Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/2076
2025/59
10 Ocak 2025
T. C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2076
KARAR NO : 2025/59
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/07/2023
NUMARASI: 2021/374 Esas 2023/647 Karar
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
İSTİNAF KARARININ
VERİLDİĞİ TARİH:10/01/2025
YAZILDIĞI TARİH:10/01/2025
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2021/374 Esas 2023/647 Karar sayılı ilamı istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle inceleme aşamasında dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... günü saat 12:30 sıralarında, meydana gelen yaralamalı - maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda; müvekkili ... sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracı ile Develi yönünden ... yönüne seyir halinde iken ...mevki ... Kavşağı'na geldiği esnada, davalı ...'in sürücüsü olduğu ... plaka sayılı aracı ile meydan istikametinden gelip ... Caddesi'nden ... tarafına dönmek isterken yolu kontrol etmeden dönüş yaptığı esnada meydan istikametine gitmekte olan sürücüsü müvekkili ... olan ... plakalı araç sağ ön kısımları ile çarpışmaları neticesinden yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalılardan araç sürücüsü ...'in kavşaklarda geçiş önceliğine uymasına kuralını ihlal ettiği gerekçesiyle asli kusurlu olduğunun sabit olduğunu, müvekkillerinin içerisinde olduğu ... plaka sayılı aracın kullanılamaz duruma gelmiş olup, perte çıktığını, müvekkillerinin tedavileri esnasında bu gerekçeyle taksi kullanmak zorunda kalmış olup bundan dolayı da maddi zarar uğradıklarını, kaza sonrasında araç sahibi ... ve araç işleteni ... tarafından müvekkillerine destek olunmadığını, müvekkillerinin aranmadığını, müvekkillerinin kaza sonrasında çok sıkıntılı bir süreç geçirmiş olup kaza sonrası travma yaşadıklarını, müvekkilleri ... ile ...'nun kendileri de kaza sırasında yaralanmış olmalarına rağmen kazadan olumsuz etkilenen kızları ..., ... ve ... ile ilgilenmek durumunda kaldıklarını, müvekkili ...'nun kaza sırasında dizinin yarılması nedeniyle hala ağrı çekmekte olup, bu durum iş hayatını olumsuz etkilediğini, ...'nun ise kaza sonrası kulak çınlaması başladığın, kazadan sonra bir süre çalışamamış olan müvekkili ...'nun maddi olarak kayba uğradığını beyan ederek ... için 500 TL, ... için 500 TL, ... için 500 TL, ... için 500 TL, ... için 1.000 TL, toplamda 3.000 TL maddi zararın, aracı İşleten ...'ten kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte, davalı araç sahibi ... bakımından arabuluculuk anlaşamama tutanağının imzalandığı 15.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ve ... A.Ş.'den ise başvurumuzu tebliğ aldıkları 04.02.2021 tarihinden itibaren 8 gün sonrası olan 12.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline, müvekkillerinin oluşan manevi zararı için toplam 150.000 TL manevi zararın (... için 20.00TL, ... için 5.000 TL, ... için 20.000 TL, ... için 5.000 TL, ... için 100.000 TL) davalı araç sahibi ... ile İşleten ...'ten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, herhangi bir kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe teminat kapsamı ile sınırlı olduğunu, Adli Tıp Kurumundan kusur raporu alınması gerektiğini, zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtıl kişilerden olması gerektiğini, davacıların söz konusu olaydan dolayı SGK'den herhangi bir ödeme alıp almadığının tespitinin gerektiğini, tazminattın indirim gerektiren hususlarda araştırılma yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacıların istiap haddini aşmaları ve kavşağa hız sınırlarının çok çok üzerinde giriş yapmaları sebebiyle kazanın meydana geldiğini, müvekkillerinin kaza ile ilgili olarak hiç bir kusuru bulunmamakta olup yeni bir bilirkişi incelmesi yapılmasını talep ettiğini, davacıların dava dilekçesinde zarar kalemlerini maddi olarak 3.000.00 TL ve manevi olarak 140.000,00 TL olarak belirtmelerine rağmen dava değeri olarak 153.000,00 TL talep edilmiş olup 10.000,00 TL'lik farkın davacı tarafından açıklanmasını talep ettiğini, bununla birlikte davacının maddi ve manevi taleplerini dile getirirken tamamen soyut iddialarla hiçbir hukuki gerekçeye dayanmadıklarını, davacıların dilekçelerinde söz konusu kaza sonrasında müvekkillerinin kendilerine hiçbir şekilde destekte bulunmadıklarını, aramadıklarını iddia etmiş iseler de bu hususun doğru olmadığını, davacıların dava dilekçelerinde her ne kadar araçlarının pert olduğunu öne sürmüşlerse de müvekkilinen babası ile yaptıkları görüşmede aracın sadece lastik kısmında hasar olduğunu belirttiklerini, müvekkili ve ailesinin davacıların maddi zararlarının sigorta şirketince karşılanacağını düşünerek manevi olarak destek olmak amacıyla farklı zamanlarda 5.000,00'er TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL ödeme yaptığını, davacı tarafça maddi ve manevi tazminat taleplerinin soyut iddialardan ibaret olup ispatlanamadığını, davacıların bu süreçte çalışıp çalışmadıkları işyeri kayıtları ve sigorta kayıtlar ile tespit edilmesi gerektiğini, bununla birlikte davacılardan bazılarının yüzlerinde sabit iz kalıp kalmadığı hususunun tespiti açısından adli tıp kurumundan rapor alınması gerektiğini, karşı dava dilekçesinde; söz konusu kazanın davacı-karşı davalı tarafın hızını azaltmamasına ve istiap haddini aşmış olmasına bağlı olarak gerçekleştiğini, çarpışma şiddeti ve araçlardaki hasar göz önüne alındığında aracın normal kuralların çok üzerinde bir hızla seyrettiği ve kavşağa hız sınırlarının üzerinde giriş yapması sebebiyle kazaya sebep olduğunu, bununla birlikte davacıların kaza tespit tutanağında sabit olduğu üzere kaza esnasında araç içerisinde 5 kişi yolculuk yaparak, aracın taşıyabileceği maksimum yolcu miktarını (İSTİAP HADDİNİ) aştıklarını, bu hususun kazanın oluşumunda kilit rol oynadığını ve ortaya çıkan zararın artmasına neden olduğunu, müvekkillerden ...'in kaza sebebiyle beyin kanaması geçirmiş olup hamile olması nedeniyle hem kendisi hem de bebeği hayati tehlike geçirerek ambulans ile acil olarak ... Hastanesine sevk edildiğini, bu süreçte müvekkilinin günlerce yoğun bakımda kaldığını, müvekkilinin tedavisinin ciddi derecede uzun ve tehlikeli olduğunu, müvekkili ve ailesinin bu süreçte müvekkili kaybetme korkusu içerisinde hem maddi hem de manevi olarak ciddi derecede yıprandığını, müvekkilinin hem kendisinin ölümden döndüğünü, hem de kafa içi basıncının artması sebebiyle hangi doğum şeklinin uygun olduğu dahi tespit edilemeyerek çocuğunu kaybetme (düşük tehlikesi ) tehlikesi yaşadığını, müvekkilinin bu süreçte aracın perte çıkması sebebiyle aylarca Kayseri-Yahyalı arasında gidiş geliş yaparak ciddi masraflar yaptığını, yaşanan bu süreçten dolayı psikolojik sıkıntılar yaşadığını ve ... Hastanesinde psikolojik tedavi gördüğünü ve hala hem kendisi hem de 5 yaşındaki kızı ... için psikolojik tedavi aldığını, müvekkilinin çocuklarına dahi bakamayacak duruma geldiğini ve çocuklarına ücretli bakıcı hizmeti almak zorunda kaldığını, müvekkili ...'e ait aracın kaza sebebiyle pert olduğunu, müvekkilinin aracın sahibi olup kazada hiçbir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin kazadan sonra aracının perte çıkması sebebiyle değerinin çok altında bir bedele aracı devretmek zorunda kaldığını beyan ederek müvekkili ...'in uğramış olduğu zararlar için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500 TL maddi (Davalı ... AŞ ve davacı karşı davalı ...'dan talep edilmek üzere) 150.000 TL manevi ( Davacı karşı davalı ...'dan talep edilmek üzere) müvekkili ...'in uğramış olduğu zararlar için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500 TL maddi( Davalı ... AŞ ve davacı karşı davalı ...'dan talep edilmek üzere) tazminatın davalılardan alınarak müvekkillerine verilmesine karar verilmesini, asıl davanın reddine, karşı davasının kabulüne, müvekkili ...'in uğramış olduğu zararlar için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500 TL Maddi (Davalı ... AŞ ve Davacı-Karşı Davalı ...'dan tazmin edilmek üzere) 150.000 TL Manevi(Davacı Karşı Davalı ...'dan tazmin edilmek üzere) müvekkili ...'in uğramış olduğu zararlar için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500 TL Maddi (Davalı ... AŞ ve Davacı-Karşı Davalı ...'dan tazmin edilmek üzere) tazminatın davalılardan alınarak müvekkillere verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Taraflarca takip edilmemesi nedeniyle işlemden kaldırılmasına karar verilen ve yasal süre içinde yenilenmeyen davanın ...nın 150. maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA," dair karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı-karşı davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; 01.03.2023 tarihli duruşmanın öne alınmasına ilişkin ara kararın vekil sıfatıyla tarafına tebliğ edilmediği için duruşmadan haberdar olunamadığını, ilk derece mahkemesi ara karar ile her ne kadar duruşma gününü yakın tarihe almışsa da ara kararın tarafına tebliğ edilmediğini, uyaptan yapılan sorgulamada söz konusu ara kararın müvekkili asillere tebliğ edildiğini, vekil ile takip edilen davalarda tebligatların veile yapılması gerektiğini, bu nedenle tarafına tebliği yapılmayan ara karar uyarınca duruşmanın görülmesi ve dosyanın takip edilmediği gerekçesi dosyanın düşürülmesinin hukuka aykırı olduğunu, asıl davaya cevap süresi içerisinde tarafından karşı dava açılmış olup davacılar tarafından her ne kadar asıl dava takip edilmese dahi karşı dava bakımından davaya ve yargılamaya devam edilmesi gerektiğini, zira karşı dava bakımından davanın takip edilmeyeceğine yönelik bir beyanının söz konusu olmadığını, dosyanın ilk derece mahkemesi tarafından işin esası dahi görüşülmeden düşürüldüğünden dosyanın esası hakkında beyanlara gerek bulunmadığını, esas hakkında dava dilekçesine vermiş olduğu cevapları ve karşı dava dilekçesini tekrar ettiğini beyan ederek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili her ne kadar müvekkili adına istinaf başvurusunda bulunmuş ise de; 16/10/2023 tarihli dilekçesi ile müvekkili ... bakımından yapılan istinaf başvurusundan sadece bu müvekkili bakımından vazgeçtiğini beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl dava, trafik kazasından kaynaklı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesi gereği cismani zarardan doğan maddi tazminat ve aynı kanunun 56. maddesi gereği manevi tazminat istemine; karşı dava yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54.maddesi gereği cismani zarardan doğan maddi tazminat ve aynı kanunun 56.maddesi gereği manevi tazminat ile aracın maddi hasarından doğan maddi tazminata ilişkindir.
Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/07/2023 tarih 2021/374 Esas 2023/647 Karar sayılı kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı süresi içerisinde davalı-karşı davacı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355 maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür.
İlk Derece Mahkemesi tarafından, 23/03/2023 tarihli duruşma gününü bildirir tebligatın davalılar-karşı davacılar ... ve ...'e tebliğe çıkartıldığı, aynı tarihli duruşmada taraflar tarafından takip edilmeyen dosyanın işlemden kaldırılmasına ve 3 aylık sürenin sonunda 04/07/2023 tarihinde HMK'nın 150/5. Maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı-karşı davacı ... vekili tarafından, duruşma gününün davalı ... adına tebliğ edildiğinin, vekil olarak kendisine tebligat yapılmadığının ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu 11/1. maddesinde "Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır..." şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Somut olayda; davalı-karşı davacı ...'in asıl dava ve karşı davada kendisini vekil ile temsil ettiği, buna rağmen İlk Derece Mahkemesi tarafından duruşma gününü bildirir tebligatın vekil yerine asile çıkartıldığı, Tebligat Kanunu 11/1. maddesi göz önüne alınmadan vekil yerine, asile çıkartılan tebligat dikkate alınarak, dosyanın takip edilmediği gerekçesi ile verilen işlemden kaldırma ve HMK'nın 150/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılması kararının hatalı olduğu, yine karşı dava yönünden ise mahkemece herhangi bir hüküm kurulmadığı anlaşılmakla; buna yönelik davalı-karşı davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü gerektiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda izah edilen sebeplerle, davalı-karşı davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 353/1-a/5.maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-)Davalı-karşı davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a/5. maddesi gereğince KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 021/374Esas2023/647 Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-) Davanın yukarıda gerekçe bölümünde belirtilen hususlar değerlendirilerek yeniden görülmesi için dosyanın MAHKEMESİNE İADESİNE,
3-) Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde istinaf kanun yoluna başvurana iadesine,
4-) İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-) İstinaf yargılaması bakımından istinaf kanun yoluna başvuran tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine,
7-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin HMK'nın md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; tarafların yokluğunda, 6100 sayılı HMK md. 353/1-a/5. maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK md. 353/1 - a, 362/1 - g maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 10/01/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.