mahkeme 2022/361 E. 2023/811 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/361

Karar No

2023/811

Karar Tarihi

27 Eylül 2023

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :
KARAR NO :

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI :... (T.C....)- ...
VEKİLİ :
DAVALI :... (T.C. ...)- ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin inşaat malzemesi işi ile iştigal etmekte olup 28/10/2016 tarihli fatura uyarınca davalının davacıdan ürünleri satın aldığını, ve malların teslim edildiğini, irsaliyenin davalıya tebliğ edildiğini, davalının bakiye 200.000 TL borcu kaldığını, davalı hakkında önce Kayseri 8. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile takip başlattığını, ancak Kayseri 1. İCra Mahkemesinin 2017/210 Esas 2017/321 Karar sayılı ilamı ile tebligatın usulsüz olduğuna karar verildiğini, itirazın haksız olduğunu, yetki itirazının doğru olmadığını belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talep ettiği görülmüştür.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, davacının ilişkiyi ispat etmesi gerektiğini, takibe konu alacağın anlaşılamadığını, davacının malı teslim ettiğini ispat etmesi gerektiğini, davacının eşinin de yer aldığı ... Turizm, A.Ş.'nin otelin kaba ince inşaat işini alma konusunda anlaştıklarını, davalı ile Titaş A.Ş arasında sözleşme olduğunu, davalının üzerine düzen edimi yerine getirdiğini, davacının bu sözleşmeden sonra faturayı düzenlediğini, faturanın kapalı olduğunu, itimat sonucu faturaya itiraz edilmediğini, ortaklığın güvene dayalı olduğunu, sonrasında davacının eşinin hesapta hata olduğunu belirterek davanın reddi ve tazminat talep ettiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, Kayseri 8. İcra Müdürlüğünün 2017/15554 sayılı dosyasında takibe konulan alacak nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususlarına ilişkindir.
Kayseri 8. İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, davacı-alacaklı tarafından davalı-borçlu hakkında 28/10/2016 tarihli, 200.000,00 TL bedelli fatura nedeniyle takip başlatıldığı ve davalı-borçlunun itirazı üzerine İcra Müdürlüğünce 26/04/2017 tarihli tensip zaptı ile takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Kayseri Ticaret Odası Başkanlığı'na, Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığı'na, Aydın Didim Vergi Dairesine, Kayseri 1. İcra Hukuk Mahkemesine, Kayseri Gevher Nesibe Vergi Dairesine yazılan müzekkerelere cevap verilmiş olduğu görülmüştür.
Takibin faturadan kaynaklı olması nedeni ile dava açısından mahkememizin görevli olup olmadığının tespiti husunda yazılan müzekkerelere cevap verilmiş olduğu ve Didim Vergi Dairesi’nin 19/07/2017 tarihli cevabı ile Gevher Nesibe Vergi Dairesi’nin 04/01/2018 tarihli cevabına göre, davalının ve davacının bilanço esasına göre defter tuttuğunun anlaşılması nedeni ile mahkememizin görevli olduğu anlaşılmakla yargılamaya devam edilmiştir.
Davacı vekilinin mahkememizin 04/04/2018 tarihli celsesinin 3 nolu ara kararına ilişkin olarak dosyaya sunduğu 18/04/2018 tarihli dilekçesinde, takibe konu fatura ortasında yer alan imzanın davacıya ait olduğunun belirtilmiş olduğu ve bu şekilde takibe konu faturanın kapalı fatura olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 2017/762 esas 2019/478 karar sayılı kararının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 2019/2066 esas 2022/399 karar sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verilmiş olduğu görülmüştür.
Mahkememizce talimat yoluyla alınan 13/12/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Davaya konu taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin olmadığı veya akdedilen sözleşmenin dosyaya sunulmadığı, davaya konu faturanın %18 K.D.V(54.900,00 TL KDV) dahil 359.900,00 TL olduğu buna karşın davanın 200.000,00 TL değerle açıldığı aradaki farka ilişkin hiçbir belgenin bulunmadığı, davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan defterlerin açılış ve kapanış onaylarının zamanında yapıldığı, defter içeriğinde yapılan incelemede defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, faturanın zamanında kayıt altına alındığını, fatura üzerinde yapılan incelemelerde mal teslimine ilişkin irsaliyeli fatura dışında ayrıca bir belgenin düzenlenmediği, davaya konu fatura incelendiğinde fatura üzerine sadece sevk tarihinin yazıldığı, ayrıca fatura içeriğinin Vergi Usul Kanunu 230 maddesinde belirtilen huşulara uygun olmadığı (4. malın veya işin nevi, miktarı, fiyatı ve tutarı), cinsi bölümüne malın içeriğinin kalem kalem ayrıntılı şekilde yazılmayıp adet ve fiyatlarının belirtilmediği sadece "yalıtım sistem paketi muhtelif malzeme" yazıldığı, malın adetinin birim fiyatının belirtilmediği, faturanın alt kısmına basılan kaşe ile faturanın kapalı fatura (mal ve hizmet bedelinin fatura düzenlendiği anda ödenmiş olduğu) olarak düzenlendiği, ayrıca taraflar arasında herhangi bir yazılı sözleşme olmadığı veya akdedilen sözleşmenin dosyaya sunulmadığı, bu kapsamanda salt faturanın keşide edilmiş olmasının, davacının bu hizmeti/malı verdiğini ispatlamayacağını, fatura ve icra takibine konu tutarlar arasındaki farka ilişkin bir tahsilat veya tediye makbuzu ya da banka havale dekontu sunulmadığı, fatura içeriğinde mal teslimine ilişkin açıklayıcı bilgiler olmadığı görülmekte olup, fatura Yargıtay kararlarına göre ticari örf ve adetler gereği bedeli ödenmiş bir fatura olarak anlaşılan ve kapalı fatura olarak tabir edilecek şekilde düzenlendiğinin" belirtilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce talimat yoluyla alınan 29/03/2019 havale tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Davaya konu faturanın davalının ticari defterinde usulüne uygun şekilde ve zamanında kayıt altına alındığı, faturanın düzenlendiği yıl olan 2016 yılı ticari defterlerinin işletme defteri esasına göre tutulmuş olduğundan ve işletme defteri esasında yapılan tahsilat ve ödemelerin takibi mümkün olmadığından, ayrıca dosyaya sunulmuş başkaca bir ödeme belgesi olmadığından yapılan ödemelere ait herhangi bir bilgiye ulaşılamadığının" belirtilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Mali Müşavir bilirkişiden alınan 07/10/2022 havale tarihli raporda özetle; "Davacı taraf davalı aleyhine 28/10/2016 tarihli 14552 numaralı 359.900 TL bedelli faturadan bakiye kalan 200.000 TL tutar için icra takibi başlatmıştır. Davalı taraf takip konusu fatura karşılığında mal teslimi yapılmadığını, faturanın kapalı olmasına güvenerek ticari defterlere kaydedildiğini, davacının eşi ile aralarındaki ortaklık ilişkisi kapsamında faturanın düzenlendiğini ve bu ilişkinden de borçlu olmadığını ileri sürmüştür. Davacının takip ve dava konusu yaptığı fatura davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu dosyadaki bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Fatura üzerinde davalıya mal teslimi yapılmadığına ilişkin isim ve imza bulunmaktadır. Davalının ileri sürdüğü faturanın davacının eşi ile olan ortaklık ilişkisi kapsamında düzenlendiği ve borcun olmadığı iddiasına yönelik dosyaya herhangi bir delil sunulmamıştır. Hal böyle olunca faturaya konu malların davalıya teslim edildiği değerlendirilmektedir. Davalı taraf herhangi bir ödeme iddiasında bulunmamakta, aksine faturanın kapalı olmasına güvenerek faturanın ticari defterlere kaydedildiğini ileri sürmektedir. Hal böyle olunca davalının ödemeyi ispatlaması gerektiği düşünüldüğü" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Talimat yoluyla davacı ...'in 14/06/2023 havale tarihli celsede alınan beyanında;" Davalı borçlu ...'ye kesmiş olduğum 28/06/2016 tarihli ve 14552 numaralı 359.900,00 TL tutarındaki fatura içeriğinde yer alan mal ve hizmetleri davalıya teslim ettim, aramızdaki ticari ilişki eşim ...'den kaynaklanmaktadır. Davalıdan 200.000,00 TL alacağım vardır bu hususlarda namusum, şerefim ve kutsal saydığım tüm değerler üzerine yemin ederim" şeklinde beyanının alınmış olduğu anlaşılmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nin 2019/2066 E, 2022/399 K sayılı kaldırma kararı gereğince yeniden yapılan yargılama sonucunda, davacının defterleri üzerinde inceleme yapılmış ve 07/10/2022 tarihli rapor alınmıştır. Söz konusu raporda, dava konusu fatura nedeni ile davacının davalıdan alacaklı olduğunun belirtildiği görülmüş olmakla, söz konusu faturanın davalının defterlerinde de kayıtlı olması ile ispat yükünün davalıda olduğu ve davalının iddia ettiği ortaklık yönünden iddialarını yazılı deliller ile ispat edemediği görülmekle, davalı vekiline delilleri arasında yemin delili olmasından kaynaklı yemin hatırlatılmış olup, davalı tarafça yemine başvurulması nedeni ile davacının talimat yolu ile yemine ilişkin beyanı alınmış ve davacı beyanında davalıdan takip nedeni ile alacaklı olduğuna yemin etmiş olması ile kesin delil olan yemin delili ve istinaf kararı gereğince davacının davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmış ve böylece, davanın kabulü ile, Kayseri 8. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın iptali ile takibin 200.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, kabul edilen alacak bedeli olan 200.000,00 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-DAVANIN KABULÜ İLE, Kayseri 8. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın iptali ile takibin 200.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına,
2-Kabul edilen alacak bedeli olan 200.000,00 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 13.662,00 TL karar ve ilam harcından dava açılırken davacıdan alınan 2.398,53 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 11.263,47‬ TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvurma harcı, 2.398,53 TL peşin harç ile 121,30 TL İstinaf Kanun Yoluna Başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan; 237,00 TL tebligat gideri, 231,40 TL müzekkere ve posta gideri, 1.200,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.668,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yargılama boyunca yapılan yargılama giderlerini kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde harcanmayan gider avansının taraflara iadesine,
8-Davacı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. Maddesi uyarınca davacı lehine takdir edilen 32.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.27/09/2023

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim