mahkeme 2025/582 E. 2025/790 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/582
2025/790
16 Eylül 2025
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ...Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
BAŞKAN ...
ÜYE :...
ÜYE :...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Genel Kurula Çağrıya İzin ve Kayyım Atanması
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurula Çağrıya İzin ve Kayyım Atanması davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ve Cam Sanayi A.Ş.’nin halka açık olmayan ortaklarından olup, şirket sermayesinin %6,35’ine tekabül eden payına sahip olduğunu, ... A.Ş.’nin en son olağan genel kurul toplantısının 26.06.2024 tarihinde yapıldığını, bu tarihten sonra şirketin yeni hesap dönemine ilişkin bilançosunun 04.03.2025 tarihinde ilan edildiğini, ancak yasal süre içinde 2025 yılı olağan genel kurul toplantısının yapılmadığını ve kamuya herhangi bir ilan da yapılmadığını, "G6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 409 ve devamı maddeleri uyarınca, anonim şirketlerde her faaliyet dönemi sonundan itibaren üç ay içinde olağan genel kurul toplantısı yapılması zorunludur. Genel kurul toplantı çağrısı ise genel kurul tarihinden en az üç hafta önce yapılması gerekmektedir. " hükmünün bulunduğunu, müvekkilinin, defalarca yazılı ve sözlü yollarla şirket yönetimini genel kurulun yapılması konusunda uyardığını, ancak herhangi bir toplantı yapılmadığını, şirketin bu konuda ilan yükümlülüğünü de yerine getirmediğini, müvekkilinin uyarılarına süresinde yapılacağı hususu cevap olarak bildirildiğini, ancak her hangi bir faaliyette bulunulmadığını belirterek davalı şirket ... ve Cam Sanayi A.Ş.’nin bilançosu açıklandıktan sonra olağan genel kurul toplantısını yapmaması nedeniyle, genel kurul toplantısının yapılması için mahkemece temsilci atanmasına (kayyum atanmasına), Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının haksız ve yersiz olduğunu, müvekkili şirketin genel kurul toplantısını planlamasında hiçbir hukuka aykırılık bulunmamakta olup müvekkil şirket yönetim kurulu dava açıldıktan sonra aldığı kararla genel kurulu 19.11.2025 tarihinde toplantıya davet ettiğini ve işbu davanın konusuz kaldığından reddi gerektiğini belirterek karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Taraflarca bir kısım belgeler sunulmuş, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın... Hazırlık Sayılı dosyası, ... ve ... Sanayi A.Ş. 02.07.2025 Tarihli Özel Durum Açıklaması, ... ve ... Sanayi A.Ş. 17.06.2025 Tarihli Özel Durum Açıklaması ve İlgili Yönetim kurulu kararı, ... ve ... Sanayi Tarafından Kayseri 10. Noterliği’nden Keşide Edilen ... Yevmiye Numaralı 04.07.2025 Tarihli İhtarname, Şirket Yönetim Kurulu Başkanı ... Tarafından Kayseri 10. Noterliği’nden Keşide Edilen ... Numaralı 30.05.2025 Tarihli İhtarname, Şirket Yönetim Kurulu Üyesi... Tarafından Kayseri 10. Noterliği’nden Keşide Edilen ... Yevmiye Numaralı 30.05.2025 Tarihli İhtarname örneğine delil olarak dayanılmıştır.
Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, ... ve ......Sanayi Anonim Şirketi' nin en son tarihli ticaret sicil kayıtlarının, adresinin, ortaklarının, hisse oranlarını ve temsile yetkili kişileri ile temsil şeklini gösteren kayıtların, şirket ana sözleşmesinin ve tüm genel kurul kararlarının örneği istenmiştir.
Borsa İstanbul A.Ş'den davalı şirketle ilgili belgeler istenmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava; TTK'nun 412. maddesi uyarınca anonim şirketin olağan genel kurulunun toplantıya çağrılması hususunda karar verilmesi ve toplantıyı gerçekleştirmek için kayyım atanması istemine ilişkindir.
6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca davanın niteliği itibarı ile dava, mahkememiz heyeti tarafından incelenip sonuçlandırılmıştır.
Taraflar arasında uyuşmazlık konuları, anonim şirket genel kurulunun toplantıya çağrılmasına izin verilmesinin koşullarının bulunup bulunmadığı, davanın açıldığı tarihte davalı şirkette davacının yüzde beş ve üzeri paya sahip olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
6102 sayılı TTK'nun 410. maddesi hükmü "Genel kurul, süresi dolmuş olsa bile, yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir. Tasfiye memurları da, görevleri ile ilgili konular için, genel kurulu toplantıya çağırabilirler. Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanmamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkan bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir. Mahkemenin kararı kesindir." şeklinde olup herhangi bir pay sahibinin maddede belirtilen gerekleri yerine getirdiği takdirde ortağı olduğu şirketin genel kurulunun toplanmasına mahkemece izin verilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
TTK'nun 411/. maddesi gereğince " (1) Sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, genel kurulu toplantıya çağırmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilirler. Esas sözleşmeyle, çağrı hakkı daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabilir.
(2) Gündeme madde konulması istemi, çağrı ilanının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanmasına ilişkin ilan ücretinin yatırılması tarihinden önce yönetim kuruluna ulaşmış olmalıdır.
(3) Çağrı ve gündeme madde konulması istemi noter aracılığıyla yapılır.
(4) Yönetim kurulu çağrıyı kabul ettiği takdirde, genel kurul en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağrılır; aksi hâlde çağrı istem sahiplerince yapılır." hükmü yer alır.
6102 sayılı TTK'nun "Mahkemenin izni" başlıklı 412. maddesi "Pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemleri yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi karar verebilir. Mahkeme toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atar. Kararında, kayyımın, görevlerini ve toplantı için gerekli belgeleri hazırlamaya ilişkin yetkilerini gösterir. Zorunluluk olmadıkça mahkeme dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir. Karar kesindir.
" hükmünü içermektedir.
TTK'nun 411/1. maddesinden ve Anonim Şirket Genel Kurulu Bakanlık Temsilcisi Yönetmeliği'nin 9/3. maddesinden anlaşıldığı üzere, azınlık pay sahipleri tarafından genel kurulun toplantıya davet edilmesinin istenmesi sırasında genel kurulun toplantıya çağrılmasının gerektiren nedenlerin mutlaka bildirilmesi gerekir (Prof. Dr. Oruç Hami Şener, Ortaklıklar Hukuku, 4. Baskı, Ankara 2019, s.470). Yargıtay uygulaması ve öğretide ifade edildiği üzere yönetim kurulunun, azınlığın toplantı talebinin dayandığı gerekçelerin, bir genel kurul toplantısı yapılmasını gerektirip gerektirmediğini inceleyerek vereceği kararda takdir hakkı vardır -Her somut olay bazında ayrı değerlendirme yapmak kaydıyla- (Arş. Gör. Hümeyra Yılmaz, Anonim Şirketlerde Azınlığın Genel Kurulun Toplantıya Çağrılması ve Gündeme Madde Eklenmesi Talebi, jurix.com, s.13). TTK'nun 411/3. ve 412/1. hükümlerindeki yönetim kurulunun çağrı istemini kabul etmesi veya etmemesi varsayımlarına göre ayrı ayrı düzenleme yapılmasından da bu anlam çıkmaktadır (Doç. Dr. Mustafa Erdem Can, Anonim Şirketlerde Bireysel ve Azınlık Pay Sahibi Hakları, s.420). Yani yönetim kurulu, azınlığın toplantı talebine ilişkin gerekçelerini yeterli bulmazsa bu talebi reddedebilir. Gerçekten de TTK'nun 411/1. maddesi düzenlemesinden farklı olarak, yönetim kurulunun azınlığın toplantı talebini kabul edip etmeme hususunda bir takdir hakkı olduğunu açıkça ifade etmektedir. TTK'daki bu düzenleme, azınlık hakları bakımından bir geri adım olarak değerlendirilmektedir (Yrd. Doç. Dr. Selan Serder Yılmaz, Anonim Şirketlerde Bireysel ve Azınlık Pay Sahibi Hakları, 3. Baskı, Ankara 2022, s.384). Son olarak yönetim kurulu, azınlık pay sahiplerinin çağrı isteminin emredici hükümlere, ahlaka ve adaba aykırı olması ve kötü niyetli olması halinde de, azınlığın çağrı talebine ilişkin şartlar sağlanmamış olacağından, bu talebi red hakkı vardır (Doç. Dr. Mustafa Erdem Can, Anonim Şirketlerde Bireysel ve Azınlık Pay Sahibi Hakları, s.420). Bu hususlar azınlığın olağanüstü genel kurul talebi bazında değerlendirilmelidir.
Mahkememizce Merkezi Kayıt Kuruluşu Kamuyu Aydınlatma Platformu'na müzekkere yazılarak davalı ... Ve Cam Sanayi Anonim Şirketi'nin genel kurul toplantısı yapılması için bildirim yapıp yapmadığı ve 27/06/2025 tarihi ve güncel tarih itibariyle davalı şirketin pay oranının ne kadar olduğu konularında kayıt ve belge örnekleri istenmiştir.
Davacının Borsa İstanbul A.Ş'den elde edilen veriler ve yapılan sorgulama uyarınca davacının %6,31 oranında sermayede payı bulunduğu görülmüştür. Davacının noter ihtarı ile davalıya genel kurul yapılması için ihtarda bulunduğu görülmüştür. Şirketler 6102 sayılı TTK m. 409/1 kapsamında olağan genel kurullarını faaliyet dönemi sonundan itibaren 3 ay içinde yapmalıdırlar. Davalının ise faaliyet dönemi sonundan itibaren 3 ay içinde genel kurul toplantısını yapmadığı görülmüştür.
İşbu dava 27/06/2025'te açılmış ise de, yargılama devam ederken Merkezi Kayıt Kuruluşu Kamuyu Aydınlatma Platformu üzerinden 03/09/2025 tarihli yapılan ilanda 19/11/2025 tarihinde yapılacağı ilan edildiği ve bu haliyle genel kurula çağrıya izin verilmesi ve kayyum atanması taleplerinin konusuz kaldığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2009/18-421 Esas 2009/526 Karar sayılı emsal içtihadı da dikkate alındığında davanın açıldığı tarih itibariyle hangi tarafın haklı olduğunun tespit edilmesi durumunda o taraf lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine karar verilmesi gerekir. Eldeki dava bu yönden incelendiğinde dava tarihi itibariyle yukarıda belirtilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararına göre, davacı taraf işbu davayı açmakta haklı kabul edilmiştir. İşbu davanın açılmasından sonra davalı genel kurulun yapılması için karar aldığı ve ilan ettiğinden işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği kanaatına varıldığından davacının yaptığı yargılama giderlerinin davalıdan alınmasına ve davalı lehine vekalet ücreti verilmemesine karar vermek gerekmiş ve buna ilişkin olarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
6102 sayılı TTK'nun 410/2. maddesi uyarınca genel kurulun toplantıya çağrılmasına yönelik izin istemine ilişkin mahkemece verilecek kabul veya red kararları kesin niteliktedir (Emsal mahiyette Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 16/10/2017 tarih ve 2016/3287 Esas 2017/5383 Karar sayılı içtihatı, Tolga Akkaya, Medeni Usul Hukukunda İstinaf sayfa 247)).
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın konusuz kalması nedeni ile DAVANIN ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 615,40-TL harç peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcı ile 615,40-TL peşin dava harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan e-tebligat gideri 45,00-TL, KEP gideri 7,50-TL ve tebligat gideri 210,00-TL olmak üzere toplam 217,95-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleşmesinden sonra yatıran davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yatırılan gider ve delil avansı olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacının dava tarihi itibarı ile eldeki davayı açmakta haklı olması nedeniyle davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, davacının ve davalının yokluğunda KESİN olarak olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/09/2025
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.