mahkeme 2024/973 E. 2025/911 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/973

Karar No

2025/911

Karar Tarihi

28 Ekim 2025

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :
KARAR NO :

BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ... - T.C. No:... ...
VEKİLİ : Av. ... - [] UETS
DAVALILAR : 1- ... - T.C. No:... ...
2- ... - KAYSERİ
VEKİLİ : Av. ... - [] UETS
DAVALI : 3- ... - T.C. No:... - ...
TASFİYE MEMURU : ... - T.C. No:... - ...
DAVA : Şirketin Feshi ve Şirket Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat
DAVA TARİHİ : 28/11/2024
KARAR TARİHİ : 28/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 30/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli), Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 3 ortaklı olduğunu, müvekkilinin 03.08.2010 tarihinden itibaren davalı şirketin ortağı olduğunu, diğer davalı ...'nun müvekkilinin kayın biraderi olduğunu, diğer ortağın ise müvekkilinin kayın biraderi ...'nun eşi ... olduğunu ve müvekkiline bütün bilanço dönemlerinde sorun çıkardığını, şirket işlerini fiilen yürüten kişinin ... olduğunu, hiçbir ortağa şirket faaliyetleri hakkında bilgi vermediğini, ortağı şirkete almadığını, şirketin anahtarlarını dahi değiştirdiğini, şirketteki menkul malları sattığını, kendi şahsi geliri olarak kullandığını, şirketteki hurdaları dahi sattığını, davacının fiilen şirketi yürüten kayınbiraderi ile sorun yaşadığını ve ortaklığı sürdürmesinin imkansız hale geldiğini, ticari faaliyetlerin şirket defterlerine kaydedilmediğini, müvekkilinin uğramış olduğu zararı talep ettiklerini, uzun süredir devam eden anlaşmazlık ve husumet nedeniyle şirketin devamı ve amacının gerçekleştirilmesinin önünde engel olduğunu ve haklı neden bulunduğunu belirterek şirketin haklı nedenle fesih ve tasfiyesine, müvekkilinin hissesine düşen payın iadesine, müvekkili şirket ortağının uğradığı zararların bilirkişi vasıtasıyla tespiti ile şimdilik 100,00-TL'nin davalılardan ...'ndan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar ... ve ... Yangın Söndürme Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini, dava dilekçesindeki iddiaların davacının müvekkiline duyduğu husumet etkisi altında yazıldığını, hiçbir geçerliliği olmadığını, davacının sırf eşinin emekli olması nedeniyle formaliteden şirkete ortak olduğunu, şirket yönetimi hususunda hiçbir teknik ve hukuki bilgiye sahip olmadığından katılmadığını, bir kez dahi gelip bilgi almadığını, böyle bir talebi olmadığını, gelir-gider, yatırım, alacağın tahsili, borçların ödenmesi gibi hususlarda görev almadığını, şirketi sadece gelir kapısı gördüğünü, şirketin içinin boşaltıldığını beyan ettikten sonra birçok mal olduğunu söylediğini, müvekkilinin şirket geliri ile herhangi bir taşınmaz edinmediğini, davacı ile birlikte yaklaşık 15 kişinin yıllar boyunca geçimini sağladığını, davacının ve diğer davalının çocuklarının özel okullarda okuduğunu, üniversite eğitimlerinin tamamının şirket geliriyle karşılandığının, hatta özel evlerde kalarak eğitim hayatlarını devam ettirdiklerini, davacının belirttiği ... plakalı aracın yıllarca davacının eşi tarafından şahsen kullanıldığını, bakımlarının yapılmaması nedeniyle hurda hale geldiğini, halen diğer davalı ...'in eşi tarafından kullanıldığını, şirket envanterinde kayıtlı tüm menkullerin olduğu yerde durduğunu, hiçbiri üzerinde davalının gayri resmi veya hukuka aykırı tasarrufu olmadığını, sadece bodrumdaki hurdaların yıllar önce hırsızlar tarafından çalındığını, bu hususta şirket ortaklarının bilgisinin olduğunu, davacının tüm iddialarının mesnetten ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, şirketin feshini gerektirecek ağırlıkta haklı neden olmadığını, mahkeme aksi kanaatte ise davacı ortağın ortaklıktan çıkarılmasını talep etmiştir.
DELİLLER:
Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... Yangın Söndürme ve Orman Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti'nin sicil dosyası celbedilmiştir.
SGK Kayseri İl Müdürlüğü'ne ve Mimarsinan Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak davalı şirketin borcu olup olmadığı araştırılmıştır.
Davacı tanıkları ile davalı tanıklarına tebligat çıkarılarak duruşmada beyanları alınmıştır.
Davacı tanığı ... 22/04/2025 tarihli duruşmada; "Benim şirketle olan tek bağım davalı şirketin 2000 yıllarında Mersin ilinde şirketin almış olduğu taşınmaz da işçilik işini ben icra ettim, bunun dışında şirket ile ilgili hiçbir işim olmadı, şirketin yapısını yönetimini, taraflar arasındaki ilişkileri bilmem mümkün değildir, bahsetmiş olduğum Mersindeki iş kapsamında davalı şirketin daire alıp almadığını, almış ise kaçtane daire aldığını bilmiyorum, ben yalnızca işçilik işini üstlendim, yukarıdaki beyanımda belirtmiş olduğum Mersin ilinden alınan taşınmaz ifademde davalı şirketin daire karşılığı almış olduğu iş kapsamında işçilik işlerini benim üstlendiğimi anlatmaya çalıştım, ancak davalı şirketin yapmış olduğu işin ayrıntısına ilişkin bilgi sahibi değilim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... 22/04/2025 tarihli duruşmada; "Davalı ... benim kardeşim olur, aynı zamanda diğer davalı ...'nun eşiyim, davalı şirketin kurucu ortaklarından biriyken 1/3 hissemi eşime devrettim, davalı ... şirketin zarar ettiğini beyan ederek vergi kaçırmaktadır, ancak elde etmiş olduğu şirketin malvarlığı ile kendisi ve eşine kazanımlarda bulunmaktadır, bugüne dek davalı şirketin hiçbir kar dağıtımı sözkonusu olmamıştır, ancak davalı, şirket mal varlığı ile kendisine kazanımlarda bulunmuştur, hatta Mitat şirketten elde etmiş olduğu gelirle oğlu Burak adına şirket kurmuştur, şirkete ait olan Mersin ve Kayseri'de bulunan taşınmazlar satılmış olup şuanda şirket üzerine kayıtlı bir gayrimenkul bulunmamaktadır, şirketin iş hacmi iyi olmasına rağmen davalı ... sürekli şirketi zarar etmiş göstermektedir, şirketin işleri ile ilgili hiçbir ortağa bilgi vermemektedir, şirket halihazırda faal olarak Pvc ve aliminyum imalatı yapmaktadır, tanıklık ücreti talebim yoktur, davalı ...'ın eşi ve oğlu için açılmış olan şirketlerin merkezi davalı ... şirketinin merkezi ile aynı yerdir, kardeşimizin bizi bu duruma getireceğini bilmediğimiz için bu duruma sesimiz çıkmadı ancak gelinen aşama dosyanız ile sabittir, davalı şirketin Mersin ilinde almış olduğu aliminyum işine karşılık olarak 2 daire şirket üzerine geçmiştir, ancak bu daireler 2015-2020 yılları arasında satıldı, satıma konu para şirketin uhdesine geçti, davalı şirketin şuanki malzeme stoğunu bilmiyorum, ancak davalının mal kaçırdığını düşündüğümüz için mahkeme delil tespiti yapıldı ve değere ilişkin tespit bilirkişiler tarafından belirlenmiştir, davalı şirket adına kayıtlı iki araç bulunmaktadır, Pkap cinsi olan araç şirket tarafından kullanılmaya devam etmektedir, ancak hususi taksi niteliğindeki araç ise yaklaşık 2022-2023 yıllarından beri ben kullanmaktayım, benden öncede yıllarda davacı ...'ın eşi kullanmıştır, benim kullandığım araç şirket adına kayıtlı olmakla beraber sigorta dair tüm masraflarını ben karşılamaktayım, ben emekli olacağım için hisselerimi devrettim, ancak pandemiye kadar şirkete gidip gelmekteydim, dava açmadan önce kardeşim Mitat'a yönelik herhangi bir ihtarat benzeri talebimiz olmadı, annemin çevreye karşı kardeşlerin birbirine kötü bir duruş sergilenmemesine yönelik talebi doğrultusunda resmi olarak bir uyarımız olmamıştır, eşimin primlerinin yatması niyeti ile hissemi devretmedim, zaten eşimin priminin yatması da söz konusu değildir, şirketin parası ile alınması rağmen Davalı ...'ın kendi üzerine yapmış olduğu mallar bulunmaktadır, bunlar eski sanayide 2 katlı işyeri, Hürriyet mahallesinde bulunan tek katlı ve iki daireli taşınmaz, İncesu bölgesinde birtane daha daire de şirket malı ile alınmıştır, ancak İncesu bölgesinde alınan taşınmaz Mitat'ın eşi üzerine yapıldı, bunlar şirketin parası ile alınmış, ancak davalı ve eşi üzerine yapılmış mallardır, bu mallar alınırken Mitat'a bu malların şirketin parası ile alınıp alınmadığı sorduk, kendisi bize bizim bu mallarda hakkımız olmadığı bitcoinden kazandığı para ile aldığını söyledi, bitcoine yatırdığı paranında şirketin parası olduğunu söyledik ancak kendisi bizim hakkımız olmadığını ileri sürdüğünden malları kendi üzerine yapmıştır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... 22/04/2025 tarihli duruşmada; "Ben şirketin eski ortaklarındanım, 2007 yılında hissemi eşim davacı ...'a devrettim, amacımız eşlerimizinde şirketten prim alarak emekli olmasını sağlamaktı, davalı ... şirketin parasıyla Eskisanayide bulunan iki katlı dükkanı, beşyol Hürriyet mahallesinde bulunan arsayı emek mahallesinde bulunan daireyi satın almış ve kendi uhdesine geçirmiştir, Hisarcı mahallesinde de bir taşınmaz alındığını duydum, ancak bundan emin değilim, bu taşınmazlar satın alınırken bilgimiz vardı, ancak kendisine güvenimiz tam olduğu için itiraz etmedim, covid döneminde yaklaşık iki yıl ben hiçbir yere çıkmadım ancak bu dönemden sonra şirketi gitmek istediysem de davalı ... dükkanın anahtarlarını değiştirmiş ve girişimizi engellemek yolunda bahaneler ürettiğinden şirkete gidip gelmem mümkün olmamıştır, davalı şirketin bugüne kadar kar dağıtımı olmadı, davalı ...'ın davalı şirketteki faaliyeti dışında başka bir işi yoktur, davalı şirket adına kayıtlı iki adet araç bulunmaktadır, kamyonet cinsi aracı yıllardır davalı ... kullanmaktadır, Opel Corsa olan aracı ise tanık olarak dinlenen ...'nun çocuğu kullanmaktadır, 1994-1997 yılları arasında Mersin Davultepe'de almış olduğumuz aliminyum doğrama işi karşılığında A blok 7. Kat ve C blok 3. Kattan ibaret iki daireyi davalı şirket haketmesine rağmen davalı ... adına tescil edilmiştir, iş karşılığı alınan bu daireleri de yine davalı ... satarak parasını kendisi almıştır, satış parası şirket uhdesine geçmemiştir, Talas Bahçelievler mahallesinde Çayıralan inşaattan bir daire alınmıştır, bu taşınmazı da davalı ... satarak parayı kendi uhdesine geçirmiştir, şirketin parası ile alınmasına rağmen Mitat'ın kendi üstüne geçirdiği taşınmazlar ile yukarıda bahsetmiş olduğum satışı yapılan taşınmazların şirketin hesabına aktarılması gereken paraların davalı ...'ın hesabına aktarılmasının Mitat'a olan güven duygumuz nedeni ile itiraz etmedik." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... 22/04/2025 tarihli duruşmada; "Ben 1998-2023 döneminde davalı şirkette usta olarak çalıştım, şirketin mal varlığına ilişkin bir bilgim sözkonusu değildir, ben yalnız çalıştığım dönemde ölçü alıp montaj işi yapıyordum, ... 2019 yılından beri davalı şirkete gelmemektedir, yine ...'da 5-6 yıldır davalı şirkete gelmez, pasaj demiş olduğumuz dükkandan kiracı çıkınca anahtarı bize teslim etmemişti, bu nedenle dükkanın anahtarını değiştirdik, ... akşam saatlerinde beni arayarak dükkana lastiklerini bırakmak istediğini söyledi ancak ben bağda olmam sebebi ile gelemeyeceğimi söyledim, kasten dükkana sokmama gibi bir durumum söz konusu olmadı, davalı ... şirketi 5-6 yıldır iş yapmamaktadır, ... şirketinin merkezinde davalı ...'ın eşi olan ... ...'inn sahibi olduğu Emel ... Turizm şirketi iş yapmaktadır, her iki şirketin faaliyet alanı aynıdır, ... ve ...'nu ben hiç şirkette görmedim, bu kişilerin adına eşleri şirkete gelip gidiyordu, buna ilişkin biraz önce ayrıntılı olarak beyanda bulunmuştur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... 22/04/2025 tarihli duruşmada; "... şirketinin ortakları içyapısı ve malvarlığına ilişkin bir bilgim yoktur, ben yalnız şirketin dükkan komşusuyum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... 22/04/2025 tarihli duruşmada; "Ben yaklaşık 30 senedir ... şirketinin muhasebecisiyim, ortaklar benim aile dostum olur ancak kendi aralarındaki husumete ilişkin bilgim yoktur, davalı şirket 4 senedir gayri faal olup tasfiye işlemleri devam etmektedir, ortaklar bir araya gelse şirketi tasfiyeye sokacağız, zaten mayıs ayında sermaye artırımı vardır, ortaklar bu tutuma devam ederse muhtemelen şirket kendiliğinden fesh olacaktır, şirket ortakları biraraya gelse şirketin tasfiyesine yönelik süreç başlatılacak, ancak bir araya gelemedikleri için tasfiye kararı alınmadı, davalı ...'ın eşi olan ... ...'nun araç alım satım işi yapmış olduğu işlemlerle ilgili iş merkezi adresi emel hanım'ın ev adresi iken dün itibari ile davalı şirketin merkezi olarak görünen pasaj olarak değiştirilmiştir, pasaj büyük bir yer olup bir bölümü Emel ...'nun iş adresi olmuştur, taraflar arasında husumet çıkana kadar Mitat dışındaki diğer ortaklarda şirket hakkında bilgi soruyorlardı, son dört yıldır ortaklar arasında husumet olduğu için birbiri ile görüşmüyorlar ancak tüm ortaklar şirketin tasfiyeye sokulmak istendiği biliyor." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Ticari defterler incelenerek, şirketin zarar edip etmediği, şirketin feshi yönünden haklı sebeplerin varlığının değerlendirilmesi ayrıca davalı şirketin feshi yerine yaşatılmasını gerektirecek ekonomik ve rasyonel veriler mevcut olup olmadığı, ekonomik değer taşıyan şirketin feshi yerine şirketi ayakta tutacak diğer çözüm yollarının tespiti ve davalı ...'nun davalı yöneticinin davaya konu iddialar kapsamında usulsüz ve şirketi zarara uğratan bir eylemi bulunup bulumadığı, şirket malvarlığından şahsi malvarlığına usulsüz bir kazandırma yapıp yapmadığı ..... ile ....dan'ın 05/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda; nakit yaratma kapasitesini gösteren satışlarının 2024 yılında yok denecek düzeyde olduğu; şirketin vergi idaresine bildirmiş olduğu kurumlar vergisi beyannamesi ekindeki bilançoları incelendiğinde kayıtlı değerler üzerinden borca batık olduğu ve teknik iflas durumunda bulunduğu, 2023 yılı hariç diğer yıllardaki faaliyetlerini zararla kapattığı, şirketin borca batık olduğu nazara alındığında; haklı sebeple fesih yerine alternatif bir çözüme hükmedilebilmesi için bu çözümün ilgililerin menfaatine uygun olması gerektiği, somut olayda, davalı şirketin ekonomik durumu ve faaliyetleri değerlendirildiğinde, şirketin devamının diğer pay sahipleri açısından anlamlı bir menfaat doğurmadığının anlaşıldığı, şirketin uzun süredir kar dağıtmadığı, ekonomik açıdan zarar etmekte ve borca batık durumda olduğu, ortaklar, genel kurul toplantısı yaparak sermaye artırımı yoluna gitmediği ve şirketin uzun süredir gayri faal durumda bulunduğu, bu veriler ışığında, şirketin devamının genel ekonomik menfaatler açısından herhangi bir fayda sağlamayacağı sonucuna varıldığı, bu nedenle, şirketin feshi talebinin şartlarının oluştuğu ve feshin, alternatif çözümlere kıyasla daha uygun bir çözüm olduğu tespit edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, limited şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı tazminat davası ile haklı sebeple şirketin feshi ve tasfiyesi davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı ... Yangın Söndürme ve Orman Ürünleri Ticaret Sanayi Limited Şirketinin feshi için haklı neden bulunup bulunmadığı, haklı nedenin varlığı halinde şirketin feshi yerine uygulanabilir alternatif çözüm yöntemi bulunup bulunmadığı, davalı ...'nun şirketi zarara uğratıp uğratmadığı, davacının zararın tazmini talebinde haklı olup olmadığına ilişkindir.
Sorumluluk davası yönünden yapılan incelemede; Davacı, davalı ... tarafından şirkete verilen zararın kendisine ödenmesini talep etmiş ise de yönetim kurulu aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hakkı, ortaklığa aittir. Ancak, zarar gören ortakların da yönetim kurulu aleyhine dava açma hakkı bulunmaktadır. Ortakların dava açma hakkı doğrudan doğruya zarar ve dolaylı zarar durumuna göre değişiklik içerir. Yöneticilerin ortaklığın mal varlığının azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların dolaylı zarar görmesine yol açar. Zira, bu tür tasarruflar payları oranında ortakları da etkiler. Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur. Ancak, ortak, TTK'nın 553. maddesi uyarınca dolaylı zarar nedeniyle açtığı davada hükmedilecek tazminatı kendisi adına değil, ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunabilir. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2021/8598 E. 2023/3523 K. Sayılı emsal ilamı da bu yöndedir.)
Huzurdaki davada davacı, davalı yöneticinin şirketi yönetirken yaptığı usulsüzlükler nedeniyle şirketin zarar gördüğünü bu zarardan kendi ortaklık payının da etkilendiğini ileri sürerek uğranılan zararın kendisine ödenmesini talep etmektedir. Davacının talep konusu ettiği şirketin malvarlığında azalmaya yol açan eylem ve işlemler nedeniyle davacının dolayısıyla uğradığı zararlar olup, burada davacının şirketler hukuku anlamında doğrudan bir zararından bahsedilemez. Davacı ortak örneğin şirket ödenmesi gereken bir kâr payını ödememiş olsaydı doğrudan zarara uğrayacakken, şirketin zarar etmesi dolayısıyla kâr payı dağıtmaması halinde asıl zarara uğrayan şirket olacağından buradaki zarar davacı bakımından dolaylı zarar teşkil eder. Dava, dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nm 309.( 6102 sayılı TTK'nın 555.)maddesi kapsamında açılan bir dava olup, böyle bir davanın ancak hükmedilecek tazminatın şirket lehine hüküm altına alınması istemli olarak açılabileceği, davacı tarafça tazminatın bizzat kendisine ödenmesinin talep edilmesi karşısında işbu davanın dinlenemeyeceği nazara alınarak sorumluluk davası yönünden aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. ( Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2024/1844, 2025/2205 K. Sayılı ilamı,( Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2023/4066 E. 2024/5928 K. Sayılı ilamı aynı yöndedir.)
Fesih talebi yönünden yapılan değerlendirmede;
6102 sayılı TTK'nun 636/3. maddesi uyarınca haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Haklı sebeple fesih davasında haklı sebebin gerçekleşmesinde davacı ortakların kusurlu olması dahi tek başına açtığı davanın reddini gerektirmez. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
Anılan hükme göre her ortak, haklı sebeplerin varlığı hâlinde limited şirketin feshini isteyebilecektir. Haklı sebepten ne anlaşılması gerektiği ise somut durumun ve ileri sürülen hususların niteliğine göre mahkemece takdir edilecek olup esasında dürüstlük kuralı temelinde ortaklık ilişkisinin devam ettirilemeyecek düzeyde zedelenmiş olması durumu, limited şirketin feshinin haklı nedenini oluşturur. Başka bir deyişle ortaklıktaki güven ilişkisinin ortadan kalkması veya ortaklılığın devamının dürüstlük kuralı gereği ortaklar bakımından çekilmez hâle gelmesine neden olan olaylar, limited şirketin feshi için haklı neden olarak kabul edilebilirler. Zira hiçbir ortaktan, dürüstlük kuralı gereği kendisi için çekilmez hâle gelen bir ortaklık ilişkisini devam ettirmesi beklenemez. Haklı sebep kavramı, her somut olayın niteliğine göre farklı tanımları bünyesinde barındırır.
Limited şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin davada (fesih davasında) davacı sıfatı şirketin ortaklarına aittir. Bu kapsamda TTK’nun 636/3. maddesi kapsamında ancak pay defterine kayıtlı ortaklar limited şirketin haklı nedenle feshini mahkemeden isteyebilirler. Limited şirketin feshini isteyen davacının ortaklık sıfatının yargılama boyunca mevcut olması gerekir. Aksi durumda ortaklık sıfatını yitiren davacı, taraf sıfatını da yitirecektir. Bu durum yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re’sen nazara alınır.
Limited şirketin fesih davasında davalı sıfatı kural olarak limited şirketin tüzel kişiliğine aittir. Zira feshi istenen limited şirket, açılacak davada kural olarak davalı olarak yer almalıdır. Bu nedenle şirketin feshi istemiyle açılan davada kural olarak husumet feshi istenen şirkete yönetilmesi gerekir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal niteliğindeki 14/01/2014 tarih ve 2012/9121 Esas-2014/728 Karar sayılı ilamı). Somut olayda, iki ortaklı olan davalı limited şirkete davacı ortak tarafından husumet yöneltildiği görülmektedir. Bu nedenle eldeki davada taraf teşkili sorunu bulunmamaktadır.
TTK Madde 617'de yer alan “Genel kurul müdürler tarafından toplantıya çağrılır. Olağan genel kurul toplantısı, her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılır. Şirket sözleşmesi uyarınca ve gerektikçe genel kurul olağanüstü toplantıya çağrılır”. Şeklindeki düzenleme göre olağan genel kurul toplantısı her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılması gerekmektedir. Yine TTK'nın Sona erme sebepleri ve sona ermenin sonuçları başlıklı 636. maddesinde yer alan “Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer: a) Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle. b) Genel kurul kararı ile. c) İflasın açılması ile. D) Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde. (2) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir.” şeklindeki düzenlemeye göre genel kurul toplanamıyorsa ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir.
Somut olayda bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin mali verileri incelendiğinde son 6 yıllık süreçte sadece 2023 yılında esas faaliyetlerinden kar elde ettiği bunun da önemli bir boyutta olmadığı, diğer yılların tamamında faaliyetlerinden karının oluşmadığı yani dönemi zararla kapattığı, davalı şirketin nakit yaratma kapasitesine doğrudan etkili olan net satışları incelendiğinde dalgalı bir seyir izlediği son yıl olan 2024 yılında yok denecek düzeyde satışının olduğu , davalı şirketin ekonomik gücünü gösteren öz kaynakları incelendiğinde 2022 yılından itibaren şirketin borca batık olduğu görülmekle dolayısıyla davalı şirketin ayakta tutulmasının ekonomik açıdan bir fayda sağlamayacağı, bu bakımdan feshinin daha uygun olacağı değerlendirilmiştir. Eldeki davada davalı şirketin feshi yerine yaşatılmasını gerektirecek ekonomik ve rasyonel veriler mevcut değildir. Davalı şirketin ticari faaliyetinin olmadığı, şirketin devamında genel ekonomik menfaatler için yarar bulunduğunun tesbit edilemediği, uzun zamandır faaliyeti olmayan bir şirkette diğer pay sahibinin şirketin devamına ilişkin menfaatinin önemli görülemeyeceği sonucuna varılmaktadır. Ekonomik faaliyeti durmuş bulunan şirketin devamında genel ekonomik menfaatler açısından bir fayda bulunmadığının kabulüyle davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;
1-Sorumluluk davası yönünden aktif husumet yokluğundan DAVANIN REDDİNE,
2- Şirketin Feshi Davasının KABULÜ ile, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 17021 sicil numarasında kayıtlı davalı ...'nin FESİH VE TASFİYESİNE,
3-TTK'nun 533/2. maddesi uyarınca fesih ve tasfiyesine karar verilen davalı şirketin ünvanına "Tasfiye Halinde" ibaresinin eklenmesine,
4-Tasfiyesine karar verilen davalı şirketin tasfiye işlemlerini yapması için SMMM ...'ın TTK'nın 643. Madde hükmü yollamasıyla aynı Kanunun 536/3. Maddesi uyarınca şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına, bu hususta kendisine yetki verilmesine,
5- Şirketin mali durumu ve yapılacak işin niteliğine göre tasfiye süreci devam ettiği sürece tasfiye memuruna toplam 30.000,00-TL ücret takdirine, ücretin ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı tarafça karşılanmasına,
6-Sorumluluk davası yönünden alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından dava açılırken davacıdan alınan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-Şirketin feshi davası yönünden alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının davalı ...'nden alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvurma harcının davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; 1.850,00-TL tebligat ve posta gideri ile 9.550,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.400,00-TL yargılama giderinin davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine,
10-Davalı ... tarafından yapılan; 630,00-TL tebligat ve posta gideri ile 450,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.080,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'na verilmesine,
11-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden şirketin feshi davası yönünden davacı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine,
12-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden sorumluluk davası yönünden bu davalı lehine A.A.Ü.T. 7/2. Maddesi uyarınca 100,00-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'na verilmesine,
13-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
14-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
28/10/2025

Başkan ...
¸E-imzalıdır
Üye ...
¸E-imzalıdır
Üye ...
¸E-imzalıdır
Katip ...
¸E-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim