayın mahkemenin bu talebinin uygun görmezse dava süresince dava dışı firma/şahıslara satış/devir işlemi halinde iyi niyet iddiasını önlemek amacıyla menkullerin (araç banka hesapları)ilgili birimlerine ve gayrimenkullerin tapu kayıtlarına davalıdır şerhi konulmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece Mahkemesi Tarafından 29/11/2023 tarihli ara kararı ile; eldeki davanın, trafik kazasından kaynaklı tazminat davası olduğu, davalıların menkul ve gayrimenkullerinin bizatihi uyuşmazlık konusu olmadığı, HMK'nun 389/1. maddesinin yasal koşulları bulunmadığı dikkate alınarak, ihtiyati tedbirin yasaca aranan koşullarının mevcut bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla ihtiyati tedbir talebinin reddine" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasından kaynaklı olarak müvekkilinin aracındaki hasar tutarının yaklaşık 200.000,00-TL olduğu anlaşılması karşısında dava sonunda alacak miktarının yüksek olması nedeniyle ve davalı işletenin yabancı uyruklu olması nedeniyle alacağının tahsil edilmesinin zor olacağı ve yabancı uyruklu işletenin mal kaçırma ihtimaline binaen ihtiyati tedbir talep edildiğini, davalı sigorta şirketinin cevap dilekçesinde asgari sorumluluk miktarının 120.000,00-TL olduğunu ve sigorta limitinin tamamının hasar olarak bir kısmının ise araç değer kaybı olarak ödendiğinden kendileri yönünden herhangi bir alacaklarının kalmadığını beyan ettiğini, dava konusu alacağının yalnızca araç sürücüsü ve araç işleteninden tahsil edileceğinin anlaşıldığını, bu kapsamda hem araç sürücüsünün hem de araç işletenin Suriye uyruklu yabancı olması nedeniyle ve dava konusu alacağı miktarının da dikkate alındığında dava konusu alacağın dava sonunda tahsil edilmesinin mümkün olmayacağı, hatta bu süreçte davalıların mal kaçırmasında pek mümkün olacağı karşısında müvekkilinin dava sonunda alacağını tahsil edemeyerek mağdur durumda kalacağının anlaşıldığını beyan ederek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ Ve GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi gereğince istinaf başvurusunun incelenebilmesi için öncelikle ön inceleme koşullarının gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Bu maddede sayılan koşullardan birinin mevcut olmaması halinde istinaf başvurusunun usulden reddedilmesi zorunludur. Bu şartlar kamu düzeninden olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmaktadır. İstinafa konu dosya kapsamı incelendiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 352. maddesinde düzenlenen ön inceleme koşullarında herhangi bir eksiklik bulunmadığı, davacının istinaf talebinin ön inceleme bakımından kabul edilebilir olduğu görülmüştür.
Davacı vekili, dava dilekçesinde; ... tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davalının malik olduğu aracına ve menkullere, gayrimenkullere ilişkin olarak tasarruflarının sınırlandırılması ve menkuller ve gayrimenkuller yönünden teminatsız olarak satış ve devir men şerhli tedbir konulmasına, sayın mahkemenin bu talebinin uygun görmezse dava süresince dava dışı firma/şahıslara satış/devir işlemi halinde iyi niyet iddiasını önlemek amacıyla menkullerin (araç banka hesapları)ilgili birimlerine ve gayrimenkullerin tapu kayıtlarına davalıdır şerhi konulmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından 29/11/2023 tarihli ara kararla, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup, bu karara karşı davacı vekili tarafından süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nın 389/1 maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” şeklinde düzenleme getirilmiştir.
İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için usule ve esasa ilişkin koşulların oluşması gerekir. Esasa ilişkin olarak mevcut durumda ortaya çıkabilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen olanaksız hale geleceğinden veya gecikme nedeniyle bir sakıncanın ya da ciddi bir zararın doğacağından endişe edilen bir durumun varlığı (HMK m. 389/1) ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi (HMK m. 390/3) gerekir. Usule ilişkin olarak istemde bulunan kişinin dava ehliyetinin ve hukuksal yararının olması, ayrıca dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir nedenini ve türünü açıkça belirtmesi ve kural olarak haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermesi gerekir. (HMK m. 392/1). Öte yandan, HMK 390/3 maddesi uyarınca, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Yukarıda belirtilen yasal düzenleme ışığında, uyuşmazlık konusu şey üzerine ihtiyati tedbir konulabileceği anlaşılmaktadır. Somut olayda tazminat talep edilmek suretiyle para alacağının tahsili istenmekte olup davalıların taşınır veya taşınmaz malvarlığı değerleriyle ilgili bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bir başka ifade ile eldeki alacak davasının konusu değildirler. Bu durumda mahkemece usul ve yasaya uygun bir şekilde ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi yerinde olup davacının ihtiyati tedbir bakımından yaptığı istinaf itirazları haklı bulunmamıştır.
6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesinde belirlenen koşulların varlığı halinde, incelenen ilk derece mahkemesine ait dava dosyasının ve kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması durumunda, istinaf incelemesi sırasında istinaf başvurusunun, duruşma açılmaksızın, esastan reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK md. 353/1-b-1 uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere)
1-)Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-) Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 157,75 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-)İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 uyarınca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-)Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-)Davacı tarafça istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatırana iadesine,
6-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin 6100 sayılı HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; tarafların yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b/1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1 - f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 16/04/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim