mahkeme 2025/489 E. 2025/748 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/489
2025/748
9 Eylül 2025
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO :...
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 3-...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :...
KARAR TARİHİ : ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22.11.2022 tarihinde müvekkiline ait 38 ... plakalı aracın Kayseri ili Melikgazi ilçesi, Osmankavuncu bulvarı üzerinde kırmızı ışıkta beklemekteyken, dikkatsiz tedbirsiz ve kontrolsüz bir şekilde arkadan takip mesafesine uymadan gelen 38 ... plakalı aracın arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, arkadan takip mesafesine uymadan gelen 38 ... plakalı aracın kusurlu olduğunu, 38 ... plakalı davacının aracının davalılardan ... motora Servis Bakım'ı için emaneten bırakılmış bir araç olduğunu, ... motora araç sıfır olduğundan yağ bakımı için garanti süresi içinde bırakıldığını, aracın sürücüsünün ... motorun işçisi olduğunu, davacı müvekkilinin 38 ... plakalı aracı ise ağır hasar aldığını ve nerdeyse Pert hale geldiğini, araç aldığı hasar nedeni ile davalı ... motorun kendi işyeri sigortasından yaptırıldığını, ancak değer kaybının ödenmediğini, davalı ... Motor'un Sorumluluğunun emaneten Motor yağ bakımına bırakılan bir aracın hasar aldığı, sürücüsünün davalı ... Motor'un işçisi olduğu, servis sınırları dışına çıkarılmaması gereken bir aracın trafiğe çıkarıldığını, müvekkilinin aracını; sıfır km olarak davalı ... Motor'dan 19.04.2021 tarihinde aldığını ve 2 yıllık garanti süresi içerinde iken yağ bakımı için davalının yetkili servisine bıraktığını, ... Sigortanın sorumluluğunun davacının aracına takip mesafesini korumadan arkadan gelen ve arkadan çarpan 38 ... Plakalı aracın Zorunlu Trafik Sigortası olduğunu, Ek-Tur Şirketinin sorumluluğu'nun araca arkadan çarpan 38 ... Plakalı aracın ruhsat sahibi olduğunu belirterek 50,00-TL değer kaybı bedelinin ve 10,00-TL ikame araç bedelinin (ilerde alınacak bilirkişi raporu ile arttırılmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik) kaza tarihi olan 22.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek Avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Kayseri 3.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik iş dosyası yargılama giderlerininde davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkilime ödenmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ... Motor Servis A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı itirazlarının olduğunu, davalı şirketin merkezi Adana olduğundan davanın Adana yetkili mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davanın zaman aşımı, husumet ve yetki itirazlarının kabul edilerek reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davacının zararını kanıtlar delil bulunmadığından davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Belirsiz alacak davasına ilişkin şartların oluşmadığını, 22.11.2022 tarihli mevcut kazada tazminat talep eden 38 ... plakalı aracın bagaj kapağı, arka panel, havuz sacı kısımlarının hasarlanmış olduğunu, boya işlemsiz ve mini onarım ile giderilen basit kaporta, plastik tampon, plastik çamurlukve diğer plastik parça onarımları, jant, lastik ve mekanik tüm parçalar, elektrik, elektronik,tüm hava yastıkları ile radyo/cd/navigasyon cihazları, cam kilit ve döşeme aksamındaki hasarların değer kaybı hesaplamasına dahil edilmediğini, müvekkili şirketin, sorumluluğunu yerine getirme gayesiyle hareket etmesine karşın henüz dosyaya ilişkin sistemsel sorun sebebiyle dosyanın sonuçlandırılamadığını, bu nedenle müvekkili şirketin temerrüde düşmediğinin kabulü gerektiğini, kazanç kaybı taleplerinin KTK 85. Maddesi gereği ZMMS poliçesi teminatı kapsamı dışında olduğunu, faiz türünün hatalı olduğunu, müvekkili şirketten kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddi ile yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... San. Ve tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı itirazlarının olduğunu, davalı müvekkili şirketin arabuluculuk dosyasında taraf olarak yer almadığını, davanın müvekkili şirket lehine dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından sigorta şirketine bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, davanın sürücü...'e ihbarına, davaya konu kazada esasen davacı tarafın kusuru bulunduğunu, müvekkili şirketin eyleminden doğan bir zarar meydana gelmediğini, davacının başka aracı olup olmadığı, aracı kullanamamasından dolayı ikame araç kiralayıp kiralamadığı hususlarını ispatlaması gerektiğini belirterek davanın esastan reddine, davanın ... Sigorta Anonim Şirketi 'ne ve...'e ihbarına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Mahkememizce evvelce yapılan yargılama sonunda 24/12/2024 tarihli... Esas ve ... Karar sayılı gerekçeli karar ile;
"1-Davacının değer kaybına ilişkin davasının KABULÜ ile, 50.000,00 TL'nin ... Sigortadan alınarak davacıya verilmesine, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, alacağa davalı ... Sigorta yönünden 22/06/2023 tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına,
2-Davacının davalı .......LTD.Şti 'a karşı ikame araç bedeline ve değer kaybına yönelik davasının arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle reddine,
3-Davalı ... ...A.Ş yönünden açılan davanın reddine," karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonunda 02/05/2025 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı karar ilamı ile;"1-Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile;
2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, Kayseri 1.asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 24/12/2024 tarih ve ... E -... K sayılı kararın kaldırılmasına,
3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre esastan bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine," kararı verilmiştir.
İade edilen dosya mahkememizin ...Esas sırasına kaydedilmiştir.
Mahkememizin 27/05/2025 tarihli tensip tutanağı ile davacı tarafa "arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini" mahkememize sunması için kesin süre verilmiş, davacı vekilinin 02/06/2025 tarihli dilekçe ekinde arabuluculuk son tutanağının onaylı suretini sunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan değer kaybı, ikame araç bedeli talebine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama Tek Hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada 7251 sayılı kanunla değişik 6102 Türk Ticaret Kanununun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar görüşmüş ancak anlaşmaya varamamışlardır.
Belirsiz alacak davası açılamayacağı itirazının değerlendirmesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
İsviçre ve Alman Hukukunda yer alan "belirsiz alacak davası", 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Hukukumuza kazandırılmıştır. 6100 sayılı HMK'nin 107/I. maddesi "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir" hükmünü içermektedir. Madde hükmünden de anlaşıldığı üzere Belirsiz alacak davası davacının, davada talep edeceği miktarı veya değeri tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin objektif şekilde imkânsız olması ya da bunun kendisinden beklenememesi halinde mümkündür. Davacı dava tarihinde davanın miktarını tam ve kesin olarak biliyorsa veya bunu bilebilecek durumda ise, belirsiz alacak davası açılamaz.
Sorun, davacının alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilecek bir durumda olması halinde alacağının tahsili için kısmi dava açmasının mümkün olup olmadığında toplanmaktadır.
Davacının aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağının veya hakkının tümünü değil, belirli bir kısmını talep ederek açtığı davaya kısmi dava denir. Diğer bir ifadeyle, bir alacak hakkında daha fazla miktar için tam dava açma imkanı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve bu alacağın şimdilik bir kısmının dava edilmesi gerekir (Yargıtay HGK 17/10/2012 gün, 2012/9-838 Esas 715 Karar sayılı ilamı, Kuru/Arslan/Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 22. Bası,s.286; Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku, 12. Bası, s.320).
Kısmi dava, 6100 Sayılı HMK'nın 109. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 1.fıkrasında "Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir" hükmüne, 2.fıkrasında ise; "Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz" hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, kısmi dava açılabilmesi için;
a-Talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olması,
b-Talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmalı bulunması veya açıkça belirli olmaması gerekir.
Şayet, talep konusu taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirlenebilir ise kısmi dava açılamayacaktır. Diğer bir anlatımla; talep konusunun miktarı taraflar arasında "tartışmasız" ise veya taraflar arasında miktar veya parasal tutar bakımından bir tartışma olmakla beraber, tarafların anlaşmasına gerek kalmaksızın, objektif olarak talep konusunun miktarı herkesçe anlaşılabilecek şekilde "belirli" ise, o talep sonucunun sadece bir kısmı dava edilemez. Bu gibi hallerde, kısmi davanın yasaklanmasının sebebi, davacının kısmi dava açmakta hukuki yarar bulunmadığının kabul edilmesidir. Davacının alacağını, küçük parçalara bölüp her biri için ayrı ayrı dava açmasında hukuki yarar değil; aksine, dava hakkının kötüye kullanılması söz konusudur (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, s.319-320).
Talep konusu açıkça taraflar arasında tartışmalıysa ya da açıkça belirli değilse açılan belirsiz alacak davasında davacının hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. Açılmış olan bir davada alacağın taraflar arasında tartışmalı olup olmadığı ya da açıkça belirli olup olmadığı davalının davaya vereceği cevapla anlaşılabilir. Nihayet hakim, ön inceleme aşamasında bu hususu tespit edebilir. Şayet, davalı davaya cevabında alacağı tartışmalı hale getirmişse artık, açılmış olan belirsiz alacak davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmeyip işin esası hakkında hüküm kurulması gerekir (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası,s.320-321).
Somut olayda da; davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde, davacının belirsiz alacak olarak dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını ve bu nedenle açılan davanın reddini istemiştir. Davalı tarafın davaya cevap dilekçesinden de anlaşılmaktadır ki; davacı alacağı taraflar arasında tartışmalı hale gelmiştir. Böyle bir durumda ve yukarda yapılan açıklamalar ışığında, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının olmadığından söz edilemez. Bu nedenle davacının belirsiz alacak davası açmasının mümkün olduğu, ancak eldeki davanın kısmi dava olduğu değerlendirilmiştir.
Kusur ön soruna ilişkin değerlendirmede,
Mahkememiz olayla ilgili kural ihlallerinin tespiti noktasında değer kaybı ve ikame araç konusunda rapor almıştır. Kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporu uyarınca 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü... sevk ve idaresindeki araç ile günün gündüz vakti, görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması ve karşılaşmış olduğu kavşağın kendi seyir istikametine göre "KIRMIZI" yanan trafik tanzim işaretini dikkate almaksızın katılış yaptığı ve kurallara uygun şekilde beklemekte olan dava konusu araca arkadan çarpmak suretiyle sebebiyet verdiği olayda; KTK Madde 47/b-c "Trafik işaret ve kurallarına uyma zorunluluğu: Sürücüler: .....b) Trafik ışıklarına, c) Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara, uymak zorundadırlar.", KTK Madde 52/a "Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak: Karayollarından faydalananlar aşağıdaki sıralamaya göre; a) Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, zorundadırlar.","KTK.56/c ve Yön:107 "Şerit izleme, gelen trafikle karşılaşma, araçlar arasındaki mesafe, yavaş sürme ve geçiş kolaylığı sağlama: Madde 56 – Sürücüler aşağıdaki kurallara ve yasaklara uymak zorundadırlar. Araçlar arasındaki mesafe: Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar.)" ve KTK Madde 84/a-d "Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: Araç sürücüleri trafik kazalarında, a) Kırmızı ışıklı trafik işaretinde veya yetkili memurun dur işaretinde geçme, ...... d) Arkadan çarpma hallerinde asli kusurlu sayılırlar" kurallarını ihlal ettiği asli ve tam kusurlu olduğu;
38 ... plakalı sayılı araç sürücüsü ... ise gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde bir etkenliği olmadığından kusurunun olmadığı,
Değer kaybına dair değerlendirmede;
Değer kaybı KTK 90/1 maddesi ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı,aracın kilometresi, metal kompanentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve varsa önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği, bu parçaların orijinal olup olmadığı hususları gözönüne alınıp; Yargıtay'ın yerleşik uygulaması doğrultusunda aracın kazadan önceki hasarsız ikinci el serbest piyasa rayiç değeri ile onarıldıktan sonraki serbest piyasa ikinci el rayiç değeri arasındaki fark kriterine göre belirlenmesi, bu belirlemenin ise; günümüzde ikinci el araç satışlarının büyük oranda internet aracılığıyla yapıldığı göz önüne alınarak, kurumsal olarak araç alım satımına aracılık eden internet sitelerinden dava konusu edilen araçla model yılı, motor hacmi, yaptığı kilometre ve donanım olarak aynı ya da benzer araçlardan hasarlı ve hasarsız bir çok aracın karşılaştırılması suretiyle bilirkişiler tarafından hesaplanması gerekir.
Dosya kapsamında alınan raporun incelenmesinde, değer kaybı hesabında 19.06.2021 tarihli 7327 sayılı kanunun 18. Maddesi gereği (Kaza tarihinde uygulanan Değer Kaybı Hesabı) kaza öncesi Piyasa Rayiç Değeri ile kaza ve onarımlar sonrası değişen parçalar, araç kullanılmışlık düzeyine göre serbest piyasa ve internet ikinci el araç satış fiyat ortalamalarına göre kaza tarihi itibariyle Piyasa Rayiç Değeri arasındaki farka ve kusur oranlarına göre belirleneceği, davalı sigorta firması tarafından değer kaybı bedeli olarak 23.000 TL tespit edilmiş ancak herhangi bir ödeme yapıldığına dair dekont dosyaya sunulmadığı, dava konusu 38 ... plakalı sayılı aracın model yılına göre 2 (iki) yaşında olduğu, araç kullanılmışlık değeri yönünden kaza tarihinde yaklaşık 75.918 km gibi orta kullanılmışlık düzeyine sahip olduğu, geçmiş trafik ve kasko sigortası hasar kayıtları incelendiğinde geçmiş hasar kaydının olmadığı (ikinci el genel kabul gören araç değerlendirmesine göre yıllık 10.000 km altı az kullanılmışlık seviyesi, yıllık 10.000-40.000 km arası orta, yıllık 40.000 üstü çok kullanılmışlık düzeyi olarak algılandığı), kazanın gerçekleştiği Kasım 2022 tarihinde model yılı aynı benzer kilometre de aynı tip araçlarda serbest piyasa rayiç bedeline göre fiyatının kaza öncesi ortalama 1.200.000 TL olduğu, kullanılmışlık düzeyi benzer değişen/boyanan/işlem gören kısımların çokluğuna göre dava konusu araç içinde gerçekleşen kaza sonrası yapılan onarımların akabinde piyasa rayiç değerinin 1.150.000 TL olarak değerlendirildiği, (Kaza Tarihine En Yakın İnternet 2. El Satış Siteleri Piyasa Fiyatları), dosya da mevcut bulunan ve yukarıda izah olunan internet ve piyasa araştırmaları sonucunda dava konusu 38 ... plaka sayılı araçta Kasım2022 tarihli kaza sonrası oluşan "Değer Kaybı";
Kaza Öncesi Piyasa Rayiç Değeri = 1.200.000 TL
Kaza Sonrası Piyasa Rayiç Değeri = 1.150.000 TL
Değer Kaybı= Kaza Öncesi Piyasa Rayiç Değeri - Kaza Sonrası Piyasa Rayiç Değeri
Değer Kaybı= 1.200.000 - 1.150.000
Değer Kaybı = 50.000 TL olduğu,
Kusur oranı açısından Toplam Değer Kaybı = Karşı Tarafın Kusur Oranı x Değer Kaybı
Toplam Değer Kaybı = 1.00 x 50.000
Toplam Değer Kaybı = 50.000 TL olduğu,
Bakiye Araç Değer Kaybı = Toplam Değer Kaybı - Ödemesi Gerçekleştirilen Değer Kaybı
Bakiye Araç Değer Kaybı = 50.000 - 0
Bakiye Araç Değer Kaybı = 50.000 TL olduğu değerlendirilmiştir.
-İkame araç bedeline ait değerlendirmede;
Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği, davalılardan istenen araç mahrumiyet zararını yönünden talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak sözkonusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir.
Dava konusu 38 ... plaka sayılı aracın meydana gelen trafik kazasında arka kısımlarından hasar aldığının dosyada mevcut kaza resimleri ve eksper raporlarından görüldüğü, söz konusu hasar sonrası eksper bekleme süresi, parça bekler süresi ve onarım süreleri değerlendirilmiş olup bahse konu onarım/değişimlerin 10 günde gerçekleştirileceği,
- 38 ... plaka sayılı araçta oluşan hasar ve zararın niteliğine göre kaza olmasaydı dahi davacı tarafından yapılması gereken yakıt vb. zorunlu gider kalemlerinin haricinde İkame Araç Bedelinin bakım onarımda geçen gün süresince araç mahrumiyet bedelini karşılayacağı, 10 günlük makul tamir süresine ilişkin aracı kullanamamaktan doğan mahrumiyet bedelinin emsal araç açısından günlük 800 TL olacağı bu durumda;
Araç Mahrumiyet Zararı (İkame Araç Bedeli) = Araç Tamir Süresi x Günlük Kira Ücreti
Araç Mahrumiyet Zararı (İkame Araç Bedeli) = 10 x 800
Araç Mahrumiyet Zararı (İkame Araç Bedeli) = 8.000 TL olduğu,
Kusur Oranında İkame Araç Bedeli= Karşı Tarafın kusur Oranı x Toplam İkame Araç Bedeli
Kusur Oranında İkame Araç Bedeli= 1,0 x 8.000
Kusur Oranında İkame Araç Bedeli= 8.000 TL olduğu yönünde değerlendirme yaptığı, alınan bilirkişi raporunun uygun olduğu görülmüştür.
Sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. HD'nin 28/10/2013 tarih ve 2013/9624 Esas, 2013/14505 Karar).
Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre değer kaybı maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Somut olayda davalı sigorta şirketi değer kaybından sorumludur.
Davalı ... ... Ltd. Şti' nin sorumluluğuna dair değerlendirmede;
İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/6031, K. 2015/13494)
Somut olayda, davalı .......Ltd. Şt. işleten olması nedeni ile kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde ve haksız fiil hükümleri (TBK'nun 49 ve devamı) uyarınca zarardan sorumludurlar.
Davacının ıslah istemi;
Davacı vekilinin aynı tarihli iki adet ıslah dilekçesi sunduğu, Yargıtay 17.HD'nin 2019/2997 E., 2021/331 K.sayılı ilamında ".... dava dilekçesinde, davanın açıkça, belirsiz alacak davası türünde açıldığı belirtilmediğinden eldeki davanın, belirsiz alacak davası değil kısmi dava olduğunun kabulü gerekir. Buna göre mahkemece, davanın kısmi dava türünde olduğu kabul edilerek sonuca gidilmesi gerekirken, ıslaha ilişkin sunulan 25.09.2013 tarihli ve 03.12.2018 tarihli dilekçelerinden birinin talep artırım birinin ıslah dilekçesi olarak kabulü doğru değildir. Bu nedenle 03.12.2018 tarihli ıslah dilekçesi, davalı ... Sigorta AŞ yönünden ikinci ıslah dilekçesi olup, usul hükümlerine göre bir davada yalnızca bir ıslah dilekçesi verilebileceğinden, 03.12.2018 tarihli ıslah dilekçesindeki miktarlar doğrultusunda davalı ... Sigorta AŞ’nin sorumlu tutulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir." belirtildiği üzere eldeki davanın kısmi dava olduğu ve tek ıslah dilekçesi sunulabileceği, davacı her ne kadar sehven sunduğunu iddia etse de bu durumun maddi hata sayılamayacağı anlaşılmakla hatalı sunulduğu iddia edilen ıslah dilekçesi hükme esas alınmıştır.
Faize ait değerlendirmede;
2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir.
Anılan açıklamalar uyarınca davacının başvurusu dikkate alınarak 22/06/2023 tarihi temerrüt sigorta şirketi yönünden bu tarihten başlatılmıştır. Davalı gerçek kişi yönünden ise temerrüt tarihi olay tarihi kabul edilmiştir. Kazaya karışan araç ticari olduğundan avanz faizine hükmedilmiştir.
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Dosya kapsamı ve toplanan bütün delilere göre kazanın oluş şekli,dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporu neticesinde belirlenen davalıların kusur oranı ve davacının tazminat talepleri, hataen sunulduğu iddia edilen ıslah dilekçesi dikkate alınarak hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davacının değer kaybına ilişkin davasının KABULÜ ile, 50.000,00 TL'nin davalılar .......LTD.Şti ve ... Sigortadan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, alacağa davalı ... Sigorta yönünden 22/06/2023 tarihinden itibaren , davalı ... Nakliyat ....LTD.Şti yönünden 22/11/2022 tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına,
2-Davacının davalı ...Nakliyat ....LTD.Şti 'a karşı ikame araç bedeline yönelik davasının kabulü ile, 8.000,00 TL'nin ... Nakliyat ....LTD.Ştiden alınarak davacıya verilmesine,alacağa 22/11/2022 tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına, ...'ye yönelik davanın reddine,
3-Davalı ... ...A.Ş yönünden açılan davanın reddine,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 3.415,50-TL ilam harcından, dava açılışı sırasında tahsil edilen 427,60-TL peşin harç ve 991,00-TL ıslah harcının mahsubu ile, bakiye 1.996,90-TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş'den ve davalı .......LTD.Şti 'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 6.400,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul-ret oranına göre hesap edilen 5.517,24-TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş'den ve davalı.......LTD.Şti 'den müştereken ve müteselsilen, bakiye 882,76-TL'sinin ise davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç ve 991,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.846,20-TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş'den ve davalı ... ....LTD.Şti 'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafından istinaf bozma öncesi yapılan posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri 279,00-TL, bilirkişi ücreti 3.500,00-TL, Kayseri 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyasında yapılan 600,00-TL bilirkişi ücreti, 1.274,90-TL keşif harcı, keşif araç ücreti 450,00-TL ve posta gideri 93,00-TL, istinaf başvuru harcı 1.683,10-TL, istinaf bozma sonrası yapılan posta ve e-tebligat gideri 540,00-TL olmak üzere toplam 8.420,00-TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 7.258,62-TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş'den ve davalı .......LTD.Şti 'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın ise davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
8-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş'den ve davalı ... ....LTD.Şti 'den müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya verilmesine,
10-Davalı ... Motor Servis Anonim Şirketi kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen dava yönünden 60,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak iş bu davalıya ödenmesine,
11-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
12-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... Motor vekilinin yüzüne karşı, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.