mahkeme 2023/790 E. 2024/357 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/790

Karar No

2024/357

Karar Tarihi

16 Nisan 2024

T.C.
KAYSERİ
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : /
KARAR NO : /

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan )
DAVA TARİHİ : 06/09/2023
KARAR TARİHİ : 16/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlattığını, davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız, yersiz, dayanaksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının davacıdan birçok malzeme aldığını, davalının alışlarına karşılık faturalar düzenlendiğini, davacının davalıya düzenlediği faturanın davalı tarafça kabul edilmediğini ve Kayseri 1. Noterliği'nin 09.06.2023 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarı ile kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, itiraz gerekçesi olarak faturanın içeriğinde yer alan ödeme planı ve ödeme vadesinin yanlış yazıldığının belirtildiğini, davalıya Kayseri 13. Noterliği'nin 23.06.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile cevap verildiğini ve faturalarda herhangi bir hata olmadığının bildirildiğini, davalının faturaya itirazında ödeme planına ve ödeme vadesine itirazda bulunarak borcu ikrar ettiğini, davalının kötü niyetli olduğunu, davalının itiraz ettiği diğer faturanın ve bir başka faturanın bedelini dahi ödediğini, sadece takibe konu fatura bedelini ödemediğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini ve davalının takip konusu alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının göndermiş olduğu faturaya Kayseri 1. Noterliği vasıtasıyla çekilen ihtarla içerik yönünden tamamen itiraz edildiğini, ihtarnamede faturanın içeriğinde yer alan ödeme planının, ödeme vadesinin yanlış yazıldığının ayrıntılı olarak açıklandığını, davacının borcun ikrar edildiğine dair iddialarının geçersiz olduğunu, haksız ve hukuksuz olarak tanzim edilen faturaya kül halinde itiraz edildiğini, borcun ikrar edildiğine dair hüküm olmadığını, ihtarnamede davacı ile anlaşılan şekilde faturanın tanzim edilmesi gerektiğinin belirtildiğini, taraflar arasında birçok alım satım ilişkisi olduğunu ve bu doğrultuda faturalar tanzim edildiğini, içeriği yanlış düzenlenen faturanın davalı tarafça fark edilerek kabul edilmediğini, davalı ile davacı arasında işbu faturaların sebebini oluşturan ürünlerin teslimi ve ücreti hususunda faturada belirtildiği şekilde anlaşılmadığını, ticari ilişkinin hukukiliği sürekliliğinin iki tarafın da menfaatine olduğunu, ihtarnamede belirtilen şekilde tanzim edilecek faturanın kabul edileceğini, faturanın vadesi bakımından taraflarca 90 gün sonra ödenmesinin planlandığını, yapılacak ödemenin ise taraflarca yapılan anlaşma gereği faturada belirtilen tutar üzerinden olacağını, faturanın tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkinin belgesi sayılmayacağını, faturanın sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmadığını, ifasına ilişkin olduğundan temel bir borç ilişkisinin bulunması gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmeye takip konusu faturanın aykırı olduğunu, ispat yükünün faturayı düzenleyende olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER:
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının Uyap kayıtlarının celbi ile yapılan tetkikinde; alacaklısının... Kablo Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti, borçlusunun ... olduğu, 171.303,20-TL asıl alacak ve 1.664,93-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 172.968,13-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 15/07/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilince 17/07/2023 tarihli dilekçe ile takibe ve borca itiraz edilmesi üzerine icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mimarsinan Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak davaya konu faturaya ilişkin form BA ve form BS belgeleri dosyamız arasına celbedilmiştir.
Kayseri 13. Noterliği'nin 23/06/2023 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile Kayseri 1. Noterliği'nin 09/06/2023 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin birer sureti dosyamız arasına celbedilmiştir.
Mahkememizce tarafların 2023 yılına ait ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, 04/03/2024 tarihli bilirkişi raporu dosyaya ibraz edilmiştir.
Mali müşavir bilirkişi Prof. Dr. ...'ın 04/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafça takip ve dava konusu yapılan faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının muavin defter kaydında bahse konu faturanın davalıdan alacak olarak kayıtlı olup karşılığında herhangi bir tahsilat gözükmediği, davalı tarafın takip konusu faturaya yönelik itirazı incelendiğinde, mal teslimine ilişkin herhangi bir itirazının olmadığı, fatura üzerine ödeme vadesinin yanlış yazıldığını belirttiğinin görüldüğü, davalının itirazına yönelik olarak dosya kapsamına sunulmuş bir sözleşme bulunmadığı, ayrıca davacının tek taraflı olarak fatura üzerine vade belirtmesinin bir geçerliliğinin de söz konusu olmadığı, davacının takip talebinde her ne kadar davalıdan işlemiş faiz de talep etmiş ise de davalının takipten önce temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir bilgi bulunmadığı, ayrıca davacının (07.06.2023-10.07.2023) dönemi için faiz talep ettiği, mahkemece davacı alacağına TTK Md. 1530 kapsamında faiz işletilmesi kabul edilirse faturanın tebliğ tarihinden itibaren 30 günlük sürenin sonunda davalı temerrüde düşeceğinden, ancak 3 günlük faiz talep edilebileceği, söz konusu tutarın (3 gün x 171.303,20 TL x 10,50:36500 -) 147,84 TL olarak hesaplandığı belirlenmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafından faturaya dayanarak davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafın süresinde itirazı üzerine İİK 67.maddesi uyarınca 1 yıllık yasal süresi içinde açılmış itirazın iptali davasıdır.
İİK 67/1.maddesine göre "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir."
Takibe konu alacak fatura alacağıdır. Faturanın TTK.da tanımına yer verilmemiştir. Vergi Usul Kanunu 229.maddesinde fatura, "Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika"olarak tanımlanmıştır.
TTK 21/1.maddesine göre, 'Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” TTK 21/2.maddesine göre 'Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır'.
27.06.2003 tarihli E/K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, 'fatura sözleşmenin yapılmasıyla ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir..." denilmiştir.
Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle sözleşmesel ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı taraf davaya ve takibe konu 07/06/2023 tarihli ve 171.303,20 TL bedelli faturadan dolayı alacaklı olduğu iddiasında iken davalı taraf ise ödeme planı ve vadeye itiraz etmektedir. Hemen burada belirtmek gerekir ki davaya konu faturaya konu malın davalıya teslim edildiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Bilirkişi marifetiyle tarafların ticari defterleri incelenmiş olup buna göre 07/06/2023 tarihli ve 171.303,20 TL bedelli faturanın davacının muavin defter kaydında davalıdan alacak olarak kaydedildiği ancak takibe konu faturadan dolayı ödeme kaydı bulunmadığı belirlenmiştir. Ayrıca davaya konu faturanın davalının ticari defterinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. Davacı tarafça davalıya düzenlenen takip konusu fatura davalı tarafça kabul edilmeyerek itiraz edilmiştir. Davalının itirazında takip konusu ...912 numaralı faturanın içeriğinde yer alan ödeme planı ve ödeme vadesinin yanlış yazıldığı belirtilmiştir. Dosya kapsamına taraflarca kararlaştırılan bir ödeme vadesine ilişkin sözleşme sunulmamıştır. Ayrıca faturaya tek taraflı olarak yazılan ödeme vadesinin de geçerliliği bulunmamaktadır. Zira, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 27/06/2003 tarih ve E.,/K.sayılı kararında, "....Taraflar arasında yazılı şekilde yapılmamış olmakla birlikte geçerli sözleşme ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda faturalara (bedelin belli bir sürede ödenmemesi halinde vade farkı ödenir) ibaresinin yazılarak karşı tarafa tebliği ve karşı tarafça TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca sekiz gün içinde itiraz edilmemesi halinde bu durum sadece fatura münderecatının kesinleşmesi sonucunu doğurup vade farkının davalı tarafça kabul edildiği ve istenebileceği anlamına gelmeyeceği" yönünde karar verilmiştir. Netice itibariyle davacı taraf, takibe konuu 07/06/2023 tarihli 171.303,20 TL tutarlı faturadan kaynaklanan alacağa ilişkin sözleşmesel ilişkiyi ve fatura konusu ürünlerin teslimini ispatlamış olup, takip tarihi itibariyle, davacı davalıdan 171.303,20- TL alacaklı olduğundan 171.303,20 TL asıl alacak yönünden davalının itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir. İşlemiş faiz yöünden yapılan değerlendirmede ise, davacı davalıya takipten önce göndermiş olduğu ihtarnamede takibe konu fatura bedelinin ihtarnamenin eline ulaşmasından itibaren 3 gün içinde ödenmesi gerektiğini bildirmiş olup, ihtarname 03/07/2023 tarihinde davalıya tebliğ edildiğinden davalı 07/07/2023 tarihinde temerrüde düşmüştür. Davacının takip talebinde 07/06/2023-10/07/2023 dönemine ilişkin işlemiş faiz talebinde bulunduğu ancak davalının 07/07/2023 tarihinde temerrüde düştüğü gözetildiğinde davacının talep edebileceği 3 günlük işlemiş faiz (07/03/2023-10/03/2023 dönemi) 147,84-TL olduğundan işlemiş faiz talebi 147,84-TL yönünden kabul edilmiş fazlaya yönelik talep yerinde görülmemiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talep etmiştir. İİK 67/2.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için İİK 67.maddesindeki itirazın iptaline özgü dava şartlarının yanında, davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir.
Yargıtay HGK.nun 2010/19-376-397 E-K sayılı kararında; "Genel bir kavram olarak 'likid (liqiude) alacak" “tutarı belli (muayyen), bilinebilir, hesaplanabilir alacaktır”. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için; ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerekir. Bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemez" denilmiştir. Davacı, takip talebinde borcun sebebini 171.303,20 tutarlı fatura olarak açıklamış ve faturayı takip talebine eklemiştir. Dolayısıyla alacak likit olduğundan itirazın iptaline karar verilen alacağın %20 si oranında icra inkar tazimatına hükmolunmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
DAVANIN KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
1-Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takipte, davalı-borçlunun 171.303,20-TL asıl alacak ve 147,84-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 171.451,04-TL yönünden itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2- İtirazın iptaline karar verilen 171.451,04-TL'nin takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 11.711,82-TL karar ve ilam harcından dava açılırken davacıdan alınan 2.060,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 9.651,22‬-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL başvurma harcı ile 2.060,60-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan; 522,27-TL tebligat ve müzekkere gideri, 838,58-TL noterlik masrafı ile 2.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.860,85-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre belirlenen 3.826,99-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça yapılan 20,00-TL yargılama giderinden davanın red oranına göre belirlenen 0,18-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 27.432,17-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine A.A.Ü.T. 13/2. Maddesi uyarınca 1.517,09-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinden (yargılama gideri) davanın kabul oranına göre belirlenen 3.092,63-TL'lik kısmının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinden (yargılama gideri) davanın red oranına göre belirlenen 27,37-TL'lik kısmının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
11-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 16/04/2024

Katip
¸E-imzalıdır

Hakim
¸E-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim