mahkeme 2025/638 E. 2025/711 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/638
2025/711
1 Eylül 2025
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - [
DAVALILAR : 1- ... - ... ...
2- ... - ... ...
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/06/2025
KARAR TARİHİ : 01/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 04/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkilinin kuyumcuda çalıştığını, davalıların müvekkilinden altın aldıklarını, altın bedelini ödeyeceklerine ilişkin müvekkilinde güven oluşturduklarını ve ödeme aracı olarak 31.08.2024 düzenleme tarihli senedi düzenlediklerini, senedin ödeme tarihinin 10/09/2024 olduğunu, müvekkilinin davalıları tanıdığından hemen ödeme tarihinde senedi icra takibine konu etmediğini, ödeme yapılmaması üzerine Kayseri Genel İcra Dairesinde ... sayılı icra takibini başlattığını, takibe davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini beyan ederek, alacağının davalılardan müşterek ve müteselsilen 10.09.2024 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava tensip aşamasında olduğundan dava dilekçesi davalılara tebliğ edilmemiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, bonoya dayalı alacak istemine ilişkindir.
Dava şartı medeni usul hukukuna ait bir kurumdur. Bunun amacı bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek; böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır. Dava şartları dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denir. Mahkeme dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit ederse davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hâkim tarafından re'sen gözetilir.
6100 sayılı HMK’nun 114/1. maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış ve yine HMK'nın 114/2. maddesi gereğince diğer kanunlarda sayılan dava şartlarına da atıfta bulunmuştur.
7155 sayılı yasanın 20.maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/a maddesindeki; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklindeki düzenleme ile kanunun yürülüğe girdiği 01.01.2019 tarihinden sonra açılacak konusu alacak ve tazminat olan ticari davalarda arabuluculuk müessesesi getirilmiş ve arabuluculuk için başvurunun bir dava şartı olduğunu benimsenmiştir.
Öte yandan 05/04/2023 tarihli ve 32154 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7445 sayılı "İcra İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" 31. Maddesi ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.
7155 Sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23. maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nda dördüncü bölümden sonra gelmek üzere “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlığıyla beşinci bölüm eklenmiş ve eklenen 18/a maddesine göre;
(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın,dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir..."
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 2022/4534 E, 2023/3417 K sayılı ilamında “…Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticari dava niteliğindeki alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir dava şartı niteliğinde olmadığı, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü yönünde hüküm tesisi yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, TTK'ya eklenen 5/A maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddeleri kapsamında dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. (ONANMASINA)” denildiği görülmüştür.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin: 2023/1047 E, 2024/4340 K tarihli kararında “…..Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her iki tarafın tacir ve ticari işletmesiyle ilgili olan nispi ticari davada davanın asliye hukuk mahkemesinde açıldığı, asliye hukuk mahkemesinin görevsizlik kararından sonra davacı tarafından arabulucuya başvurulduğu, dava tarihinin davanın asliye hukuk mahkemesinde açıldığı tarih olduğu, davacı tarafından, 6325 sayılı Kanun'un 18/A, 2 fıkrasına göre dava açılmadan önce, arabulucuya başvurulmadığının sabit olduğu bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. (ONANMASINA)” denildiği görülmüş olup iş bu davada da Kayseri Bölge Adliye Mahkemesinin .... E, ... K sayılı kararı ile sabit olduğu üzere davanın Ticaret Mahkemesinin görevi kapsamına girmesi ve dava konusu itibari ile davanın arabuluculuğa tabi olmasına rağmen davacı tarafın dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmadığının duruşmadaki beyan ile sabit olduğu anlaşılmakla tamamlanamayan dava şartı eksikliği nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafça eldeki davanın 10/06/2025 tarihinde Kayseri 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açıldığı, asliye hukuk mahkemesince mahkememize görevsizlik kararı verildiği, verilen kararın 14/07/2025 tarihinde kesinleştiği, dosyanın Mahkememize 18/07/2025 tarihinde tevzi edildiği görülmüştür.
Mahkememizin 18/07/2025 tarihli ara kararı ile, davacı vekiline, arabuluculuk son tutanağının aslı veya onaylı suretini sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verilmesine dair ihtaratlı tebligat çıkartılmış olup davacı vekili tarafından arabuluculuk son tutanağı sunulduğu ancak incelenmesinde 26/06/2025 tarihinde yani dava tarihi olan 10/06/2025 tarihinden sonra arabuluculuğa başvurulduğunun anlaşıldığı, dolayasıyla dava tarihinden önce dava şartı olan arabuculuğun yerine getirilmediği anlaşılmıştır.
Arabulucuya başvurulmadan işbu davanın açıldığının anlaşılması nedeniyle yukarıdaki emsal kararlarda gözetilerek 6102 sayılı TTK'nun 5/A. maddesi ile 6325 sayılı kanunun 18/A. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden REDDİNE karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Arabuluculuğa başvurulmadan açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının, dava başında alınan 2.220,08-TL peşin harçtan mahsubu ile artan 1.604,68-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3- Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan yargılama harç ve giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 01/09/2025
Katip ...
¸E-imzalıdır
Hakim ...
¸E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.