mahkeme 2025/4 E. 2025/729 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/4
2025/729
11 Eylül 2025
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : KAYSERİ
VEKİLİ : Av. ] UETS
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/01/2025
KARAR TARİHİ : 11/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili hatice aydoğan, 22.08.2022 tarihinde davalı fahrettin donat ile taşınmaz satışı konusunda anlaşarak Kayseri İli, Talas İlçesi, Talas Mahallesi 1362 ada 1 parsel sayılı arsa üzerine yapılan A blok 3 numaralı 100 m2 dükkan satışı sözleşmesini birlikte imzaladıklarını, işbu sözleşmeye göre müvekkili alıcı sıfatında satıcı ise davalı yan olan fahrettin donat olduğunu, ancak davalı yan sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirmemesi nedeni ile müvekkilini zarara uğrattığını, taraflar arasında 22.08.2022 tarihli dükkan satış vaadi sözleşmesi imzalandığını; müvekkili üzerine düşen edimlerini yerine getirdiğini ancak davalı yan üzerine düşen edimlerini yerine getirmediğini; müvekkili Hatice Aydoğan, davalı yan ile söz konusu Kayseri İli, Talas ilçesi, Talas Mahallesi 1362 ada 1 parsel sayılı arsa üzerine yapılan A blok 3 numaralı 100 m2 dükkan satışına ilişkin 22.08.2022 tarihinde anlaşarak dükkan satışı sözleşmesini birlikte imzaladıklarını, söz konusu taşınmazın bedeli ise taraflarca 2.150.000-TL olacak şekilde kararlaştırıldığını, müvekkilinin, davalı yan ile aralarında anlaşma şekline uygun olarak edimi ifa ettiğini, 2.150.000 tl ödediğini, ilgili taşınmaza ait ödenmesi gereken herhangi bir bakiye borcu bulunmadığını ancak davalı yanın, mesken konusunda üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediğini; satışı yapılan dükkanın meskeni davalı tarafça alınmadığını; davalı yan müteahhitin sözleşmeye aykırı davrandığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmede cezai şart eklendiğini, davalı yanca cezai şart kapsamında müvekkiline sadece 100.000 tl ödeme yapıldığını, başkaca ödeme yapmadığını,
müvekkiline ayıplı olarak teslim edilen taşınmazdan yoksun kalınan kira gelirlerinin, bölgenin emsal rayiç kira bedelleri göz önüne alınarak kanuni faizleri ile birlikte müvekkiline ödenmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle sözleşmede taşınmaz dükkanın teslim/devir tarihi olarak belirlenen 30.09.2022 tarihinden itibaren davalı yan tarafından ödenmesi gereken maddi zararları, yoksun kalınan kira gelirlerinin, bölgenin emsal rayiç kira bedelleri göz önüne alınarak hesaplanacak olan bilirkişi raporu doğrultusunda kanuni faizleri ile birlikte, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL'nin müvekkiline ödenmesini,
Mahkeme aksi kanaatte ise; sözleşmede belirlenen ceza şart olan aylık 500 euro tutarın müvekkiline ödenmiş olan 100.000,00 tl'lik kısmı mahsup edilerek kalan cezai şart alacağının fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL'lik kızmının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, 10.000 tl manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalı yandan tahsili ile müvekkiline ödenmesini,
toplamda şimdilik 10.200,00 tl alacağın davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı, herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekili beyan dilekçesi ibraz ederek, husumet ve sair itirazları ile davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, adi şekilde düzenlenmiş taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklı maddi zararların tazmini talebine ilişkindir.
Eldeki dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra 26.02.2016 tarihinde açılmış olup; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa ticari dava vasfını kaybedecektir. Yine 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. İşin ticari nitelikte olması, davayı ticari dava haline getirmez. Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1. maddesinde aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir.
Dava konusu somut olayda; Davacı gerçek kişi tacir tarafından davalı gerçek kişi aleyhine adi satış sözleşmesinden kaynaklı dava ikame edildiği; davanın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olmadığı, davacının ticari işletmesi bulunmakla birlikte davalı gerçek kişinin ticari işletmesi bulunmadığı, davalının tacir olmadığı; davanın mutlak ticari davalar arasında yer almadığı anlaşılmakla davanın HMK 114/1 -c delaletiyle HMK 115/2 gereği (Usul) görev yönünden usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Mahkememizin görevsizliği sebebiyle 6100 Sayılı HMK. 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine,
2-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde talep halinde dosyanın görevli Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde görevli mahkemeye gönderme talebinde bulunulmaması durumunda HMK. 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4-6100 sayılı HMK. 331/2. maddesi uyarınca harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemede değerlendirilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize veya bulunan yer asliye hukuk (ticaret) mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.11/09/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.