mahkeme 2025/1223 E. 2025/1154 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/1223

Karar No

2025/1154

Karar Tarihi

31 Aralık 2025

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : Esas
KARAR NO :

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
DAVA : Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 30/12/2025
KARAR TARİHİ : 31/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 31/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait olan ve olay esnasında henüz boş olan villaya komşuların haber vermesi ile 16.05.2025 tarihinde konuta gelindiğini, yapılan incelemeler neticesinde bahçe zemininden su geldiğini gördüğünü, bunu üzerine hemen davalı sigorta şirketine hasar ihbarında bulunulmuş ve hasar dosyası açıldığını, müvekkiline ait taşınma davalı tarafından ... poliçe numarası ile sigortalı olduğunu, Davalı sigorta şirketi tarafından 19/06/2025 tarihinde mahallinde yapılan ekspertiz çalışması yapıldığını, Ekspertiz çalışmasında, sigortalı konut bahçe taş istinat duvarı arkasında bulunan toprak dolgunun, çiçeklerin ve çiçeklik üzerinde bulunan bazalt kaplamalarında çökmeler meydana geldiğini, ayrıca bançe laş ıstınat duvarında da ileriye gitme ve dışa doğru dönmeler meydana geldiğı tespit edildiğini, ekspertiz sırasında yapılan incelemelerde taş istinat duvarının halen ıslak olduğu görülmüş, bahçe zemininden geçen sulama hattında kaçak olması tespiti hususunda tesısat ustası yönlendirildiğini, .... Tesisat Firması tarafından düzenlenen tespit raporuna sigortalı konut bahçe zemininden geçen sulama sistemine ait tesisat borusunun patladığı tespit edildiğini, Ekspertiz sırasında yapılan incelemelerde konut bahçe taş istinat duvarının yaklaşık 200 m2 lik alana sahip olduğu, istinat duvarının komşu parsel ile arasında kot farkı olmasi nedeni ile istinat duvarının 2 kademe olacak şekilde inşa edildiği, istinat duvarı ve bahçe toprak dolgusunda çökmeler meydana geldiği tespit edildiğini, aynı şekilde İnşaat Mühendisi Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ... tarafından düzenlenen Bilirkişi Raporunda; komşu parsel ile arasında vaklaşık 3,50 m kot farkı olması nedeniyle iki kademeden oluşan taş istinad duvarının yapılmış olduğu, incelemelerde istinad duvarının arkasında bulunan otomatik sulama sisteminde arıza olması nedeniyle su kaçağı olduğu belirtildiğini, Su kaçağının çok fazla olması nedeniyle öncelikle taş istinad duvarın arkasında bulunan toprak dolgu çokmüş ve istinad duvarının arkasında bulunan çiçeklikler, çiçeklik üzerinde bulunan bazalt kaplamalarda çökmeler ve içeriye doğru dönmeler meydana geldiği ifade edildiğini, ayrıca üst kademede bulunan istinad duvarında oturma meydana geldiğini, üst kademede bulunan istinad düvarının alt kademede bulunan istinat duvarına basınç uygulaması nedeniyle alt kademedeki duvarda hem ileriye gitme, hem de dışarıya doğru dönme meydana geldiği tespit edildiğini, akabinde meydana gelen hasarın yapılması esnasında 29.06.2025 tarihinde söz konusu kademe duvarın da çökme meydana geldiğini, ancak konuya ilişkin davalı sigorta şirketine yapılmış olan başvuru olumsuz sonuçlandığını, yukarıda arz ve izah nedenlerle, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 25.000 TL hasar bedelinin hasar tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP: Dava tensip aşamasında olduğundan dava dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmemiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, 16/05/2025 tarihinde meydana gelen olay nedeni ile davacının davalıdan kasko poliçesi kapsamında alacağı olup olmadığı, varsa miktarı hususlarına ilişkindir.
Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır.
Davanın konusu TTK 4. maddesinde düzenlenmiş mutlak ticari davalardan değildir. Ortada her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi ticari dava da yoktur.
Mahkemenin görevli olması HMK'nun 114/1-c. maddesi gereğince bir dava şartıdır ve 115. maddesi gereğince de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin ..... E, ....K sayılı kararında “Somut olayda dava konusu aracın kullanım şeklinin aracın trafik ruhsat kaydında açıkça “hususi” olarak kayıtlı olduğu, kasko poliçesinde de söz konusu aracın kullanım şeklinin "özel" olduğunun belirtildiği, davacının tacir olduğu yönünde dosyada herhangi bir belge veya delil bulunmadığı gibi, bu hususta herhangi bir iddianın da bulunmadığı, 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesinin (l) bendi uyarınca sigortacı ile sigortalısı arasındaki ilişkinin tüketici işlemi olarak nitelendirildiği, bu durumda mahkemece "Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla" davaya bakılması gerekirken "Asliye Ticaret Mahkemesi" sıfatıyla davaya bakılmış ve karar verilmiş olması nedeniyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. (aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2018/4136 E - 2020/3619 K, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22.Hukuk Dairesi Başkanlığının ... E - .... K sayılı kararları) bu itibarla istinaf edilen kararın esası ve davalının istinaf sebepleri incelenmeksizin HMK'nun 353/1-a.3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının mahkemenin görevsizliği nedeniyle kaldırılmasına dair kesin olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” denildiği görülmüş olup ....Paket poliçesine konu taşınmazın konut olduğu, iş yeri olduğuna ilişkin bir kayıt ve iddianın olmadığı, davacının gerçek kişi olarak kullandığı konuttan kaynaklı lüks evim paket poliçesine konu talebinin bu durumda Tüketici Mahkemesi'nin görev alanına girdiği görülmüş ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce açıklanan nedenlerle görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş, HMK'nun 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının görevli Tüketici Mahkemesine gönderilmesine hükmedilmiş, HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra Tüketici Mahkemesinde davaya devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Tüketici Mahkemesince hükmedileceğinden bu aşamada yargılama harç ve giderlerine hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-HMK 114/c maddesi uyarınca görev hususu dava şartı olduğundan, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USÛLDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştiğinde 2 haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın HMK'nun 20. maddesi uyarınca görevli KAYSERİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ'NE gönderilmesi için Tevzi Bürosuna tevdiine,
2-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde görevli mahkemeye gönderme talebinde bulunulmaması durumunda HMK. 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
3-6100 sayılı HMK. 331/2. maddesi uyarınca harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemede değerlendirilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.31/12/2025

Katip
¸E-imzalıdır

Hakim
¸E-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim