Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/260
2025/140
11 Şubat 2025
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
Av. -
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/03/2020
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davalı arasındaki ticari ilişki sebebiyle davalının borçlandığını, ancak borcunu ödemediğini, bu sebeple davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, takibe devam edebilmek için derdest davanın ikame edildiğini belirterek Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyaya yapılan itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının takip talebinde alacak dayanağının cari alacak cari olarak belirtildiğini ve 122.645,07 USD - 704.755,37 TL gösterildiğini, davalının davacı ile olan ticari ilişkisinden kaynaklanan ödemelerini tam zamanında yaptığını, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, davalıya kat ihtarı gönderilmediğini, taraflar arasında 31.12.2018 tarihli cari hesap mutabakatının mail yolu ile davalıya gönderildiğini, davalı tarafça tutarda mutabık olunmadığının Kayseri 7. Noterliğinin 17.01.2019 tarihli ... numaralı ihtarnamesi ile bildirildiğini, davalı tarafından davaya konu faturalara karşılık olmak üzere Türk Lirası cinsinden nakden ve çeklerle ödeme yapıldığını, davacının herhangi bir itirazı kaydının olmadığını, alacağın mahiyetinin fatura alacağı olduğunu, davacının davalıya düzenlediği herhangi bir kur farkı faturası olmadığını, kur farkına ilişkin mutad hale gelmiş bir teamülün bulunmadığını, davacının kur farkı talebinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı tarafından davalıya gönderilen 31.12.2019 tarihli mutabakat formunda davacı şirket kendi nezdinde cari hesap bakiyesinin 0 TL 0 USD olduğunu beyan etmişken geçmiş dönemlere ilişkin kur farkı faturası olmaksızın cari kur farkı talep etmesinin iyi niyet kaidelerine aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi kapsamında başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazının iptali istemine ilişkindir.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının celbi ile yapılan tetkikinde; alacaklı ... Profil ve Nakliye San. Ve Tic. Ltd. Şti tarafından borçlu ... aleyhine 704.755,37-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 14/01/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilince 14/01/2020 tarihli dilekçe ile borca itiraz edilmesi üzerine icra müdürlüğünce 14/01/2020 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Eldeki dava ilk olarak Mahkememizin... esas sayılı dosyası üzerinden açılmış olup, 26/04/2022 tarihinde davanın kısmen kabulü ile, davalının itirazının kısmen iptali ile 287.920,36-TL üzerinden takibin devamına karar verildiği ve kararın istinaf edilmesi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nin . esas -.... karar - 26/01/2022 tarihli kararı ile kaldırılarak Mahkememizin ... sırasına kaydı yapılmış ve bu dosya üzerinden yargılama yapılarak 31/10/2023 tarihinde davanın kısmen kabulü ile, davalının itirazının kısmen iptali ile 287.920,36-TL üzerinden takibin devamına karar verildiği, bu karara karşı da taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin ... Esas - .... Karar sayılı 08/02/2024 tarihli kararı ile "Davacı yanın defterlerinde kayıtlı faturaların faturaların bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere bedellerinin öncelikle yabancı para cinsinden gösterildiği ve Vergi Usul Kanunu'ndaki zorunluluk nedeniyle Türk Lirası üzerinden düzenlendiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafın bu faturalara itirazına rastlanılmamıştır. Bu durumda bedeli yabancı para olarak gösterilen faturalar yönünden akdi ilişkinin yabancı para cinsinden kurulduğunun kabulü gerekir. Yabancı para üzerinden kurulan temel ilişkide fatura tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki farkın istenebilmesi için uygulama yada teamül aranmaz. (Yargıtay 19 .Hukuk Dairesi 2018/1227 Esas 2019/1611 Karar)
Davacı ile davalı arasında satım ilişkisinin bulunduğu, davacı satıcının USD üzerinden satış yaptığı, davalının ödemelerini TL üzerinden yaptığı görülmüştür. Dosya içeriğindeki davacı defterine kaydedilen faturalar mali mevzuat gereği TL üzerinden düzenlenmiş ise de, döviz karşılığının da düzenlendiği görülmektedir. Bu durumda çekle yapılan ödemelerden dolayı kur farkı talep edilemeyecek ise de, havale yada elden yapılan ödemeler yönünden farkın istenebileceği anlaşılmaktadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/3819 Esas 2021/2489 Karar) Çek bir ödeme vasıtası olup, döviz üzerinden düzenlenmesi mümkün olduğu gibi, bedel hanesi verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek de doldurulabilir. Buna rağmen, ödemeyi Türk Lirası üzerinden çek olarak kabul eden davacının bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceğinin kabulü gerekir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/2682 Esas 2020/5731 Karar)Bu durumda davalının TL cinsinden yaptığı ödemelerin ödeme tarihindeki kur dikkate alınarak yabancı paraya çevrilmesi ve fatura tarihindeki yabancı para ile arada bir fark meydana gelmesi halinde bunun kur farkı olarak davacıya ödenmesi gerekir. Mahkemece bu yön dikkate alınarak davacının kur farkı talep edebileceği alacak miktarının bilirkişi aracılığıyla tespiti ve alınacak rapora göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/5559 Esas 2016/15501 Karar) Yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alınarak iki mali müşavir bir hesap uzmanı bilirkişiden oluşan heyetten taraf itirazlarını karşılar nitelikte, önceki bilirkişi raporlarını denetler ve çelişkileri giderir surette denetime ve hüküm kurmaya elverişli yeni bir rapor alınarak hüküm tesis edilmesi gerektiğinden" Mahkememiz kararının kaldırılarak bu kez mahkememizin ... Esas sırasına kaydı yapılmıştır.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin .... Esas -... Karar sayılı 08/02/2024 tarihli kaldırma kararı doğrultusunda davacı ve davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak iki mali müşavir ve bir ticari uyuşmazlıklarda nitelikli hesap uzmanı bilirkişiden rapor aldırılmıştır.
Bilirkişiler ...., .... ve ....'nın 16/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafın davalıya 741.193,01 USD karşılığında 2.886.151,51 TL tutarında fatura düzenlediği, bu faturaların tamamının hem davacının hem de davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça davacıya Türk Lirası çeklerle 2.267.201 TL tutarında ödeme yaptığı, Kayseri BAM D. H.D.'nin kararında işaret edilen Yargıtay kararına göre çekle yapılan ödemelerde kur farkı talep edilemeyeceğinden bu tutar fatura bedelinden mahsup edileceği, bu durumda davacının çeklerle söndürülmeyen fatura alacağının (2.886.151,51 TL - 2.267.201 TL =) 618.950,51 TL olduğu, davalının yaptığı çekle ödeme neticesinde söndürülmeyen 618.950,51 TL faturaların USD karşılıklarının 123.445,59 USD olduğu, davalının USD cinsinden yaptığı çekle ödeme, senetle yaptığı ödemenin USD karşılığı ve banka havalesinin USD karşılığı 97.173,19 USD olarak hesaplandığı, bu durumda davacının davalıdan 123.445,59 USD - 97.173,19 USD = 26.272,40 USD alacağı hesaplandığı, bu tutarın takip tarihindeki USD efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının (26.272,40 USD x 5,7550=) 151.197,66 TL olarak hesaplandığı, davalı tarafça ödendiği ileri sürülen 355.000,00-TL elden ödemenin USD karşılığının dosyadaki bilirkişi raporlarında 97.315,05 USD olarak tespit edildiği, bu tutar davalı ödemesi olarak kabul edilirse davacının bakiye alacağının kalmadığı tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporuna karşı taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine itirazların değerlendirilmesi amacıyla bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, Bilirkişi heyetinin 19/12/2024 tarihli ek raporunda özetle; kök raporlarındaki görüş ve kanaatlerini değiştirecek yeni bir belgenin dosyaya sunulmadığı tespit edilmiştir.
Somut olayda; taraflar arasındaki ticari alım-satım ilişkisi bulunduğu, davacı satıcının USD üzerinden satış yaptığı, davalının ödemelerini TL üzerinden yaptığı görülmüştür. Dosya içeriğindeki davacı defterine kaydedilen faturalar mali mevzuat gereği TL üzerinden düzenlenmiş ise de, döviz karşılığının da düzenlendiği görülmektedir. Kur farkı alacağının doğması için satışın yabancı para cinsinden yapılması ya da sözleşmenin bulunması gereklidir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2015/853 esas, 2015/12740 karar sayılı ilamı) Ancak emsal nitelikteki Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 08.12.2020 tarih, 2020/2682 Esas, 2020/5731 Karar sayılı Kararında; "Dava, kur farkı ve cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan bedel yabancı para cinsinden olup, davacı, alacağının tahsili için davalı tarafından verilen TL cinsinden düzenlenen çekleri teslim almış olmakla, çekin bir ödeme aracı olması nedeniyle çek üzerindeki bedel dışında herhangi bir kur farkı talep edemez. Davacı tüm alacağının bu bedel üzerinden ödenmesini kabul etmiş bulunmaktadır." denmek suretiyle çek ile yapılan ödemelerde kur farkı istenemeyeceği açıklanmıştır. ( Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2017/3234 esas, 2019/1778 karar sayılı ilamı da aynı yöndedir. )
Eldeki davada davalı tarafça TL, senet ve çekle ödemeler yapılmış olup istinaf ilamında da açıklandığı üzere davalının TL cinsinden yaptığı ödemelerin ödeme tarihindeki kur dikkate alınarak yabancı paraya çevrilmesi ve fatura tarihindeki yabancı para ile arada bir fark meydana gelmesi halinde bunun kur farkı olarak davacıya ödenmesi gerektiğinden kaldırma ilamı doğrultusunda iki mali müşavir bir hesap uzmanı bilirkişiden oluşan heyetten bilirkişi raporu alınmıştır. 16/07/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporu ve 19/12/2024 tarihli ek rapor birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalıya düzenlemiş olduğu faturaların tamamının davacının ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının düzenlemiş olduğu faturalar incelendiğinde 25.05.2017 tarihine kadar olanlar (bu tarih dahil) TL üzerinden düzenlendiği ancak USD karşılıklarının da faturalara yazıldığı, bu tarihten sonraki faturaların tamamı ise USD cinsinden düzenlendiği ve bunların da TL karşılıklarının yazıldığı tetkik edilmiştir. Davacı taraf davalıya 741.193,01 USD karşılığında 2.886.151,51 TL tutarında fatura düzenlemiş olup davalı tarafça davacıya Türk Lirası çeklerle 2.267.201 TL tutarında ödeme yapılmıştır. Çekle yapılan ödemelerde kur farkı talep edilemeyeceğinden bu tutar fatura bedelinden mahsup edildiğinde davacının çeklerle söndürülmeyen fatura alacağı (2.886.151,51 TL - 2.267.201 TL =) 618.950,51 TL olmaktadır. Davalının yaptığı çekle ödeme neticesinde söndürülmeyen 618.950,51 TL faturaların USD karşılıkları 123.445,59 USD'dir. Davalının USD cinsinden yaptığı çekle ödeme, senetle yaptığı ödemenin USD karşılığı ve banka havalesinin USD karşılığı 97.173,19 USD olarak hesaplanmıştır. Bu durumda davacının davalıdan 123.445,59 USD - 97.173,19 USD = 26.272,40 USD alacağı hesaplanmaktadır. Bu tutarın takip tarihindeki USD efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığı (26.272,40 USD x 5,7550=) 151.197,66 TL olarak hesaplanmaktadır. Davalı vekili tarafından dosya arasına ibraz edilen tahsilat fişleri incelendiğinde davacı ... Profil Ltd. Şti. adına düzenlendiği ve Mutafa Şahin ile ... arasında imzalanmış olan tahsilat fişlerine göre elden yapılan toplam ödeme miktarının 355.000,00-TL olduğu, ödemeleri aldığı iddia edilen Mustafa Şahin isimli kişinin ilgili dönemde şirket çalışanı olduğu anlaşılmıştır. Bu hususta davacı taraf her ne kadar istinaf dilekçesinde yapılan ödemenin davalı defterinde kayıtlı olmadığından bahisle kabul edilemeyeceğini ileri sürmekte ise de davalının ödemelerin dayanağını teşkil eden belgeleri dosyaya sunarak ödemeyi ispat ettiği açıktır, kaldı ki davacı tarafın mahkememizin önceki kararlarına ilişkin her iki istinaf dilekçesindeki istinaf sebeplerine bakıldığında tahsilat yapan Mustafa Şahin'in şirket çalışanı olmadığına dair bir istinaf sebebi ileri sürülmediği görülmektedir. Davalı tarafın ödeme listesinde yer alan, ancak her iki tarafın da ticari defter kayıtlarında yer almayan makbuz karşılığı elden yapılan ödemelerin (355.000 TL) ödeme tarihlerinde geçerli olan TCMB Efektif döviz satış kuru üzerinden USD karşılıkları toplamının 97.315,05-USD olduğu, bu şekilde davacının bakiye alacağı bulunmadığı tespit edilmiş olmakla davanın reddine karar verilmiş olup şartları oluşmadığından davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmemiştir. Nitekim davacı taraf ticari ilişkinin USD üzerinden kurulması nedeniyle kur farkı alacağı bulunduğu iddiasında iken davalı yan aksini iddia etmekte olup bu şekilde davacının takip başlatmasında kötüniyetli olduğundan bahsedilemeyeceği açıktır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-DAVANIN REDDİNE,
Şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
2-Alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının dava açılırken davacıdan alınan 8.511,68-TL peşin harçtan mahsubu ile artan 7.896,28-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yargılama boyunca yapılan; 170,00-TL tebligat ve posta gideri ile 958,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 1.128,70-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 109.713,31-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 11/02/2025
Başkan
¸E-imzalıdır
Üye
¸E-imzalıdır
Üye
¸E-imzalıdır
Katip
¸E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.